Back To Top
Türkçe “manifesto”su!

Türkçe “manifesto”su!

 - Son Güncelleme: 04.02.2019 Pazartesi 09:03
- A +

İktidar partisi “manifesto” kelimesini sonunda siyaset sözlüğüne soktu, hem de Cumhurbaşkanı’nın ağzından. Türkiye’de komünist partiler hariç bu kelime ile başı hoş olan bir siyasî akım hatırlamıyorum. Marks ve Engels tarafından yazılan “Manifesto” onlar için kutsal kitap mesabesindeydi, şimdi “manifesto”nun muhafazakârlığın kelimesi olmasına ne demeli?

Dil kendiliktir; kendiniz olmak dilinize sahip çıkmakla ölçülür. Son 20 yıldır Türkçenin kendiliği ciddî hasar gördü. Günlük dilde kullanılan birçok kelime bu iktidar döneminde, hem de siyasiler eliyle kullanımdan düşürüldü, yerine batı dillerinden geçen kelimeler konuldu. İcat gitti “inovasyon” geldi; tanıtma gitti “lansman” geldi; başarı çöpe atıldı, “performans” geldi. Burada duralım, performans sadece “başarı”yı çöpe atmadı, “tâkat, oyun, temsil, gösteri” ve “icra” sizlere ömür! Bu “icra” da neyin nesi denilebilir, bu icra mesela bir müzik eserini seslendirmektir. Müzikte okuyucular, muganniler, saz sanatçıları “icra”cıdır.

Başka bir dilden kelime girişi için ciddi sebepler olmalı. Mesela kompüter bir zamanlar yeni bir icattı, onu öylece aldık. Bir süre sonra “elektronik beyin” dedik, bir süre sonra “bilgisayar”! “Radyo”da, “televizyon”da bunu yapamamıştık, bu saatten sonra yapılması da zor. Frijider halk tarafından “buzdolabı” olarak karşılandı. “Mobil phone/telefon” bizde “cep telefonu” oldu. Bazı züppeler “mobayl fon” diyerek ingilizce bilirliklerini ortaya saçmaya devam ediyorlar!

Geçen hafta yazmıştık, “seçim” ve “manifesto” kelimeleri daha önce bir araya gelmemişti diye. Bugüne kadar “beyanname” vardı. Bülent Ecevit arı dilciliği siyaset diline en fazla sokan lider olarak 1965’ten beri “bildirge” demeyi tercih etmişti. Farklılık parti siyasetciliğinin temelinde vardır. Ecevit böyle bir kelime kullanırken dönemi için etkili bir mesaj vermektedir: “Arı dilciyim, çünkü ilericiyim, laikim!”

Ne Süleyman Demirel ne Turgut Özal ve ne de Necmeddin Erbakan, Ecevit dili ile konuşmaya pirim verdiler. Sağ partiler bildirge kelimesini kullanmamaya itina etti, bu “beyanname”de ısrar anlamına geliyordu. Beyanname köklü bir kelimemizdi ve elbette arka planında tarihî ve hatta dinî bir muhteva vardı.

Bugünün Türkçesinde bildirge de var, beyanname de. Beyanname daha geniş kapsamlı bir kelime. Hâlâ vergi beyannameleri dolduruyoruz!

Beyanname deklarasyon mu, manifesto mu?

Eskiler “deklarasyon”u “beyan” ve “ilân” kelimeleriyle karşılarken “manifesto”yu “beyanname” ve “ilânname” olarak çevirmişler. Bu durumda deklarasyona “bildiri”, manifestoya “bildirge” denilebilir.

Türkiye’de dil meselesi çok boyutlu olarak derinleşiyor. Sayın Cumhurbaşkanı ikide bir “kültürde ve eğitimde istediğimiz noktada değiliz” diyor. Bu iş dilden başlar! Yerlilik ve millilik lafla olmaz. Caddeler, sokaklar yabancı dil istilası altında desek biraz abartılı görülebilir. Bu özenti nereye kadar gider? Kestirmek zor. Yine de bu modanın sonunun geleceğini düşünüyoruz.

Asıl yabancı kelime istilası Devlet kurumları ve adamları tarafından gerçekleştiriliyor. Devlet metinleri, yani kanunlar, tüzükler, yönetmelikler her yıl artan oranda yabancı kelimelerle doluyor. Bir kelime herhangi bir kanunda yer alınca, seri olarak tüzük ve yönetmeliklere ve oradan da günlük hayata geçiyor. Son olarak Helâl Gıda Akreditasyon Kurumu Kanunu kullanmadığımız bir hayli yabancı kelimeyi hayatımıza sokacak. Bunun dışında siyasilerin sık kullandığı kelimeler yukarıdan aşağı bürokrasiye mal oluyor. Mesela son zamanlarda acar bir bakanımız sık sık “agresif” oluyor! Agresif Türkçede psikolojik bir kelime olarak kullanılır ve “mütecaviz, saldırgan” demektir. Her halde “faal, aktif” demek istiyor!

Dil niyete göre anlaşılmaz. Türkçe hassasiyeti her işin başı!

Bu yazıyı okuyanlar “bunlardan sana ne, devletin Türk Dil Kurumu var”, diyebilir.

Bu olup bitenler karşısında “gerçekten böyle bir Kurum vardır” diyebilir miyiz? Olsa idi tesiri görülmez miydi?

Bir açıklama:

Geçen hafta yayınlanan “Zihnî teşevvüş bulaşıcı” başlıklı yazımızda Ülkü Ocakları başkanının Devlet Bahçeli’ye Nutuk hediye etmesini eleştirmiştik. Eğer bu tarz düşünüyorlarsa, güncellenmiş bir kitap olarak 2.500 TL’den saat dokuzu beş geçe 1881 adet satışa sunulan Mustafa Kemal kitabının hediye edilmesinin makul olacağını belirtmiştik. Ülkü Ocağı başkanı hem telefonla arayarak hem de yazılı bir metin göndererek konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Başkan Sinan Ateş Bey, açıklamasında “Biz Ülkücüler temiz ve sarih imanlı insanlarız. Bizim putlarımız yoktur” diyor. Bahçeli’ye Yılmaz Özdil’e tepki göstermek için Nutuk hediye ettiklerini belirtiyor.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU ( mesud) 11 Şubat 2019 00:53
Nutuk la Yılmaz Ozdıl ın kitabı birbirinin zıttı degilki.ülkü ocağı genel başkanının açıklaması pek makul gelmedi bana.
Hüseyİn YILMAZ 04 Şubat 2019 23:28
Güzel Türkçemizi doğru konuşup, doğru yazmak her Türk münevverinin asli görevidir. Dilimizin kullanımı ile ilgili bütün tespitlerinize gönülden iştirak ediyorum. İnşallah muhatap bulur
Berivan Tutdere 04 Şubat 2019 22:33
Dil kimliktir,benliktir!Nesiller arası köprüdür.İnkıta,imha,tefessüh dille olur.Dil fertlerin,cemiyetlerin şerefidir,varoluşunun kapı gibi tapusudur.Tefekkürle terakki,irfanla irtifa,maneviyatla birey/toplum açısından geleceği inşa,olumlu düşünme,irtibatta anlaşılır olma,fayda/hizmet üretme dille sağlanır.Dil üzerinde ideolojik oyun mayamızı bozar,asli duruş,haysiyetli ilerleyişimizi sekteye uğratır.Sağlıklı düşünmek doğal akışında ilerleyen tedavüldeki lisanla mümkün.Kimi yabancı kelime kullanımı eziklikten ileri gelmesin?
Deli Dumrul 04 Şubat 2019 22:13
Bir kaç yıl önce tv'de seyrettiğim bir mebus şunlar yapılsaydı Türkiye dünyada "nambır van" olurdu diyordu. İçimden okkalıca sövdüm. Geçen yaz kapıya gelen bir genç sanırım bir ürün tanıtımı için bazı sorular sorup "yanıt" isteyince senin dilini anlamıyorum diyerek kapıdan yolladım.
KARAR OKURU 05 Şubat 2019 17:09
0
Tespitin güzel de sövmek yakışmıyor
ali rendeci 04 Şubat 2019 22:16
Kıymetli yazar Karar gazetesinin EDEBİYAT kelimesi yerine YAZIN diye uyduruk ve soğuk bir kelimeyi hiç arlanmadan daha geçenlerde kullandığını size hatırlatıyorum.Herşeye rağmen hassasiyetiniz için teşekkür ederken , inançlı kesimin ilkesizliği çok rahatsız ediyor.
KARAR OKURU 05 Şubat 2019 17:11
0
Mesela mesele yerine “sorun” kelimesi tedavüle girdi zamanında sorun kullanınca kızan vardı. Takıntı yapmamak lazım
KARAR OKURU DEDE 04 Şubat 2019 20:55
Köhnemiş zihniyet tam da bu işte.artık ne kadar yırtınırsanız yırtının icat yapmazsanız başkasının diline muhtaçsınız demektir.sizin gibi zihniyetlerle her zaman başkalarının her şeyine muhtaç olacaz.yazar kaç gündür dilden bahsediyo ama malesef söylediklerinin verdiği örneklerin iler tutar yani yok malesef.performans,inovasyon manifesto falan.ne kadar yetersiz açıklamalar ya da doğru olmayan.
KARAR OKURU 04 Şubat 2019 18:57
ingilizcedeki kelimelerin yüzde sekseni latince, fransızca, yunanca, nordikçe kökenli. dert ediyorlar mı? kendini nasıl en kolay ve zengin ve ayrıntılı ifade edebiliyorsan öyle et. dilin esas amacı bu. dili bir kimlik göstergesine çevirmek insanları silolara hapsedip sömürmek isteyenlerin işi. ingilizce dedim de keşke bütün dünya ingilizceye geçse de herkes birbirini anlasa. daha az insan ölürdü. eğitim meselesinde ciddi atılım yapılırdı.
Sayın yazar, lütfen artık dilde kullanılan kelimelerden ötürü insanların siyasi, düşünüş yada kimliklerini etiketlemeyi bırakalım. şu dili sen sucusun bucusun demeden tüm kelimeleri gönül rahatlığı ile ne zaman kullanacağız. Hangi çağa girdik sahi... yirmi kaçtı ?
Dilbilimci 04 Şubat 2019 15:17
Sayın yazar, neredeyse tüm diller için geçerli olan bir olayı sadece Türkçeye özgü düşünmeniz yanlış. Sorun şurda artık bunu anlayalım dünya bir köy oldu ve herkes herşeyini ortaya serer kiminki sade,güzel ve etikili ise o kalır ve diğerleride kabul eder. Bu olay dil,kültür,yaşayış v.b birçok şeyde aynı. Bırakalım artık bunları kendimizi doğru ifade edelim de hangi kelime veya dil olduğu önemli değil. Dört dili iyi derece bilen biri olarak dillerin karışıp,zenginleşip ve büyümesi güzel birşey dünya kültürüne katılıp vizyon dememiz gerekir.
KARAR OKURU 04 Şubat 2019 13:51
Çok doğru tespit cb nida bu kültür işini hafife almamalı
KARAR OKURU 04 Şubat 2019 13:35
dilden yola çıkıp ideolojiyi bir çırpıda ortaya çıkarmışsınız. ecevit manifesto/beyanname yerine bildirge diyerek “arı dilciyim, çünkü ilericiyim, laikim!” demek istiyorsa iktidar manifesto diyerek ne demek istiyor acaba sayın yazar? bir açıklamanız yok mu?
KARAR OKURU 04 Şubat 2019 08:56
Yani işin çözümü dilimizde sahip çıkmakta geçiyor. Türk Dil Kurumu bu açıdan çok önemli. Bir ara Farsça'nın daha sonrada Arapça'nın şimdi de İngilizce'nin baskısına maruz kalan sahipsiz dilimiz. Kıymetini bilelim. Karamanoğlu Mehmet Bey,'e de Allah'tan rahmet dileyelim.
KARAR OKURU 04 Şubat 2019 08:38
Lisan, varlığımızın (ontik, beşer) değil ama varoluşumuzun (değer yüklü bilinçli varlık olarak insan) parçasıdır. Lisanımızın karakteri “kim”liğimizi verir. Homoeconomicus’u kullandığı ekonomik (belkide komik) dilden tanırsın, Müslümanı ise Kuran ve Hadisten doğan lisanından...Türkçe böyle bir lisandır ve din ile lisan arasında bir mesafe yoktur, vardır diyenler İslamın kendileri için varoluşsal birhal (ilmihal) olmadığını söylemekteler...
KARAR OKURU 04 Şubat 2019 04:40
Doğru söze ne denir! Dili böyle yozlaştırmaya devam edeceklerse, bari "yerli ve milli" olmaktan bahsetmesinler!
KARAR OKURU 04 Şubat 2019 04:23
Sayin yazar, "inovasyon"un karsiligi "icat" degildir. Bu kelimenin Turkce'de veya Arapca'da tam karsiligi yoktur. Yeni yontemler kullanmak veya yenilenme diye cevrilebilir ama bunlar da tam karsiligi degildir. Onun icin "inovasyon" kullaniliyor.."Performans"in tam karsiligi da "basari" degildir. Caba, gayret gibi kavramlari da icerir. Performans kelimesi 40 senedir kullaniliyor bizde; ozellikle spor musabakalarinda.."Manifesto" nun tam karsiligi da yok dilimizde. Ingilizce en cok yazilan lisandir. Bu yuzden kelime hazinesi Turkce'den veya Arapca'dan cok daha zengindir. Gocunacak birsey degil
KARAR OKURU 04 Şubat 2019 09:02
0
Yukarıdakileri ben yazacaktım.sizi gördüm.koca bir yazar köşe yazısı yazıyor ve bunların farkında değilse vay halimize.
EMG 04 Şubat 2019 10:51
3
Bir dil uzmanına ukelalığın lüzumu yok. İngilizce hayranlığınızı da kendinize saklayın. Performansın karşılığını bulmaya çalışmanızda da düşük performans (!) göstermişsiniz. Adam yazmış: tâkat, oyun, temsil, gösteri” ve “icra” vs. Yani istersek uygun kelime bulunur sen rahat ol.
KARAR OKURU 04 Şubat 2019 20:52
1
Dil uzmani mi dedin? Ingilizce uzmani olmadigi belli, Arapca uzmani olabilir belki ama Turkiye'de bugun konusulan Turkce sadece Arapca kelimelerden ibaret degil. ille de dilimize giren latince kokenli kelimeleri kullanmayalim, Arapca kelimeleri kullanalim diye makaleler yazarak dil uzerinden ummetcilik yapan biri uzman olsa ne olur, olmasa ne olur...Performans kelimesi bircok kavrami icerir. Bu kelime Arapca"ya veya Turkce'ye tek bir kelime kullanilarak cevrilemez. Uygun bir kelime bulunur nasilsa diyeceginize bulun da gorelim.
KARAR OKURU 05 Şubat 2019 02:20
1
İngilizceyi putlaştırıp Türkçe ve Arapçayı fakir zanneden bir zavallı olarak siz gocunmayın bayım, buyrun!
musto 04 Şubat 2019 01:00
Durmadan proğram açıkladılar hiç biri tutmadı milletin anlamadğı dilden açıklıyor millet yeni bir maden bulmuşlar adı manifesto imiş bu sefer kesin uçacağız diyor
N.Öztürk 04 Şubat 2019 00:25
Sayın yazar, ortada Türkçe mi kaldı ? Caddeye çıkıp bakmak yeterli değil mi bunu anlamak için. Sıradan bir yurttaş olarak en çok Türkçe uzmanlarını eleştirmek istiyorum. Çünkü, bir imkan mı-olanak mı, mesele mi sorun mu pürüzüne kırk yıldır takılıp kaldılar, halen aynı noktada debeleniyorlar, bu arada Türkçe ruhunu teslim etmek üzere. Yine de teşekkürler, dün Y.Bahadıroğlu, bugün siz "manifesto" ya karşı düşünce yöneltmiş olduğunuz için, belki başlangıç olur.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN