Ünal Çeviköz: S-400 konusunu bir günde çözmek mümkün değil | Semra Alkan'la 40 Dakika

Gündemin öne çıkan başlıkların konuşulduğu Semra Alkan'la 40 Dakika'ya CHP İstanbul Milletvekili-Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz konuk oldu. Çeviköz, bugün Brüksel'de düzenlenen NATO Zirvesi'nde Biden-Erdoğan görüşmesini ele aldı. Zirveden çıkabilecek sonuçların kötü olmayacağını düşündüğünü söyleyen Çeviköz, S-400 meselesine de değindi. Çeviköz, "S-400 konusunu bir günde çözmek mümkün değil" dedi.

Semra Alkan'la 40 Dakika'da gündemin öne çıkan başlıkları masaya yatırılıyor, konuklarla tartışılıyor. Bu kez konuk Ünal Çeviköz oldu. Çeviköz bugünkü NATO Zirvesi'nde Biden-Erdoğan görüşmesini ele aldı ve bu zirve sonrası verilecek kararlara dair görüşlerini paylaştı.

S-400 KONUSUNU BİR GÜNDE ÇÖZMEK MÜMKÜN DEĞİL

Brüksel'de NATO Zirvesi'nde bir arya gelen ABD Başkanı Biden ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüşmesinden çıkacak kararlar herkes tarafından bekleniyor. Görüşmede ele alınması beklenen S-400 meselesi hakkında konuşan Çeviköz, görüşlerini paylaştı:

"Ben herhangi bir olumsuz sonuç çıkmasını beklemiyorum. Türkiye ile ABD arasındaki sorunlar yumağını bir günde çözmek mümkün değil. ABD'nin bu konuda belli bir yaklaşımı var. S-400 konusunun hemen çözülmesi mümkün değil."

Çeviköz, S-400'lerin Türkiye'ye satılmasının Rusya için çok önemli bir avantaj olduğunu belirtti.

16 Haziran'da gerçekleşecek olan Biden-Putin görüşmesini de ele alan Çeviköz, bu görüşmenin önemine değindi:

"ABD başkanları göreve başladıktan sonra mutlaka Rus lideri ile bir araya gelmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Biden-Putin görüşmesini çok önemsiyorum. Rusya'ya yapılacak atıflar çok ciddi okunacaktır."

Çeviköz, Türkiye'nin F-25'den çıkarılmasını da değerlendirdi:

"F-35'lere Türkiye bir buçuk milyar dolar ödeme yaptı. Bir süre önce bir lobi şirketi ile anlaştı. Bir buçuk milyarın iadesini talep ederse haklıdır. Bu bir yargı meselesidir."

"TÜRKİYE TALİBAN'LA KARŞI KARŞIYA KALABİLİR"

ABD birliklerinin Afganistan'dan çekilme sürecini başlatması sonucu Türkiye'yi bu durumun nasıl etkileyeceğini değerlendiren Çeviköz, şöyle konuştu:

"Türkiye aşağı yukarı 2001 yılından beri Afganistan'da asker bulunduruyor. Ancak Türkiye'nin Afganistan'da bulundurduğu askerlerin güven tanımı, tamamen Afganistan Silahlı Kuvvetleri'nin eğitimi ve güvenlik kuvvetlerinin oluşumuna destek olarak tanımlanmıştı. Şimdiye kadar da TBMM'ye gelen tezkereler hep bu şekilde tarif edilmişti. Son olarak NATO'nun bu konudaki görevinin bir nitelik değişimine uğradığı görülüyor. 2012 yılından itibaren kararlı destek misyonu adı altında bir faaliyet başlatıldı. Bu kararlı destek misyonunun da görevi yine Afganistan silahlı kuvvetlerinin ve Afganistan güvelik unsurlarının eğitilmesine yönelikti. Türkiye orada bulundurduğu askeri varlığını hep bu maksatla kullanırdı. Daha evvel Kabil'deki askeri komutayı üstlendi. Hatta bunu 5 yıl kadar da sürdürdü. Türkiye'nin şimdiye kadar 680 civarında bir askeri var Afganistan'da. Şimdiye kadar Afganistan'da muhalif unsur bulundurmadı.

Eğer Amerikan askerlerinin çekilirse bunların çekilmesi sonucunda Türkiye eğer güvenlik sağlayıcı unsur konumuna geçecekse, Türkiye'nin orada asker bulundurmasının gerekçesi de değişecektir. Bu önemli bir sıkıntı yaşatabilir. Taliban Türkiye'nin böyle bir görev üslenmesini kabul etmeyeceğini açıkladı. Taliban Afgan Kuvvetlerine ve bazı sivil unsurlara karşı saldırılarını arttırdı ve giderek güç kazanıyor. Bu çok riskli bir durum ve Türkiye'nin karşı karşıya kalması sonucunu doğurabilir. Burada dikkatli davranmak gerek."

Ele alınan diğer başlıklar şunlar:

Ünal Çeviköz: Türkiye küresel bir aktör değil. Bölgesinde önemli bir aktördür. Dış politika hamleleri eğer akıllı bir şekilde yapılırsa bazen küresel sonuçlar doğuracak kadar önemli olabilir. Türkiye'yi sıradan devlet olarak görmemek lazım.

NATO'nun güney politikası yapması lazım. Eskiden Türkiye güney kanat ülkesiyken günümüzde güneyde cephe ülkesi haline gelmiştir.

NATO bizim açımızdan bakıldığında askeri bir örgüt olarak yorumlanır ama
artık bir siyasi-askeri örgüttür. Uzmanlar raporu bunu dile getiriyor.

(Halkbank davası)Bu ABD ile Halk Bank arasındaki meseledir bir siyasi mesel değil yargı meselesidir.

ABD PKK'yı terör örgütü olarak tanıyor ama bizim söylediğimiz şekilde PYD-YPG'yi PKK'nın Suriye'deki uzantısı olarak kabul etmiyor, bu da Türkiye-ABD arasında sıkıntı yaratıyor.

(Doğu Akdeniz meselesi) 2020 yazındaki gerginlikler yavaş yavaş yatışmış gibi gözüküyor. Bunun da en önemli nedeni Türkiye ile Yunanistan arasındaki görüşmeler.

(İsrail'de yeni yönetim) Bu koalisyonun ne kadar kalıcı olacağı hakkında çeşitli kuşkular var. Şimdiye kadar bir araya gelemeyen partiler, Netanyahu karşıtlığı için bir araya geldiler.

Popülist söylemlerin özünde dış politikayı bir tür iç politika için kullanmaları yatıyor. Bu hem Türkiye hem diğer ülkeler için geçerli.

Öne Çıkanlar
YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
2 Yorum
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN