Darbenin ekonomik izlerinde son durum

15 Temmuz hain girişiminin en fazla etkilediği alanlardan biri de ekonomi oldu. Sıkıntıyı aşmak için ilk büyük hamle konut sektöründen geldi. Kampanya ile faizleri tek haneye çeken girişim Emlak GYO liderliğinde gerçekleşti.

Banka kredisi ile tüketimin en fazla yapıldığı iki sektör olarak konut ve otomotiv kredilerini izliyoruz. Merkez Bankası dün 26 Ağustos haftası itibari ile kredi değişimlerini açıkladı.

1-) Toplam tüketici kredileri 15 Temmuz-26 Ağustos arasında 315,8 milyar liradan 317,3 milyar liraya yükselmiş (artış binde 4,59). Artışın nerede ise tamamı 19-26 Ağustos haftasında gerçekleşmiş (binde 4,19).

2-) Tüketici kredilerinin yarıya yakınını oluşturan konut kredileri ise 19-26 Ağustos tarihlerinde adeta patlama yaşamış (binde 5,03). 2016 içerisinde 1 haftalık sürede konut kredilerinde bu derece bir artış daha yaşanmamış. Sadece 03-10 Haziran haftasında konut kredileri binde 4,83 artış görülmüş.

15 Temmuz-26 Ağustos arasında tüketici kredilerinde binde 4,59 artış yaşanırken, konut kredilerinde binde 13,0’lük bir artış gerçekleşmiş. Veya bir başka ifade ile son 6 haftada konut kredileri 1 milyar 803 milyon lira artarken, toplam tüketici kredileri 1 milyar 451 milyon lira artabilmiş. Anlayacağınız konut kredilerindeki artış tek başına tüketimi sırtlamış. Diğer tüketici kredilerinde düşüş bile olmuş.

3-) Kredili tüketimin bir diğer ana sektörü olan otomotivde ise iç tüketim artmadığı gibi tersine azalmış. Otomobil kredileri 15 Temmuz sonrası 6 haftalık sürede binde -5,85 oranında gerileme göstermiş. Kısaca konut sektöründeki iç tüketim iştahı otomotiv sektörüne maalesef uğramamış.

Otomotiv sektörünün hain darbe girişimi ardından sessiz kalmasının bir nedeninin ise ÖTV desteğini beklemek olduğunu daha önce haberlerimizde vermiştik. Ama ne olursa olsun sektörün yüzde 30’u aşan daralma yaşaması çokta küçümsenecek bir durum olamaz.

Bu nedenle konut sektörü gibi otomotiv sektörü ve birliklerinin de bir kampanya başlatmaları gerekiyor. Umarım bu verdiğimiz tablo sektör yetkililerini harekete geçirir ve otomotivde de tekerler yeniden dönmeye başlar.

Döviz almaya devam

15 Temmuz haftası bankalardaki Yabancı Para Mevduatları (YP) toplamı 187 milyar 476 milyon dolardı. Hain darbe girişiminin ardından yerlilerin hızla döviz satarak piyasada denge sağladıklarını biliyoruz. 05 Ağustos haftası bankalardaki YP mevduatları 175 milyar 031 milyon dolara kadar gerilemişti. Özetle kriz sürecinde yerliler 12,5 milyar dolar civarında döviz satarak piyasada denge sağladılar.

05 Ağustos haftasından sonra ise bu sefer yerliler yeniden döviz alımına geçerek sattıkları dövizin bir kısmını yerine koymaya başladılar. 19-26 Ağustos haftasında da döviz almaya devam eden yerliler yeniden döviz hesaplarını 180 milyar doların üzerine taşıdılar. Son haftada 500 milyon dolarlık alımla YP Mevduat tutarı 180 milyar 471 milyon dolara ulaşmış oldu.

Döviz alımında ise şirketlerin daha aktif olduğunu görmekteyiz. Hatta şirketler 15 Temmuz haftasında 54 milyar 853 milyon dolar olan döviz hesaplarını 26 Ağustos haftasında 55 milyar 076 milyon dolara kadar yükseltmiş oldular.

Borsada satış

Yabancı yatırımcılara baktığımızda ise yine son haftada satış yönünde pozisyonlarına devam ettikleri görülüyor. Son hafta -132 milyon dolarlık satış gerçekleştiren yabancıların 15 Temmuz 26 Ağustos arasında toplam satışlarının -615 milyon dolara ulaştığını görüyoruz.

Yabancılar son haftada borsada satışı tercih ederken, borç piyasalarında alımı artırdılar. Son bir haftada 556 milyon dolarlık alım gerçekleştiren yabancılar böylece borsada sattıkları hisse karşılığında borçlanma piyasasında alım yaparak nette Türkiye’den sıcak para çıkışı gerçekleştirmediler.

15 Temmuz haftasını 82 bin seviyesinin üzerinde kapatan borsa, bugünlerde 76 bin seviyelerinde hareketini sürdürüyor. Borsada yaklaşık olarak 6 bin puanlık veya 8,0’lik kayıp devam etmektedir.

Fakat yabancıların alımına rağmen tahvil faizlerinin 9,0 puan seviyelerinden 10,0 puan sınırına dayanması, sorunun daha derin ve başka olduğunu göstermektedir. Bence ekonomide temel sorunlardan biri de işte tam burasıdır. Yıllarca kargadan başka kuş, faizden başak ekonomi anlamayan yönetim biçimi sonucu sistem tıkanmaktadır.

YORUMLAR (1)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.