CHP'li Özgür Özel'den iktidara tepki: Büyük bir kumpas ile karşı karşıyayız

CHP'li Özgür Özel'den iktidara tepki: Büyük bir kumpas ile karşı karşıyayız

CHP'li Özgür Özel, Mersin'deki terör saldırısını gerçekleştiren teröristlerden birinin CHP'nin 'Tutuklu Gazeteciler' raporunda yer aldığı iddiasına tepki gösterdi. Özel, “Büyük bir kumpas ile karşı karşıyayız. DNA testleri, parmak izi testleri yapılmadan böyle bir tezvirat ve CHP’ye sistemli bir saldırı." dedi.

Mersin'de geçtiğimiz günlerde gerçekleşen terör saldırısında 1 polis şehit olmuştu. Kimliği tespit edilen teröristlerden birinin Dilşah Ercan olduğu ve bu teröristin CHP'nin 'Tutuklu Gazeteciler' raporunda yer aldığı iddia edilmişti. Olayın ardından açıklama yapan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Öldürülen teröristin DNA raporuna rağmen yalan söylediniz" demişti. Konuya ilişkin bir açıklamada CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'den geldi. Özel, “Büyük bir kumpas ile karşı karşıyayız. DNA testleri, parmak izi testleri yapılmadan böyle bir tezvirat ve CHP’ye sistemli bir saldırı. Şimdi anlaşılıyor ki o isimden Süleyman Soylu bile emin değil. Devletin elinde zaten böyle bir bilgi yok." ifadelerini kullandı.

Özel'in açıklamaları şöyle;

“Cumhuriyetin kurucu partisi, ülkenin ana muhalefet partisinin bir şehit haberi üzerinden aktif gündelik siyasete ilişkin bir şeyler söylediğini hiç duymadınız. Bu bizim siyasi geleneğimizde hiç yok. Olayın sıcaklığı üzerinden geçmeden bu konuda politik değerlendirme yapmak da bugüne dair değil. Çok geçmişten beri gelen siyasi geleneğimize bakıldığında ayıplı bir durumdur. Bu genelde zaman zaman çok siyasi sahnede gücü, ağırlığı olmayan, Meclis’te grubu olmayan siyasi partiler bazı açıklamalar yapsa bile siyasetin tüm kanatları tarafından böyle bir acı üzerinden siyaset yapmak doğru değil diye eleştiri alır. Bazı muhalefet partileri böyle eleştirir ama iktidar partisinin buna tenezzül etmesi görülmüş şey değildir. Bunu yaptılar ve suçüstü yakalandılar. Şu anda yaralanan kamu vicdanını nasıl onarırız diye telaş içindeler. Biz bu konuda taziye diledik, üzüntülerimizi ilettik. Terörü kınadık ve sustuk. Ardından İçişleri Bakanlığı saldırıyı gerçekleştiren teröristlerden birinin ismini açıkladı ve ardından da bu medyaya CHP’nin bundan 10 yıl önce kamuoyuyla paylaştığı bir raporda isminin geçtiğini servis ettiler, söylediler. Bunun üzerinden iktidar partisinin siyasetçileri, havuz medyası ve bu yönlendirmeye kapılan medya organları CHP’yi eleştirmeye, saldırmaya başladılar.

“NE ETİK, NE VİCDAN, SALDIRILARA DEVAM EDİYOR”

Bunun karşısından durumumuz çok netti, bu raporun nasıl hazırlandığı ve ne söylediği netti. Bizim açımızdan herhangi bir sorun yok. Kamuoyu döndü bu sefer, 10 yıl önceki rapordan CHP’nin sorumlu tutulması bir yana siz 10 yıl önce kimlerleydiniz, kimlerle kol kolaydınız, kimler itibarlıydı, kimlere gazeteci, savcı diyordunuz, kimler muteberdi, bugün kimler terörist. O gün sizin terörist dedikleriniz, bugün ne durumda. Bunu tartışmaya başladı. Biz bu tartışmayı ne sağlıklı bulduk, ne de sürdürdük. Ancak Cumhurbaşkanı çıktı ve ülkenin ana muhalefet partisine milli güvenlik sorunu, dedi. Bunu söylediğinizde bir başka aşamaya geçmiş oluyorsunuz. Bunu söylemek mecburiyetindeydik, saldırganın kimliği hakkında ilk günden beri genel başkanımıza, Mersin milletvekillerimize, Mersin Adliyesi’nden ve polisinden verilen bilgiler, saldırganın kimliği henüz teşhis edilmedi ancak verilen kimlikle de parmak izi filan uyuşmadı, ileri tetkiklerinin yapılması lazım, bu isim neden ortada dolaşıyor. Dün dedim ki, bu konuda bir açıklama yapın. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hiçbir sınır tanımayan ve acaba yükselişte olanları düşüşe geçirir, içinde bulunduğumuz sıkışmış pozisyondan kurtarabilir miyiz diye, ne etik ne ahlak ne vicdana sığacak saldırıları devam ediyordu. En sonunda Sayın Genel Başkanımız dün akşam gerekli açıklamayı ve paylaşımı yaptı.

“KUMPAS İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Mesele şudur, büyük bir kumpas ile karşı karşıyayız. Bir, bundan 20 gün önce Sayın Veli Ağbaba’ya halen aktif görevde olan bir kamu görevlisi ‘Dikkat edin, bir hazırlık var. Sizi ve sizin üzerinizden partinizi PKK ile ilişkilendirecekler’ dedi. Veli Ağbaba bunu partinin yetkili kişileriyle paylaştı. Son 10 gün Veli Ağbaba Malatya’da kendi ilinde siyaset yaparken her gece yurtdışından start alan trol orduları Veli Ağbaba’yı gündeme taşımaya ve farklı farklı geçmişteki olaylarla gündemde tutmaya, Twitter’da itibarsızlaştırma kampanyaları yaptılar. Birileri bunlara para da ödedi. Çünkü bot hesaplar yurtdışından farklı ülkelerden başlayan trol saldırılarına öncülük ettiler. Daha sonra Türkiye’de konumlandırılmış ve talimatlandırılmış AK Parti’nin trol ordularını harekete geçirdiler. Sonra bu üzücü müessir, lanetlediğimiz saldırı gerçekleşti. Tak, saldırgan param parça olmuş, üzerinden bir sağlam kimlik çıkmış. Kimlikteki kişi 10 yıl önce CHP’nin raporunda adı geçen birisi. DNA testleri, parmak izi testleri yapılmadan böyle bir tezvirat ve CHP’ye sistemli bir saldırı. Şimdi anlaşılıyor ki o isimden Süleyman Soylu bile emin değil. Devletin elinde zaten böyle bir bilgi yok.

"SUÇ ÜSTÜNDE YAKALANDINIZ"

Biz Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, savcıya inanırız. Açıklayın kardeşim, açıklayın. Ama açılanabilecek durum yok. Çünkü şu anda bile o kimliği tespit etmiş değiller. Kimliğin o kişi ile uyuşmadığı yönünde bir sürü kriminal done var elinde. Süleyman Soylu çıkıyor, ‘Yok efendim onu PKK da söylüyor.’ PKK’nın ne söylediğine bakma sen. Dün dedim, teröristin adı değişse de CHP’nin tutumu değişmez. Ama siz neye sarıldınız, bize saldırırken neye dayandınız? Bu nasıl utanmazlık. Dönün önce millete bunu anlatın. 20 gün önce bize bildirilenler, son 10 gündür bize yapılanlar, patlamadan hemen sonra ortaya çıkan ve aslında maksatlı bir çarpıtma olduğu gösterilen ve dört gündür sürdürülen algı operasyonu.

Ne yapmaya çalışıyorsunuz beyler? Suç üstünde yakalandınız. Suç işleri bakanı şu anda bu suçüstü durumu örtmek için kendi seviyesinden Genel Başkanımıza hakaretler ederek filan başka gündem yaratmaya çalışıyor. Hadi oradan. Şimdi doğruları konuşmak, gerçekleri konuşmak ve bu rezaleti görmek lazım. Herkes şunu beklesin, Kemal Bey bunu zaten söylüyor. Seçimler yaklaştıkça, bunlar bunu gördükçe, tırnakları koltuğa geçirmek için her türlü devlet imkanını partileri lehine kullanacaklar. Her türlü provokasyona hazır olun. Biz hazırız, buradayız, dimdik ayaktayız. İlk gün ne dedim, alnınızı karışlarım. Aha bu yetmediyse bununla da karışlayayım.

Sizin o kanını emdiğiniz millet, sizde kurtulma zamanı geldi milletin. O yüzden ne yaparsanız yapın boştur. Ayrıca hani, şimdi oralarda değiliz. Ama AK Partiyi savunan bazı kalemlerin şimdi siyaset bilimindeki altı ana daldan bir tanesi karşılaştırmalı siyasettir. Karşılaştırmalı siyasetin ilgi alanı benzer olaylar başka ülkelerde vuku bulduğunda ne sonuç vermiş, keşke bunları tartışabileceğimiz, o AK Parti’nin geçmiş dönemlerinde bizi çok eleştiren ama hakaret, küfretmeden tartışabilen kadroları olsa ki şimdi görüyoruz onların pek çoğu AK Parti’yi eleştiren başka pozisyondalar.

Mesela 2004 Madrid saldırısında 193 kişi hayatını yitirdi. Böyle kritik bir seçimden önce. İktidar partisi dedi ki ‘ETA yaptı’. Maliyetini başka yere yönlendirebilmek için. Daha sonra bunu El Kaide’nin yaptığı ortaya çıktı. İlk seçimlerde İspanyollar iktidardaki partiyi çok sert şekilde cezalandırdılar ve dediler ki ‘Sen böyle bir terör saldırısında devletin başında olma imkanını manipüle ettin’. Biz terör eylemini o yapmadı, bu yaptı demiyoruz. Ama saldırgan CHP’nin raporunda vardı, üstünden kendi param parçaydı bu kimlik çıktı. Sonradan baktık ki o değilmiş. Ama beş gün boyunca biz bu algıyı yerleştirdik. Bunu böyle söyledik. Bunun da maliyeti olur arkadaşlar. Karşılaştırmalı siyasete bakarsan, dünya siyasetinde örnekleri var.

Öne Çıkanlar
YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
1 Yorum
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN