KURAMER'den 'vahiy' tartışmasına açıklama: Karalama kampanyası kaygı verici

Kur'an Araştırmaları Merkezi (KURAMER) "İslâm Kaynaklarında, Geleneğinde ve Günümüzde CİHAD" konulu uluslararası sempozyumda sunulan bir tebliğde “vahyin Hz. Peygamber’in kalbine salt mana ve mefhum olarak inzal edildiği ve genel-tümel vahyin Hz. Peygamber tarafından lafza döküldüğü” ana fikri etrafında dile getirilen cümlelerden hareketle kamuoyunda süren tartışmalarla ilgili açıklama yaptı.

KURAMER'den 'vahiy' tartışmasına açıklama: Karalama kampanyası kaygı verici

KURAMER Bilim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Prof. Dr. İsmail E. Erünsal, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. Yusuf Şevki Yavuz Prof. Dr. Ömer Faruk Harman, Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı ile Dr. Mehmet Apaydın'ın imzalarını taşıyan açıklamada "Konuşmacılarıyla, görevli ve serbest müzakerecileriyle ve diğer katılımcılarıyla yüzlerce kişinin katkı sağladığı uluslararası bir sempozyumun ürünü olan 400 sayfayı aşkın bir eseri, tartışmalı birkaç cümleye indirgeyerek sakıncalı görmek ve göstermek veya konuyu kişi ve kurumları yıpratmak için fırsat bilmek yerine, eserin bütünündeki çok önemli bilgi ve analizleri okuma ve değerlendirmenin ilim ve fikir ahlâkının gereği olduğunu düşünüyoruz" denildi. 

Açıklamanın tam metni şöyle: 

1. İlgililerin malumu olduğu üzere İslâm’ın, gücünü hak ve hakikat oluşundan alan itibar ve cazibesi karşısında İslâm karşıtlığı kampanyasını yürüten bazı yabancı çevrelerin ve oluşumların İslâm’ı ve Müslümanları yıpratma aracı olarak kullandıkları en önemli malzemelerden biri, Kur’ân-ı Kerîm’deki “CİHAD” kavramı olmuştur. Günümüz dünyasının pek çok yerel ve küresel sorunlarının ürettiği İslâm coğrafyasındaki terör yapılanmalarının “cihad” adı altında yürüttüğü fikir ve eylemleri de İslâmofobi taraftarları için bulunmaz fırsatlar oluşturmakta, sonuçta bunların toplamı İslâm coğrafyasına yeni acı ve kayıplar olarak dönmektedir.

Kuruluş amacı Kur’an’ın doğru anlaşılabilmesi için gerekli ilmî çalışmaları yapmak/yaptırmak ve ilmî müzakerelere ortam hazırlamak olan Kur’an Araştırmaları Merkezi (KURAMER), bu çerçevede yaklaşık iki buçuk yıl önce İslâm Kaynaklarında, Geleneğinde ve Günümüzde CİHAD konulu uluslararası bir sempozyum düzenlemiş ve orada yapılan konuşmalar aynı başlık altında kitap olarak Ekim-2016’da yayımlanmıştır.

2. Bu programda bir tebliğcimizin 65 sayfalık tebliğ metni içinde, “Kur’an vahyinin mahiyeti” ile ilgili olarak ileri sürdüğü, “vahyin Hz. Peygamber’in kalbine salt mana ve mefhum olarak inzal edildiği ve genel-tümel vahyin Hz. Peygamber tarafından lafza döküldüğü” ana fikri etrafındaki birkaç cümlesi son günlerde çeşitli zeminlerde tartışmalara sebep olmuş bulunmaktadır.

Aynı sempozyumda ilmî bir üslup içinde, sadece tartışma konusu bu fikir değil, birçok farklı yorum ve görüş de ifade edilmiş olup, bütün bunlaranılan kitapta  yer almıştır. Tebliğci ve müzakereciler, “Kur’an’ın hem lafzının hem mana ve muhtevasının vahiy olduğu” ilkesinden hareketle, yani dinî düşüncenin genel kabulleri çerçevesinde ve ilmî bir tavır içinde görüşlerini dile getirmişler, tebliğ ve müzakereler ile serbest konuşmaların genel seyri “Kur’an lafız ve mana olarak vahiydir” prensibi üzerinden yürümüştür.

3. İlmî bir platformda katılımcıların onaylamadıkları bir görüşü karşı görüş bildirerek eleştirmeleri de, fikir özgürlüğü çerçevesinde müsamahayla karşılamaları da gayet tabiidir. Esasen olması gereken de budur. Anılan sempozyumun ve onun kitaplaşmış dokümanlarının öncelikle böyle bir bakış açısıyla algılanması gerekmektedir. Konuşmacılarıyla, görevli ve serbest müzakerecileriyle ve diğer katılımcılarıyla yüzlerce kişinin katkı sağladığı uluslararası bir sempozyumun ürünü olan 400 sayfayı aşkın bir eseri, tartışmalı birkaç cümleye indirgeyerek sakıncalı görmek ve göstermek veya konuyu kişi ve kurumları yıpratmak için fırsat bilmek yerine, eserin bütünündeki çok önemli bilgi ve analizleri okuma ve değerlendirmenin ilim ve fikir ahlâkının gereği olduğunu düşünüyoruz.

4. İslâm toplumu, bir konuda farklı görüş sahiplerinin kendilerini rahatça ifade edebildiği ve görüşlerinin hoşgörü içinde serbestçe tartışıldığı bir ilim geleneğine sahiptir. Bizler bu gelenek sayesinde ecdadımızdan zengin bir ilmî miras devraldık. Üniversitelerimiz dahil, günümüz ilim çevrelerinin de böyle olması, yasakçı ve içe kapalı bir tutum sergilemek yerine, en aykırı fikirlerin dahi konuşulup tartışılabildiği ortamlar olması gerekir. Öte yandan, her bir aykırı fikrin kendi zemininde ve ilmî bir olgunluk içinde tartışılması ve eleştirilmesi varken iman-inkâr ikilemi içinde ele alınıp sosyal medyada bir karalama kampanyasına dönüştürülmesi ilim çevreleri için kaygı vericidir. Çünkü bu durum kültürel çoraklaşmanın ve bilginin sığlaşmasının artması demektir.

5. İlmî konularda görüşler kurumlara değil kişilere ait olur. Merkezimiz gibi araştırma ve düşünce kuruluşlarına düşen, ilmî kanaat ve araştırmaların özgürce ortaya konmasına, karşı görüşlere de yer verilerek konuların etraflıca müzakere edilmesine imkân hazırlamaktır. Nitekim KURAMER makâsıdî tefsir, işârî-bâtınî Kur’an yorumu, mucize ve gayb, mehdilik, kutsiyet ve velâyet gibi birçok konuda tartışmalı toplantılar düzenlemiş, bunu yaparken topluma herhangi bir fikri empoze etme gibi tek hakikatçı ve ideolojik bir tutum içinde olmamış, her bir görüşün kendini özgürce ifade edebildiği bir platform işlevi görmüştür. Düşünce ve ifade özgürlüğünün en temel evrensel ilkelerinden biri, asıl, görüşlerine katılmadığımız kişilere bu özgürlüğü tanıyabilmektir. Hal böyle olunca, düzenlediği toplantılarda veya yayınlarında ifade edilen görüşlerin KURAMER’i veya Bilim Kurulunu temsil ettiğini söylemek ilkesel olarak doğru değildir.

6. KURAMER sadece ilmî toplantılar düzenlemekle yetinmeyip İslâm’ın ana kaynaklarını anlamaya yönelik olarak birçok araştırma projesini de yürütmekte ve tamamlanan projeleri yayımlayarak ilim dünyasına sunmaktadır. Merkezin Kur’an araştırmaları kapsamında yürüttüğü “Vahiy ve Peygamberlik” başlıklı proje 2018 yılı içinde tamamlanıp hacimli bir eser olarak yayımlanmıştır. “Kur’an vahyinin mahiyeti” konusunda daha derinlemesine bilgi edinmek isteyenler bu eserimizi okuyabilirler. (Aşağıda bu eserden, “vahyin mahiyeti”ne ilişkin olarak geleneğimizde dile getirilen farklı görüşlerin yer aldığı bazı alıntılar sunulmuştur.)

7. Kuşkusuz KURAMER olarak geleneğimizdeki ilmî özgürlük kapısını açık tutan bir platform olmayı önemsiyoruz. Ancak kamuoyu duyarlılığının ve bu açıdan insanların “ne dedikleri” kadar “nasıl demeleri” gerektiğinin de önemli olduğunda kuşku yoktur. Bu nedenle birkaç yıllık genç bir kurum olarak yaşadığımız bu ve benzeri tecrübeleri –niyet okuma yoluna gitmeden- değerli görüyor, faaliyetlerimizin verimliliğine zarar verecek gereksiz tartışmalara yol açması muhtemel konuşma ve yazılar yayımlanırken daha özenli ve dikkatli olmamız gerektiğine dair eleştiri ve uyarıları özellikle KURAMER Bilim Kurulu olarak önemsiyor, bunu hem ilmî ve fikrî özgürlük ilkesini hem de kurumsal sorumluluk ilkesini bir ahenk içinde birlikte işletmemizin kayda değer bir parçası olarak görüyoruz.

ESERDEKİ ALINTILAR İÇİN TIKLAYINIZ

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN