Back To Top
Dindarların 28 Şubat’ına doğru mu?

Dindarların 28 Şubat’ına doğru mu?

 - Son Güncelleme: 20.03.2018 Salı 00:09
- A +

Cumhuriyet döneminin kültürel düzlemde getirdiği bir dizi yeniliğe ‘reform’ dendi ve bunlar toplumun bir bölümü tarafından kutsandı. Gelen değişikliğin hepsi iyi veya kötü değildi… Hatta muhtemelen her birinin iyi ve kötü yanları vardı. Ne var ki laik cenah hepsini yüceltirken, toplumun dindar kesimi kendisine yapılan baskıyı önemseyerek tümünü vicdanında mahkum etti. Bu iki büyük cemaat arasında geçişlilik ise çok sınırlı kaldı ve ideolojik ayrışma ile sosyolojik uzaklaşma böylece üst üste bindi.

Kendi içinde manen gerilmiş olan bu halkı önce 80 yıl ‘laikler’ yönetmeye çalıştı ve beceremedi… Her istediklerini yaptılar, içlerinden zengin bir sınıf çıkardılar, öteki tarafa ise ancak kimliğinden vazgeçme koşuluyla şans tanıdılar ama yönetemediler. Nitekim yaşanan darbeler bu acizliğin göstergesiydi. Nihayet 28 Şubat’la birlikte söz konusu başarısızlık dibe vurdu. Bütün bu süre boyunca yönetimin insan kalitesi sürekli düşüş gösterdi ve sonunda laik cemaat ideolojik olarak da tükendi.

***

Bu tarihsel beceriksizliğin temel nedeni laik ideoloji üzerinde yükselen iktidarların kendi cemaatlerini ‘toplum’ sanmalarıydı. ‘Kimin iktidarı iseniz ona hizmet verirsiniz’ mantığı halkın daha da ayrışması ile sonuçlandı. Belki gündelik hayat iki kesimi birbirine benzetiyor, onları sınırlı da olsa bir araya getirebiliyordu, ama anlam dünyalarına girildiğinde aradaki farklılaşma kemikleşti… Laik cenahın vatandaşları ise hem elde ettikleri göreceli avantajlardan memnundular hem de aynen yöneticiler gibi dindarların ‘geri’ olduklarını, yani eşitliği hak etmediklerini düşünüyorlardı. Böylece ideolojik saflaşma ve ‘yaşam biçimi’ adına kendilerine sunulanlara, kötü yönetime, yozlaşmaya ve darbelere razı oldular.

Oysa bu durum tarihsel anlamda bir yenilgiye işaret ediyordu. Belki bugün laik cemaatin bir bölümü, toplumun tümünü eşitlikçi, özgürlükçü, adil ve birlikteliği önemseyen bir mantık içinde kuşatamadığınız takdirde, onu yönetemeyeceğinizi ve toplumsal katma değerin kısa vadeli ‘müsaderesi’ ile yetineceğinizi anlamıştır. Dönem bitip, iktidar ötekilere geçtiğinde onların da yönetimi ‘sopa’ ile götürme ihtimallerinin yüksek olabileceğini idrak etmişlerdir…

AK Parti’nin ilk on yılı bu nedenle mucizevidir… Çünkü rövanşist davranma ihtimali olan bir iktidar, kendi üzerine gelen zorlamalar karşısında özgüvenli bir demokrasi sahiplenmesi göstermiş, popülizm ve hamasetten uzak durmuş, eşitlikçi ve adil bir yönetim sağlamış, hem de öteki kesimi kuşatan bir toplum tasavvuru ortaya koymuştu.

Ancak mucizelerin sürdürülmesi sorumluluk, derinlik, olgunluk, tevazu gibi hasletlere, aynı zamanda kurumsallaşmayı öne çıkaran bir rasyonalite gereğinin idrak edilmesine muhtaç. AK Parti ise maalesef kendi içinde kurumsallaşmayı gerçekleştirecek zihniyet sentezini beceremediği veya istemediği oranda, bugün bu hasletlerin hepsinde sorun yaşıyor.

***

Gelinen noktada, aynen geçmişteki iktidarlara benzer şekilde, AK Parti’ye de kendi cemaatini toplumun yerine koyan, o cemaate hizmet ve hizmet götürerek seçim kazanmayı hedefleyen, seçimi kazanamamayı milli bir felaket olarak algılayan sağlıksız bir anlayış hakim olmuş gözüküyor. Hakem devleti hayata geçiren bir parti, şimdi ‘taraf devlet’ üretmekle kalmıyor, onun üzerinden toplumu parçalara ayırıyor, makbul vatandaşı yeniden tanımlıyor, dışında kalanı gayrı milli, hatta hain ve suçlu ilan edebiliyor.

Aslında bu son derece zayıf bir iktidar… Çünkü güçlü iktidarların toplumu yönetmek için bu türden yollara girmelerine gerek yoktur. Ancak yönetemeyen veya yönetemeyeceğini düşünen iktidarlar bu türden bir anlayışa kayma ihtiyacı hisseder. Oysa AK Parti bunun aksini yapabileceğini kanıtlamış bir siyasi hareket…

Laik kesim kendisine bir 28 Şubat üreterek manevi iflasını itiraf etmişti… Dindarların da kendilerini benzer bir konuma sürüklemeleri çok yazık…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Hakikat BİR 23 Mart 2018 15:56
E.Mahçupyan a teşekkür ederim.Cok isabetli bir yazı olmuş.Ak partili olup da kendi aramizda dile getirdiklerimizi ;aforoz edilme fetocu ilan edilme korkusuyla açıkça dile getiremediğimiz bir gercegi dile getirmis. BIZ SAVASI DUSMANIMIZA BENZEDIGIMIZ GUN KAYBEDERIZ.En ufak elestiye tahammül edemeyen insanlar oluverdik.
Mustafa soylutürk 21 Mart 2018 12:19
Bu karar okuru rumuzlu yazı yazanlar acaba mahçupyan Trolü mü?...
yalnız kurt 21 Mart 2018 09:02
kaleminize sağlık klavuz kaptan
ilk 10 yil takkiye idi. su anda paralar suyunu cektigi icin sekuler kesim de ne olursa olsun siyasal islamcilara destek vermedigi icin iktidar cildirdi sekulerleri imkanlari olsa bir kasik suda bogacaklar, vay efendim saldiri altindayiz bize nasil destek olmazsiniz. bize destek olun da karsi-devrimimizi agiz tadiyla bitirelim. simdi para olmadigi icin zaten carki zor ceviriyoruz bir de laik kesimin muhalif muhalif dusunceleriyle ugrasamayiz. Zaten 1-2 donem daha disimizi sikarsak dunyada duzen degisecek bizim icin de isler tekrar iyiye giderse tekrar gucleniriz ve karsi-devrimi tamamlariz.
KARAR OKURU 21 Mart 2018 03:34
Herşey zannettiklerinizden ve vehimlerinizden çok daha güzel olacak, daha önce de olduğu gibi, emin olabilirsiniz.
K. Soylu 21 Mart 2018 00:20
Afrin Zaferi Bir yazıyı hak etmeyecek kadar önemsiz mi sizin için?
Nieto 20 Mart 2018 22:49
Gayet isabetli bir yazı
KARAR OKURU 20 Mart 2018 21:40
Ethem bey'in süreci analizi gayet yerinde fakat genelde sonuç kısmına gelince ak partiyi ikazlarinda kantarın topuzu kaçıyor gibi. idolojik hissi bir dalga yazıların sonuç kısmını bozuyor. Mesela 28 şubat cilarin niyetleriyle ak partinin amacı arasında ayrım yapılmalı. Şekilsel benzerlikler durumu aynilestirmemeli.
Son 100 yılı bilmeyen,son 20 yılı ana hatlarıyla hatırlayamayacak, yapılan berbat işleri hafızası hatırlatsa bile unutmaya hazır topluluklar için güzel bir yazı olabilir.Bu ülkenin çok zor şartlar altında ,kimlere rağmen nasıl kurulduğunu bilenler bu bayatlamış güzellemelere artık gülmüyorlar bile.
Şair diyor ki bugün gücü elinde tutanlar yarın mağdur olurlarsa şayet topluma söyleyebilecekleri söz olmayacak...Yapayalnız kalacaklar...Hatta daha beteri hiç hatırlanmamak üzere unutulup gidecekler...
İslam Hukukunu reddetmeye: Demokrasi… Vatana ihanete: İnsan hakları… Ülkenin kalkınmasına karşı her vandallığa: Çevrecilik… Kadının cinsel sömürüsüne: Kadın hakları diyen, 28 Şubatçı kafalar değişmedikçe; bu memleket kalkınmaz…
Zihniyet değişmedikçe 20 Mart 2018 22:28
0
28 Şubatçı kafa sadece el değiştirdi...Dünün mağdurları bugünün 28 şubatçıları oldu..Yani yok birbirinizden farkınız....
KARAR OKURU 21 Mart 2018 00:30
1
22:28, Benim söylediklerim için de zihniyet değişmeli...
KARAR OKURU 20 Mart 2018 18:01
Haydi Rabbimize kulak verelim... Ta ki İslam'ın ve müslümanların izzetine leke getiren şu yanlış hallerimiz izale olsun.. Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya çekinirseniz şüphesiz Allah, yap
KARAR OKURU 20 Mart 2018 16:28
Mükemmel bir analiz Sayın Mahçupyan.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 15:54
Ethen bey, Türkiye tarihini iyi çözümlediğiniz bu yazı için teşekkür ederim. Gerçektende ülkemizin en büyük sorunu her kesimin dünyanın kendi etrafında döndüğünü zannetmesi ve kısa vadeli çıkar peşinde olması. Ümit ediyorum ki gelecekte toplumun her kesimi , toplum sadece benden ibaret değil düşüncesine gelir ve toplumsal mutabakat ile yolumuza devam ederiz.
muhammed 20 Mart 2018 15:40
tek kelimeyle muhteşem ve yerinde bir tesbit....
mehmet kaçar 20 Mart 2018 15:21
sana yazık.en büyük sorun ufak kusurları büyülterek gerçekleri gizlemek.bu aptallık.28 şubat la hiç kıyaslanırmı
Denizci Alperen 20 Mart 2018 13:16
Hukuk devleti , demokrasi , insan hakları , kadına saygı , çevre bilinci , üretmeye aç çalışkan bir toplum olmadıktan sonra aynı kısır döngüde debelenip dururuz.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 14:33
27
Mesele bu saydığın kavramlar değil, bunlardan ne anlaşıldığıdır. Demokrasi adı altında İslam Hukukunu reddedildikçe, milli değerleri yok etmeye insan hakları dendikçe; çevreciliği; ülkenin kalkınmasına yönelik her çabaya sazan gibi saldırmak sanıldıkça, kadının cinsel sömürüsüne kadına saygı dendikçe, kimse kimse ile anlaşamaz...
KARAR OKURU 20 Mart 2018 12:45
Hemen ki korku senaryosu urettiniz.siz ruyanizda dindarlarin erdogan kadar ozgur oldugu bir turkiye gordunuz mu ?
Bu yilin en guzel yazisi
KARAR OKURU 20 Mart 2018 15:54
4
Mesele dindarların özgürlüğü değil, toplumun özgürlüğüdür. Yazar da onu anlatıyor zaten, sadece dindarlara özgürlük diyor, karşı kesimin 28 şubatının benzerine götürür iktidarı! Çözüm herkese özgürlük vererek ayrışmayı, bölünmeyi kopuşu önlemek! Anlaşılan senin kafan ampüle takılmış kalmış!
KARAR OKURU 21 Mart 2018 15:26
0
15:54, Seküler her kafanın iflah olmaz arızası budur. Sadece kendilerini toplum sanırlar...
İlhami Ünlü 20 Mart 2018 12:30
Sayın Etyen Mahçubyan'ın yazısı soyut ve kendi aleminde gerçek zannederek ürettiği düşünceleri. Ben partici değilim kendi alemimde ülkenin ve asırlardır hiçbir hak hukuk ve özgürlük tanımayan maddeci hegonomik ancak din ve inanç özgürlüğünü kendileri için kabul eden haricindekileri yok sayan bu nedenle sürekli saldırı altında tuttukları İslam ve Müslümanları baskı altında tutanlara karşı tüm insanlığın maddi ve manevi yücelmesini isteyen birisi olarak yazıyı bu açıdan değerlendirdim.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 15:39
4
ben sana inanıyorum. yalnız bu tüm insanlığa yahudi ve hristiyanlar dahil mi yoksa bunlar hariç tüm insanlık mı o kısmı anlamadım.
Kenan yıldız 20 Mart 2018 12:13
Genel anlamda, yada bir açıdan durum böyle değerlendirilebilir. Ama özelde yaşananları düşünüce yerine oturmayan noktalar çok. Örneğin, laik anlayışın en şiddetli yaşandığı dönemlerde Anadolu'daki bir çok üniversite farklı cemaatlerin yuvası olmuş ve kadrolar onlarla dolmuştur. Yani aslında çok bir şey değişmedi. Bir çıkar grubuna girenler her zaman işini yürüttü. Sizin bir zamanlar öve öve bitiremediğiniz AKP'ni ilk dönemleri de farklı değildi. Herkes işinin tıkırından olduğu dönemin özgürlükler dönemi olduğunu sanıyor.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 12:04
Bazı iktidar destekçileri ayrım yapılmıyor mealinde yorumlar yazmışlar. Çarpıcı bir örnekle izah etmek isterim; Türkiye'de halen 46-47 bin devlet okulu vardır. Bu okullardaki müdürlerin yüzde 85'i iktidar partisi ile iç içe olan sendikanın üyesidir. Kalan kısmın yüzde 10'u ise iktidarın küçük ortağı ile içli dışlı olan sendikanın üyesidir. Muhalif sendika üyesi okul müdürü sayısı ise 46-47 bin okul içinde bini bulmamaktadır. Bu sadece eğitimden bir örnektir. Gerisini siz düşünün.
İlk okuyuşta ; yazınız tarafsız hatta makül gibi anlaşılsa dahi ince ve derin göndermeler dolu !... Değişmeyen tek hakikat : Zenginliğin hala o dönemde oluşturulan TÜSiAD ın elinde olması ve o sermayinin ekonomik değil küresel sistemin politik sermayesi olma gerçeğidir...İşte bu yüzden sivil demoktatik bir anayasa yapılamasıdır.Ayrıca Afrin zafer'inden bahsedilmemesi gündem dışı bir yazı yazılmasıda düşündürücüdür !...Sağcılarda miliyetçiler de Dindarlar da Herkesin kardeşce yaşayacağı bir Tüekiye ister...
KARAR OKURU 20 Mart 2018 14:05
1
Parçalardan "eşitlik ve kardeşlik" akıyor ....
Mert 20 Mart 2018 11:07
Çok güzel bir yazı. Kaleminize sağlık.
Ben 20 Mart 2018 11:01
Eski bir reklamı değiştirerek söylersek. Yok birbirimizden bir farkımız, çünkü hepimiz Osmanlı tebaasıyız! Bu topraklarda adaletli, kuvvetler ayrılığına dayanan, ifade özgürlüğünün sonuna kadar yaşandığı, kurumları güçlü bir demokrasi herhalde bizim için çok lüks. AK Partinin ilk 10 yılı buna yaklaşan bir yönetimi biraz yaşadık gibi ama o zamanki yönetim iktidar olup muktedir olamadığı için bu yaşanmış olabilir.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 10:50
Etyen bey gerçekten alkışlanacak bir yazı içinde bulunduğumuz durum yaklaşık 100 yıllık zaman diliminde kimsenin ülkeyi geleceğe yani mutlu geleceğe götürmeye liyakat kazanamadığı bakalım bundan sonra neler olacak
Kara murat. 20 Mart 2018 15:06
5
Pencereyi aç, koltuğuna kaykıl, biraz çerez, biraz içecek, Bizi izlemeye devam et.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 10:49
yapılan yorumların altındaki beğenmedim butonuna basanları anlayamıyorum. ben bir yorumu beğenmediğim zaman, beğenmedim butonuna basıp geçeceğime, neden beğenmediğim konusunda yorum yapıyorum. bence böylesi daha medeni.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 10:22
hocam biz afrine girdik . siz nerelerdesiniz çok geri kaldınız. acaba kürtleri çok mı kırdık. gerimi çekilelim????
KARAR OKURU 20 Mart 2018 12:00
0
Ne yiyip ne icilerek bu noktaya geliniyor acaba
Mahmut şen 20 Mart 2018 14:14
2
Hani mesele kürtler değilde "terördü" iki yüzlü olmanın da bi sınırı var sanıyordum.... yanılmışım
ahmet yılmaz 20 Mart 2018 09:35
sn mahçupyan önce yazıya teşekkür etmek isterim.milliyetçi cenahtn olup sürekli AKP ye oy vermiş ve yine oyunu o yönde kullanacak bir kişi olarak ifade etmek isterimki bizim bu doğru elştirilere çok ama çok ihtiyacımız var.maalesef yapılan yorumların hepsindede haklılık payı var ancak toplum liyakatı sahiplenmeyince işler bu hale gelebiliyor.siyasiler en nihayetinde bu toplumun içindn çıkıyor ve buldukları ile veya kendilerine oy verenlerle iktidar oluyorlar,ve sizin gibi bizim yolumuza ışık tutacak insanlarımızı baştacı yapamaz isek toplum yine yanlış yol
KARAR OKURU 20 Mart 2018 10:40
1
Bravo dostum ister Akp'li ol ister Hdp'li.Tek gerçeğimiz bilgi ve adalet olmalı.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 10:53
3
ahmet bey, bernard shaw'un çok güzel bir sözü var. "demokrasi bir milletin layık olduğundan daha iyi yönetilemeyeceğinin garantisidir" diye. demek ki bizim layık olduğumuz demokrasi seviyesi bu. yorumlara baksanıza, demokratik yönetimi baş belası gibi gören ne kadar çok insan var. kumaş bu. bu kumaştan bu ceket çıkar. daha iyisi değil.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 11:06
3
allah rahmet eylesin hasan celal güzel muhafazakar olduğu herkes tarafından bilinen bir kimseydi ve devlet kademelerinde önemli görevlerde yer aldı, memuriyet içinde yükseldi. kimse onun dünya görüşüne bakmadı, liyakatını ödüllendirdi. şimdi zamanında onun görev yaptığı yerlerde bir tane chp li veya bir tane alevi var mı acaba.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 09:34
En basitinden bu formatta bir yaziyi 28 subatta yazabilirmiydin?
KARAR OKURU 20 Mart 2018 10:56
0
gir google a bak bi. o zamanlar hangi yazarlar neleri yazmışlar. o zamanlar onların yazdıklarının yarısını bugün yazmak mümkün mü, sen asıl ona cevap ver. istersen ben sana yazılanların linklerini de gönderirim.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 11:33
0
Söyler misiniz 28 Şubatta kaç gazetesi hapse atılmış ve ne kadar zaman hapiste kalmış ?
KARAR OKURU 20 Mart 2018 12:29
3
Etyen bey ben bildim bileli hep hakikatin peşinde olmuş namuslu bir aydındır. 28 Şubat cehenneminde bugün küfür ve zılgıt yiyen pek çok onurlu aydınla birlikte hep yanımızda olmuşlardır. Kadirbilmezlik çirkin bir şeydir.
KARAR OKURU 21 Mart 2018 12:00
0
11:33, 28 Şubatta gazeteciler garnizonlarda eğitiliyorlardı...
Anton Çehov 20 Mart 2018 09:19
Türkiye yi laikler yönetiyordu tezi yanlış bir önerme. Siyasal tarihine baktığınızda,dini işlerine geldiği gibi kullanan sağ partiler mi laikti? Adalet partisi, DYP veya ANAP mı laikti? Bu ülke çoğunlukla 1950 yılından beri ABD güdümlü ve Sovyet tehdinine karşı islamı siyasallaştıran sağ ideolojiler tarafından yönetildi. TSK nın ve YÖK ün başörtüsü takıntısını laiklik diye okumak toptancı ve kolaycı bir mantık. Çocukluğumdan beri tanıştığım laik kesim gariban öğretmenler ve memurlardı. Zenginleşmiş tanıdıklarım ise rüzgar nereden esers
KARAR OKURU 20 Mart 2018 15:24
0
tebrik ederim.
Haydar 25 Mart 2018 19:25
0
Aynen katılıyorum. Hep öyle oldu .Baş örtüsünü sorun eden de çözdüm diyen de aynı cenahtandı. Laik falan değildi.
EMG 20 Mart 2018 09:17
Etyen bey T.C tarihini çözmüş. "Kendi içinde manen gerilmiş olan bu halkı önce 80 yıl ‘laikler’ yönetmeye çalıştı ve beceremedi… Her istediklerini yaptılar, içlerinden zengin bir sınıf çıkardılar, öteki tarafa ise ancak kimliğinden vazgeçme koşuluyla şans tanıdılar ama yönetemediler. Nitekim yaşanan darbeler bu acizliğin göstergesiydi. Nihayet 28 Şubat’la birlikte söz konusu başarısızlık dibe vurdu' Mükemmel bir özet. Şimdi dindarlar iktidarda. Ama Fetö'den ağzı yanmış hükümet kendi kesimine kıyım yapma durumuna düşüyor. O da doğru
Aydinli 20 Mart 2018 09:01
dindarlar demeniz yanlış bir sey butun dindarlar AKP gemisinde degil ama Etyen bey, siz o geminin icindesiniz AKP demelisiniz.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 08:26
Oysa AKP ye yillarca eskinin rovansi olsun diye oy vermemistik, toplumda ortak birlikte yasamin asgari musterekleri olussun, daha adil, daha hosgorulu, daha ahlakli, caliskan ve temiz dindar algisi olussun du hedefimiz.
Karar Okuru 20 Mart 2018 09:29
2
2018'e gelindiğinde; "toplumda ortak birlikte yaşamın asgari muşterekleri oluşsun, daha adil, daha hoşgörülü, daha ahlaklı, çalışkan ve temiz dindar algısı oluşsun" düşüncesiyle verilen oylara yazık oldu.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 08:00
Bana göre 28 şubat bitmedi. Akp de ıttihatçı gekeneğin en başarili projesi...
EMG 20 Mart 2018 11:56
3
Hmmm. olabilir bi düşünelim bu konuda.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 07:20
Eyvallah yazdıklarınıza katılmakla beraber AK partiyi bu katı tutuma iten sebepleri de gözardı edemeyiz Ak partiyi kendi mecrasında çıkarmak için iç ve dış mihrakların çabaları netice verimişe benziyor ama Ak partinin dışında da suyu mecrasına döndürecek bir alternatif de görünmüyor umarım bu olağanüstülük durumundan normale döneriz
cevat karakalem 20 Mart 2018 07:09
Sadece belli bir grubu,orani ne olursa olsun,toplumun tamami olarak almak hatali, buna katiliyorum.Ama "reform" zaten bir konsept olarak hatali bir dusunce tarzi.Siyasi muhendislik ile hic bir toplum(lar) donusturulemez.Toplum dogla olarak kendisi evrilirse istenen,kalici,kabul edilmis ve sorun cikarmayan bir sonuc cikar.Sonucu iyi ya da kotu diye bir degerlendirmek de mumkun degildir.Neyse odur ve o toplumun farkinda olmadan da olsa yaptigi secimdir nesiller,zaman boyunca.Bu konuda Edmund Burke ve Ahmed Cevdet'in dusunceleri guzel aciklamalar getirir.Kotu ornek:Fransiz Devrimi.
Ali Hakan 20 Mart 2018 04:58
Buna,açıkça gündem saptırma teşebbüsü diyebilirmiyiz sayın yazar?Bu milletin en büyük sorunu dış destekli,dost görünümlü, işbirlikçi terör hareketi.Önce çamur, çukur,hendek siyaseti, strateji ile ülke sınırlarındaki uluslararası güçlerin yerli piyonları çamura, çukura,hendeklere gömüldü,18 Mart itibariyle aynı mekanizmanın yurtdışı ayağı Afrin'de aynı akıbete uğratıldı TSK,ÖSO kuvvetleri tarafından.Yurtdışının malum mahfillerinden ses çıkmıyor,herhalde oralara haber henüz daha ulaşmadı ! ?ama yurtiçinde bizler,sizler haberi aldık,
KARAR OKURU 20 Mart 2018 02:22
Çok doğru tespitler. Gerçekleri yüzeysel ve yumuşak bir üslupla belirtmişsiniz. Yalnız bu dönemin bir farkı var.. laik cenah zamanda iyi kötü bir hukuk sistemi vardı. Şimdi ise her gün hukuk katliamı adına yeni gelişmeleri görmek zorunda kalıyoruz. Yani durum aslında siz değerli gazetecilerin yazmaya cesaret edemeyeceği kadar vahim.
metin 20 Mart 2018 13:53
0
bunun üstüne bir de 'Fırat'ın kenarındaki kuzuyu kurt kapsa' menkıbesini büyük çoğunluğu partili olduğu ileri sürülen hakim savcılara kura töreninde anlatıyoruz... yahu beğenelim yada beğenmeyelim, AYM'nin kararını uygulamayan mahkemelerimiz,hakimlerimiz var taki AİHM'den karar açıklanıncaya kadar... yıllarca o şikayet ettiğimiz laik sistemin hukukuna karşı mücadele ettik meğer o zaman bazı yanlışlara rağmen ağır aksak da olsa belirli kurallar etrafında ilerleyen bir hukuk varmış, hukukçu varmış, hukukçu öğretim üyeleri varmış...inanın o g
KARAR OKURU 20 Mart 2018 02:02
Gerçekten muhteşem bir yazı.Malesef gelinen noktada, hal-i pürmelâlimiz bu.Tarih tekerrür ediyor,ibret alınmamış besbelli.
Fatma 20 Mart 2018 01:36
Ne yaparak 28 şubata benzer bir konuma sürüklendiklerine somut, göze görünen örnekler verebilseydiniz keşke.. Hangi laik kesim 28 şubatta dindarların uğradığı hak mahrumiyeti iş, dışlanmışlığı yaşıyor?!
KARAR OKURU 20 Mart 2018 12:46
0
12 Martta,12 Eylülde asılan öldürülen ilerici,solcular ABD ye karşı oldukları için işkence çektiler,sizler ABD yanlısıydınız o zaman! Size aynısı yapılmış olsaydı iktidar olunca yapacaklarınızı tahmin etmek bile zor! Pardon Çorum,K.Maraş,Sivas’ı unutmuşum!
KARAR OKURU 21 Mart 2018 03:13
2
Şu an iktidarız ve sizler gül gibi yaşıyorsunuz işte.. :))
KARAR OKURU 20 Mart 2018 01:04
Etyen beyimiz diyor ki ben söyledim oldu.
Ruhi 20 Mart 2018 03:02
4
Kardes ne isin var ki senin burada? A haberde yok mu sana gore biseyler?
KARAR OKURU 20 Mart 2018 12:18
15
Var elbette. Sende bir göz at. Orda teröristlere görede bir şeyler var
Mahmut şen 20 Mart 2018 14:33
2
Valla işin kolayını bulmuşsunuz itiraz edene yapıştır " terörist" etiketini olsun bitsin ülkenin içine ettiniz...
KARAR OKURU 21 Mart 2018 00:22
2
Mahmut şen bir yoruma birde itiraza bak. Kim kimin itirazına nasıl karşılık veriyor . Kendinden başkasına yaşam hakkı tanimayana teroristen başka ne denebilir.
Karar Okuru 20 Mart 2018 00:54
Muhafazakar gelenekten gelen, uzun süre AKP'ye oy veren biri olarak gerçekçi tespitlerinizi hüzünle okudum. Ancak korkarım ki, dindarlara kalacak miras, 28 Şubat'ın mirasından çok daha kötü olacak. Özellikle Adaletin ve KHK'ların doğurduğu mağduriyetler, zulüm halini almış uygulamalar büyük br utanç kaynağı olacak. Umarım siz de ben de yanılırız ancak durum bu maalesef.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 10:41
9
Bu işin dindarı ateisti yok.Memleket hepimizin.Dürüst ve eşit olalım yeter.İhale sonuçta halka kalıyor maalesef
Karar Okuru 20 Mart 2018 13:54
3
Keşke memleket hepimizin olsa, keşke eşit olsak. Ancak öyle değil maalesef. İktidarı her ele geçiren kendini memleketin sahibi görüp diğerlerini yok sayıyor. İtiraf edelim bizim tabi olduğumuz sınıf bunu yapınca hiç rahatsızlık hissetmiyoruz. Öyle olmamış olsaydı zulmeden hiçbir iktidar ikinci dönemini göremezdi.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 00:54
80 sene laikler bu ulkeyi yonetti veya yonetemedi demek yanlis. Kemalist iktidarlar laik degildi cunku. Sadece dini devlet islerinden ayirarak laik olunmaz. Laik devlet tum vatandaslarina ayni mesafede duran bir devlettir ayni zamanda. Oysa Kemalistler Irkci, ayirimci bir zihniyetle hareket ettiler. Insan haklarini, hukukun ustunlugunu, terafsiz bir yargi sistemini ayak bagi olarak gorduler. Sonunda da basardiklari tek sey Irkci nesiller yetistirmek oldu...Simdi din referansli bir iktidar var. Onlar da ayni yontemleri kullanarak dindar nesiller yetistirmek icin kollari sivadilar. Olay budur.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 00:19
El insaf Etyen Bey, hangi sekülerin yaşantısına müdahale edildi?.. Zorla başı, bacağı kapatıldı?... İsteyen; istediği ile istediğini yapsın, suç sayılmaz bile dendi...Günümüzde yaşanalara 28 Şubat diyorsan, 28 Şubatta yaşananları hiç anlamışsın demektir...
KARAR OKURU 20 Mart 2018 08:38
2
Gözün körlesmesi böyle oluyor işte. Girmek istemediğini görmüyor. Tıpkı daha önce karşı taraftakiler de aynen böyle bakıyordu. Basında yada sokakta kaç kişi gerçek fikrini söylemeye cesaret edebiliyor. Tam bir baskı ortamı. Baskı yapanlarin safında olunca bu hissedilmiyor tabii.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 08:47
1
Günümüzde yaşananları görmüyorsan, 28 Şubatı mağdur edebiyatı yapmak için kullanıyorsun demektir.
KARAR OKURU 20 Mart 2018 10:22
1
bir yakınım kpss için torpil ararken ulaştıkları "başı kapalı mı? açıksa hiç gelmesin" demiş. size yeterli mi bu?
KARAR OKURU 20 Mart 2018 10:29
5
kac kisi yumruklandi tekmelendi dovuldu sort giydi diye..
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN