Back To Top
Güvenli bölgede bir sorun var

Güvenli bölgede bir sorun var

 - Son Güncelleme: 13.08.2019 Salı 07:54
Güvenli bölgede bir sorun var
- A +

Türkiye ile ABD’nin ‘Ankara masasından’ mutabakat açıklamasıyla kalkmasından sonra ardı ardına gelen ‘Washington süreci uzatırsa Fırat’ın doğusu için adım atarız’ açıklamaları ‘çatlak mı var’ tartışmalarına zemin oluşturdu. Ankara’nın en dikkat çeken mesajı Akar’ın ağzından geldi: Bazı süreler koyduk. Süreç uzarsa kendi başımıza uygulayacağımız B ve C planlarımız var.

Suriye’nin kuzeyinde bir güvenli bölge oluşturulmasına ilişkin görüşmeler kapsamında Türk ve ABD heyetleri 5-7 Ağustos tarihleri arasında Ankara’da bir araya geldi. Türkiye’nin sınır ötesine operasyon vurgusunu sıklaştırdığı süreçte gerçekleşen kritik toplantılarda mutabakata varıldığı belirtildi. İki tarafın yaptığı ortak açıklamada, barış koridorunun tesisi ve koordinasyonu için bir Ortak Harekat Merkezi kurulması konusunda uzlaşmaya varıldığı belirtildi.

19-08/13/mans.png

Ancak toplantılardan kısa süre sonra Ankara’dan gelen mesajlar “Uzlaşmada sorun mu var” değrelendirmelerine yol açtı. İlk olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ağustos’ta zaferler halkasına yenilerini ekleyeceğiz” dedi. Fırat’ın doğusuna yeni operasyon sinyali olarak değerlendirilen sözlerin ardından Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD’nin yeni bir oyalama sürecine girmesine Türkiye’nin müsaade etmeyeceğini vurguladı. Sert mesajlarını önceki gün de tekrarlayan Çavuşoğlu “Nasıl Afrin, Cerablus temizlendiyse Fırat’ın doğusundan da YPG/PKK’yı temizleyeceğiz” dedi.  

Çavuşoğlu’nun ardından Ankara’nın tavrını yansıtan son açıklama Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’dan geldi. Akar, TRT Haber’de yayınlanan özel röportajda gündeme ilişkin soruları cevapladı. 5-7 Ağustos’ta yapılan görüşmelerde belirli aşamalar katedildiğini belirten Akar “İyi bir başlangıç olduğunu değerlendiriyoruz. Niyetimizi, endişelerimizi, taleplerimizi ortaya koyduk onlar da görüşlerini bize söylediler. YPG’nin güvenli bölgeden çıkarılmasını, ağır silahlarının toplanmasını dile getirdik. Hava sahasının kontrol ve koordinasyonu, istihbarat değişimi önemli bir konu. Bu konularda da belli noktalarda anlaşmaya, mutabakata varıldı” dedi. Konuya ilişkin bir zaman kısıtlamasının olup olmadığı sorulan Akar, “Bazı süreler koyduk. Çünkü daha önceki tecrübelerimizden, bazı gecikmelerin olduğunu, bazı işlerin sürüncemede kaldığını gördük. Bunları yaşamayı kabul edemeyeceğimizi, bunlara tahammülümüzün olmadığını, ne yapacaksak bir program dahilinde yapmamız gerektiğini kendilerine ifade ettik” dedi. “Ne kadar bir süre” sorusu üzerine Akar, “Önümüzdeki günlerde müşterek harekat merkezinin açılmasıyla diğer faaliyetler de gerçekleştirilecek. En son söyleyeceğimizi de en başında söyledik. Bu bölgede, ülkemizin güneyinde bir terör koridoru kurulmasına asla izin vermeyeceğimizi açık ve net ortaya koyduk” diye konuştu. Güvenli bölgenin derinliğine ilişkin bir mutabakatın sağlanıp sağlanmadığı sorulan Akar, her ortamda 30-40 kilometrelik bir derinlik gerektiğini ilettiklerini belirtti. Akar, şöyle konuştu: Bu konuda önümüzdeki günlerde de yeni birtakım adımlar atılacağını değerlendiriyoruz. Burada hava sahasının kontrolü ve koordinasyonu çok önemli. Orada da epey ilerleme kaydedildi. Bu müşterek harekat merkezi kurulduktan sonra müttefiklik ve stratejik ortaklık ruhuna uygun bir şekilde ilerlemeyi ve ABD’li müttefiklerimizle beraber hareket etmek arzusuyla bunları söylüyoruz. Ama diğer taraftan da ister ‘B’, ister ‘C planı’ deyin eğer bunlar yürümezse kendi başımıza yapacağımız faaliyetlerimiz de hareketlerimiz de olacak.       

“ABD, Türkiye’yi oyalamak için böyle bir anlaşma yaptı” şeklindeki görüşler hatırlatılarak, “ABD’nin samimiyetine inanıyor musunuz?” sorusu üzerine Akar, şu yanıtı verdi: Samimiyet subjektif bir olay. Biz bunun yerine çok somut, şu anda sizlerle paylaşamayacağım hedefler koyduk, zamanla ilgili kontrol noktaları belirledik. Bunlara uyulduğu sürece birlikteliğimiz, beraberliğimiz iş birliğimiz memnuniyetle devam edecektir. Eğer bunlarda uyumsuzluk olduğu takdirde beklemeye tahammülümüzün olmadığını kendilerine tekrar tekrar söyledik. Eğer böyle bir şey olmazsa o zaman tek başına hareket etme inisiyatifimizi kullanma hakkımızın doğacağını, bu konuda da hiçbir tereddütümüzün olmadığını dile getirmiş bulunuyoruz. Temennimiz, müttefikimiz olan ABD’nin yaptıkları konuşmalar, verdikleri sözler çerçevesinde doğal bir şekilde bu sürecin ilerlemesine gayret göstereceklerine inanıyoruz. Ama herhangi bir şekilde aksilik çıktığında bu işin tarafımızdan devam ettirileceğini, kendi planımızı uygulamaya koyacağımızı da söyledik. Önemli bir konu olarak da muhatabımız olan askeri heyetin başkanına da PKK’dan hiçbir farkı olmayan YPG’ye özellikle silah ve mühimmat desteklerinin sonlandırılmasının acilen gerekli, zorunlu olduğunu, müttefiklik, stratejik ortaklık adına bunun şart olduğunu da açık ve net söyledik. Tedbir almalarını bekliyoruz. 

 

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN