Back To Top
Devlet kuşunun kanatları altında sanat yapılır mı?

Devlet kuşunun kanatları altında sanat yapılır mı?

 - Son Güncelleme: 01.04.2019 Pazartesi 11:37
- A +

Bugün herkes, seçim sonuçlarını konuşacak biliyorum. Türkiye’nin neden geri kaldığı, neden dışa bağımlı olduğu, bilimde, kültürde ve sanatta niçin başarılı olamadığı konuşulmayacak. Oysa gönül isterdi ki, iktidara yakın duran ve Kemalist elitlerce programlanan ‘medenîleştirme süreci’ içinde ‘arkaik ve geri’ olarak tanımlanıp dışlandıklarını; hatta asimilasyoncu politikalara maruz kalarak öz kültürlerinden koparıldıklarını ileri süren –ki haklıydılar- muhafazakâr ve dindarlar, 17 yıldır devletin tüm imkanlarını kullanmasına rağmen, neden kültür ve sanatta başarılı olamadıklarını içtenlikle sorgulasın!. Sorulara cevap arasın: Meselâ sanat-edebiyat, tıpkı Kemalist kültürel devletçilerin yaptığı gibi salt devletin imkânlarına, ideolojik aygıtlarına dayanarak yapılan bir etkinlik midir? Öz kültürden kopuşa karşı ne gibi önlemler almışlardır? Daha doğrusu öz kültüre, meselâ dile, tarihe ne kadar âşinadırlar? Sanat, iktidarı sürdürmek için kullanılan bir siyasal simge üreticiliği midir? Bu kesimde sırtını devletin imkânlarına, iktidara yaslamadan gerçek bir entelektüel, bir sanatkâr neden çıkmamakta, yazarlar, neden dışa açılamamakta ve kendi aralarında top çevirmektedirler? Neden yayınevleri maddî imkânlara sahip oldukları hâlde, nitelikli, ilkeli bir yayıncılık yapamamakta; hatta yazarlarının hakkını ödememektedir?

Bence başlıca sebepleri şunlar: Geçmişte kültürel asimilasyona maruz kalan ve dışlanan bu mağdurlar, bir medeniyet inşa etme idealinden, başlangıçtaki eleştirel bakıştan koptular, ‘baygın meyvelerin’ lezzetine kapılarak sadece iktidardaki konumlarını koruma kaygısıyla hareket eder oldular, medeniyette direniş ve diriliş düşüncesi, yerini statükoyu koruma mücadelesine bıraktı. İkincisi, muhafazakâr ve dindar kesim, her ne kadar “Önce iman ve ahlâk” prensibini dile getirse de, medeniyetin maddi cephesine kültürden daha çok önem verdi. İsterseniz siyasal sürece bakın: DP’nin hayali küçük Amerika idi, AP, GAP projesiyle öne çıktı, MSP’nin hayali ağır sanayi, Özal’ınki güçlü ekonomi idi, AK Parti politikasının ana omurgası ise ulaşım araçları, hava alanları, yollar, hızlı tren ve inşaat sektörü üzerine bina edildi… Söz konusu muhafazakâr iktidarların hiç biri, kültürel ve sanatsal hamleleri öncelemedi, sonuçta da başarılı olamadılar…

***

Muhafazakâr ve dindar kesimin onca yıllık iktidara rağmen kültür ve sanatta başarılı olamamasının başka sebepleri de var elbet. Bunların bir kısmı, dinin yanlış yorumlarından ve milliyetçi reflekslerden kaynaklanıyor. Söz konusu yanlış din anlayışı ve şovenizme varan refleksler, kültürde dışa açılmamaya, almaktan, etkileşimden korkmaya, salt kendini koruma kaygısıyla eser vermeye; hatta kendi uydurduğu hamasî masal ve menkıbelere inanmaya, sadece altın çağ masallarını terennüm etmeye götürüyor muhafazakâr sanatçıları. Ve sonuç: Felsefeden, tefekkürden, hayattan, insanı kavramaktan uzak derinliksiz bir ‘hamaset edebiyatı’!..

İkincisi, bu kesimin tarihi, geleneksel kültür ve sanat eserlerini kavrayacak, beğeni düzeyi yüksek birikimli yeterli bir zümresi yok!.. Dolayısıyla öz kültürle bağ kurma, yerli ve millî (!) olma iddiaları kendilerindeki bu birikim eksikliği nedeniyle daha baştan akamete uğruyor.

Üçüncüsü, bu kesimde yalnız kalmayı göze alabilecek gerçek entelektüel çok az. Çünkü bir eleştiri geleneğine sahip değiller. Genelde Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Hayri İrdal’ı gibi yoksulluk ve yoksunlukların mecbur ettiği bir ‘suskunluk’la kendilerine sunulan birtakım imkânlara baş eğerek bir ‘yalan’ı bile bile sürdürüyorlar… En önemlisi gerçek sanatkâr ve entelektüellerin ‘devlet kuşu’nun kanatları altında büyüyemeyeceğinden bîhaberler…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 17 Nisan 2019 15:47
Siz hangi kesimin sanatçısı veya temsilcisisiniz?
KARAR OKURU 01 Nisan 2019 23:00
Sanat yeri gelir süphe eder (ki süphe etmek günahtir) yeri gelir itiraz eder (itiraz etsin mahaleden kovulur,) yeri gelir gercek ötesi hayal kurar(ki subminal algidan iceriyi boylar) geriye yalakaca övgü ve methiye kaliyor oda masalah her kanalda oynayan dizilerde neşrediliyor. Yani Mufazakar kesisim yaratisi bir sanat var onu sanatan saymiyorsunuz sanat diye tanimladiklarinizida asimilativ bulup tu kaka yapiyorsunuz. Sanat özgürlük tarlasinda boyverir. Siz özgürlügü savunun bakin nasil bitiverir her köşede. Hem sanki kemalist rejim muhafazakarlarin yazip cizmesini yasaklamist
KARAR OKURU 22 Nisan 2019 11:19
0
Şüphe etmek günahtır lafını nerden uyduruyorsun.
KARAR OKURU 22 Nisan 2019 18:42
0
Şüphe günahtır ifadesi nerden çıkardın??
KARAR OKURU 01 Nisan 2019 08:22
Devletin sanatçıları himaye etmesi gerekir eyvallah tamam da ya şimdiki klasik sanatlarla uğraşan kişilere bir bakmalı. Hiç kimse burnundan kul aldırmıyor eski sanatlarla uğraşanlara ulaşmanız çok zor. Kibir bu çevrede zirve yapmış. Bi Hamid Aytaç yok ki zamanımızda. Sanatta hasbi hocaların olması lazım.
Kasım Lütfullah Oflugil 11 Mayıs 2019 01:58
0
"Kibir bu çevrede zirve yapmış" diyebilmenin kibrini nereye gizleyeceksin sayın mütekebbir?
Karar Okuru 01 Nisan 2019 07:26
Kemalist takıntısı bir yana genelde doğru bir yaklaşım. Bilim, sanat ve kültür entellektüel yetenek ve çaba gerektirirki bu maalesef coğrafyamızda hayli kıttır.
KARAR OKURU 01 Nisan 2019 01:47
Bu eleştirici, muhalif duruşunuzla, inşallah siz, yarınlara kalan, el üstünde tutulacak güzel eserler verirsiniz sn. yazar!...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN