Mahir İz’in hatıratı kadar zevkle okunacak bir hayat

Mahir İz’in hatıratı kadar zevkle okunacak bir hayat

Hatırat okumak öteden beri ilgimi çekmiştir. Gayrı resmi tarihin satır aralarında dolaşmak tarifsiz bir keyiftir. Ne var ki hatırat kitaplarını kaynak olarak kullanmak isteyenler ihtiyatlı olmak zorunda. Zira genellikle ilerleyen yaşlarda yazılan hatırat kitapları, yanlış hatırlamalar ile de maluldür ve bu durum araştırmacıları yanlış sonuçlara yönlendirebilir.

ŞABAN ÖZDEMİR

Bunun yanında her hatıratta neredeyse bir roman havası vardır. Yazarının biyografisi için birinci derecede kaynak olmasının yanında yazarın etrafındakilerinin biyografilerini de besler. Hatırat kitapları sayesinde okuyucu, eserlerinden tanıdığı sanatçıların özel yaşamına da dâhil olur.

Yakın zamanda mesnevihân Şefik Can’ın hatıraları, Hayat Nur Artıran’ın yaptığı nehir söyleşi formunda, Sufi Kitap tarafından yayımlandı. Kitap okurunu daha ilk sayfalardan itibaren zorluklarla, fedakârlıklarla ama her anı safiyet, aidiyetle dolu ve estetize edilmiş bir yaşama davet ediyor. Can’ın doğumundan itibaren ailesi, eğitimi, memuriyeti, girdiği mahfiller, yaşadığı olaylar, görüştüğü edebiyatçı ve mutasavvıflar hakkında hiçbir yerde bulunamayacak bilgileri ihtiva ediyor bu hatırat.

NEZAKETİ İMBİKTEN SÜZÜLMÜŞ BİR ŞAHSİYET

Savaş yüzünden evini terk eden, elinde hiçbir şeyi kalmayan bir aile ve reisinin, babası Mehmet Tevfik Efendi’nin, arkada bıraktığı malına mülküne değil de kitaplarına üzülmesini ibretle okudum. Can’ın tahsil hayatı sırasında ülkenin içinde bulunduğu mahrumiyeti ve okumak için gösterdiği çabayı bir öğretmen olarak yürek sızısıyla okudum. Can’ınki hayatına zerre kadar leke karıştırmamış; gördüğü aksaklıkların, usulsüzlüklerin, kayırmaların üzerine gitmiş, nezaketi imbikten süzülmüş bir şahsiyet abidesinin hayat hikâyesi.

Kitapta, Atatürk’ten Tahirü’l-Mevlevi’ye, Annemarie Schimmel’den Yaman Dede’ye, Halide Edip’ten Vedat Türkali’ye, Türk kültür ve edebiyatından son dönem mutasavvıflarına kadar birçok şahsiyet hakkında da ilginç anekdotlar ve bilgilerle karşılaşacaksınız. Arapça, Farsçanın yanında Fransızca ve İngilizce de bilen, Halide Edip gibi zor beğenen ve İngilizce otoritesi olan birine Hamlet çevirisinde yardım eden, Tahirü’l-Mevlevi’nin Mesnevi şerhini tamamlayan, bunun yanında her daim önemini koruyan Klasik Yunan Mitolojisi’ni yazan bir taraftan Mevlânâ diğer taraftan Dostoyevski okuyan, hem Dede Efendi hem de Bach dinleyen, Mehmed Âkif’i de Nâzım’ı da okuyan bir şahsiyete tanık olacaksınız.

Bazı fotoğraflarla da zenginleştirilmiş olan bu kitapta, Şefik Can’a gelen ve onun yazdığı mektuplar da yer alıyor. Bu mektuplar kültür hayatımız için önemli belgeler. Son dönemlerde basılan birçok hatıratın arasında Şefik Can’ın hatıratını ayrı bir yere koyuyorum. Defaatle okuduğum Mahir İz’in hatıratı kadar zevkle okuduğumu itiraf edeyim.

Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN