Back To Top
Popülizme olan eğilim Arjantin’de krizi ateşledi

Popülizme olan eğilim Arjantin’de krizi ateşledi

 - Son Güncelleme: 19.08.2019 Pazartesi 08:59
Popülizme olan eğilim Arjantin’de krizi ateşledi
- A +

Arjantin’de 2015’te 12 yıllık popülist Kirchner iktidarını deviren Macri, geçtiğimiz günlerde yapılan ön seçimlerde büyük oy kaybına uğradı. Eski popülist lider ve taraftarlarının 27 Ekim’de yapılacak seçimde iktidara gelmesine kesin gözü ile bakılması ülkede yeni bir krize yol açtı.

Arjantin’de devlet başkanlığı seçimlerinin özeti olarak görülen ön seçimler, ekimde gerçekleşecek devlet başkanlığı seçimine katılacak adayları belirlemek için yapılıyor. Ön seçimde, siyasi partilerin bir araya gelerek oluşturdukları koalisyonları, genel seçimde temsil edecek başkan adayları belirleniyor. Arjantin halkı, seçimlerde, devlet başkanı ile başkan yardımcısı adayının yanı sıra 127 ulusal milletvekili ve 24 senatör adayı için de oy kullanıyor.Seçimlerde muhalif Alberto Fernandez’in Herkesin Cephesi Koalisyonu geçerli oyların yüzde 47’sini, Devlet Başkanı Macri’nin liderliğindeki Değişim İçin Bir Arada Koalisyonu ise oyların yüzde 32’sini almıştı. Seçimlerden bir gün sonra, Arjantin’de piyasalarda büyük gerileme yaşanmış, Arjantin pezosunun dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 30’u aşmış ve ülke risk puanı da 800’den 1800’e yükselmişti. Devlet Başkanı Macri’nin, aralarında asgari ücret artırımı ve vergi indirimlerinin olduğu ekonomik yardım paketi açıklamasının ardından, piyasalarda düzelme görülmüştü.

Alberto Fernandez’in, başkan yardımcısı adayı eski Devlet Başkanı Cristina Fernandez de Kirchner, korumacı ve içe kapanık politikalarıyla tanınıyor. Kirchner, bol para dönemini olarak bilinen 2007-2015 yılları arasında eşi Nestor Kirchner’den yönetimi devralmış ve popülist açıklamaları ile ülkedeki krizi daha da derinleştirmişti. Fernandez de seçim vaadi olarak, Arjantin’in IMF ile anlaştığı 57 milyar dolarlık anlaşmayı gözden geçireceğini söylemişti. Seçim sonuçlarının açıklanmasından bir gün sonra, ülke ekonominin gerilemesi, dünyanın olası Fernandez-Kirchner yönetimine güvensizliği olarak yorumlandı. Avukat ve ceza hukuku profesörü Alberto Fernandez, Kirchner’ın eşinin devlet başkanlığı döneminde kabine şefliği görevini yürütmüş, Kirchner’ın devlet başkanı olmasından 7 ay sonra kendisiyle anlaşamadığı için kabine şefliği görevini bırakmıştı. Geçen mayıs ayında Kicrhner, yayımladığı bir video ile Alberto Fernandez’e başkan adaylığı teklifinde bulunmuş ve kendisinin de başkan yardımcısı adayı olacağını açıklamıştı.

Fernandez, bu teklifi kabul ederek, Herkesin Cephesi Koalisyonu’nun liderliğinde seçim yarışına katılmıştı. Fernandez yaptığı konuşmada, halk eğitimi ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin değerini artırma sözleri vermeyi unutmadı. Fernandez, emekliler için iyi bir emeklilik yasama sözü verdi. Mevcut hükümetin hazırladığı çalışma reformunu iptal etme kararını da duyurdu. Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri ise “Bu seçimler gerek dış ilişkilerimizde gerek iç politikamızda, Arjantin için çok şey ifade ediyor çünkü ülkenin gelecek 30 yılını belirliyor” değerlendirmesinde bulundu.

YEREL VE KÜLTÜREL SORUNLAR

Juan Peron krizi: 1946’da Arjantin’in başına geçen Juan Peron, ilk yıllarda yüzde 6 büyüme yakaladı. 1950’lerin ortalarında ülke popülist politikalar nedeniyle krize girdi. Enflasyon da bu süreçte yüzde 40 oldu. Askeri müdahaleler: Siyasi çalkantılar 1930-1983 arasında ülkenin en büyük derdi oldu. Askeri müdahaleler ülke ekonomisini etkiledi. 1976’da enflasyon yüzde 600’e çıktı. Enflasyon yüzde 5 bin: 1983’te demokrasinin geri döndüğü ülke, geçmişteki insan hakları ihlalleri ve ekonomi politikalarının sancısını çekti. Enflasyon yüzde 5 bin oldu. Bugünün temelleri: Lakabı El Turco olan Carlos Menem’in 1989-1999 devlet başkanlığı döneminde yabancı yatırım ve özelleştirme hızlandı. Ancak 2001’de işsizlik yüzde 20’lere çıktı. 1998 Asya ve Rusya krizinin de etkisiyle ülkenin borcu 100 milyar doları aştı.

KİRCHNER YOLSUZLUK DAVALARIYLA ANILIYOR

Eski Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez de Kirchner, 15 milyar dolarlık yolsuzluk ve kara para aklama davası kapsamında yürütülen soruşturmada suçlu bulundu. 2007-2015 yılları arasında ülkeyi yöneten Kirchner, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. Başkent Buenos Aires’de görülen davada, eski Devlet Başkanı Fernandez de Kirchner ve iki yardımcısı eski Planlama Bakanı Julio de Vido ile Kamu Çalışmalarından Sorumlu Bakan Jose Lopez devlet ihalelerine fesat karıştırma ve yolsuzluktan suçlu bulundu. Davanın yargıcı, Fernandez de Krichner’in 633 milyon dolar değerindeki mal varlığına el konulmasına karar verdi.

HAZİNE BAKANI İSTİFA ETTİ

Uzun zamandır ekonomik krizle mücadele eden Arjantin’de Hazine Bakanı Nicolas Dujovne’nin görevinden istifa ettiği belirtildi. Arjantin basınında çıkan habere göre, 2017 Ocak ayından beri Hazine Bakanı olarak görev yapan Nicolas Dujovne, Devlet Başkanı Mauricio Macri’ye yazdığı bir mektupla görevini bıraktı. Dujovne, Macri hükümetinin ekonomi alanında ciddi değişikliklere gerek duyduğunu belirttiği mektupta “Hem kişisel hem de profesyonel anlamda farklı, modern, dünyayla uyum içinde Arjantin’in inşası için her şeyimi ortaya koydum. Kamu harcamalarının ve bütçe açığının azaltılması gibi birçok başarılarımız oldu. Aynı zamanda, hatalar da yaptık ve yaptığımız hataları kabul edip düzeltme konusunda şüphe etmedik” ifadelerine yer verdi.

 

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN