KHK mağdurları, geciken adalet mağdurları

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde PKK saldırısında şehit düşen Zekeriya Altunok, KHK ile ihraç edilen, FETÖ kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan herkesin “terörist” ya da “hain” olmadığını gösteren bir örnek oldu.

Şehit olmasaydı yürekleri sızlatan hikayesini öğrenemeyecektik: FETÖ soruşturmaları kapsamında meslekten KHK ile ihraç edilmiş, gözaltına alınmış, 16 ay cezaevinde yatmış, on altı ay sonra beraat ederek çıkmış bir polis memuruymuş. KHK ile meslekten ihraç edildiği için iş bulamayan Altunok’un eşi de “KHK’lı eşi” diye fişlendiği için hiçbir yerde iş bulamamış. Eş Vildan Altunok açtığı sosyal medya hesabından, kendi yaptığı el ürünlerini satarak eve katkıda bulunabiliyormuş.

Dramı görüyor musunuz?

FETÖ yaftası ve KHK ihraçları öyle lanetli bir etiket ki yapıştığı alından bir daha çıkmıyor.

Ne devletin “pardon” demesi ne de mahkemenin verdiği “beraat” kararı bir kere karartılan hayatlara ışık olmuyor maalesef.

Ve ne acıdır ki yaşanan mağduriyetler “gözaltı” ve “cezaevleri” süreleriyle de sınırlı kalmıyor. Dahası alınlara yapıştırılan “KHK ile ihraç edildi” etiketini çıkartacak hiçbir güç de yok. Maalesef mahkeme beraat kararı verse bile, toplum beraat kararı vermiyor. Eline kelepçe takılan “akraba”, “arkadaş”, “komşu” daha hakim karşısına çıkmadan toplum “vardır mutlaka bir şey” diyerek anında “müebbet mahkumiyet” veriyor.

Bu öyle lanetli bir durum ki, öyle akıl almaz vicdan kabul etmez bir hal ki, göz altıları, tutuklamalar ve KHK ile ihraç edilmeler “kişilerle” sınırlı da kalmıyor.

KHK’lı eşi oluyorsun, KHK’lı çocuğu oluyorsun, KHK’lı annesi, FETÖ’cü babası, FETÖ’cü kardeşi, FETÖ’cü amcası oluyorsun. KHK ile ihraç edilmenin ve FETÖ’cülük ile itham edilmiş olmanın laneti bütün yakınları vuruyor.

Nitekim, geride iki küçük çocuğunu bırakan şehit B. Zekeriya Altunok’un hayatının cehenneme döndüğünü şehit olunca öğrenebildik.

Dün “hain”, “terörist” yaftası yapıştırılan, on altı ay suçsuz yere cezaevinde yatan, KHK ile ihraç edilen, mesleğini kaybeden Zekeriya Altunok bugün vatanı için canını veren bir şehidimiz.

Peki şehit Altunok’un “terörist”, “vatan haini” değil, gerektiğinde “vatanı için canını verecek bir vatansever” olduğuna inanılması için şehit mi düşmesi gerekiyordu?

***

Devletteki akıl almaz çelişkiyi, yargıdaki hukuksuzluğu, yaşanan adaletsizliği ve toplumun nasıl merhametsiz bir hale geldiğini görüyorsunuz değil mi?

Hadi çıkalım bakalım işin içinden!

Altunok “vatan haini” diye meslekten ihraç ediliyor… Hukuki delil var mı yok mu bakılmadan gözaltına alınıyor… Tam on altı ay cezaevinde tutuluyor… Sonra “pardon” deniliyor.

Devlet “pardon” diyor ancak KHK ile ihraç edildiği mesleğine dönemiyor. Mahkeme “beraat” kararı veriyor ancak iş bulamıyor. Tam anlamıyla sosyal bir çaresizliğin içine mahkum ediyor.

Ve damgaladığı, şaibeli olarak bakmaya devam ettiği kişiyi askere alabiliyor, o da yetmiyor terörle mücadelenin olduğu bir bölgeye güvenerek gönderebiliyor!

Çelişki dediğim tam olarak işte bu…

Altunok’un yürekleri sızlatan bu hikayesi binlerce yürek sızlatan hikayeden sadece birisi.

Peki, cezaevlerinde haksız yere yatan, KHK ile haksız yere mesleklerinden ihraç edilen kaç Zekeriya Altunoklar var?

***

AK Parti milletvekili ve MKYK üyesi Mustafa Yeneroğlu, şehit Zekeriya Altınok’un dram dolu hikayesi üzerine yaptığı bir paylaşımda şöyle dedi:

“Bir hukukçu olarak adım kadar eminim ki, on binlerce insan haksız yere cezaevinde ve/veya ihraç edilmiş. Artık hukuksuzlar kanıksandı, vicdanları köreltti, toplumu kemiriyor.”

Bir hukuk adamı olan Mustafa Yeneroğlu TBMM’de uzun süre İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı yaptı. Bu sıfatla pek çok olayı ve dosyayı inceledi. İnsan hakları kavramını yüksek bir ahlaki değer olarak benimsediği için bu çalışmalarını siyasetle de sınırlandırmadı. Hukuk adamlığının gerektirdiği gibi davrandı. Ülkemizde yaşanan insan hakları ve hukuk ihlallerini dile getirdi, itiraz etti. Bu maalesef bizde çok sık görülmeyen erdemli bir davranış.

Sayın Yeneroğlu’nun söylediği doğru. Cezaevlerinde haksız yere yatan ya da ihraç edilen on binlerce insan var.

KHK mağdurları bir şekilde gündem oluyor ancak cezaevlerinde yatan “geciken adalet” mağdurları maalesef yeterince konuşulmuyor.

15 Temmuz kanlı darbe girişimin ardından yapılan geniş kapsamlı tutuklamalar, ihraçlar ilk birkaç ayda anlayışla karşılanabilir. Bu normaldir. Fakat üçüncü yılında bu mağduriyetlerin devam ediyor olması vahimdir.

Askerleri, askeri öğrencileri, erleri ve subayları düşünün. Kendilerine “teröre karşı tatbikat var” diyerek emir gelmiş. Aldıkları emrin gereği ellerinde silahlarla sokaklara çıkmışlar. Fakat kimseye tek kurşun sıkmamışlar, baskın yapmamışlar. Tatbikat değil darbe olduğunu anladıklarında da kendiliklerinden karargahlarına dönmüşler ve silahlarını teslim etmişler. Bunların FETÖ’cü olduğuna dair şüphe sebepleri bile yok.

Bu durumda olan ve cezaevlerinde yatan subaylar var, askeri öğrenciler var.

Geciken adalet sorunu diyorum çünkü yargılamalar uzun sürüyor. Dosyalar oradan ancak birkaç yılda İstinaf Mahkemelerine gelebiliyor. Oradan da birkaç yılda ancak Yargıtay’a gelebiliyor. Bu üç yıllık bir yol, daha ne kadar süreceği de belli değil.

Halbuki dava dosyaları Yargıtay’a süratle gelebilse mağduriyetler bir ölçüde bitecek. Zira Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ne ulaşıncaya kadar mahkumiyetler devam ediyor. Bu davalara bakan 16. Ceza Dairesi evrensel hukuka uygun kararlar verdiği için “at iziyle ile it izinin” ayrılması ancak bu aşamada mümkün oluyor.

Mahkemelerin “darbeci” diye mahkum ettiği askerler ya da vatandaşlar hakkında Yargıtay “beraat” kararı veriyor. Beraat kararı veriyor ancak üç yıl geçtikten sonra.

Şehit Zekeriya Altunok’un durumu bir ibret olmalıdır. Devlet bir an önce KHK ve geciken adalet mağdurlarının sorunlarını çözmelidir…

Adalet tecelli etmek için daha fazla beklememelidir.

YORUMLAR (199)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
199 Yorum