Back To Top
Yağmur Kadınlar ‘Türkiye’ye geldi’

Yağmur Kadınlar ‘Türkiye’ye geldi’

 - Son Güncelleme: 12.08.2019 Pazartesi 11:14
Yağmur Kadınlar ‘Türkiye’ye geldi’
- A +

Fantastik ve bilimkurgu edebiyatın usta kalemi Ursula K. Le Guin’in 1991’de yayımlanan öyküsü ‘Denizyolu’ ilk kez Türkçe’de yayımlandı. Feminist yazar birbiriyle bağlantılı 12 öyküde, hayatlarını tek başlarına yeniden kurmak isteyen kadınların gündelik hayatta karşılaştıkları zorluklara odaklanıyor. ‘Köpük Kadınlar, Yağmur Kadınlar’ adlı hikayeyle başlayan seride var olma ve güç gibi kavramlar sorgulanıyor.

BİLGE ÇEVİK- İSTANBUL

Breton Pınarbaşı’na kadar denizi tarayıp tekrar güneye dönüyorsun. Artık kimsenin yalnız olmasını istemiyordu. Bunun icabına bakmak lazımdı; tüm o ıvır zıvır, çer çöp, saçmalık, David, final sınavları, büyükanne, başkaları ne der, ne düşünürler falan, bunları değiştirmek gerekiyordu. Bunlardan kurtulmak lazımdı. Arkasına bakmadan kurtulmak.” Bu satırlar fantastik ve bilimkurgu edebiyatın feminist kalemi Ursula K. Le Guin’in yeni yayımlanan kitabından. ABD’li yazar Ursula K. Le Guin’in ilk kez 1991’de yayımlattığı öykü kitabı ‘Denizyolu’ (Searoad) Türkçede basıldı. Le Guin’in ‘Deniz Yolu’, Oregon’un küçük sahil kasabası Klatsand sakinlerinin sıradan hayatları; deniz kabuğunda uğuldayan, martı kanadında taşınan, rüzgârın denize savurduğu, dalgalara gömülen rüyalar, umutlar, kederler, hayalleri anlatıyor. Fantastik ya da bilimkurgu türünde olmayan öyküler Oregon’da yaşayanların başından geçen ilginç, tuhaf ötesi olayları konu alıyor. Kimi zaman dalgalar sahile yazı yazıyor kimi zamansa sadece birkaç günlüğüne kasabadan ayrılan biri geri döndüğünde herkes tarafından yaşlı bir ihtiyar gibi görülüyor. Kitabın en önemli özelliğiyse tüm hikâyelerin birbirleriyle bağlantılı olması. 12 öyküden oluşan kitap, tek başlarına kendi hayatlarını yeniden kurmak isteyen kadınları, onların çevresindekilerle gündelik hayatta ne tür zorluklar yaşadıklarını aktarıyor. Her bir hikayenin sonu bitmişlik değil, okuruna yeni bir başlangıç hissi veriyor. Okurun içinden geçenleri ona tekrar hatırlatıyor... 2018’de kaybettiğimiz Ursula K. Le Guin’in kaleminden, bitirir bitirmez tekrar okumak isteyeceğiniz  Denizyolu, kumlara yazılı sözcüklerden bir dünya kuruyor.  

Her bir öykü yeni bir macera... Kitap, ‘Köpük Kadınlar, Yağmur Kadınlar’ isimli öyküyle başlıyor. Bu tek sayfalık hikaye, tabiat ve kadını birbiriyle eşleştiren son derece cesur bir yazı... İkinci öykü ‘Neta Pruva’, yıkık dökük bir motelin tüm sorumluluğunu alan Rosemarie’nin eşiyle birlikte geçirdiği günleri ve sonrasında motele gelenlerle olan ilişkilerini aktarıyor. ‘Çapraz Bulmaca’ ise küçük bir kız çocuğu iken üvey babası tarafından tacize uğrayan Ailie’nin kaybettiği annesiyle hesaplaşmasını anlatıyor. ‘El, Kupa ve Deniz Kabuğu’ isimli öykü, ünlü bir eğitim teorisyeninin ölümünün ardından yaşlı eşiyle röportaj yapmaya gelen bir asistanın maceralarını konu ediyor. Öykü, kadınlar ve erkekler üzerinden önemlilik, var olma, güç gibi kavramları sorgulatıyor. ‘Gömütler’ ise “Yaşadığımız şeyleri ifade edecek sözcükler yok” diyerek günümüzün içi boşalan ya da boş yere doldurulmaya çalışılan kavramlarını düşündürüyor. Kitaptaki en uzun hikâye olan ‘Hernes’, 1890’lardan günümüze dört kadının hayatını anlatıyor. Doğrusal olmayan bir kronolojik sırayla aktarılan hikâyenin başrolünde anneler ve kızları ve elbette olayların geçtiği mahallenin bulunduğu Klatsand yer alıyor.  

Ursula Le Guin, hayallerinden yola çıkarak hayaller kurduran yazar, fantastik ve bilimkurgu camiasının en önemli kahramanı. Bilimkurgu türünde yazmaya 60’lı yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayımlandı. Pek çok üniversitede ders verdi; çeviri, derleme ve makaleleri yayımlandı. Le Guin, 1969’da yazdığı ‘Karanlığın Sol Eli’ adlı romanıyla bilim kurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazandı. Aynı ödülleri 1974’te yayımlanan ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile de kazandı. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunan Le Guin; 2018 yılında yaşamını yitirene kadar teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendi. 

 

X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN