05.02.2020  19:45

Yönetim değişti periler geri geldi

İBB Şehir Tiyatroları’nın yeni çocuk oyunu ‘Peri Kız Müzikali’ kostümleri ve kareografisiyle iddialı bir oyun olarak ilk gösterimine hazırlanıyor. Muhafazakar camianın kültür kurumları ise hiçbir estetik ve sanat kaygısı gütmeden ‘içinde yeter ki peri-sihir kelimesi geçmesin’ kriteriyle niteliksiz oyunları çocuklara dayatmaya devam ediyor.

+
-

SALİHA SULTAN

Sanat dünyasına sanat tarihi penceresinden baktığımızda sanatın hiçbir zaman sadece onu üreten sanatçıların yazdığı bir tarihi olmadığını görürüz. Çünkü sanat tarihi içerisinde siyasetin büyük rolü vardır. Bunun üzerinde biraz düşünmek için günümüz Türkiye’sinin sanat tartışmalarının merkezine bakmak yeterli. Gerçekte bizatihi sanatın kendisine fayda sağlayacak tartışmalardan çok, aktörlerinin politik, toplumsal ve kültürel duruşları hedefimizde. Ve siyasi rejimlerin iktidara geldiği andan itibaren kendi kültürel veçheleriyle sanat ortamını şekillendirme, hakimiyet kurma ve rövanş çabasına sıklıkla şahit oluyoruz. Hasıl-ı kelam, kaybeden ‘kültürel iktidar’ tartışmaları düzeyinden başka bir seviyede konuşulmaya geçemeyen sanat oluyor. Sanat bir ideolojik dönüştürme aracından başka bir şey olarak görülmedikçe de sanat alanında bir gelişim beklemek sanırım bir hayalden öteye geçmeyecek.  

Tiyatro sahnesi ise siyasilerin ideolojik dönüştürme çabalarının bir numaralı alanı. Tanzimat’tan Cumhuriyet devrine tiyatronun halkı tepeden tırnağa değiştireceğine inanan ‘seçkinler’, Ak Parti iktidarıyla birlikte hatırlarsak muhafazakarların yönettiği sanat kurumlarına en çok tiyatro üzerinden  ‘kazan kaldırmıştı’. Muhafazakarlar da “Bu kültürel iktidarı yıkmak için tiyatro yapmalıyız abi!’ diyerek yaklaşık yüz yıl geriden geldikleri, hazırlıksız oldukları bir alanda rövanşa girdiler. Bu süreçte doğru düzgün bir tiyatro izleyicisi bile olmadığını iyi bildiğim halde tiyatro oyunu yapan insanlar gördüm. Gazeteci olarak prömiyerine davet edildiğim birçok oyunun bitişinde ‘Nasıl buldunuz?’ sorusuna muhatap olup, can sıkmamak için salonun ışıkları yanmadan kaçtığımı bilirim. İzlediğim bir oyunun ilk dakikasında padişah rolünü canlandıran bir ‘oyuncu’ ‘hilâfet’ kelimesini bile doğru telaffuz edemiyordu. Yine gazeteci olarak gittiğim bir belediye etkinliğinde ‘kültürel iktidarı devireceğiz, tiyatro yapacağız’ diyerek bir belediyenin bütün teknik imkanları kendisine sunmasıyla övünen 20’li yaşlarındaki bir gence en son izlediği oyunu sorduğumda bir cevap alamamıştım. Hasıl-ı kelam, muhafazakar camia yıllardır ‘yerli-mill-kadim değerlerimiz’ argümanıyla bugün adını dahi hatırlamadığım onlarca tiyatro oyununa imza attı, kendi ‘ideolojisini’ sahnelemeye çalıştı. Yetişkin oyunlarında bunlar olurken çocuk oyunları da bu vasatlıktan nasibini aldı elbette. Çocuk oyunlarının seçim kriteri estetik niteliğinden çok ne yazık ki fiyatının ucuzluğu ve oyunun içinde ‘sihir, peri, yaratmak’ gibi kelimelerinin geçip-geçmediği oldu. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları’nın çocuk oyunlarında da bu çizgiyi yıllardır görüyoruz, izliyoruz. Çocuk oyunlarının ‘Bisküvi Adam’, ‘Elma Kurdu’, ‘Benim Güzel Pabuçlarım’ gibi adları ‘yerli-milli değerlere’ ters düşmeyecek şekildeydi. ‘Hesap döner sap döner, gün gelir hesap döner’ demişler. İBB yönetiminin CHP’li bir yönetime geçmesinin ardından kültürel anlamda yaşanan ilk ‘rövanş’ını, Şehir Tiyatroları repertuarından muhafazakar yazarlar Necip Fazıl, Mustafa Kutlu ve İskender Pala oyunlarının çıkarılmasını hep birlikte takip etmiştik. Şehir Tiyatroları şimdi de  ikinci rövanşı yapıyor, bu sezonun ilk yeni çocuk oyununu ‘Peri Kız Müzikali’ adıyla sahnelemeye hazırlanıyor. Oyun, Kara Peri’nin kara büyüsüyle özündeki iyilik, özgür iradesi, kendine olan inancıyla mücadele eden ergenlik dönemindeki Peri Kız’ı yani iyilikle-kötülüğün mücadelesini anlatıyor. 9 Şubat 2020 Pazar saat 12.00’de Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ilk gösterimini yapacak oyunda dansta var müzikte, periler de var büyü de. Kareografisinden müziğine çocukları oldukça etkileyecek bir oyunla karşı karşıya olduğunuzu oyunun görsellerinden bile hissediyorsunuz. Şimdi yıllardır çocuk tiyatrosu denilince ‘ihale gereği’ en ucuz, en niteliksiz oyunları çocuklara dayatanlar, layık görenler, “Biz bu çocuklara ne izletiyoruz?’ diye bir an olsun düşünmeyen muhafazakarlar düşünsün. Siz kelimelere takılıp ucuzculuk yaparken, ‘ötekiler’ buldukları ilk fırsatta kareografisinden kostümüne böyle parlak işlerle çocuklarınızı kaldıkları yerden ‘büyülemeye’ devam edecek. 

 

 

DİĞER HABERLER
Buluştuğu kadın ve arkadaşlarının saldırısına uğradı
'Kovana kadar buradayız'
Hatice'nin katledildiği yere karanfil bırakıldı
Daha ne yapmak gerek!
Koronavirüs Emniyet'e de sıçradı!
Erdoğan, MİT Başkanı Hakan Fidan'la görüştü
Malatya'da dolu sürprizi