05.08.2020  10:47
SON GÜNCELLEME: 
05.08.2020  11:27
KAYNAK: 
KARAR.COM

Beyrut patlaması neden ve nasıl oldu? Lübnan'daki patlama ile ilgili son bilgiler (Beyrut patlama anı görüntüleri)

Körfez ülkesi Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta dün akşam meydana gelen patlamada şu ana kadar 100'e yakın insan hayatını kaybederken, 4 bin kişi yaralandı. Atom bombası patlamasına benzeyen görüntüler sosyal medyada paylaşılınca Beyrut patlamasının neden ve nasıl olduğu merak edildi. Lübnan Cumhurbaşkanı, Beyrut limanındaki bir depoda 6 yıldır güvenlik önlemi alınmadan bekletilen 2 bin 750 ton amonyum nitrat maddesinin patlamaya neden olduğunu açıkladı ve sorumluluğun bulunacağını söyledi. Peki, 'Beyrut patlamasını kim yaptı?' İşte, Beyrut patlaması görüntüleri ve son gelişmeler...

+
-

'Beyrut patlaması neden ve nasıl oldu?', 'Beyrut patlamasını kim yaptı?' sorularının yanıtları internette araştırılıyor. Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki limanda bulunan bir depoda yaşanan korkunç patlama, yürekleri ağızlara getirdi. İkinci Dünya Savaşı'nda ABD'nin Japonya kenti Hiroşima'ya attığı atom bombasının ardından yaşanan patlamaya benzer görüntülerin yaşandığı Beyrut patlamasının, neden ve nasıl meydana geldiği merak ediliyor. Şu ana kadar 78 kişi yaşamını yitirirken, 4 binden fazla insanın hastanelerde tedavi gördüğü öğrenildi. Detaylar haberimizde...

BEYRUT PATLAMASI NASIL OLDU?

Lübnan'ın başkenti Beyrut'un liman bölgesinde başlayan yangın kısa bir süre içinde patladı. Eski başbakan Hariri'nin evine çok yakın olduğu için bir bombalı saldırı gerçekleştiği iddiası ortaya atılsa da gerçek daha sonra Cumhurbaşkanı Mişel Avn'dan geldi.

Dün yerel saatle 18.00 sularında gerçekleşen patlama bölgedeki birçok binayı yerle bir ederken, ilk belirlemelere göre 78 insan yaşamını yitirdi ve yaklaşık 4 bin insan da yaralandı.

Cumhurbaşkanı Mişel Avn, kabinesini acil olarak toplarken, hem gübrelemede hem de bomba yapımında kullanılan amonyum nitrat maddesinin patladığını açıkladı. 6 yıldır limanda hiçbir güvenlik önlemi olmadan saklanan amonyum nitratın miktarının ise tam 2 bin 750 ton olduğu açıklandı.

OLAĞANÜSTÜ HAL KARARI

Ekonomik kriz ve corona virüsü salgını nedeniyle halihazırda zor günler geçiren Lübnan'da 2 hafta süreyle OHAL ilan edildi.

Cumhurbaşkanı Mişel Avn'ın daveti üzerine gerçekleşen toplantının akabinde Savunma Konseyi'nden yapılan açıklamada, Beyrut'ta 18 Ağustos'a kadar 2 haftalık OHAL ilan edilmesine karar verildiği belirtildi.

Konsey ayrıca, ordunun, Beyrut'ta güvenliği sağlama görevini üstlenmesini, iç güvenlik güçleri, gümrükler, liman ve havalimanlarındaki silahlı güçler, silahlı koruma birlikleri ve itfaiyecilerin ordunun denetimine verilmesini kararlaştırdı.

Alınan kararlar arasında ayrıca, "yaralıların hastane masraflarının karşılanması için hastanelere fon tahsis edilmesi, hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödenmesi, patlamada buğday silolarının zarar görmesi nedeniyle buğday tedarikinde bulunulması, ithalat ve ihracat faaliyetinin devam etmesi için Trablus Limanı'nın hazır hale getirilmesi, oluşan zararın tespit edilmesi için Lübnan ordusuyla koordine içinde Yüksek Yardım Komisyonu oluşturulması ve bu komisyonun evleri kullanılamayacak duruma gelen ailelere barınak sağlaması, yabancı ülkelerden gelecek yardımlar için özel bir fon kurulması" yer aldı.

BEYRUT PATLAMASINDA KAÇ KİŞİ ÖLDÜ?

Lübnan Kızıl Haç, resmi bir açıklama yaparak, kan bağışı yapılması çağrısında bulundu. Yetkililer, "Bütün pencere ve camlar yerle bir olduğu için camlara ihtiyaç var. Şehir neredeyse camsız, hastanelerde jeneratöre ihtiyaç var. Doktorlar, durumu acil olmayan hastaların şehir dışına çıkması önerisinde bulundu" açıklamasını yaptı.

Lübnan Kızıl Haç'ın Başkanı George Kettaneh, LBCI TV'ye açıklamalarda bulundu.

Televizyon yayınına telefon ile katılan Kettaneh, "Patlamada ölü sayısı 100'e ulaştı. Yaşamını yitiren birçok insan enkaz altında kalmış durumda. Kızıl Haç, sağlık bakanlığı ile koordineli çalışıyor çünkü hastanelerin çoğunda morglar doldu" ifadesini kullandı.

BEYRUT PATLAMASI NEDEN OLDU?

Reuters'a konuşan bir güvenlik yetkilisi, depodaki bir tamirat sırasında lehimleme işlemi sırasında yangın çıktığını öne sürdü.

1975-1990 arasında yaşanan iç savaş ve çatışmaların yaralarını halen taşıyan Lübnan'da yaşayan bazı sosyal medya kullanıcıları bir deprem olduğunu sandıklarını açıkladı. Patlamanın ardından gözyaşları içindeki yüzlerce insan sokaklarda akrabalarını aramaya çıktı. Beyrutlu tasarımcı Huda Baroudi, "Patlama beni metrelerce uzağa fırlattı. Kendime geldiğimde üzerim kan revan içindeydi. Bu kadar büyük bir patlamayı 1983 yılında ABD elçiliğinde görümüştüm" dedi.

Lübnan Başbakanı Hassan Diab da patlamanın sorumlulularının hesap vereceğini açıkladı.

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği de ülkede yaşayan vatandaşlarını toksik gazlar konusunda uyardı. Yapılan açıklamada evlerde kalınması gerektiği ve maske takılmasının uygun olduğu belirtildi.

Lübnan Sağlık Bakanı Hamid Hasan, "Çok sayıda insan kayıp. İnsanlar hastanelerin acil servislerine gelip yakınlarını arıyorlar fakat şu an elektrik olmadığı için arama kurtarma çalışmaları da çok zor ilerliyor" dedi.

Öte yandan ülkede 3 gün yas ilan edilirken Lübnan'da 66 milyon dolarlık acil durum fonu oluşturulduğu belirtildi.

BEYRUT PATLAMASININ NEDENİ

Lübnan Emniyet Genel Müdürü, olayın, daha önce el konulan patlayıcıların tutulduğu bir depoda meydana geldiğini söyledi.

Lübnan resmi haber ajansı, Beyrut Limanı'nda patlayıcıların bulunduğu bir depoda yangın çıktığını duyururken, Al Jazeera deponun havai fişeklerle dolu olduğunu, Al Mayeeden ise deponun benzinle dolu olduğunu belirtti.

Gözyaşlarına hakim olamayan Beyrut Valisi Mervan Abbud, limandaki patlamayı Hiroşima ve Nagazaki'ye benzetti.

Patlamanın ardından bir süredir Lübnan'la gerilim yaşayan İsrail'e gözler çevrilmişti. Reuters'a konuşan bir İsrailli yetkili İsrail'in patlamayla bir ilgisinin bulunmadığını söyledi.

KRİTİK DURUŞMADAN 3 GÜN ÖNCE PATLADI

İngiltere merkezli haber ajansı Reuters, patlamanın zamanlamasının da kritik olduğunu hatırlatırken, 2005 yılında eski başbakan Refik Hariri ve 21 insanın öldüğü 2005'teki bombalı saldırının failleri Hizbullah'tan 4 kişinin karar duruşmasının cuma günü yapılacağı belirtildi.

2005 yılında gerçekleşen bombalı saldırı limandan sadece 2 kilometre uzakta yaşanmıştı.

TÜRK BÜYÜKELÇİLİĞİ'NİN CAMLARI KIRILDI

Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Hakan Çakıl, bölgedeki Büyükelçilik çalışanlarının durumunun iyi olduğunu açıkladı. Çakıl patlama nedeniyle Türkiye Büyükelçiliği'nin camlarının kırıldığını ifade etti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise şu ifadeleri kullandı:

"Lübnan'daki patlamada iki vatandaşımız hafif şekilde yaralandı. Durumları iyi. Acil şifa diliyorum. Büyükelçiliğimiz acil durum hatları (+961 3 944 904, +961 70 622 012) ve Konsolosluk Çağrı Merkezimiz (+90 312 292 2929) 7/24 vatandaşlarımızın hizmetindedir.

ESKİ BAŞBAKANIN SAĞLIK DURUMU İYİ

Yerel kaynaklara dayandırılan iddiaya göre, Beyrut'ta meydana gelen patlama eski Başbakan Saad Hariri'nin evine oldukça yakın bir bölgede bulunuyordu. Lübnan medyasının haberine göre, Hariri'nin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Öte yandan Hristiyan Ketaib Partisi Genel Sekreteri Nizar Necaryan patlamada hayatını kaybetti.

KKTC'DEN DE HİSSEDİLDİ

Patlamanın şok dalgalarının kilometrelerce ötedeki KKTC'den de hissedildiği ifade edildi.

KKTC'nin doğu kıyısında bulunan Gazimağusa'daki bazı vatandaşlar patlama sonrası gelen şok dalgasının bölgeden de hissedildiğini bildirdi.

BM'DEN TAZİYE MESAJI

BM Genel Sekreter sözcülerinden Farhan Haq, yaptığı yazılı açıklamada, "Genel Sekreter Guterres, Beyrut'taki korkunç patlamalarda yaşamını yitirenlerin ailelerine ve Lübnan hükümeti ile halkına en derin taziyelerini sunuyor" ifadelerini kullandı.

Guterres'in, patlamada yaralananlara da acil şifalar dilediğini aktaran Haq, olayda Beyrut'ta görev yapan bazı BM personelinin de yaralandığını bildirdi.

Haq, "BM, bu zor zamanında Lübnan'ı destek sözünü sürdürüyor ve bu olaya müdahalede aktif bir şekilde Lübnan'a yardım ediyor" dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN DESTEK TELEFONU

Cumhurbaşkanı Erdoğan da dün gece saatlerinde Lübnanlı mevkidaşı Mişel Avn ile telefonda konuştu.

Erdoğan'ın taziye dileklerini sunduğu görüşmede, Türkiye'nin istenilmesi durumunda insani yardıma hazır olduğu da belirtildi.

BEYRUT PATLAMASINI KİM YAPTI?

İsrailli yetkililer Lübnan'ın başkenti Beyrut’taki patlamayla Tel Aviv'in bir ilgisinin olmadığını iddia etti.

İsimlerinin açıklanmasını istemeyen İsrailli yetkililer, yerel basına yaptıkları açıklamalarda, Tel Aviv'in Beyrut'taki patlamayla bir ilgisi olmadığını öne sürdü.

Söz konusu yetkililer, İsrail'in olayla bağlantısını reddederek, patlamanın kaza olabileceğini ifade etti.

HİZBULLAH'A YAKIN KAYNAKLAR İDDİALARI YALANLADI

Lübnan Hizbullah'ı başkent Beyrut'taki patlamanın kaynağının, İsrail tarafından kendilerine ait silah depolarına yönelik gerçekleştirilen bir saldırı olduğu iddiasını yalanladı.

Hizbullah'a yakın kaynaklar ülkenin yerel medyasına yaptığı açıklamada, Beyrut'taki patlamanın, kendilerine ait silah depolarında meydana geldiği ve saldırının İsrail tarafından gerçekleştirildiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

BEYRUT PATLAMASI NEREDE OLDU?

Lübnan'da büyük bir patlama sonucu yıkıma uğrayan Akdeniz'in en büyük limanlarından Beyrut Limanı ülke ekonomisinin can damarı sayılıyordu.

Lübnan'ın ana ticaret limanı dün patlayıcı maddelerin bulunduğu 12 numaralı depoda önce yangın çıktı. 

Yangın sonrası depoda tüm Beyrut'u sarsan çok güçlü bir patlama meydana geldi ve bunun sonucunda onlarca kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi de yaralandı.

BEYRUT PATLAMASININ NEDENİ 2 BİN 750 TON AMONYUM NİTRAT

Lübnanlı yetkililer, 6 yıl boyunca bir depoda tutulan 2 bin 750 ton amonyum nitratın Afrika'da bir ülkeye sevk edilmek istenirken limanda infilak ettiğini açıkladı. Patlama sonucunda bölgenin en önemli ticaret limanlarından Beyrut Limanı büyük bir harabeye dönüştü.  

Patlamada büyük ölçüde tahrip olan liman, başkentin kuzeyinde Akdeniz kıyısında bulunuyor. Lübnan Dağları'nın eteklerinde yer alan liman, Doğu Akdeniz'in en büyük ve en işlek limanlarından biri olarak Lübnan ekonomisinde önemli bir role sahip.

BEYRUT LİMANININ TARİHİ

Liman, Roma İmparatorluğu döneminden bu yana Lübnan ve Suriye'yi de kapsayan Levant bölgesinin tarihi boyunca hayati bir bölgesel ticaret limanı ve Doğu ile Batı arasında önemli bir ekonomik bağlantı noktası oldu. 

Bu önem, limanın Akdeniz'i Orta Doğu'ya bağlayan ve Asya ile Afrika kıtalarının geçiş noktasında yer alan stratejik bir konumda bulunmasından kaynaklanıyor.

Osmanlı döneminde 1894'te genişletilerek açılan liman, 1925'te bir süre Fransızların elinde kaldı. Beyrut Limanı, 1960'ta Lübnanlıların hakimiyetine geçti. 

Lübnan'da 1975'te başlayan iç savaş sırasında büyük zarar gören liman, savaşın sona erdiği 1990'dan bu yana yeniden yapılanma ve genişleme sürecine girdi.

LİMANIN ALTYAPISI VE SAHİP OLDUĞU İMKANLAR NELER?
 
Beyrut Limanı, konteyner, otomobil, kuru ve sıvı yük ve depolama tesisleri de dahil olmak üzere hem yolcu hem de kargo terminalleri ile 1,2 milyon metrekarelik bir araziyi kapsıyor. 

Limanın genel kargo alanı 12 depodan oluşuyor ve 120 bin ton kapasiteli bir tahıl ambarını içinde barındırıyor. Liman, ayrıca yıllık 1 milyon 200 bin konteyner taşıma kapasitesine sahip.

Limanın toplam su havzası alanı 1 milyon 2 bin metrekare, toplam rıhtım uzunluğu ise 5 bin 655 metre. Liman, stratejik konumu ve sahip olduğu imkanlardan dolayı dünyanın en büyük denizcilik nakliye şirketleri tarafından aktarma merkezi olarak kullanılıyor. 

Lübnan ekonomisinde hayati öneme sahip Beyrut Limanı, ülkeye gelen ithal ürünlerin de büyük oranının giriş noktası olarak biliniyor.

BEYRUT LİMANININ STRATEJİK ÖNEMİ NEDİR?

Liman, Doğu Akdeniz'in en önemli limanlarından biri ve Lübnan'ın adeta deniz yolu ile dünyaya açılan kapısı konumunda.

Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın (UNCTAD) 2018'de yayımladığı "Sevk Bağlantı Hattı" indeks raporuna göre, Beyrut Limanı sergilediği performans dolayısıyla dünya genelinde 171 liman arasında 38. sırayı aldı.

Bölgesel düzeyde, Orta Doğu'daki liman ülkeleri arasında aynı indekste 6. sırada bulunuyor. Raporda, hem bölgesel hem de dünya genelindeki sıralamasıyla limanın performansının ne kadar önemli olduğuna dikkat çekiliyor.

Liman, jeostratejik konumu itibarıyla Ürdün, Suudi Arabistan, Irak ve diğer Körfez ülkelerinin Akdeniz ile bağlantısını sağlayan önemli limanların başında yer alıyor.

LİMANIN LÜBNAN EKONOMİSİNE KATKISI NEDİR?

Beyrut Limanı'na ilişkin resmi verilerin paylaşıldığı 'portdebeyrouth' internet sitesinde yer alan bilgilere göre, limanın ülkeye getirisi 2005'ten bu yana kademeli bir şekilde her yıl artmış durumda.

Sitedeki bilgilerde limanın 2005'teki toplam geliri 89 milyon iken, 2017'de bu tutarın 313 milyon dolara kadar çıktığı görülüyor.

Beyrut Limanı'ndan gelip Lübnan hükümetinin kasasına giren net kârın ise 2005'te 14 milyon civarındayken 2017'de 124 milyon dolara yükseldiği belirtiliyor. 

Limanda 2002'de toplam 1029 kişi istihdam edilirken, teknolojik altyapının geliştirilmesiyle 2017'de istihdam edilen kişi sayısı 281'e kadar düştü.

Lübnan, BL'nin 2002'de taşıdığı her ton başına 3,2 dolarlık net kâr elde ederken, bu rakam 2017'de ton başına 15 dolara kadar çıktı.

Liman ayrıca, birçok uluslararası gemi nakliyat firmasının Lübnan'da faaliyet göstermesine vesile olup hem yerli hem de yabancı işçileri bünyesinde istihdam etmesini sağlıyor.

Bunun yanında özellikle Beyrut'a gelen birçok turist gemisi ve diğer deniz araçları da bu limana yanaşarak ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor.

BEYRUT PATLAMASININ BENZETİLDİĞİ HİROŞİMA ATOM BOMBASI PATLAMASI NASIL GERÇEKLEŞTİ?

DİĞER HABERLER
Kaldırıma bırakılan valiz paniğe neden oldu
En çok PKK'nın işine yarar
Füze pazarlığı yaptılar
Kur'an'a sarılırsak birbirimize düşmeyiz
Hatay'da ormanı yakan şüpheli tutuklandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Başbakanı Vucic'i ağırladı
Dernek ismi vermedi