Back To Top
Paranın siyasal verimliliği

Paranın siyasal verimliliği

 - Son Güncelleme: 26.11.2019 Salı 09:05
- A +

Bir tarafta bütçe,

Diğer yanda ise Kamu Bankaları;

Âdeta piyasaya para enjekte eden iki temel yapı. Her ikisi de kamu yönetiminde. Dolayısı ile her iki harcama kalemi de ekonomik verimlikten öte, siyasi verimliliğe odaklı.

Mesela İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu “Maaş ilişkimiz olan Kamu Bankaları cari işlemlerde dahi bize mesafeli” diyor. KÖİ projelerine kapılarını sonuna kadar açabilen Kamu Bankaları İstanbul Belediyesine kapılarını kapatabiliyor.

Ya da futbol kulüplerine kapıyı açabilen Kamu Bankaları, iş Şehir Üniversitesine gelince kapıyı kilitleyebiliyor.

Ülkenin toplam verimliliği yerine Ankara’nın verimine odaklanılabiliyor.

EKONOMİK ŞİŞME

Bizler benzer bir süreci aslında daha hafif şekilde 2017 yılında yaşamıştık. Kredi Garanti Fonu (KGF) eliyle kredi genişlemesi sayesinde ekonomideki durağanlık aşılmış, yüzde 7,5 oranında büyüme bile elde edilmişti.

Şimdi kamu eliyle bir kez daha ekonomiyi şişirmeye çalışıyoruz.

Merkez Bankasından tabiri caiz ise araklanan (Hedef dışı kaynak aktarımı) paraların da etkisi ile bütçeden adeta oluk oluk para harcanıyor. Ama hâlâ kamu yatırımlarında bir artış yok. Hatta bırakın kamu yatırımlarındaki artışı, kamuya iş yapmış bir çok küçük-orta işletmeler alacak bekliyor.

Lakin bütçeden KÖİ’lerin paraları nerede ise aksamadan ödenmeye devam ediyor.

Büyüklerin işi epey iyi. Ama küçüksen işin zor.

Harcanan her 1 liranın toplam verimliliği nedir? Verilen kredilerin kaynak yaratma, çarkları döndürme kabiliyeti nedir? Ya da bir tarafta yüksek teknolojik bir yatırım beklerken, diğer yanda yüksek çıkar ilişkili krediler işleyebiliyor mu?

İşte asıl sorulması gereken noktalar burası. Bugün harcadığımız her liranın fayda/maliyet analizi nasıl yapılıyor? Alternatif maliyet ne oluyor veya ne olacaktır?

Çünkü, bugün yapılan harcamaların geri dönüşü beklenenin altında kaldığında ortaya çıkacak yan etkileri zaten GÜVEN unsuru eksilmiş piyasada toplum olarak hepimiz ödeyeceğiz.

KAMU BANKALARININ CAZİBESİ 

Merkez Bankası verilerinden ‘Yurtiçi Yerleşiklerin’ Mevduat Bankalarındaki TL mevduatlarına bakıyoruz.

28/12/2018 tarihinde toplam TL mevduatı 958 milyar lira. Bu tutarın yüzde 40,4’ü olan 387 milyar liralık bölümü kamu bankalarında.

15/11/2019 tarihinde toplam TL mevduatları 1 trilyon 084 milyar liraya yükseliyor. TL mevduatlarındaki artış oranı yüzde 13,2.

Oysa kamu bankalarındaki TL mevduatları yüzde 20,6 artışla 387 milyar liradan 467 milyar liraya çıkıyor. Böylece kamu bankalarının TL mevduatlarındaki payı da yüzde 40,4’den yüzde 43,1’e geliyor.

Olayı şöyle izah edelim: Bu yıl 15 Kasım tarihine kadar TL mevduatları 126 milyar lira artıyor. Ama bu artışın 80 milyar lirası kamu bankalarına gidiyor. Kalan 46 milyar lira ise özel ve yabancı sermayeli bankalarda birikiyor.

Mevduat toplama kabiliyeti bakımından kamu bankalarının üstün beceri artışı sanırım artık görülmektedir. Ya da özel ve yabancı sermayeli bankalar yeni kredi verme açısından isteksiz olduklarından mıdır bilinmez, TL mevduatı toplama kabiliyetleri düşmüş durumdadır.

Her açıdan ilginç bir süreç.

Aslında BDDK aylık verilerinden TL mevduatlarındaki ilginç vade değişimlerini de ele almıştık: Aralık 2018-Eylül 2019 arasında;

1 aya kadar vadeli TL mevduatlarında özel ve yabancı bankaların mevduatı 42 milyar 475 milyon lira (%43,2) artış gösteriyor. Buna karşılık 3-6 aya kadar vadeli TL mevduatlarında özel ve yabancı bankaların mevduatı 42 milyar 340 milyon lira azalıyor(-%72,7). Ama aynı vadede (3-6 ay) kamu bankalarının TL mevduatı 24 milyar 449 milyon lira artabiliyor (%86,5).

Kısacası TL kredilerinin dağılımında olduğu gibi TL mevduatının gelişmesinde ve dağılımında da Kamu Bankaları ilginç gelişmeler sergiliyor.

Gerçi bu sıralar ilginç gelişme göstermeyen hangi piyasamız kaldı ki?

Seyredip duralım bakalım... Hadi hayırlısı!

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KEMALETTİN 26 Kasım 2019 19:38
Küçük ve Orta Ölçekli bir firma çalışanı olarak diyebilirim ki biz taşeron olarak çalışıyoruz sözleşmeli bilişim personeli parayı alıyor.2 sene eğitim,1 sene kuruma oryantasyon,4 kat maaş...Yazılımı firmaya başka kuruma ihale et, sözleşmeli bilişim uzmanına 4 kat ver.Madem o kadar iyi neden 4 kat verip bir de eğitime göndermişsin? Kamu zararı oluşmuyor mu?Sayıştay mı denetliyor bunu? Meclis mi?
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 16:10
Sn Cb Erdoğan’ın Eyt’liler için söyledikleri yok hükmündedir.o makam yan gelip yatma yeri değildir diyerek geçmişte söylediklerini Eyt için çözüm konusunda çözüm üretmek olduğunu hatırlatmak isterim.
Karar Okuru 26 Kasım 2019 17:22
10
Hem Kamu kaynaklarının bolca kullanılmasından rahatsız olacaksınız, hem de EYT gibi bolca kamu kaynağı gerektiren bir işi sonuna kadar destekleyeceksiniz. Bu ne yaman çelişki!!!
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 19:32
0
nede olsa kendisi 45 yaşını bitirdiği gün emekli oldu,şimdi ise millete erken yaşta emekli olunurmu diyor, bu ne yaman çelişki.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 23:29
0
Erdoğan geçmişte yaptığı konuşmasında su sorununu 2040 yılına kadar çözdüklerini iddia etmişti.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 14:04
Paranin verimliliginin en guzel gostergesi issizlik oranidir tabii yorumlayabilene isadamlarinin cogu kamu bankalarindan aldiklari kredilerle yatirim yapiyor isler yolunda gitmeyincede konkordata yada iflas ilan edip kenara cekilior sonra kurtar bizi devlet baba fakat servetlerinden kurus ozsermayelirine eklemiyorlar boyle olunca etkin isletme yonetimi ve verimlilik olmaz tabii kamunun parasi ile is ceviriyor nede olsa dolayisi ile her alanda fiyasko bu arada servetini arttirmak icin ise her turlu katakulleye ise devam. Nasil olsa kamunun kaynaklari aktarilacaktir
Karar Okuru 26 Kasım 2019 11:02
Ekonomi bir tercihler setidir. Sizin tercihlerinizin bu tercih setinde yer almıyor olması ekonominin kötü olduğu anlamına gelmez.
Karar okuru 27 Kasım 2019 09:02
0
Super bir yorum olmus… Demogojinin zirvesine ulasmissiniz… Bende sizin bu yorumunuzdan hareketle size bir cevap yazayim istedim. Ekonomi bir tencere setidir tercihler seti degil, tavanin bu sette yer olmamasi setin kotu oldugu anlamina gelmez.
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 10:58
Yapacak bir şey yok seyrediyoruz zaten hadi hayırlısı herkes bir araya gelse insanın kendine yaptığı kötülüğü yapamazmis dış güçler bile basaramazdi sağolsunlar her şeyi bozdular
Karar okuru 26 Kasım 2019 10:46
Sayin Kahveci, cok tesekkurler yazilariniz icin... Bayagi hizli bir sekilde serbest piyasa ekonomisini terk ediyoruz, yerine ne kondugu ise ne oldugu belirsiz ucube, formati olmayan “ben oylede yaparim, boylede yaparim, Kafama gore takilirim duzeni.” Bu gidis hakikaten gidis degil siki toslayacagiz, 2001 krizini aratacak gibi duruyor ilerledigimiz nokta…
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 10:13
Kamu bankalarındaki 3-6 ay vadeli mevduat artışı işsizlik fonunda biriken veya merkez bankasından alınmış olabilen para olabilir mi? Bu para normal vatandaşa ait bireysel mevduat mı yoksa kamu tüzel kurumları ile büyük firmalara ait mi?
evin 26 Kasım 2019 07:18
izmirde ali kabasakal adında bir vatandaş daha yoksulluktan canına kıymış. diyanete 11 milyar lira bütçenin ayrıldığı bir ülkede insanların yoksulluktan intihar etmesi kimseyi rahatsız etmiyor mu? özellikle de din adamlarını?
KARAR OKURU 26 Kasım 2019 06:46
Bankanın kasasında duran, kredi olarak veremediği her kuruş ona zarar yazar. Zarar kamu bankalarının umurunda olmadığı için mevduat toplamaya devam ediyorlar. Ekonomi yönetiminin az kaldı toparlayacağız umuduyla riskli denizlere yelken açmış durumdayız. İnşallah bir fırtınaya tutulmayız. Bize para verin yoksa mültecileri üstünüze salarız'a kadar düştük. Allah daha da düşürmez inşallah. Beterin beteri vardır.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN