Back To Top
AK Parti’nin iktidar paradoksu

AK Parti’nin iktidar paradoksu

 - Son Güncelleme: 28.03.2019 Perşembe 08:28
- A +

AK Parti 17 yıldır iktidarda ama iktidarın mahiyeti 17 yıldır aynı değil. AK Parti’nin 17 yıl önceki iktidarı bugüne nazaran “daha az” bir iktidardı. Çünkü girdiği ilk seçimde aldığı yüzde 34 oyla tek başına hükümet kurmuş olmasına rağmen iktidarı paylaşması gereken başka aktörler de vardı denklemde. En başta sivil ve asker bürokrasi.

İktidara geldiğinde daha önceki bütün sivil siyaset kadrolarının yaptığı gibi bu denklemi değiştirmek için mücadele vermek durumunda kalan AK Parti diğerlerinden daha şanslıydı. Mevcut rejimin artık Türkiye’yi taşıyamaz durumda olduğunu gören başka toplumsal aktörlerle adı konulmamış bir mutabakat çerçevesinde adı konulmamış bir koalisyon kurdu ve reformcu programını uygulamaya koyuldu. Yargı ve askeriye dışında neredeyse bütün kurumlardan (büyük sermaye çevreleri ve medya da dahil olmak üzere) az ya da çok destek alan bir hükümet vardı. Türkiye’deki demokratik reformları kendi çıkarları bakımından gerekli görüp ellerinden geldiğince destekleyen Avrupa Birliği ile ABD’nin pozisyonu da içerideki dengeleri etkileyen bir unsurdu.

Bununla bağlantılı olarak Türkiye’deki yeni iktidar profili “kendi kimliğini koruyarak modernleşme” yolu arayan Ortadoğulu komşularımızca da “model” olarak algılanmaya başladı. ABD işgalinin darmadağın ettiği Irak’ta siyasi sistemin yeniden tesisi yolunda toplumsal gruplar arasında arabulucu rol üstlenerek imza attığımız diplomatik çözüm veya İsrail-Filistin ihtilafında yine arabulucu rolümüzle -daha çok Filistinlilerin lehinde görülen- bir ilerleme sağlayışımız her iki dünyadaki itibarımızı artıran dış politika başarılarıydı.

Dindar bir kadro yönetiminde “kimliğini koruyarak demokratikleşen ülke” görüntümüz bizi İslam dünyasının model ülkesi yaparken, aynı zamanda İslam dünyasındaki bu rolümüz de Batıdaki itibarımızı yükselten bir kaldıraç olmuştu. Diğer yandan, Ak Parti hükümetlerinin içeride de özellikle sağlık, ulaşım, sosyal politikalar vb. gibi alanlarda ideolojik olmaktan ziyade hizmet odaklı görünen icraatı oylarını artırmaktaydı.

***

Ülke içindeki belirli güç merkezleriyle iktidarını paylaşarak belirli bir programı uygulamaya çalışan partinin aslında kendisi de bir koalisyon hüviyeti taşıyordu. Farklı kesimleri temsil eden, farklı geçmişleri olan, farklı alanlarda tecrübe ve donanım sahibi kişilerden müteşekkil güçlü bir kadro hareketi vardı karşımızda. Tayyip Erdoğan’ın liderliği neredeyse “eşitler arasında birinci” olarak tebarüz eden ve bu kadronun ahengini sağlamaya yönelik toparlayıcı bir roldü. İşte bu dönemde hem icraatta hem de siyasi mücadelede kayda değer başarılara imza atmıştı AK Parti. Ancak sonraki süreçte işler tersine gider oldu.

Eski rejimin kendi pozisyonunu muhafaza güdüsünün ve toplumdaki geleneksel fay hatlarının tahrikiyle 2007’de baş gösteren siyasi kriz yeni bir dönemin ilk habercisiydi. AK Parti yönetici elitinin daha önce mesafeli bir ilişki içinde olduğu “Gülen cemaati”nin gayrıresmi iktidar ortağı haline gelişi de bu tarihten itibaren kendini gösteren “siyasi beka” endişesine dayalı yeni bir yönelim çerçevesinde imkân buldu. Bu dönemde partinin içindeki koalisyon zayıflayıp güçlü liderlik ve merkeziyetçi bir yönetim kendini göstermeye başlarken dışarıdaki koalisyon ise karakter değiştiriyordu.

Bu yeni dönemin belli başlı birkaç dönemeci var… İlki, 2007’deki cumhurbaşkanlığı krizi ve e-muhtıra girişiminin akabinde başlatılan Ergenekon süreci ve 2008’deki karşı hamle olarak görülebilecek AK Partiyi kapatma davası.

İkinci dönemeç, bu sürecin uzantısı olarak gerçekleşen 2010 referandumuyla birlikte siyasetteki karşıtlıkların toplumsal bir kutuplaşmaya evrilmesinin yolunun açılması.

Üçüncüsü, Suriye iç savaşında izlenen politikayla hem demokratik dünyaya entegre olma hedefinin terkedilmesi hem de yine bununla bağlantılı olarak bölgesel model ülke rolünün kaybedilip sonuçta ister istemez “içe dönük” bir siyaset anlayışının benimsenmesi.

Dördüncü dönemeç, Gezi Parkı olaylarıdır. Adına ister kutuplaştırma siyaseti isterse konsolidasyon stratejisi diyelim, AK Parti yönetiminin o günlerde benimsediği yeni dile toplumun bir kesimindeki tepkinin sağlıksız patlayışı.

Gezi olaylarının bir sonucu da iktidar partisinin yönetim modelinde tamamen merkeziyetçi bir karakterin artık geri dönülmez biçimde kendini kabul ettirmesidir.

Sonraki süreçte ülkenin hükümet modelinin Başkanlık rejimine dönüştürülmesi bu bağlamda değerlendirilmesi gereken bir gelişme. Hakeza FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi karşısında kamuoyunda oluşan atmosfer de o dönemde daha merkeziyetçi bir siyaset anlayışının kabulü yolunda kolaylaştırıcı bir faktör oldu. Hükümet sisteminin değiştirilmesiyle ilgili referandumun ve ardından cumhurbaşkanlığı seçiminin kazanılması bu atmosfer içinde gerçekleşti.

***

Bugünkü siyasi tabloda AK Parti elindeki iktidarı en az paylaştığı bir noktada bulunuyor. Ne askeriye ve yargı gibi eski rejimin patronaj kurumları ne büyük sermaye çevreleri ve medya ne de sivil toplum iktidar denklemi içinde yok artık. Keza parti içinde de liderin hemen arkasındaki sırada oturan, sözü dinlenen ve yetki kullanabilen hiç kimse kalmadı. Mutlak bir iktidar tablosu var karşımızda. Paylaşılmayan, tek bir elde toplanmış olan büyük ve neredeyse sınırsız bir güç.

Buna mukabil, nihayetinde şehirlerimizi yönetecek belediye başkanlarını belirleyeceğimiz yerel seçim AK Parti’nin tarihinde yeni bir “dönemeç” olma ihtimali taşıyor. Hatta bu seçimi beka meselesi olarak görenler bile var.

Bu nasıl oluyor? 17 yıllık iktidar yıpranmasına rağmen oylarını hep artıran veya koruyan, ülkenin hemen her bölgesinde destek bulabilen tek parti olan ve şu anda elinde şimdiye kadar hiçbir dönemde görülmemiş büyüklükte ve muazzam ölçüde bir siyasi güç bulunan AK Parti için bir yerel seçim neden bu kadar önemli olsun? Bu sorunun cevabı yeni sistemde İktidar olma çıtasının büyük bir özgüvenle yüzde ellinin üzerine çıkartılmış olması.

Diğer yandan, bir siyasi partinin devletin bütün organlarını denetleyebilen bir güç olması yanında sivil toplum, sermaye ve medya üzerinde daha önce örneği görülmemiş bir hegemonya kurabilmesi bir yanıyla başarı elbette. Ama diğer yanıyla toplumun itirazlarını, eleştirilerini veya muhalif güçlerin seslerini duyurma kanallarının kapatılmış olması ciddi bir handikap oluşturuyor. Seçim sandığını toplumdaki rahatsızlıkların ifadesi için tek pencere haline getirmesi önümüzdeki pazar günkü yerel seçimi kendisi açısından riskli bir konuma yerleştirdi. Paradoks şurada ki tam da iktidar gücünün hegemon niteliği yüzünden İstanbul ve Ankara başta olmak üzere belediye seçimlerinde yaşanabilecek muhtemel bir hezimet AK Partinin siyasi alandaki hakim pozisyonunu sarsabilecek.

İktidarın fazlası zarar diyebiliriz buna. Çünkü iktidarın fazla tezahürü aynı zamanda iktidarın azalmasına veya kaybedilmesine sebep olabilir. Daha az iktidar daha kalıcı bir iktidardır. Daha az iktidar dediğim iktidar gücünün ve sorumluluklarının paylaşılması. Aşırı merkeziyetçi olmayan, kişiselleştirilmeyen, dolayısıyla birden fazla aklın katkı verdiği ve toplumun mümkün olduğunca geniş bir kesiminin enerjisinin temsil edildiği bir siyaset daha sürdürülebilir niteliktedir.

Ama bir partinin ortak akıl yerine, yani toplumun geniş kesimlerinin arzu ve beklentilerinin, özellikle de gelecek tahayyüllerinin zemini olmak yerine dar bir çevrenin sıkı denetimine girmesi yukarıda işaret ettiğimiz paradoksun ortaya çıkmasını gerektiriyor. AK Partinin sorunu da öncelikle bu.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 29 Mart 2019 17:50
Hükümet işlerini bırakıp miting alanlarına inmek nasıl bir anlayış bilen var mı? Ülkenin başbakanı belediye başkanı olmak istiyor. Attan inmeyi davası için kabul ediyor. Bu arada dava nedir ve kime karşıdır?
KARAR OKURU 29 Mart 2019 10:36
Sayın Kiras Siz,Ocaktan ve tabi ozelliklede Akif bey her gun ayni tarz yazilar ayni tarafa elestiriler ayni tarafa ovguler...Hergun akp ve bu camiaya bu degerlere elestiri var.Surekli yergi varken bir kez övgü dolu bir yazinizi hatirlamiyorum.Kendinizi adeta sartlandirmissiniz.Belli bir misyon edinmissiniz.Daha yazilarinizin basligini okuyunca kimbilir bugun yine tek tarafli ne elestiriler yapti diyorum.Muhalefetin yuzde yuz elestirilmesi gereken konulada dahi asla yazi yazmiyorsunuz.Ölümüne akp elestirisi.Baska yaptiginiz birsey var mi
akp bittti 28 Mart 2019 23:24
Atatürk Havalimanı İç Hatlar Terminali'nde cep telefonunu kamerasıyla çektiği ve başörtülülere hakaret içerikli sözler sarf ettiği görüntüleri sosyal medyada yayınlanan 1 kişi gözaltına alındı. bu kişi akp li bir trol çıktı görüyorsunuz akp liler oy için ne kılıklara girmeye başladılar yazıklar olsun..
AKP 17-25 Aralık sürecinde ciddi biçimde seçilmemiş ve aynı zamanda dışarıdan yönetilen gayrimeşru bir otorite tarafından tehdit edildi. AKP'nin bu gayrimeşru otoriteye karşı verdiği mücadele muhalefet tarafından bir ayıp gizleme gayreti olarak lanse edildi. 17-25 Aralık tezgahçıları, muhalefetin bu tavrından cesaretle 15 Temmuz saldırısını gerçekleştirdi. Bu defa millet canı pahasına AKP'ye sahip çıktı. Bundan sonra yaşananlar paradoks değil tam aksine bir milli müdafaadır.
Ibrahim 28 Mart 2019 20:39
Kardesim,siz rüyami görüyorsunuz,Akparti hicmi birsey yapmiyor hemi siz ne olmak istiyorsunuz onu aciklayin, öyle yuvarlak yazilar yazmaya ne lüzum var
SAKINCALI PİYADE 28 Mart 2019 20:31
AKP nin sürekli büyümesinde haklarını yemeyelim yargının, şimdi havuza dahil edilen o zamanki merkez medyanın, o zamanki rektörlerin, muhalefet partilerinin ve askeri vesayetçilerin katkısı ve hizmeti büyüktür. AKP’lilerin gözlerinin sürekli google’da olduğunu düşünüyorum. Yahu şöyle gecenin geç bir vaktinde, bir küçük e-muhtıra koyanda yok diye hayıflanıyorlardır. Üstad: “Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın;/ Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!..”der. AKP ilk defa düşmansız seçime giriyor.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 19:58
2002 den bu yana tarihsel süreç iyi analiz edilmiş. Yaşanan bazı olağan dışı gelişmeler olmasaydı elbette iktidar refleksi farklı olurdu. Yani daha normal bir seyir takip ederdi. 367 krizi, gezi kalkismasi, çözüm sureci fiyaskosu 15 temmuz derken iktidar da kendisini ona gore konumlandirdi. Mesele budur.....
Mustafa ALSANCAK 28 Mart 2019 17:18
Muhterem yorumcu arkadaşımız Cumhur: millet rumuzlu arkadaşımız “ söylenecek çok şey var ama susuyoruz” demiş.Ne acıdır bizler için demek ki söylendiği gibi ağzını açıp mevcut durumu eleştirmeye kalkınca hemen takibata geçiyorlar. Bilmem hatırlayanlar olur mu? ALMANYA Şansölyesi Konrad ADENEVUR ALMANYA SEÇİMLERİNDE SPD GENEL BAŞKANI WİLLYBRAND’a affedersiniz piç demişti ve herkes bu lafa gülüp geçmişti. Willy BRAND NAZİLERDEN KAÇIP NORVEÇ’e yerleşmiş ve orada bir Norveçli kadınla evlenmişti. Daha sonra Berlin belediye başkanı olmuştu.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 17:02
Adana'daki yerel ve ulusal medya temsilcileriyle buluştuğu kahvaltıda konuşan Karalar, "Salonda yaklaşık 300 aile vardı. Her dernek başkanı ve yönetimi gelmişti. Ben konuşurken programda çok belli olan 2 kadın ön masada oturuyordu. Programlanmış, bu çok net. Çıktı kadın bana, 'siz hendek kazanlarla birliktesiniz, bizi buraya niye çağırdınız' dedi. 'Biz çağırdık, siz de geldiniz' dedim. Bir kargaşa oldu, yanındaki kadın masayı çekti. Kovma falan yok" dedi. akp oy için yalan ve hileye sarıldı..
gazeteci erkan 28 Mart 2019 16:49
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Şehit yakınlarını kovdu diye haber yapan yandaş medyanın suratına tokat gibi yine videonun devamını karar Gazetesi bugün yayınladığı Biraz önce. karar gazetesini bu Özgür bu tarafsız ve haklıdan yana olan tavrından dolayı karar gazetesi ni tebrik ediyorum yandaş medyaya inat karar gazetesi gibi gazeteler var olduğu sürece muhalif insanların ezilen insanların özgürlük isteyen insanların sesi daha gür çıkacaktır
metin 28 Mart 2019 16:39
Demokratik bir toplumda, halkın gündemi esas olmalıdır.Yerel seçimlerde şehirleşme projeleri,ekonomi gibi güncel meseleleri dışında her şey konuşuluyor. Anlaşılan demokrasi yolunda daha çok gidecek yolumuz var .
KARAR OKURU 28 Mart 2019 16:36
karar gazetesini tebrik ediyorum işte özgür basın bu adana belediye başkan adayına düzenlenen pravakasyon videosunu montajlayıp şehit yakınını kovdu diyen akp medyasının foyasını ortaya ç.ıkaran karar gazetesine teşekür ederiz videonun tamamında 2 pravakatör kadın zeydan karaların konuşmasını sabate ettşkten sonra diger kadın masa örtüsünü çekip masayı dagıtıp salondan hızla uzaklaşıyorlar akp nin havuz ve yalancı medyası bu olayı şehit yakınını kovdu diye vermişti bugünkü görüntülerde
Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı 'Zeydan Karalar şehit eşini salondan kovdu' iddiasına konu olan videonun tam kaydı ortaya çıktı. Videoda Zeydan Karalar'ın şehit yakınını 'buyrun' diyerek masaya oturmaya devam ettiği ancak konuğun salonu terk ettiği, yanındaki kadının ise masayı dağıttığı görülüyor. akp nin ve yandaş medyasıbıb yalan haberide böylece ortaya çıktı..
cumhuru = millet 28 Mart 2019 14:37
son zamanlarda okuduğun en güzel yazı. neden bugünlere geldiğimizin özeti. söylenecek çok şey var. ama susuyoruz.
Mustafa ALSANCAK 28 Mart 2019 14:31
2) Bizim C. Başkanı kadar dava açmış başka bir politikacı yoktur dünyada. Kılıçdaroğlu’dan kazandığı tazminat davalarının sayısını unuttuk. Şaşkınlık verici bir durum da daha dün Tarım bakanı Bekir Pakdemirli muhalefet için: “ŞU ADİLERİN CEZASINI VERİN” diye nutuk atıyordu.Sn. C. Başkanı muhalefete canı istediği biçimde yakıştırmalarda bulununca onun yardımcıları veya bakanları da hızlarını alamayıp millete veryansın etmekten geri durmuyorlar.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 14:19
Dunku "kim yaziyor bu tarihi" baslikli makalenizden sonra bugun Karar'da Topal Osman Aga hakkinda cok yanlis bilgiler verilmis Sayin yazar.
Mustafa ALSANCAK 28 Mart 2019 14:07
1)Sn Cumhurbaşkanı dün akşam ATV’nin konuğuydu .Kendisine soru sorması için karşısında oturan iki gazeteci öyle sorular soruyorlardı ki sn. Erdoğan cevap vermeye hazırlanırken cevabın başlangıcını açmak için birbirleri ile yarış ettiler. Sn C. Başkanının büyük bir üzüntü duyduğunu söylediği Sn. M.AKŞENER’in DENİZLİ ve ANTALYA mitinglerinde : “NASILSINIZ ANTALYALI TERÖRİSTLER?” diye konuşmaya başlamasına çok kızmış görünüyordu. “Ben kendi halkıma terörist diyecek enayi miyim?” diye sordu. Meral Hanım hakkında da dava açtığın
KARAR OKURU 28 Mart 2019 13:51
Çekemediler resimizi. Dönemeç yaptılar hep. Adam dönemeçte savruldu normal.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 13:51
Koşun Akp yine mağdur olmuş.
Demokrat 28 Mart 2019 13:38
tansu çiller, mehmet ağar, devlet bahçeli, doğu perinçek'ten kurtulmak için akparti'ye destek verdik. döndük dolaştık yine aynı isimler.
Ben de bir zamanlar Ak Partiyi ölümüne destekliyor ve savunuyordum. Çünkü o zaman halkla ve milletle beraberdi,kimseyi dışlamıyordu,çok geniş bir kitleyi kucaklıyordu,ortak akla önem veriyordu,yola çıktıklarıyla beraber yürüyordu,daha sonra;yolda bulduklarıni,yola çıktıklarına değiştirdi,aynı trendeyken,yol arkadaşkarını trenden indirdi,istasyonda bulduklarını bindirdi.Şu anda hata yapa yapa,ikazlara ,işaretlere ve işaretçilere aldırmadan yoluna devam ediyor,bakalım ne zaman raydan çıkacak.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 14:33
45
raydan çıktı.
Zekeriyya 28 Mart 2019 22:59
110
Aynen senin gibi düşünüyorum. Haklısın. Niye indiniz diye sataşıyorlar. Zillete mi diyorlar.. Bizde nerde hata yaptık demiyorlar.. A. Gül partiyi adam eden adam..Cumhurbaşkanlığını verdiğin gibi neden başbakanlığı vermedin. verseydi. insiyatif alacaktı. iradesiyle hareket edecekti. cbaşkanıda rahat ederdi. memlekette nefes alırdı. olmadı. benlik izin vermedi. ben hükmedeyim duygusu engel oldu...bize ve memlekete yazık oluyor...
E.K 28 Mart 2019 12:58
Harika bir yazi. Tesekur ederiz. Iste tam da bu, denilecek bir yazi. Hepimiz inandik, guvendik ve oy verdik Akp'ye. Bur umut idi bizler icin. Adalet, esitlik, kardeslik. Ama olmadi. Adaleti hedefleyen bir siyasi hareket olmaktan cikti, kefen giyenlerin, yeni peygamber arayanlarin ve lider kultune donusen bir partiye donustu. Ulkesinin ve temsil ettigi vatandaslarinin kedisi gibi dusunmeyenlerine fasist, hain, terorist, ser odagi gibi sifatlari yakistirip kullanan bir cumhurbaskaninin uzun vadede ulkesine hayri olmaz. Akp yola cikarken gosterdigi hedeflerden ayrildi. Bizler ise aldatildik.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 12:49
PKK ve Fetö aleni Millet ittifakını destekliyor. Ve millet ittifakı bu destekten rahatsız değil. Ülkenin birliği ve bütünlüğü için oyum Cumhur ittifakına.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 13:10
iftira atma ak trol kendi halkına terörist demeye utanmıyormusun maaşlı aç trol
KARAR OKURU 28 Mart 2019 14:22
61
iftira ile vatandaslari kandirmaya calisiyorlar. Bu ne seviyesizlik boyle.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 12:44
Ben vatandaş olarak memnunum kime ne?
KARAR OKURU 28 Mart 2019 13:21
52
sürünmeye devam diyorsun yani
KARAR OKURU 28 Mart 2019 14:23
75
soyuyorsa seni soyuyor memnun olabilirsin ancak benim soyulmama da neden oluyorsan. hakkım sana haram olsun.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 12:32
Reis, devlet yönetiminde daha az etkili iken daha mutlu ve kapsayıcı; gücünü ve oy oranını arttırdıkça daha sinirli ve dışlayıcı/ötekileştirici oldu. ters gibi görünüyor ama sonuç bu. Oy vermemeyi düşünürken bile insan terörist damgası yiyebilir. ayrıca yine makbul vatandaş olman için oyunu kullanacaksın ama AKP'ye kullanacaksın. diğer partilere kullanırsan zan altındasın, hem oy verdiğin diğer partiler seçilse bile görevinden alınabilir... ve hemen sonra da demokratik olgunluğumuzdan bahisler, akp öncesi sonrası kıyaslamalar vesair vesair.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 12:32
Reza Zarrab ne demişti Ben Türkiye ekonomisine katkıda bulundum Türkiye ekonomisini düzelttim diyordu ne ile düzelmişti kara parayla yolsuzlukla Bakanlara rüşvet dağıtarak düzeltmiş görüyorsunuz işte hayırsever işadamı Reza Zarrab ile ülkenin ekonomisini düzeltmiş
KARAR OKURU 28 Mart 2019 16:54
50
İnsan bu yoruma nasıl - verebilir. Hayret vallahi
KARAR OKURU 28 Mart 2019 12:25
bu devlet bu ülke AKP lilerin ve Erdoğan'ın tapulu malı mı ki her istediklerini yapıyorlar.
gazeteci-yazar Ruşen Çakır dün YouTube kanalına bir video atmış aynen şöyle diyor Erdoğan'ın biten karizması diye bir video izlemenizi tavsiye ederim Gerçekten Erdoğan'ın artık halktan koptuğunu ve artık insanlarla barış içinde yaşamadığını o ilk belediye başkanlığı dönemleri ve AKP nin 2002 yılında kurulduğu o yıllardan çok uzak olduğunu herkes le herkesim le kavga ettiğini bir güzel anlatıyor Ruşen Çakır izlemenizi tavsiye ederim Erdoğan'ın bitişini buradan okuyabilirsiniz
KARAR OKURU 28 Mart 2019 12:54
16
Ruşen Çakırın kendisi bitmiş.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 13:12
90
ruşen çakıra bitmiş diyen trol bu yaşına kadar kaç tane kitap okudun söyle
serkan aydogdu 28 Mart 2019 11:45
Erdoğan ve AKP liler kendi gibi düşünmeyen AKP ile olmayan herkese terörist vatan haini Zillet ve illet dedikçe AKP daha da eriyecek AKP Anavatan Partisi'nin düştüğü duruma düşecek bakın Anavatan partisine her zaman seçimleri bir parti olarak kazanırdı sonra ne oldu yolsuzluğa pırlanta baktılar ve sonra halk seçimlerde Anavatan partisine tarihin çöplüğüne gönderdi AKP bu kafayla giderse halkı ile kavga ederse dünyaya parmak sallarsa ekonomide mahvetti zaten sonu Anavatan Partisi gibi olacak ve olmaya da başladı
TEZAT 28 Mart 2019 11:25
Paradoks şurada ki tam da iktidar gücünün hegemon niteliği yüzünden İstanbul ve Ankara başta olmak üzere belediye seçimlerinde yaşanabilecek muhtemel bir hezimet AK Partinin siyasi alandaki hakim pozisyonunu sarsabilecek. Yani AKP’nin denizden geçip derede boğulma ihtimali var.
Kemalpaşazâde : “Çü şah baştır memleket ona ten/ Yaramaz iki başlı olmak beden” diyor. Bir kafeste iki aslan, bir kında iki kılıç olmaz. “Kurb-ı sultan, ateş-i suzan” (Sultana yakın olmak, yakıcı bir ateştir .)
Bu sebeple kötülük tekliflerine kulağı¬nızı tıkayasız. Boş yere atınızı gayret dizginleriyle yorgun düşürmeyisiz ve temiz eteklerinizi Müslümanların kanlarıyla haksız yere kirletmeyesiz. Şerefle ve mutlulukla Kudüs-i Şerif de konaklamayı seçseniz, ol kutsal top¬raklarda yerleşseniz ne olur?” diyordu. KISSADAN HİSSE: Sâdî: “On derviş bir kilim üzerinde uyur, lâkin iki padişah bir iklime sığmaz.”,
Devleti bölüşmeyi teklif eden kardeşi Cem Sultan’ın elçilerine, Sultan II. Bayezid’in verdiği şu meşhur cevap ise işin öznesini açıklar mahiyettedir: “Bu kişver-i Rum bir ser-i püşide-i arûs-i pür-namustur ki, iki damad hutbesine tab götürmez.” (Osmanlı Devleti öyle başı örtülü namuslu bir gelindir ki, iki damadın talebine tahammül göstermez. iki güveyin nişanını kaldıra¬maz ve ortaklık kahrın götüremez.
“Çün ruz-ı ezel kısmet olunmuş bize devlet,/ Takdire rıza vermeyesün, böyle sebeb ne?/ Haccü’l-haremeynim deyü dava kılarsun,/ Bu saltanat-ı dünyeviye, bunca talep ne?” (Bize ezelden saltanat kısmet imiş, sen ise kadere rıza göstermedin buna sebep ne? Haremeyni hac ettim diye dava edersin, dünya saltanatı için bunca hırs niye?) Son söz ise Sultan Cem’in: “Câm-i Cem nûş eyle ey Cem bu Frengistân’dır/ Her kulun başına yazılan gelir, devrândır.”
Bu saltanat-ı dünya ola adle mukarrin,/ Haccü’l-Haremeyn, ânı talep kılsa acep sebep ne?” (Sen gül yataklarda huzur ve mutluluk içinde yatasın, ben mihnet külhanlarında küller üzerinde yatayım buna sebep ne? Bu dünya saltanatı kimin hakkı ise onun olmalıdır. Ben, aynı zamanda hac görevini de yerine getirmiş bir insan olarak, bu saltanata talip olsam, bunda şaşacak ne var?) şeklindeki şiirsel yakınmasına şu cevabı vermişti:
AK Parti yönetici elitinin daha önce mesafeli bir ilişki içinde olduğu “Gülen cemaati”nin gayrıresmi iktidar ortağı haline gelişi de ……… Bakın tarih bize ne söylüyor: Osmanlı hanedanı ve devlet adamları, devletin bölünmez bütünlüğüne gönülden bağlıydılar. Bu yüzden Sultan II. Bayezid, kardeşi Cem Sultan’ın ülkeyi bölüşme teklifini şiddetle reddetmiştir. Cem Sultan’ın; “Sen bister-i gülde yatasun şevk ile handan;/ Ben kül döşenem külhan-ı mihnette, bunda sebep ne?/
KARAR OKURU 28 Mart 2019 10:47
Ak parti kuruluş aşamasındaki özgürlükçü, çoğulcu, demokrasi ve adalete önem veren hizmet partisi değil artık!! Kuruluş aşamasındaki hemen hemen bütün kurucuları trenden indirip eski ve derin Türkiye'nin ne kadar adamı varsa onlarla ittifak eden bir partiye dönüşmüş. Bir yanda Çiller, bir yanda Bahçeli, öte yanda Ağar... Ak parti bunlara alternatif olarak çıkmamış mıydı?
KARAR OKURU 28 Mart 2019 10:42
Sayın Yazar,yaklaşımınızı özellikle gezi kalkışmasına bakışınızı arızalı bulduğumu belirtmek isterim,yol istemezük,havalimanı istemezük,köprü istemezük,hastane istenezük,üç beş ensesi kalın oda başkanlarının manifestosu,ankaranın istanbulun talan olması anlaşılan size pek dert olmamış,kaleminiz-köşeniz var diye istediğinizi yazıp milleti ters köşe edeceğinizimi sanıyorsunuz????? sizi insafa davet ediyorum şayet kaldıysa bir parçaçık GİRASUNLU
18. yüzyılda yaşamış bir İngiliz devlet adamı olan W. Pitt’in şu sözü bana göre güç konusunda bugüne kadar söylenmiş en güzel sözlerden biridir: “SINIRSIZ GÜÇ YOZLAŞMAYA MAHKUMDUR.” Bir asır sonra İngiliz özgürlük tarihini yazan büyük liberal filozof Lord Acton’un şu sözü de W. Pitt’in ki kadar muhteşemdir: “GÜÇ YOZLAŞMA DOĞURUR, MUTLAK GÜÇ MUTLAK YOZLAŞMA DOĞURUR.”
KARAR OKURU 28 Mart 2019 09:57
Faizler düşecek mi? İç piyasa bozuk olduğuna göre düşmesi gerekli.
Bu yaşadıklarımızla tecrübe ediyoruz ki..Bu kadar uzun süren bir iktidar hiç bir kesime fayda getirmiyor.Zamanla gücün kör ettiği hataları göremeyen göreni uzaklaştıran adaleti sadece kendi yandaşlarına işleten, zenginliğe doyamayan sonuçta da halkı anlamayan sorunlara deve kuşu muamelesi yaparak karşımızda çırpınıyorlar.Sagcisi solcusu dincisi Atatürk cusu hepsi makamı parayı gücü görünce ilkelerini unutuyor.Simdi millet olarak buna dur deme zamanı..Ders almak yerine kötü bir üslupla kime ders vermeye çalışıyorlar..Kavga değil huzur istiyoruz.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 10:46
28
ABD sistemi iyi. en fazla 2 dönem. hem partide hem devlette.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 12:57
14
10.46, Vah vah. Muhlefetin çözümüne bak. Tayyip e karşı kazanmaktan ümidini kesmişler.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 16:41
1
Ben sisteme bakarım, kişilere değil.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 09:49
Akp sistem açısından misyonunu tamamlamış bir partidir. Devlet bahçeli, ağar, çiller, Soylu vb devlet partisinin emirlerini yerine getirmek dışında bir seçeneği yok. Kalıcı olan devlet partisidir.
HACI MURAT 28 Mart 2019 09:07
Ak Parti %34'le iktidar oldu.Ondan sonra en başarısız olduğu 7 Haziran'da bile %41 oy aldı.Bütün icraatlarını %40-%50 aralığındaki bu halk desteği ile sürdürdü.Toplumun diğer kesimlerinin desteği her zaman çok cılız kaldı. CHP'nin tavrı hiç bir zaman değişmedi. Mutabakata varılan 60 Anayasa maddesinin yasalaşmasına bile yanaşmadı.2002'den 2019'a istişare kesintisiz sürdü.Ortak akıl devreden hiç çıkmadı.Zaten ortak akıl sürekli devrede olmasaydı bu başarının yakalanması mümkün olmazdı.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 10:01
51
Üst aklı da yokmuydu?
KARAR OKURU 28 Mart 2019 12:59
1
bugün iktidarın elinde sınırsız güç ve destek var anayasayı değiştirsin daha özgürlükçü daha demokrat bir anayasa yapsın güçler ayrılığını sağlayan bir sistem getirsin seçim barajını kaldırılsın dar bölge seçim sistemine geçilsin millet vekili adaylarını halk seçsin güç tek bir kişi yerine kurumlara paylaştırılarak devletin temelleri sağlamlaştırılsın dernek ve sendika yasası değiştirilerek sivil toplum örgütleri arpalık olmaktan çıkarılsın
Olması gereken. 28 Mart 2019 08:59
Tespitlerine katılıyorum.Zaten tespit etmişsiniz iktidar kendiliğinden tek adamlığa evrilmemiş,Ak parti kapatma davası, 365 krizleri, e muhtıra ,gezi olaylar, yargı darbesi, 15 temmuz, şimdi de dolar ve faizle oynayarak ekonomik kriz tetikleme çabası..Şimdi bu iktidar kime güvenir kiminle iktidarı paylaşabilir?Tek alan halkla paylaşmak.
Davut Yoldaş 28 Mart 2019 08:51
Güzel bir akparti değerlendirmesi...böyle edepli bir eleştiriden bile rahatsız olan kişiler hakikaten ne kullanıyorsa ben de onu merak ediyorum...partideki edepli muhalifleri dahi hainleştiren ve kişisel hırslarının peşinde koşup davaya ihanet etmeler ile hanedanlaşma ve hanedan yolsuzlukları gibi edepsiz konulara bile tenezzül etmeden yapılan değerlendirmelere bile tahammül edemeyen zihniyetler; bana fetönün androidlerini hatırlatıyor..
İyide ekonomi, işsizlik artan suç oranı eğitimdeki başarısızlık bunlardan hiç bahsetmemişsiniz değerli yazar akp geçen iktidar yıllarında büyük ölçüde bir adamın iktidarını, gücünü büyütmek için çalışmış gibi bir görüntü var ortada sonuç olarak büyük bir başarısızlık
KARAR OKURU 28 Mart 2019 09:18
18
Bak okur kardeşim. 17 yıllık tarihte ak partinin başarısızlığından ziyade konuşulacağı tonla başarı varken, önünde yazarında analiz niteliğinde yazmış olduğu bir yazı varken. Git nefretini başka yere kus burayı kirletme
Ramazan Görgülü 28 Mart 2019 20:28
51
09:18 sen hangi kafayla tonla akp başarısından söz ettin betona gömülen paradan başarımı cikartacan varmı çevremde bir dost ülke
Ramazan Görgülü 28 Mart 2019 20:37
50
09:18 seninle kardeş olamam ismini saklayan karakter fukaralarından uzak olmaya gayret ederim
KARAR OKURU 28 Mart 2019 01:44
Ak Partinin paradoksları muhalefetin çenesini ağrıtır.
CHP iktidar olmak istemiyor. Ak Partinin paradokslarına gümen bağlamayın...
KARAR OKURU 28 Mart 2019 08:05
50
chp akpnin iktidarına en büyük desteği veren partidir. chp olmasa akp bu kadar süre iktidar kalamazdı
Has Parti 28 Mart 2019 00:56
Akparti'nin yapacağı tek şey bundan sonraki seçimlerde 'açık oy-gizli sayım' dır. Hayırlı olsun.
KARAR'DA KARARLI ADAM 28 Mart 2019 12:49
52
Gizli oy,açık sayım olunca da farklı bir şey olmuyor,atı alan üsküdarı geçiyor. Ama bu defa kazın ayağı öyle değil,millet sağ gösterip,sol çakacak,ters köşe yapacak,şimşekler çakacak,yıkdırımlar yağacak,bazıları afallayacak,Allah'ın izni ve inâyetiyle milletin de basiret ve ferasetiyle bunlar olacak.Bu günler de geçecek...
KARAR OKURU 28 Mart 2019 00:48
Yolsuzluk sorununu unutmussunuz. Hapse atilan gazeteci, akademisyen ve hak savunucularini da.
Vicdan Bayırı 28 Mart 2019 00:22
Değerli yazar yazınızı yarısına kadar çoşku içinde okudum ancak yarısından sonraki tespitlerinize aklı ve vicdanı olan insanların katılması mümkün değil. AKP bir halk hareketidir. Halkın elitistlere verdigi cevabıdır. Ve sayın cumhurbaşkanı ortadoğunun devrimcisidir. Ne yaptıysa halkı için ve halkı ile beraber yapmıştır. Şimdi bu yorumlarınıza katılacak iyi niyetli saf okurlar olacaktır. Ama en iyi cevabı halk sandıkta verecektir. Unutmayın ki söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 07:37
50
Halk bunun neresinde sadece sandıkta
KARAR OKURU 28 Mart 2019 08:11
76
yahu bunlar ne kulanıyor ne olur bizede versinler. bizde aynı kafaları yaşamak istiyoruz. bizde hayatı toz pembe akpyi ak apk görmek istiyoruz. psikolojimiz bozuldu artık. bizde mutlu olalım kardeşim yalan da olsa olalım
KARAR OKURU 28 Mart 2019 08:08
60
sen vicdanı tam olarak ne zannediyorsun acaba? makarna markası falanmı?
KARAR OKURU 28 Mart 2019 08:10
70
yani diyorki bayırda kalan arkadaş " beni översen haklısın, yanlışımı söylersen yalancısın, eleştirirsen teröristsin, muhalefet edersen vatan hainisin"
selman 28 Mart 2019 08:43
53
Yüzde 52'si halk, yüzde 48'i elit olan şanslı Türkiyem.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 09:32
13
Ülkelerde seçime giden kesimin bazısı duydukları (okumadıkları) ile son dönemi baz alarak, geçmiş ve geleceği düşünmeden kör duygusallık diyebileceğimiz bir haleti ruhiye ile seçime gidiyor. Ne yazık... Demem o ki arkadaşlar son bi sene de gerek bu gazeteyi okurken gerek başka haber yayınlarını, ak partiye inanılmaz derecede kızdım ama görünen köy kılavuz istemez. Medya da sürekli (karar ve benzeri yayın organları) akparti ve iktidar üzerinden eleştiriler yapıyor. Delikanlı olun akp dışında bu işi iyi yürütecek parti mi var. Aklınızla gidin san
KARAR OKURU S.A.Albayrak 28 Mart 2019 10:03
56
Senin tuzun kuru herhalde..İyi şeyler yapmak yetmez iyi herşeyin devamı olmazsa menfaatler ön plana çıkar.Su zamanda bu tavan yapmış ..Ya körsün..Yada sen de menfaatlerden payını alıyorsun milliyetçi söylemleri ancak senin gibiler yer.
KARAR OKURU 28 Mart 2019 11:24
51
09:32 Albert Einstein demiş ki "tekrar tekrar aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek aptallıktır".
Karar okuru 28 Mart 2019 11:25
53
Türkiyede makul bir gelecek kalmadı sıra bugün az çok karnını doyuranın ekmeğine göz koymaya geldi ve son hamlelere bakınca ağır bir çöküntü buna zemin hazırlar. Silahlı tehditler ortada. Türkiye 250 yıllık gelişme mücadelesini kaybetmiş sıradan bir ortadoğu ülkesi artık. Bu siyasi tercihler değil ülke halkının genel durumu ile ilgili. Elit dedikleri za çok eğitim görmüş orta sınıftır vr nefret ederler
KARAR OKURU 28 Mart 2019 14:25
1
11.24, Albert Einstein'i bir de CHP'liler dinlese. AKP karşısında 9 kere yenilmiş Kılıçtaroğlu ile kazanmak için seçime gidiyorlar...
Raşit 28 Mart 2019 19:45
1
İyi de geldiğimiz nokta söz konusu vatansa gerisi teferruattır değil beka...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN