Kestane ağacının gölgesinden tünel çıktı

Ayasofya’nın yer altı menfezlerini 3 boyutlu görüntüleyen Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi’nden bilim insanları caminin güneybatısında yer alan kestane ağacının altında saklı kalmış bir tünel buldu.

Kestane ağacının gölgesinden tünel çıktı

SALİHA SULTAN | KARAR

Ayasofya’yı yapımından bu yana geçen bin 483 yıldır havalandırarak ayakta tutan, rutubetten koruyan yaklaşık 900 metrelik yeraltı menfezleri 3 boyutlu görüntülendi. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Ayasofya Müzesi iş birliğiyle yapılan ve 3 hafta süren bu önemli çalışmanın sonuçları önceki gün gerçekleştirilen Uluslararası Ayasofya Sempozyumu’nda açıklandı. Efsanelere konu olmuş tünellerin keşfedildiği çalışmanın başındaki isimlerden Doç. Dr. Hasan Fırat Diker, “Araştırmanın en dikkat çekici buluşu Ayasofya’nın güneybatısındaki yer altı yapıları oldu. Yapının girişinde yer alan kestane ağacı, yer altı yapısını gizleyen bir illüzyon yaratmış. Oysa bu ağacın altında dev bir yapı yer alıyor” dedi.

Çalışma sırasında aynı zamanda Ayasofya’nın dış mekânında üç yeni kuyu tespit edildiği açıklayan Doç. Dr. Diker, bu yeni keşiflere dair şu bilgileri verdi: “Biri kuzey cephesindeki kuzeybatı payandanın batısındaki demir merdivenin altında, diğer ikisi de Ayasofya türbelerin batısında ve doğusunda olmak üzere üç kuyu daha tespit edilmiştir. Demir merdivenin altındaki kuyu yaklaşık 7 metre derinliğindedir, son bir metre ise su doludur. Bu kuyunun duvarlarında taş örgü yoktur. Türbelerin batısındaki kuyunun derinliği de yaklaşık 7 metredir. Su seviyesi zeminden yaklaşık 1,5 metre alt kottadır. Bu araştırmanın en dikkat çekici buluşu ise Ayasofya’nın güneybatısındaki yer altı yapılarıdır. Yapıların girişinde tanımlı bir kapak olması ve girişin hemen yanındaki kestane ağacı, varlığıyla adeta altındaki yer altı yapısını gizleyen bir illüzyon yaratmaktadır. Oysa bu ağacın altında dev bir yapı vardır ve ağacın kökleri toprak üzerinden tutunmuş, yapının kargir tonozunu zaman içinde delerek aşağıya kadar inmiştir. Araştırmamız kapsamında belgelenmiş olan Ayasofya’nın hemen kuzeybatısındaki bu iki büyük yer altı mekanının varlığı Ayasofya gibi yıllardır araştırılmış pek çok anıt eserin yanı başında keşfedilmeyi bekleyen nice yer altı yapısının bulunabileceğini gösterir.” Sempozyumda, bahçede görüntülenen son yer altı yapısının girişinde molozlar arasında yer alan ve alt kısmı olmayan Osmanlı mezar taşının ise dikkat çektiği belirtildi. Belgelenen mekanların temizlenmesini ve yapının daha rahat nefes almasını sağlayan çalışmanın verileri ilerleyen süreçte kitap ve belgesel olarak meraklılarıyla buluşacak.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN