01.07.2020  12:30
SON GÜNCELLEME: 
02.07.2020  02:02
KAYNAK: 
ANKARA/AA

Erdoğan, iddialı konuştu: 2020'yi herkesi şaşırtan bir büyüme oranıyla kapatacağız

Son dakika haberi... Haziran ayının ilk verileri hakkında iddialı konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada kayıp olarak görülen 2020'yi inşallah bir kez daha herkesi şaşırtan bir büyüme oranıyla kapatacağız. Haziran ile ilgili ilk veriler ümit verici. Temmuz'la birlikte çok daha büyük bir sıçrama içine gireceğimizden şüphe duymuyoruz' dedi. Sosyal medyaya yönelik de mesajlar veren Erdoğan 'Yalanın, iftiranın, kişilik haklarına saldırının, itibar suikastlerinin alıp başını gittiği bu mecraların bir düzene sokulması şarttır. Bu millete, ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz' diye konuştu.

+
-

Cumhurbaşkanı Erdoğan, video konferans yöntemiyle AK Parti'nin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı.

Bugün AK Parti Genel Merkezindekilerle bir arada olmak istediğini belirten Erdoğan "Fakat toplantının hemen ardından Astana Süreci ile ilgili olarak Rusya-İran-Türkiye üçlüsü olarak bir araya geliyoruz. Astana Süreci'ni devam ettirecek bu görüşmemizi de aynı şekilde, özellikle İdlib'de, Suriye'de ve bölgedeki gelişmeleri etraflıca ele alacağımız bir görüşmeyi bugün yapacağız. Üçlü lider olarak bu toplantıyı yapmak durumundayız" diye konuştu.

Haziran ayının ilk verileri hakkında iddialı konuşan  Erdoğan, "Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada kayıp olarak görülen 2020'yi inşallah bir kez daha herkesi şaşırtan bir büyüme oranıyla kapatacağız. Haziran ile ilgili ilk veriler ümit verici. Temmuz'la birlikte çok daha büyük bir sıçrama içine gireceğimizden şüphe duymuyoruz" dedi.

Erdoğan, ayrıca Ekim sonunda ilçe kongrelerini, sonrasındaki 4 ayda il kongrelerini bitirerek 7. Olağan Büyük Kongre tarihini açıklayacaklarını dile getirdi.  Esra Albayrak'a yönelik çirkin saldırılar için de çok sert tepki gösteren Erdoğan "Bir bebek üzerinden ailesine ve onların temsil ettiğini düşündükleri değerlere saldıran bu alçakların peşini bırakmayacağız.  Hukuk önünde işledikleri suçun cezasını çekecekler" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyaya yönelik de mesajlar veren Erdoğan 'Yalanın, iftiranın, kişilik haklarına saldırının, itibar suikastlerinin alıp başını gittiği bu mecraların bir düzene sokulması şarttır. Bu millete, ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz' diye konuştu.

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

"Haziran ayıyla ilgili ilk veriler bu doğrultuda ümit verici gelişmelere işaret ediyor. Temmuz ayıyla birlikte çok daha büyük bir sıçrama içine gireceğimizden şüphe duymuyoruz. Yıl sonuna ulaştığımızda Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada kayıp olarak görülen 2020'yi inşallah bir kez daha herkesi şaşırtan bir büyüme oranıyla kapatacağız.

"POLEMİK DEĞİL ESER SİYASETİ YAPACAĞIZ"

Şu anda önümüzde yılın tamamına yayılan yoğun bir açılış takvimi var. Bu açılışların bir kısmını bizzat yerine giderek, bir kısmını telekonferansla iştirak ederek gerçekleştireceğiz. Mesela cuma günü Konya Ovası Sulaması'nın, cumartesi günü Kartal Devlet Hastanesi ile Gelir İdaresi Başkanlığı Ataşehir Hizmet Binası'nın, pazar günü yapımı tamamlanan hidroelektrik santrallerinin açılışını yapıyoruz. Polemik değil eser siyaseti, yalan değil hizmet siyaseti, iftira değil hak ve hakikat siyaseti yaparak yolumuza devam edeceğiz.

Irak sınırlarımızda ülkemize yönelik saldırılar için neredeyse 40 yıldır üs olarak kullanılan bölgeleri birer birer teröristlerden temizliyoruz. Aynı şekilde Suriye'de terör örgütünü adım adım takip ediyor, kimin ardında saklanırlarsa saklansınlar gerektiğinde kafalarını eziyoruz. Hiçbir bölgesel hesabın ülkemizin güvenlik önceliklerinin önüne geçemeyeceğini muhataplarımıza her fırsatta söylüyoruz.

"TÜRKİYE'NİN DURUŞUNU SORGULAMAYA HAKLARI YOK"

Libya'nın meşru hükümetinin ülkenin birliği, bütünlüğü ve geleceği için yürüttüğü mücadeleyi destekliyoruz. Lafa geldiğinde de demokrasi, insan haklarını, hukuku kimseye bırakmayan kimi devletlerin darbecilere kol kanat germesini de ibretle takip ediyoruz. Türkiye, Libya halkını darbecilerin insafına bırakmayacak, uluslararası meşruiyet sınırları içinde hareket etmeyi sürdürecektir. Salgın döneminde kendi vatandaşlarının yardım çığlıklarına kulak tıkayanların, Türkiye'nin insan hakları ve hukuk alanındaki duruşunu sorgulama hakkı yoktur. Dünya 21. yüzyılın ilk çeyreğini, özellikle de tamamlamaya doğru giderken, bazılarının hala sömürgeci reflekslerinden kurtulamamış olması ise kendi ayıplarıdır. Biz, medeniyetimizden ve tarihimizden aldığımız ilhamla kendimiz ve dostlarımız için doğru olanları yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

"AK PARTİ BU SAC AYAĞI ÜZERİNDE YÜKSELİYOR"

Parti politikalarımızı oluştururken kendi içimizde her seviyede görüşlerimizi serbestçe ifade ettik. Değerlendirmelerimizi yaptık ve bunun ardından karara vardık. Politika tespitini genel merkezimizde, yürütmeyi Cumhurbaşkanı Kabinesi'nde, yasama çalışmalarını da Meclis grubumuz bünyesinde sürdürüyoruz. AK Parti, işte bu sac ayağı üzerinde yükseliyor. Aldığımız her kararda, attığımız her adımda, yaptığımız her icraatta 83 milyon vatandaşımızın sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz. Seçimlerde aldığımız oyun, potansiyelimizin sadece bir bölümünü oluşturduğunu asla unutmuyoruz.

"ZAAFIMIZ SADECE PARTİMİZE DEĞİL TÜRKİYE'YE DE ZARAR VERİYOR"

Ülkesine, milletine, değerlerine, tarihine düşman bir avuç mankurdu bir kenara bırakacak olursak, AK Parti'nin bu ülkede yeterince gayret göstermesi halinde ulaşamayacağı ve gönlünü kazanamayacağı hiç kimse yoktur. Daha da önemlisi, küresel düzeyde özellikle de savunduğumuz misyon ve ilkelerle kendi vatandaşlarımız yanında tüm ümmeti ve insanlığı kuşatan bir mesuliyetin de altında bulunuyoruz. Hep söylediğim gibi, özellikle partimizin kaderi Türkiye'nin kaderiyle bütünleşmiştir. Her zaafımız, her kaybımız, her eksiğimiz, her hatamız sadece partimize değil, Türkiye'ye zarar veriyor. Aynı şekilde, Türkiye kaybettiğinde umudunu bize bağlamış, yüz milyonlarca dostumuzun, kardeşimizin de yüreğine ateş düşüyor.

"BU TABLODA KAYIRMACILIĞA YER YOKTUR"

Edirne'den Kars'a, Sinop'tan Mersin'e ülkemizin dört bir yanındaki teşkilatlarımızda görev alan her bir kardeşimizin meseleye bu şekilde bakmasını istiyorum. Milletin, ümmetin ve insanlığın yükünü omuzlarında, vebalini yüreğinde hissetmek demek gözümüze uyku girmemesi demektir. Bu tabloda kişisel hesaplara, kaprislere, kibre, enaniyete, haksızlığa, adaletsizliğe ve kayırmacılığı yer yoktur. Aksi takdirde milletimize mahcup olmanın yanında koskoca bir medeniyet davasına zarar vermiş duruma düşeriz. Genel Başkanından üyesine kadar AK Parti'nin tüm mensupları bu şuurla hareket etmekle mükelleftir.

"BÖYLE BİR İL BAŞKANI ASLA AK PARTİ'YE YAKIŞMAZ"

Diğer türlü bulunduğumuz yerlerin hakkını verememiş oluruz. Bu konuda en büyük vebal sahiplerinden biri kendi şehirlerimizin baş sorumlusu olan siz il başkanlarımızsınız. Sizlere düşen hem parti bünyesinde hem halk nezdinde derleyen, toparlayan, motive eden ve ileriye taşıyan mevkiinde bulunmaktadır. Herkesi kucaklamayan, herkesin gönlünü kazanmayan ve herkesi çalıştırmayan bir il başkanı tasavvur edemiyorum. Hele hele halktan kopuk, kapısı 24 saat insanlara açık olmayan, herkesin derdi ile dertlenmeyen, çözülebilecek her meseleyi önüne katıp neticelendirmeyen bir il başkanı asla AK Parti'ye yakışmaz.

Daha önceki dönemlerde ve yeni yapılan kongrelerimizde görev alan da görevi bırakan da partinin ayrılmaz bir parçasıdır, hep öyle kalacaktır. Yarışımız sadece hizmetler konusunda olabilir. Bunun dışında herkes büyük AK Parti ailesinin aynı kıymette birer mensubudur. Yolunu şaşıranlar, kibrine esir düşenler, hırsını aklının ve benliğinin, davasının önüne koyanlar dışında AK Parti ailesinden tek bir ferdin bile eksilmesine gönlümüz rıza göstermez.

Aslında ülkemizde AK Parti'ye ve yaptığı hizmetlere gerçek manada karşı kimse yoktur. En azılı muhaliflerimiz bile dile getirmeseler de kendi içlerinde AK Parti'nin başarılarını takdir ediyor. Nasipse, Ağustos ayının sonundan itibaren kongrelerimize kaldığımız yerden devam edeceğiz.

"HUKUK ÖNÜNDE HESABINI SORACAĞIZ"

Rabbim cümle evlatlarımızla birlikte Hamza Salih'e de hayırlı, sağlıklı ve uzun bir ömür nasip etsin. Berat Bey, evladının doğumunun sevincini bir sosyal medya mesajı ile kamuoyuyla paylaştı. Bu mesajın altına 10 binlerce kişi tebriklerini ve iyi dileklerini ifade eden yorumlar yazdı. Ancak sayıca az da olsa, bırakınız ahlakı, namusu, haysiyeti, insanlıktan dahi nasibini almamış kalbi kararmış bazı alçaklar, içlerindeki kötülüğü sergileyen hakaretlerle bu güzel iklimi kirletmeye çalıştı.

Yargı ve emniyet teşkilatlarımız hemen harekete geçip bu haysiyetsizlerin kimliklerini tespit etmeye ve işlem yapmaya başladı. Dünyaya gözlerini henüz açmış bir bebek üzerinden ailesine ve onların temsil ettiğini düşündükleri değerlere saldıran bu alçakların peşini bırakmayacağız. Hukuk önünde bu esfel-i safilinlerin her birinden işledikleri suçun hesabını elbette soracağız.

"NİÇİN YOUTUBE, NİÇİN NETFLİX..."

Niçin YouTube, niçin Twitter, niçin Netflix, niçin şu, bu gibi sosyal medyalara karşı olduğumuzun ne demek olduğunu anlıyor musunuz? İşte bu ahlaksızlıkları ortadan kaldırabilmek için. Sevgili vatandaşlarım, bunlar ahlak sahibi değil. Akif diyor ya, 'Ahlakın izmihlali ne müthiş izmihlal, ne millet kurtulur zira, ne milliyet, ne istiklal'. Evet, biz ahlakı yüce, medeniyet değerleri yüce bir milletin torunlarıyız, evlatlarıyız. Bu millete layık olmayan bu gelişmeleri yaşamak istemiyoruz, görmek istemiyoruz. Burada üzerinde durmamız gereken asıl konu, medya ve özellikle sosyal medya mecralarının nasıl olup da böyle bir kokuşmuşluğun aracı haline dönüştükleridir. Yalanın, iftiranın, kişilik haklarına saldırının, itibar suikastlerinin alıp başını gittiği bu mecraların bir düzene sokulması şarttır. 

Bu millete, ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz. İnternet ve sosyal medya mecralarının ülkemizde bir an önce hukuki ve mali muhataplık tesis etmeleri için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız. Hukuki düzenleme tamamlandığında erişim engeli ile adli ve mali yaptırımlar dahil her türlü yöntemi devreye sokacağız.

"SOSYAL MEDYA TERÖRÜNE KARŞI ELİMİZ, KOLUMUZ BAĞLI KALAMAZ"

Unutulmamalıdır ki bizim ailemizin başına gelenleri ülkemizin tüm bireyleri yaşayabilir. Hiç kimsenin izzetinefsini koruma hakkı elinden alınamaz. Bir kişinin yüzüne karşı ifa edildiğinde suç olan her şey, medya ve sosyal medya mecralarında yapıldığında da aynı sonuçla karşılaşmalıdır. İnternet mecralarını kullananlar suç işleme konusunda layüsel değildir. Cinsel istismar, müstehcenlik, kumar, dolandırıcılık, suça teşvik, terör propagandası, hakaret başta olmak üzere kanunların suç saydığı her konuda hak arama ve önleme yolları açık olmalıdır.

Milletimize karşı sorumluluklarımız bu doğrultuda gereken mekanizmaları kurmayı ve işletmeyi gerektiriyor. Amerikalısı Avrupalısı, Çinlisi bu imkana sahipken, 83 milyon Türk vatandaşının sosyal medya terörü karşısında eli kolu bağlı kalmasını kabul edemeyiz. Bu konuda kapsamlı bir hukuki düzenleme üzerinde çalışıyoruz. İnternet ve sosyal medya mecralarının ülkemizde bir an önce hukuki ve mali muhataplık tesis etmeleri için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız.

"TÜRKİYE BİR MUZ CUMHURİYETİ DEĞİLDİR"

Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir. Bu ülkenin idari ve adli kurumlarını hiçe sayanları biz de hiçe sayarız. Hukuk devleti ilkesi, demokrasinin vazgeçilmez şartıdır. Asıl bu konuda gerekeni yapmazsak demokrasiye ve hukuka aykırı davranmış oluruz. Buradan Adalet Bakanlığımıza, Meclis grubumuza ve ilgili tüm kurumlarımıza konuyla ilgili düzenlemenin süratle hazırlanması ve yürürlüğe sokulması çağrısında bulunuyorum. Yasama dönemi bitmeden bu meseleyi halletmiş olacağımızı ümit ediyorum. Artık bu tür konularda 'kim, ne der' yerine 'ülkemizin neye ihtiyacı var' sorusuna cevap arayacağız. Türkiye'ye karşı çifte standart uygulayanları da kendi ilkesizlikleri ve onursuzluklarıyla baş başa bırakacağız."

SOSYAL MEDYA SİTELERİ KAPATILACAK MI?

DİĞER HABERLER
Çoklu baro teklifi Adalet Komisyonu'nda kabul edildi
Bunlar medeni olmanın sıçrama tahtalarıdır
Bahçeli olumsuz tabloya destek vermeyebilir
Veliler taahütname imzalayacak
'Babacan tavır' var cinsel saldırı yok!
Her yeri facia
TEM’de yolcu otobüsü devrildi