08.08.2020  01:09
SON GÜNCELLEME: 
08.08.2020  13:29

Fonlamaya devam ama Merkez kredi musluklarını kısıyor

MB rezervlerindeki erimeyle birlikte son iki yıldır ekonomide giderek artan sıkıntılı tablo, döviz ve altındaki rekorlarla en üst seviyeye ulaştı. TL yılbaşından bu yana yüzde 22 değer kaybetti. Alarm zillerini çaldıran belirsizlik ortamı vatandaşı da tedirgin etti. Ekonomi çevrelerine yönelik ‘durumu ortaya koyan açıklama’ beklentisi arttı. Ekonomistler de ‘Türbülans zamanlarında karar vericiler ortadan kaybolmamalı’ dedi.

+
-

Isınan ekonomi, eriyen rezervler ve politikalar TL’nin hızlı bir şekilde değer kaybına uğramasına neden oldu. Son iki yılda dolar, TL karşısında yüzde 95 değerlenirken, dün yeni rekorlara da imza attı. Yapılan hamlelere rağmen kurda yükseliş sürerken, kurumlardan doyurucu bir açıklama yok. Merkez fonlama faizini artırırken, parayı da azaltmayı hedefliyor. Böylece faiz artışları gündeme gelirken yeni kredilere de frenleme yapılacağı tahmin ediliyor.

Koronavirüs öncesinde sıkışan ekonomi, salgın etkisi ve yanlış politikalarla birlikte oldukça ısındı. Kur yaklaşık 1.5 aylık dönemini 6.85 lira seviyesinde geçirdikten sonra, şimdi rekor üzerine rekorlar kırıyor. Yurtiçi piyasalarda alınan kararlar ve yeni hamlelerle birlikte yoğun bir gündem  yaşanıyor. Merkez Bankası ve BDDK kanadından gelen hamlelere rağmen dolar ve euroda yükseliş sürüyor. Son günlerde rekor serisini sürdüren euro/TL’de tarihi seviyeler, 8.70’in üzerine taşınırken dolar/TL’de de 7.35 geçildi. Belirsizliğin oldukça yüksek olduğu ekonomi de ısınan kurun etkisinin oldukça yüksek olduğu düşünülüyor fakat, kurumlardan doyurucu bir açıklama şu anlık yok. Önceki gece TCMB Başkanı Murat Uysal, BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın ile bazı bankaların genel müdürleri bir araya gelmişti. Kaynaklardan edinilen bilgiye göre, toplantıda TCMB Başkanı Murat Uysal, salgın döneminde düzenleyici kuruluşlar ile bankaların çok başarılı bir sınav verdiğini, hızlı bir kredi genişlemesi yoluyla ekonomiye ihtiyaç duyulan uygun maliyetli likiditenin sağlandığını, ancak gelinen noktada iç ve dış dengelerin korunması amacıyla bir takım normalleşme adımlarının atılması gerektiğini belirtti. Uysal, salgın döneminde piyasaya verilen likiditenin fazla kısmının sistemde bir likidite açığı oluşturmadan kademeli olarak geri çekileceğini, bunun da bankaların kısa vadeli fonlama maliyetlerini yükselteceğini ifade etti.

Katılımcılar ise normalleşme döneminde Merkez Bankası’nın atacağı likidite adımlarının kredi ve mevduat faizlerini artırıcı etkilerinin olacağını ve Türk lirası cinsinden yatırım araçlarının cazibesinin artacağını belirterek, böylece TL yatırımcılarının enflasyona karşı daha iyi korunacağını ve dövizden TL’ye geçiş iştahının artacağını kaydetti. Öte yandan Merkez’in bankalara gecelik ve haftalık olarak verdiği parada da değişiklikler görülüyor. Faiz oranlarının ise sürekli artış yönünde olduğu rakamlara da yansımış. Yani Merkez Bankası fonlama faizini yavaş yavaş arttırıyor. Geçen ay 153 milyar 615 milyon lira olan verilen para yüzde 7,42 oranından dağıttığı görülürken, önceki gün 218 milyar 260 milyon liranın yüzde 7,88 oranla dağıtıldığı verilerle ortada. Ayrıca para basma tarafında da rakamlar her geçen gün artıyor. 

Mart ayında 160 milyar lira iken 31 Temmuz’da basılı kağıt para tutarı 247 milyar 226 milyon 696 bin liraya çıkmış. Bankalar Merkez’den temin ettiği sıcak parayı bol bol kredilerle harmanlarken, şimdi kredi verme hızı düşecek ve musluklar kısılacak. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Nisan 2020’de olası bir batık riskine karşı temkinli durmaya çalışan bankaların piyasaya daha fazla kredi, hazineye de daha fazla amaborç para vermesini zorunlu hale getirmek amacıyla ‘Aktif Rasyosu’ isminde yeni bir oran belirledi. O dönemde yeni oranı tutturamayan, yani kredi musluklarını daha fazla açmayan bankalara 500 bin liradan başlayarak yüksek tutarlarda para cezası kesilecek. Üstelik döviz mevduatı çok olan bankalar piyasaya daha fazla kredi vermek zorunda kalacağı için döviz mevduatını daha az talep edecek.

3 SAATLİK TOPLANTIDAN İŞ BİRLİĞİ MESAJI ÇIKTI

TBB açıklamasında, büyümenin istikrar içinde sürdürülmesi ve ekonomik faaliyetin finansmanına bankacılık sektörünün sağlıklı olarak katkı vermeye devam etmesi amacıyla gerçekleştirilen ve 3 saat süren toplantıda katılımcıların iş birliği mesajı verdiği belirtildi. Toplantıda güçlü koordinasyon, yakın iletişim ve pozitif katkı yaklaşımıyla piyasalardaki gelişmeler ve normalleşme dönemine ilişkin ilgili kurumlar tarafından alınmakta olan kararların değerlendirildiği kaydedilen açıklamada, “Banka genel müdürlerinin görüş ve düşüncelerini dile getirdiği bölümün ardından, TCMB Başkanı Sayın Uysal önümüzdeki dönemde likidite yönetimi ve fonlama politikasına yönelik bilgilendirmede bulundu. BDDK Başkanı Sayın Akben salgın döneminde devreye alınan düzenlemelerin etkilerine ve normalleşme dönemine ilişkin düşünülen politikalara yönelik değerlendirmeler yaptı” ifadelerine yer verildi.   

‘MANİPÜLASYONA İNAT SANAYİMİZİN ÇARKLARI DÖNÜYOR’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay “Faiz lobilerine ve döviz kuru üzerinden manipülasyon yapmak isteyenlere inat, ekonomimizin ve sanayimizin çarkları salgın döneminde dönüyor ve güçlü şekilde dönmeye de devam edecektir” diye konuştu. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ekonomik gelişmelere dair açıklamalarda bulundu. “Ekonomimizin gücünü garanti altına alan adımlara devam edeceğiz” diyen Çelik “Hükümetimiz Cumhurbaşkanımızın dirayetli yönetimi ile dimdik ayaktadır. Her türlü kriz senaryosunu boşa çıkaracak, hedeflerimize yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı. 

BEDELİ HATAYI YAPAN DEĞİL VATANDAŞ ÖDEYECEK

Ekonomist Dr. Cüneyt Akman “Bence de dolar/TL kuru 6 TL civarında olmalı. Ama ekonomi yönetimi süreci o kadar kötü götürüyor ki TL kaçınılmaz olarak değer kaybediyor. Son birkaç ay içinde kuru baskılamak için neredeyse 100 milyar dolar satıldı. İki sene önce yabancıların elinde 120 milyar dolar tutarında hazine bonosu ve hisse senedi vardı. Şu anda 6 milyar dolar kaldı. Ekonomi yönetimi zihni sinir projelerinden vazgeçer siyasi ya da ekonomik olarak iki iyi politika uygulasa iki iyi adım atsa aşırı değersizleşmiş TL’nin bu seviyelerden geri döneceğini düşünüyorum.” 

Gelecek Partisi Hazine ve Maliye Politikaları Başkan Yardımcısı Kerim Rota ise “Bazen hataların duvara toslayarak da olsa anlaşılması yeni felaketleri engeller. Bu olduysa, rezervlerimizin artık çarçur edilmeyeceğinin ve TL faizlerinin yükseleceğinin iletişiminin açıkça yapılması gerekiyor. Maalesef bedeli yine hatayı yapanlar değil, vatandaş ödeyecek” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkan Danışmanı İbrahim Turhan şunları söyledi: “Eksik olan koordinasyon, iş birliği, iletişim değil. Eksik olan; iktisat bilimi, finansal gerçekler ve piyasa uygulamaları ile uyumlu, bilgiye ve akla dayanan, toplumu önemseyen, keyfilikten uzak, öngörülebilir ve gerçekçi politika. Bu metni yazanlar da bunu biliyorlar ama... Hatta koordinasyon o kadar iyi ki özel bankalar da dahil, telefonla gelen talimatlarla yönlendirilmiyor mu? “İş birliği” sayesinde bankalar yönetici seçerken kendilerini, düzenlemelerde yer alan koşullara uymaktan öte Hükümetin hoşuna gidecek isimler aramak zorunda hissetmiyor mu? İletişim neredeyse uzaktan kumanda durumunda, kimlere kredi verileceğine/ verilmeyeceğine, uygulanacak faize kadar her konuda “etkin iletişim” söz konusu değil mi? Şunu söyleyin; “Hükümet iletişimde illüzyondan, koordinasyonda dayatmacılıktan vazgeçsin.”

CHP İstanbul Milletvekili İhsan Kesici “Hiç vakit geçirmeden devlet ve ekonomi yönetimi adına bir temsilci, mesela Hazine ve Maliye Bakanı, derhal kapsamlı bir basın toplantısı yapmalıdır. Olanı biteni, kendi pencerelerinden bile olsa anlatmalı ve halkı aydınlatmalıdır. Ortaya çıkmamanın hiçbir mazereti ve anlamı yoktur” dedi.

‘KARŞILIKSIZ PARA BASARSANIZ TL’NİN DEĞERİ DÜŞER’

DEVA Partisi Genel Başkanı ve eski Ekonomi Bakanı Ali Babacan dolar kurunun 7.30’un üzerine çıkması üzerine değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin ekonomik durumunu ‘durgunluk içinde enflasyon’ olarak tanımlayan Babacan, hükümetin tedbir paketlerini devreye sokabilmek için Merkez Bankası’nı kullandığını söyledi. Babacan kurun artmasının en büyük gerekçesi olarak ‘karşılıksız para basılmasını’ gösterdi. Merkez Bankası’nın Türk Lirası üretirken karşısında bir döviz kaynağı olmadığını belirten Babacan, bu durumda Türk lirasının değerinin düşmeye devam edeceğini kaydetti: “Merkez Bankası Türk Lirası üretiyor bu durumda karşısında bir döviz rezervi olursa Merkez Bankası’nın o zaman sorun yok ama elinde kaynak olmadan Türk lirası ürettiği zaman Türk Lirasının değerinin kaybolması mukadder. Kur niye artıyor diye soruyorlar, niye artacak? Karşılıksız para basarsanız o paranın değeri düşer.” 

‘AŞIRI ‘AŞIRI OYNAKLIK OYNAKLIK OLURSA OLURSA TEDBİR ALIRIZ’ 

Bankalar aktif rasyosunun ülke kaynaklarının etkin kullanımını temin etme anlamında önemli bir mekanizma olduğunu, ancak kurlardaki artışın rasyoyu mekanik olarak aşağı çektiğini, bu nedenle rasyoya uyum konusunda bir miktar esneklik tanınmasını talep etti. Kaynaklara göre, BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben, bankalardan gelen istekler doğrultusunda aktif rasyosu ile ilgili bir değerlendirme yapıldığını, kısa süre içinde bu yönde bir revizyonun gündeme gelebileceğini söyledi. Bazı katılımcılar da kur ve faizde bir miktar düzeltmeden sonra çok yakında bir denge sağlanacağını, salgın nedeniyle turizm gelirleri olmadığı halde cari dengede bir baskı olmadığını, ihracat tarafının oldukça hareketli olduğunu, üretimin de güçlü bir şekilde toparlandığını ifade etti. TCMB Başkanı Murat Uysal ise dalgalı kur rejiminde herhangi bir kur seviyesini hedeflemediklerini, ancak kurlarda aşırı oynaklık oluşması halinde tedbir alacaklarını aktardı. 
 

DİĞER HABERLER
Erdoğan’ın avukatlarının ayağına küllük getiren yargıçlar var
Süleyman Soylu: AYM üyesinin bisikletini gösterip, tweet atması sakil bir davranıştır
İnsan dilinin altında gizlidir
İYİ Parti'den 'liste' iddiasına yalanlama
İstanbul'da yeni taksi sistemi nasıl olacak?
EBA çöktü 'karanlıktaki evler' gün yüzüne çıktı
Yunanistan fırsatı heba etmemeli