Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal: Kılıçdaroğlu adaylığı hak ediyor

Demokrat Parti Lideri Uysal, KARAR TV'de Elif Çakır ve Taha Akyol'un konuğu oldu. Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda açıklama yapan Uysal, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun adaylığı hak ettiğini belirterek, "Son kararı altılı masa iş birliği içerisinde yapacağız. Biz kendi penceremizden Kemal beye ön yargıyla bakmıyoruz." dedi. Türkiye'nin erken seçime ihtiyacı olduğunu belirten Uysal, "AKP'yi kurtaracak bir demokratik formül yok. Ben erken seçim isterim" diye konuştu.

YEŞİM GÖKÇE

Demokrat Parti Lideri Uysal, KARAR TV'de Elif Çakır ve Taha Akyol ile "Gündem Özel'' programında gündemi değerlendirdi. Uysal; yeni açıklanan asgari ücretten, cumhurbaşkanlığı adaylığına, devr-i sabık açıklamasından, erken seçime kadar birçok konu hakkında açıklamalarda bulundu.

Uysal, yeni açıklanan asgari ücretle ilgili, "Türkiye arka arkaya yapısal olarak yanlış kararlarla bu noktaya geldi. Bugün yoksulluk sınırının altında açıklanan bir rakam 5 bin 500 TL. Yaşanan yoksullaşmayı telafi etmek için böyle bir karar aldılar. Bunlar geçici, kısa vadeli çözümler." ifadelerini kullandı.

Altılı masanın cumhurbaşkanı adayıyla ilgili açıklamalarda bulunan Uysal, "Altılı masada siyasi partilerin başkanları olarak, şahıslar üzerinden değil, daha çok prensipler ve değerler üzerinden bir cumhurbaşkanı adayı tarifi yapmak daha doğru olur. Altılı masa olarak isimler üzerinden cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda bir değerlendirme yapmaktan hepimiz sakınıyoruz." dedi. Uysal, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığı hak ettiğini belirterek, "Biz Demokrat Parti olarak kendi penceremizden Kemal beye ön yargıyla bakmıyoruz. Bu süreçle ilgili yaptığı katkıları da göz önüne alınca bizim açımızdan olumlu bir bakış açımız var." diye konuştu.

Madrid Zirvesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Uysal, "Türkiye'ye Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üyeliği konusunda olumlu bir tavır geliştirmediği takdirde ABD Başkanı Joe Biden ile bir görüşmenin olamayacağı aktarıldı. Bu söylendiği andan itibaren de meselenin seyri değişti." dedi. Türkiye'nin NAT üyeliği konusunda da açıklamalarda bulunan Uysal, "Türkiye'nin tercih ettiği bir sistematik değerler var, buraya bağlılığı sürdürmek zorunda." ifadelerini kullandı.

Erken seçim konusuna da değinen Uysal, "AKP'yi kurtaracak bir demokratik formül yok. Türkiye'nin bir erken seçime ihtiyacı var. Ben erken seçim olmasını isterim." dedi.

Uysal'ın "Gündem Özel'' programında gündeme ilişkin yaptığı açıklamalar şöyle;

"YAŞANAN YOKSULLAŞMAYI TELAFİ ETMEK İÇİN ASGARİ ÜCRETE ZAM YAPTILAR"

"Aslında bu karar bile pek çok şeyi ifade ediyor. TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamları var, piyasada vatandaşın gördüğü enflasyon rakamları var. Türkiye arka arkaya yapısal olarak yanlış kararlarla bu noktaya geldi. Bugün yoksulluk sınırının altında açıklanan bir rakam 5 bin 500 TL. Bugün çalışanların büyük bir kısmı asgari ücret düzeyinde ücret alıyor. Gayrisafi milli hasıla içerisinde ücretlilerin aldığı pay 4-5 puan gibi çok önemli bir büyüklüğe denk gelecek şekilde düştüğünü görüyoruz. Yaşanan yoksullaşmayı telafi etmek noktasında öyle bir karar aldılar. Bunlar geçici, kısa vadeli çözümler. Belki problemin sıcaklığını ayırt edebileceğiniz birtakım iyileştirmeler olabilir ama Türkiye'nin çok daha yapısal, çok derinden bir problemi var, o da ekonomi gibi görünse de aslında daha büyük bir demokrasi problemi var."

"84 MİLYON ÜZERİNDEN BİR DENEME YANILMA METODUYLA TEZ UYGULUYORSUNUZ"

"Uygulanan politika Çin modeli... Şöyle bir veriyi paylaşabiliriz; son 40 yılda Çin yüzde 41 tasarruf yapmış, yüzde 39 sabit sermaye yatırımı yapmış. Çin modeli öyle olur. En azından belirli bir dönem birikim yapabilmek için sıkı bir program uygulanmalıdır. Sayın Erdoğan'ın yaptığı Anadolu tabiriyle 'yörük sırtından kurban kesmek' oluyor.

Türkiye'de hiçbir literatürde karşılığı olmayan birtakım tezlerle 84 milyon üzerinden bir deneme yanılma metoduyla bir deneme yapıyorsunuz, tez uyguluyorsunuz. Türkiye uzun süredir kendi insanlarını çalışmamaya teşvik eden bir politikaya sahip. Türkiye'de ekonomi problemi derinleşiyor.

Türkiye geçmişte çok sınırlı imkanlara, çok sınırlı insan gücüne sahipti. Cumhuriyet'in ardından Menderes iktidarları bir kalkınma programının taşıyıcısı oldu. Ardından 65 sonrası Süleyman Demirel ve Turgut Özal. O dönem 24 Ocak kararlarının alınmasında Turgut Özal'ın varlığını hiç kimseye göz ardı etmez. Turgut Özal'ın iktidarında Türkiye'nin dış ticareti büyük ölçüde İran, Irak ve Sovyetler Birliği'ne yönelikti. İstikrarsız piyasalardan bugün dış ticaret hacmimizin büyük bir çoğunluğu AB dediğimiz ülkelere kaydı.

"EK BÜTÇE BİR İTİRAFNAMEDİR"

Bugün ek bütçenin sunulması aslında bir itirafnamedir. Arada kur korumalı mevduat gibi zaman kazanmak adına politik icatlarla yasal zeminini oluşturmanız gerekiyordu. Ek bütçe de buna imkan veriyor. Günü kurtarmak adına yapılan işler bunlar."

ALTILI MASANIN CUMHURBAŞKANI ADAYI

"Altılı masada siyasi partilerin başkanları olarak, şahıslar üzerinden değil, daha çok prensipler ve değerler üzerinden bir cumhurbaşkanı adayı tarifi yapmak daha doğru olur. Kamuoyunda bütün sıcak başlıklar altılı masanın cumhurbaşkanı adayı kim olacak? sorusu üzerinden cereyan ediyor. Bu karar çok önemli olacak. Önümüzde demokrasinin en zor sınavı diye tarif ettiğim kazası olmayacak bir seçim var. Altılı masa olarak isimler üzerinden cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda bir değerlendirme yapmaktan hepimiz sakınıyoruz."

"KEMAL BEYLE İLGİLİ BİR ÖN YARGIMIZ YOK"

"Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Meclis'te ikinci büyük parti. Eski tabirle ana muhalefet partisi. Sayın Kılıçdaroğlu'nun 2019 yerel seçimleriyle beraber yürüttüğü bir süreç var. Sayın Kılıçdaroğlu üzerinden iktidarın geliştirdiği bir propaganda var. Ben de bu propagandaya karşı olarak söylüyorum; niçin aday Kemal Kılıçdaroğlu olmasın? Geçmişte de 'Niçin Sayın Akşener olmasın?' demiştim. Son kararı altılı masa iş birliği içerisinde yapacağız. Ama biz Demokrat Parti olarak kendi penceremizden ön yargıyla bakmıyoruz. Kemal beyle ilgili bir ön yargımız yok. Bu süreçle ilgili yaptığı katkıları da göz önüne alınca bizim açımızdan kendisine karşı olumlu bir bakış açımız var.

Bugün geldiğimiz noktada bizim meselemiz sadece iktidar değişimi değil. Türkiye bugün her şeye bir kişinin karar verdiği, kurumsal derinliğin sıfırlandığı bir noktaya geldi. Önümüzde bir siyasal süreç var. Cumhurbaşkanı adayı olacak kişilerin siyasetin dışından birtakım isimlerin olabileceğini düşünmüyorum. Siyasi sorumluluğu olan bir profil olmalı. Sayın Erdoğan kuvvetli bir siyasi aktör. Ona alternatif daha kuvvetli biri olmalı."

UYSAL'IN 'DEVR-İ SABIK' AÇIKLAMALARI

"Tarihsel dönemleri birbiriyle mukayese edemeyiz. Atatürk'ün ölümünün ardından 46-50 dönemine kadar pek çok kriz yaşandı. Böyle bir hassas dönemde karşılıklı centilmenlikle böyle bir süreç yönetilmiş. Ben bugünkü durumu o sürece benzetemiyorum. Devr-i sabıkla kuvvetli bir vurgu yapıyoruz. Çin modelinin ardından toplumda oluşabilecek riskler için Milli Güvenlik Kurulu bildiri yayınladı. Ama bugün iktidara destek vermiş kitlelerde bile yolsuzluk algısı çok arttı."

"AK PARTİ BİR PARTİ OLMA HÜVİYETİNİ ÇOK UZUN SÜRE ÖNCE TERK ETTİ"

"Türkiye'nin uzun süredir kamu kaynakları yağmalanıyor. Açık yüreklilikle ifade ediyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi bir parti olma hüviyetini çok uzun süredir terk etti. Önce bir kişinin 'fun clubı' oldu. Biz Demokrat Parti olarak iktidarın aldığı kararların hesabını sormak istiyoruz. Vurgunumuzun temeli budur. Bu söylemimde suç işlemiş insanların dışında bir kimsenin endişe duymasına gerek yok."

ALTILI MASA PAZAR GÜNÜ YENİDEN TOPLANACAK

"Altılı masa pazar günü toplanacak ama pazar günü için bir gündemimiz yok. Diğer başkanlarda zaman zaman ifade ettiler. Eşgal belirlemeye hacet yok. Hepimizin ortak hedefi bir cumhurbaşkanı adayı çıkarmak. Tek hedefimiz iktidar değişimi değil. Türkiye güçlendirilmiş parlamenter modeli ile sistemik bir değişimi taahhüt ediyor. Bugün Boğaziçi Üniversitesi'ne savaş açmış siyasi bir akıl var. Anadolu'daki üniversitelerde çok derin bir çöküş var. Topyekün Türkiye'nin bu sistemi değiştirmek gibi önceliği var.

"GÜÇLÜ DEVLET OLMAYI ŞAN, ŞATAFAT ÜZERİNDEN TARİF EDERSENİZ BU NOKTAYA GELİRSİNİZ"

"Devlette tasarruf diyorsunuz ama cumhurbaşkanlığını istisna tutuyorsunuz. Millete 'şükredin' diyorsunuz ama söylediğiniz sözü kendiniz tutmadığınız müddetçe millette bir karşılığını alabilme imkanınız yok. Güçlü devlet olmayı şan, şatafat üzerinden tarif ederseniz bu noktaya gelirsiniz. Bir devletin güçlü olması bireylerinin hukuktan emin olmasıdır, refahından ve yarınından emin olmasıdır. Böyle işleyen bir hukuk sizin en büyük gücünüzdür."

"TÜRKİYE BUGÜN 3'TE 2 KAYNAKLARIYLA YÖNETİLEBİLİR"

"Yasal denetim, adli denetim, idari denetim ve medya denetimi de sağlıklı bir şekilde yapamadığı için hatrı sayılır bütçelere kaynaklar kullanmış olmasına rağmen iktidarlar o nispette bir kamu hizmetini üretmekte yetersiz kalıyor. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye 3'te 2 kaynaklarıyla da yönetilebilir."

MADRİD ZİRVESİ

"Rusya'nın Ukrayna'yı işgali akabinde Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üyeliği konusu gelişti. Madrid Zirvesi'nde masanın sahibi Amerika'dır. Türkiye'ye Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya üyeliği konusunda olumlu bir tavır geliştirmediği takdirde ABD Başkanı Joe Biden ile bir görüşmenin olamayacağı aktarıldı. Bu söylendiği andan itibaren de meselenin seyri değişti."

"TÜRKİYE NATO'YA BAĞLILIĞINI SÜRDÜRMEK ZORUNDA"

"Sadece sığınmacılar başlığına sıkışmış bir ilişkimiz var Batı'yla. Zaman zaman şu tartışma yapılır. Türkiye Batı'nın mı doğusu, Doğu'nun mu batısı diye. Sayın Bahçeli'nin Madrid Zirvesi sonrası 'bir büyük kazanım' olarak yaptığı açıklamada hemen şu geldi 'ya hani NATO'dan ayrılmıyor muydunuz? Demokrat Parti olarak temel bakış açımız elbette Türkiye'nin güvenliği. Türkiye'nin tercih ettiği bir sistematik değerler var, Türkiye NATO'ya bağlılığı sürdürmek zorunda."

"ERKEN SEÇİM İSTERİM"

"Türkiye'nin bir erken seçime ihtiyacı var. Son günlerde açıklanan torba yasalarla, Meclis'ten geçen askerlik affıyla, örtülü imar affıyla, 3600 ek gösterge ile ve akabinde bugün açıklanan asgari ücret zammının ardından iktidar için yarınların daha iyi olacağına dair bir ümit fotoğrafı yok. Zaman zaman da ifade ettim AKP'yi kurtaracak bir demokratik formülü yok. 'Kaşıkçı cinayetinin azmettiricisi' diyorsunuz sonra 'kardeşim' diyorsunuz. İktidarın sıcak kaynak yaratmaya ihtiyacı var. Çok uzun zaman bunu sürdüremez. Ben erken seçim olmasını isterim.

Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN