30.04.2020  02:39
SON GÜNCELLEME: 
24.05.2020  20:15

Mustafa Kutlu: Resim içimde kalmış bir düğümdür

Yazmaya başlamadan önce ressam olmak istediğini söyleyen yazar Mustafa Kutlu “Resim içimde kalmış bir düğümdür. Hareket mecmuasına ben desenler yaparak başladım. Bir zaman sonra resimle varamayacağımı anladığım bir noktada hissiyatımı yazıya dökmek zorunda kaldım” dedi.

+
-

SALİHA SULTAN-İSTANBUL 

Türk hikayeciliğinin önemli isimlerinden Mustafa Kutlu, Anadolu Mektebi’nin dün Kayseri Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile dijital ortamda düzenlediği ‘Mustafa Kutlu’ paneline katıldı. Kayseri MEB YouTube hesabından yapılan canlı yayına bizzat bağlanarak, etkinliği izleyen Kutlu, etkinlik sonunda ise Anadolu Mektebi Kurucusu Sami Güçlü ile sohbet etti. 

Sözlerine ‘Sarı sarıdır başak, küstüysek gel barışak/Aramızda dağlar var, onlineilen konuşak’ manisi ile esprili bir şekilde başlayan Kutlu’nun, Güçlü’nün eğitim hayatıyla ilgili yönelttiği soruya verdiği cevabı yazarın bilinmeyen bir hikayesini ortaya çıkardı. 

Kutlu, 1960’ların başında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi sınavına girmek için bir arkadaşıyla Erzincan’dan İstanbul’a geldiğini aktararak, “Bu pek bilinmeyen bir hikayemdir. Erzincan küçük bir şehir o zaman, fukara aile çocukları olduğumuzdan posta treni ile üç günlük yolculuk ile İstanbul’a vardık. Güzel sanatlar akademisinin imtihanı ayrı yapılıyordu, gidelim önce mektebi görelim dedik. Fındıklı’daki akademiye girdik. Erzincan o zamanlar tipik bir Anadolu kenti, metropol manzarasını bizim orada görmek mümkün değil. Özellikle kadın erkek münasebetleri, giyim kuşam, anane çok farklıydı. Dünya bir köy misali, bugün artık Türkiye’nin her tarafı hemen hemen aynı gerçi... O zamanlar başka. Akademide manzaraları görünce benim nevrim döndü, nereye geldik, burada nasıl okunur diye üzerime bir karabasan çöktü. Üstelik de cebimizde üç beş kuruş imtihan paramız var, dedim ki arkadaşıma gel bu işten vazgeçelim”  dedi. Daha sonra sınava girmekten vazgeçtiklerini belirten Kutlu, umumi sınava girip Erzurum’da edebiyat fakültesinde okuduğunu kaydetti. 

“Resim içimde kalmış bir düğümdür” diyerek sözlerine devam eden yazar Kutlu, hikayesini şöyle tamamladı: “Hareket mecmuasına ben desenler yaparak başladım, yazı ile değil. Bir zaman sonra resimle varamayacağımı anladığım bir noktada hissiyatımı yazıya dökmek zorunda kaldım. Ama içimdeki resim tutkusu daha sonra sinemaya ilgiye dönüştü. Ve kitaplarımda da hikaye bir film şeridi gibi akar. Bu yüzden hikayelerim filme çekilebilir. Resim, renk, görüntü, fotoğraf unsurları benim resimle olan ilgimin yazılarıma aksetmesinden ibarettir. Şimdi ihtiyarladım, hastayım, evden çıkamıyorum, bir hastanın sızlanmasını da hiç sevmem dolayısıyla yeniden beni teskin eden bir müsekkin gibi resme yeniden başladım. Yani münasebetim hala sürüyor. Bu benim hayatımda bir uzun hikayedir.”

DİĞER HABERLER
Fabrika aynı, isimler farklı!
Hiroşima değil Hendek!
O işçiye İBB sahip çıktı
Komisyona çağrıldınız gelmediniz, gelin!
Formasyon kalktı
Kimse ikna edemedi
Kadın cinayetleri normalleşmeyle arttı