Perihan Savaş'tan Arapça tabelalara tepki: Çok fazla var

Perihan Savaş'tan Arapça tabelalara tepki: Çok fazla var

Yeşilçam'ın usta oyuncularından Perihan Savaş, Türkiye'de üniversiteyi bitiren gençlerin iş bulma konusunda sıkıntı yaşadığını vurgularken ülkede çok fazla mülteci olduğunu belirtti. Arapça yazılardan rahatsız olduğunu açıklayan Savaş, "Türkiye bu aralar hoşuma gitmiyor. insanların çok zor şartlar altında birkaç işte birden çalışmaya çalışması hiç hoşuma gitmiyor. İçimizde çok yabancılar olmaya başladı. Arapça yazılar hiç hoşuma gitmiyor. Burası Türkiye" dedi.

Türk sinemasının usta oyuncularından Perihan Savaş, Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden Eşref Kolçak anısına önceki hafta düzenlenen Gemlik Film Festivali’nde açıklamalarda bulundu.

Gemlik Film Festivali’nde "Sinemaya Emek Ödülü"nün sahibi olan Savaş, Türkiye'de üniversiteyi bitiren gençlerin iş bulma konusunda zorluk yaşadığını belirtirken ülkede çok fazla mültecinin olduğunu vurguladı. Savaş, ayrıca televizyon dizilerindeki süreleri çok uzun bulduğunu dile getirdi.

"Üniversiteyi bitiren gençler iş bulamıyorlar"

"Televizyon dizilerindeki süreler çok uzun, çalışma şartları çok ağır" diyen Perihan Savaş'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

"Türkiye bu aralar hoşuma gitmiyor. Çok, çok rahatsız. Bir kere ekonomik zorluklar, pahalılık, insanların geçinememesi, insanların çok zor şartlar altında birkaç işte birden çalışmaya çalışması... O da mümkün olmuyor. Gençlerin durumları, üniversiteyi bitiren gençler iş bulamıyorlar. Hepsi sokaktalar, hepsi bir iş arıyor.

"Arapça yazılar hoşuma gitmiyor"

Türkiye'de çok fazla mültecinin olduğunu vurgulayan Savaş, "Yani bunlar tabii ki hiç hoşuma gitmiyor. Çok yabancılaşmaya başladık artık. İçimizde çok yabancılar olmaya başladı. Bu Arapça yazılar hiç hoşuma gitmiyor. Burası Türkiye biz Türk’üz. Bunlar hoşuma gitmiyor yani gitmeyen bir sürü şey var.

Dünyanın hiçbir yerinde 120 dakika bir dizi yok

Bir tek seyirci sahip çıkıyor. Bu kadar senedir de hep seyirci sahip çıktı ve biz onlar için buradayız, onlar da bizim için buradalar. Onlar sayesinde biz varız. Gerçekten çok seviyorlar, çok izliyorlar, mümkün olduğu kadar sahip çıkıyorlar ama diğer türlü baktığınız zaman hala mesela telif haklarımız yok, sinema kanunu yok. Televizyon dizilerindeki süreler çok uzun, çalışma şartları çok ağır. Dünyanın hiçbir yerinde 120 dakika bir dizi yok. Ancak film var, sinema filmi var. Biz 5 günde bir sinema filmi çekiyoruz. Düşünün artık o şartları. 40-45 dakika olması gereken diziler maalesef ki çok uzun oluyorlar yani böyle.

Şimdiki gençler çok şanslı

Geçmişte yaptığımız işler için yokluk içinde var etmek diyelim. Sevgiyle, özveriyle, saygıyla yapılan işlerdi onlar. Biz şimdiki gibi imkanlara sahip değildik. Şimdiki gençler çok şanslı. İşte karavanları var, kuaförleri var, makyözleri var, kıyafetler özel olarak geliyor. Biz kendi kıyafetlerimizi kendimiz götürürdük, saçımızı, makyajımızı kendimiz yapardık. Zaman zaman birisinden rica edip onun evinde üstümüzü değiştirirdik, zaman zaman da sokakta ya da minibüsün içerisinde üstümüzü değiştirirdik. Karavanlarımız yoktu. Ama bütün bunlara rağmen biz işimizi çok seviyorduk, çok saygı duyuyorduk. O anlamda bence o sevgi, o özveri o filmlere yansıdığı için çok seviliyor."

Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN