İYİ Partili Ümit Özlale şehir hastanelerine dikkat çekti: Kur farkı 20 milyara mal oldu

İYİ Partili Ümit Özlale şehir hastanelerine dikkat çekti: Kur farkı 20 milyara mal oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "hayalim" diyerek duyurduğu ve iktidarın “dev proje” olarak tanımladığı şehir hastaneleri ilişkin Ümit Özlale, 2020’de şehir hastanelerine 5,82 milyar TL kira bedeli ve 3,4 milyar TL de hizmet bedeli ödendiğini belirterek, "2020’de şehir hastanelerine ödenen kira bedeli ile altı tane Erzurum Şehir Hastanesi yapılabilirdi" dedi. Özlale, sadece kur artışından kaynaklı şehir hastanelerine ödenecek kira bedeli artışının yaklaşık 20 milyar TL olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Havalimanı, İstanbul Kanalı gibi son yıllarda dillendirdiği ve hayata geçirmeyi amaçladığı “dev proje” fikirlerinden birisi de şehir hastaneleri. Şehir hastanesi projeleri uzman kuruluşlar tarafından devleti sağlık alanında borçlandırması ve sunulacak hizmet kalitesine ilişkin soru işaretleriyle gündemden düşmüyor.

Şehir hastanesi projesi, mevcut “devlet hastanesi” kavramının aksine inşaat, finansman ve işletilmesi aşamaları bakımından tek başına kamuya ait olması yerine “Kamu-Özel Ortaklığı” modeline dayanıyor. Devlet hastanesi yemekhane, kafeterya gibi bazı istisnai hizmetleri özel sektör eliyle yürütse dahi tümüyle devletin sahibi olduğu sağlık kuruluşu olarak ifade ediliyor. Ancak şehir hastaneleri, inşaat edilmesi karşılığında kampüs mantığıyla birbirine bağlı binalardan oluşan devasa sağlık kuruluşunda devletin 25 yıl boyunca kiracı olması anlamına geliyor. Sağlık hizmeti sunumunu kamu personeliyle üstlenecek devlet, şehir hastanesi inşaat edilmesine karşılık bahçe bakımı, hastane donanımı, görüntüleme, laboratuvar, morg, ameliyathane, kafeleri, yemekhane işletmelerini ise tümüyle özel sektöre bırakıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerini "hayalim" diyerek açıklamıştı.

İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Ümit Özlale, bloğunda yazdığı yazıda şehir hastanelerini konu aldı. Özlale, şehir hastanesi yapılan illerde yatak sayısının pek artmadığını ifade ederek, durumu Denizli'deki hastanelerden örneklendiriyor: "Denizli’de bin yataklı şehir hastanesi kurulacak diye il merkezinde kapatılacak devlet hastanelerinin yatak sayısı zaten 995 idi! Şehrin dışında kurulan ama adına şehir hastaneleri denilen kampüslere gitmek için çekilen zahmet de cabası…"

"KİRA BEDELİYLE 6 TANE ŞEHİR HASTANESİ YAPILABİLİNİRDİ"

Yazısında "Peki şehir hastaneleri ölçek ekonomisinden faydalanmak ve dolayısıyla tasarruf sağlamak amaçlı yapılabilir mi?" diye soran Özlale, "2021’de devletin kaynaklarıyla ve klasik 'ihale yöntemi' ile yapılan 1574 yatak kapasiteli Erzurum Şehir Hastanesi 979 milyon TL bedelle tamamlandı. Oysa 2018’de açılışı yapılan 1607 yatak kapasiteli Kayseri Şehir Hastanesi’nin sabit yatırım tutarı 415 milyon Avro! Bugünkü döviz kuruyla Erzurum’dakinin tam 7,5 katı! Tabii bir de bu KÖİ (Kamu Özel İşbirliği) modeliyle yapılan hastanelerin kira bedelleri var. Örneğin 2020’de şehir hastanelerine 5,82 milyar TL kira bedeli, 3,4 milyar TL de hizmet bedeli ödendi. Basit bir şekilde anlatacak olursak sadece 2020’de şehir hastanelerine ödenen kira bedeli ile altı tane Erzurum Şehir Hastanesi yapılabilirdi" dedi.

Yazısında TEPAV'ın Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne dair hazırladığı rapora değinen Özlale, " hastanenin KÖİ modeliyle yapım maliyetinin 6,8 milyar TL, devletin kendi imkanlarıyla yapım maliyetinin ise sadece 3,9 milyar TL olduğu bulunuyor. Neredeyse yarı yarıya! Bu sadece bize özgü bir durum mu? Hayır, değil. İngiltere için yapılan çalışmalar da bir adet şehir hastanesi için yapılan harcamayla üç adet devlet hastanesi yapılabileceğini ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.

Şehir hastanelerinin kent dışında kurulduğunu ve insanların bu hastanelere ulaşmasının güç olduğunu belirten Özlale, "Kaldı ki uzun bir yolculuğa çıkmadan önce randevu da almanız gerekiyor. Oysa vatandaşın hastanelerden randevu alamadığı haberleri giderek artıyor. Peki, neden? Bunun ana sebeplerinden biri hasta yoğunluğunun büyük kısmını çeken, nitelikli doktor ve tıbbi cihaz altyapısına sahip, nitelikli asistan yetiştiren eğitim ve araştırma kurumları olan merkez hastanelerinin kapatılarak şehir hastanelerinin sağlık sisteminin merkezi haline getirilmesi. Peki randevu alıp şehir hastanelerine giderek önemli bir başarı elde eden hastalara doktorların ayırdığı ortalama süre ne kadar? 5 dakika! Otomobilinizin yağını değiştirmeye kalksanız daha uzun sürer" değerlendirmesinde bulundu.

"KİRA BEDELİ ARTIŞI YAKLAŞIK 20 MİLYAR TL"

Hastanelerin maliyetine ilişkin "Peki o zaman bu hastaneler servet transferi için mi kullanıldı?" sorusuna yanıt arayan Özlale, "Sadece kur artışından kaynaklı şehir hastanelerine ödenecek kira bedeli artışı yaklaşık 20 milyar TL. Oysa Mart ayı verilerine göre Sağlık Bakanlığı’nın 700.114 çalışanının personel gideri 13,15 milyar TL. Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri ise 2,99 milyar TL. Yani şehir hastanelerini işleten 4 şirkete devletin sadece kira bedeli olarak 2022'de ödeyeceği bedel 700 binden fazla sağlık çalışanının 2 aylık ücretine denk geliyor." dedi.

Şirketlerin söz konusu yüksek gelirleri elde etmek için risk almadığını kaydeden Özlale, "Bu şirketlere ilk önce hazine arazisi bedava veriliyor. Yetmiyor, alacakları krediye de garanti veriliyor, gerekirse borcu üstleniliyor. Yetmiyor, devlet bu şirketlere 25–30 yıl sürekli kira ödemesi yapmayı hazine garantisiyle kabullenip gerekli görürse sözleşme süresini 49 yıla kadar uzatabiliyor. Yetmiyor, hastane çevresindeki tesisleri de bu şirketin işletmesi kararlaştırılıyor. Üstelik hastane ve çevresindeki yapılardaki işletmeler her türlü vergi ve harçtan muaf tutuluyor. Bunlar yetmezmiş gibi yüzde 70 doluluk garantisi veriliyor ki yaklaşık 142 milyar Dolarlık bir hazine garantisinden bahsediyoruz. Bir de tabii şehir hastanesinin çevresindeki devlet hastanelerinin kapatılıp mevcut kadroların da şehir hastanesine devredilmesi var. Yani bu halkın sağlığı için kendini ateşe atan (!) bu müteşebbislerin ayaklarına taş değmesin diye ne gerekirse yapılıyor." dedi.

"FATURA HEKİME, SAĞLIK PERSONELİNE"

Özlale, şehir hastanelerinde yüklenici firma tarafından alınan cihazlarda arıza meydana gelmesi durumunda sebebine bakılmaksızın "kullanıcı ihmali" denilerek, zararın hekime, sağlık personeline kesildiğini belirtti. Özlale, şehir hastanelerinde kullanılan cihazların standart devlet hastanelerinde yapılan işlemleri bile yapamaz nitelikte olduğunu söylüyor.

Öne Çıkanlar
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN