Back To Top
Volkan Ertit yazdı: Sekülerleşme süreci devam edecek mi?

Volkan Ertit yazdı: Sekülerleşme süreci devam edecek mi?

 - Son Güncelleme: 09.09.2016 Cuma 11:31
Volkan Ertit yazdı: Sekülerleşme süreci devam edecek mi?
- A +

‘Endişeli Muhafazakârlar Çağı’ ve ‘Sekülerleşme’ kitaplarının yazarı Volkan Ertit, 15 Temmuz darbe girişimine direnen bileşenleri sekülerizm bağlamında kaleme aldı.

VOLKAN ERTİT

15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye toplumunun din ile kurduğu ilişkiyi hangi noktaya taşıyacak? Daha dindar bir toplum mu olacağız, yoksa son 15 senedir devam eden hızlı sekülerleşme süreci devam edecek mi?

Eğer bir toplumun hayatına din ve diğer metafizik öğeler geçmişe kıyasla daha fazla nüfuz ediyorsa o toplumların desekülerleştiği ifade edilirken, dinden uzaklaşmak ve gündelik pratiklerde daha az dine başvurmak sekülerleşme anlamına gelmektedir. Yani Türkiye’de çokça karıştırıldığı gibi sekülerleşme, dinsizleşmek ya da ateistleşmek demek değildir. Aksine, bireyler halen din inancına sahip iken sekülerleşebilirler.

Sekülerleşme teorisine göre bilimsel gelişmeler, kapitalizm ve kentleşme yani modernleşme sürecinin bu üç ayağı (artırdıkları refah düzeyi sebebi ile) toplumların sekülerleşmesine sebep olmaktadır. Bilimsel gelişmeler rasyonel bilinç düzeyini artırarak ve gelişen teknoloji ile dine ihtiyaç duyulan alanları azaltarak sekülerleşme sürecini hızlandırır. Kapitalizmle birlikte feodal toplumun inanç sistemleri, eski değer yargıları ve düşünce yapıları da topluma daha az etki edebilecek bir şekle evrilir. Kentleşme ise din ile bezenmiş gelenek ve göreneklerden uzak özel alanları yaygınlaştırırken güç odaklarının ya da bilgi kaynaklarının çoklaşarak ağırlıklarını kaybetmesine sebep olur. Yani sorgusuz sualsiz kabul edilen, edilmek zorunda kalınan kırsalın inancı, kent hayatı ile birlikte alternatiften biri haline gelerek kırsaldaki gücünü kaybeder.

Genç kuşakların yaşam pratiği

Sekülerleşme teorisine göre modernleşmeyle birlikte din başta olmak üzere, dinimsi-yapılar, halk inançları ve batıl inançlar yeni kuşakların hayatına bir önceki kuşağa göre daha az dokunmaya başlamaktadır. O nedenle Türkiye toplumu özelinde yapılacak sekülerleşme tartışmalarında bakılması gereken kriterler, bireylerin inançlı olup olmadıkları değil, kendi geçmişlerine kıyasla ya da kendilerinden bir önceki kuşağa kıyasla metafizik alan ile kurdukları ilişkidir.

Yine aynı teoriye göre, toplumlar çalkantılı zamanlarında (savaş dönemi, ağır kıtlık ve kuraklık dönemleri, doğal afetler, iç savaşlar, darbe dönemleri vb…) mutlak, sorgulanmaz, onları karanlık günlerde daha güçlü ve güvende hissettirecek ruhani güçlere daha fazla ihtiyaç duyarlar.

Örneğin 15 Temmuz’dan sonra elimizde bir namaz-metre olsaydı ve 2016 yılının ağustos ayı ile haziran ayında kılınan namazların sayısını kıyaslamış olsaydık, muhtemelen 15 Temmuz’dan sonraki süreçte kılınan namaz miktarı ve edilen dualar bir önceki aydan çok daha fazla olacaktı. Daha düne kadar sabah namazlarında boş olan camiler, demokrasi nöbetleri boyunca büyük kalabalıklara ev sahipliği yaptılar. “Allah-u Ekber” inananlar için sadece bir gerçeğin ifadesi olmaktan çıkmış, ülkenin darbeye karşı çıkmış tüm bileşenlerinin (sekülerler dahil) sokakta bağırdığı slogan haline gelmişti. Düne kadar Rabia işareti yapanları şeriat isteyenler olarak kodlayanlar, meydanlarda Rabia işareti ile yer alıyorlardı.

Peki, bu süreç Türkiye toplumunu daha “deseküler” yapar mı? Yani din ve diğer metafizik öğeler Türkiye toplumunun gündelik pratiklerine geçmişe nazaran daha fazla dokunur mu? Son 15 senedir özellikle internetin de etkisi ile toplumsal arenadaki gücünü ve prestijini kaybeden metafizik öğeler, tekrar eskisi gibi genç kuşakların yaşam pratiklerine dokunabilir mi?

Bir sosyal bilimcinin gelecek “böyle böyle” olacak demesi çok mümkün değildir. Kütüphane rafları, Karl Marx başta olmak üzere, tarihin nereye doğru gideceğini bildiğini sanan ama yanılan büyük dehaların kitaplarına ev sahipliği yapmaktadır. Zira tarihin akışı bilinemezdir. 2005 yılından önce, yani Facebook ve Twitter henüz ortada yok iken geleceğe dair edilmiş tüm büyük sözler sahiplerine çoktan iade edilmiş durumda. Ancak bu demek değildir ki, yanlış bile çıkacak olsa kimi öngörülerde bulunamayız.

İnanç gruplarının kaynaşması

Sekülerleşme, başta din olmak üzere; dinimsi yapıların, halk inançlarının ve batıl inançların, yani metafizik alanın toplumsal alana yansıyan yüzlerinin silikleşmesi anlamına gelmektedir. Bu durumda, darbeden sonra toplumun sekülerleşme seviyesinin geleceği ile ilgili olarak aşağıdaki sorulara yanıt arayabiliriz:

1- Evlilik öncesi ve dışı flört etme oranında azalma beklenmekte midir?

2- Genç erkek ve kadınlar, dar kesim kıyafetler yerine, daha bol kesimli kıyafetleri mi tercih edecekler?

3- Son yıllarda Erzurum, Konya, Kayseri, Aksaray gibi dindar olarak kabul edilen kentlerde dahi Ramazan aylarında açık olan restoranlar gelecek sene kapanacaklar mı?

4- Farklı inanç grupları, keskinleşip birbirleri ile daha mı az kaynaşacak? Devamlı artış halinde olan Alevi-Sünni evliliklerinde artık azalış mı gerçekleşecek? Yani yeni kuşaklar dini aidiyetlerine daha sıkı mı sarılmaya başlayacaklar kendi büyükbaba ya da büyükanneleri gibi?

5- Halk inançlarının (Ay’ın ya da Güneş’in kutsal sayılması) ve batıl inançların (tahtaya vurunca kötülükten korunacağının düşünülmesi)  yeni kuşakların gündelik yaşamına daha fazla etki etmeye başlayacak mı?

6- İnternet sebebiyle milyonlarca insana ulaşan ve daha önce karşılaşılması pek mümkün olmayan ünlülerin seküler yaşam tarzlarında (bkn: nikahsız beraber çıkılan tatiller, aynı evin paylaşılması, evlilik öncesi çocuk sahibi olunması) azalma gerçekleşecek mi?

7- Eşcinseller tüm derneklerini kapatıp 1990’lardaki gibi yer altına inme kararı mı alacaklar?

8- Liseliler ve üniversiteliler akıllı telefon ve sosyal medya sebebi ile oldukça yaygınlaşan ve genç kadınlarda 19’a, genç erkeklerde de 17,5 yaşına gerileyen ilk cinsel yakınlaşmalarından vazgeçip evlenecekleri yaşları mı bekleyecekler? (Kadınlarda ilk evlenme yaşı 24’e, erkeklerde 28’a yükselmiş durumda)

9- Daha önce köyde hayatın her alanından sorumlu olan cami imamları, kentte kaybettiği itibarı geri mi kazanacak? Gündelik sorunlarımız için kentin sağladığı uzmanlar yerine tekrar imamlar ile mi iletişim kuracağız?

10- Çocuklarımıza Nora, Dora, Berkecan, Pelinsu gibi isimler yerine tekrar Ayşe, Fatma, Ahmet, Mehmet gibi isimleri mi koyacağız?

11- Boşanma sayısı azalacak mı?

12- Cuma namazları hariç boş olan ya da sadece yaşlıların gittiği camiler, gençlerin de ilgi gösterdiği yerler haline gelecek mi?

13- Oruç tutanların sayısında gerçekleşen azalma tersine bir trend izleyecek mi?

14- Güneydoğu Anadolu Projesi ile yağmur duasına ihtiyaçları kalmayan Harranlılar, barajlarda onlara yetecek kadar su olmasına rağmen bundan 30 sene önceki gibi yine yağmur yağması için dua etmeye başlayacaklar mı?

15- Çocuk sahibi olamayan kadınlar, modern tıbbın sunduğu olanakları bir köşeye bırakıp Tokat’ın Zile ilçesindeki Hüseyin Gazi Türbesi’ne gidip oradan taş mı toplayacaklar yine?

Tek cümlelik yanıt...

Bu maddeler artırılabilir. Bu 15 maddeye bulunduğumuz noktadan vereceğimiz hiçbir cevap ülkenin sekülerleşmekten uzaklaşacağına dair bir izlenim sunmamaktadır. Yani, yarının bugünden daha deseküler olacağını iddia etmek pek mümkün görünmemektedir şu şartlar altında. Vurgulanmalı ki zor zamanlarda mutlak güçlere duyulan ihtiyaçtan dolayı, bu halk da son bir ayını yaratıcısına dua ederek, ona yalvararak geçirdi. O nedenle, 2016 yılının ağustosu bir önceki aydan daha deseküler demek zorlama bir çıkarım olmayacaktır. Ancak, 2016 yılının ağustosunun 20 sene önceki ağustos ayından daha deseküler olduğunu -yukarıdaki maddeler ışığında düşününce- ifade etmek de çok mümkün görünmemektedir.

O nedenle yazının en başındaki soruya tek cümlelik yanıt verecek olsaydık, sanırım hızlı sekülerleşme sürecinin –normal şartlar altında- devam edeceğini vurgulamak çok daha olası görünmektedir.

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN