Back To Top
Gitmek mi zor kalmak mı zor?

Gitmek mi zor kalmak mı zor?

 - Son Güncelleme: 07.11.2019 Perşembe 08:45
- A +

Mesele sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD’ye gidip gitmemesi değildir ama oradan başlayalım…

Bilindiği gibi Erdoğan’ın 13 Kasım için planlanan ABD ziyaretinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği iştahlı bir tartışma konusu olmakta gecikmedi. Küçük büyük, önemli önemsiz, hatta mevzuyla ilgili ilgisiz her meselenin daha ilk dakikada hamaset seviyesine düştüğü ortamda Cumhurbaşkanı’nın ziyareti tabii ki tartışma konusu olacaktı. Ortada, bizzat davet sahibi ABD Başkanı Trump’ın o nezaketsiz mektubu dururken üstüne bir de Ankara mutabakatına rağmen sınırda YPG ile devriye devam ederken muhalefet, “Madem onurlu, gururlu dış politika diyordun. Göster onuru da gitme” demek fırsatını mı kaçıracaktı? Hele, Erdoğan’ın da kafası karışmışken…

Mektup tatsız, orası kesin. Suriye anlaşması da baştan tahmin edildiği gibi yolunda gitmiyor, orası da açık. Bunlara rağmen ve yine bu gerekçelerle Erdoğan'ın ABD’ye gitmek kararı doğrudur. Zira, dış politikada herhangi bir meseleyi bir imzayla, bir gösterişli mutabakatla çözme imkanı yoktur. Bugün Ankara (Beştepe) mutabakatının başına gelen, yarın Soçi’deki imzanın başına gelebilir, şaşırmayalım. Çok istekli olduğumuz Suriyeli mültecilerin geri gönderilmesi biraz konuşulur sonra sönüp gider bunu da hesaba katalım.

Dış politikanın parlayıp sönen tabiatını unutmadan, uzun ve sabır gerektiren mesaiyi akıldan çıkarmadan önümüze bakmakta fayda vardır. Erdoğan’ın ortadaki meselelerin halli için ABD’ye gitmesi hem doğru hem gereklidir. En nihayet, ziyaret edilecek kişi Türkiye’nin Washington’da kalan tek dostu Trump’dır. ABD Başkanı’yla da selamı sabahı kestikten sonra dert anlatacak başta adres kalmıyor. Ki, o adreslerin çoğu da muhtemelen ziyaretin olmamasını tercih ediyorlar.

***

Protesto etmek, tepkiye tepki eklemek; iktidarı böyle şeyler için alkışlamayı alışkanlık haline getirenleri keyiflendirir ve muhalefete de “Nasıl göndertmedik ama” dedirtir ama Türkiye’ye fayda sağlamaz. Uluslararası ilişkiler, adı üzerinde önce ilişki gerektirir ve bazen sadece sembolik olarak bile sürdürülmeye değerdir. Kaldı ki Ankara-Washington hattında yapılacaklar listelense sembollere sıra gelmez.

Evet, mesele sadece ABD ziyareti değildir. Türkiye’nin meşgul olduğu büyük meseleler icabı sadece ABD ile değil birçok ülkeyle daha fazla ve daha yoğun temasa ihtiyacı vardır. Ve bu sadece Suriye meselesi için zaruri değildir. Suriye’den daha az önemli olmayan ve zamana karşı yarıştığımız problem alanlarımız var. Bilhassa, içinde bulunduğumuz ekonomik durgunluk ve kriz atmosferinden kurtulmak için de dünyanın adı konulmamış ambargo halini bertaraf zarureti vardır.

Sadece Avrupa ve Amerika nezdinde değil, Rusya hariç dünyanın bizim ekonomik/siyasi olarak işimize yarayacak bütün ülkeleriyle problem yaşıyoruz. Malum, bu listeye son olarak, “Topu bir Türkiye etmeyen Arap Birliği” de eklendi. Böyle tatsız bir atmosferde ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaktan geri durmamak en akıllı yol olacaktır. Dünyayla ilişkilerde taşınamayacak kadar çok hasarlı nokta var ve onarmanın maliyeti de her geçen gün artıyor.

Dış politikayı yürek soğutmak için yapılan bir iş olmaktan acilen çıkarmak gerekiyor.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Muhtefi. . 07 Kasım 2019 22:32
Internette bir yerde gordum Turk ve Rus Subay Devriye guzergahi yapıyor Suriye'de.Rus Rusça konuşuyor. Yaninda ki Azeri Türkçeye yarım, yamalak çeviriyor Bizimkilere,Rusun yaninda Arab Ruscadan Barzani kanali Muhabirine Arabcaya çeviriyor, Kanalın Muhabiri Kiz Arabcadan,Kurtceye çeviri ile Yayin yapıyor. .. Bizim komşumuz Suriye ama kaç dille Çözüm arıyoruz. ve teeee Amerikalarda ve Rusyalarda bekleriz dahaaaa çok çözümleri. Bu kafalarla. .!..Mektup falan, filan neymiş rulo yapıp Pelus kafa alsın taksın ..!.
külyutmaz 07 Kasım 2019 14:33
Erdoğan'ın kişisel sorunlarını neden köşenize taşıyıp zamanınızı boşa harcıyorsunuz.Bakın kimse de ilgilenmiyor.
28 Mehmet 07 Kasım 2019 13:07
Türkiyelilerin diplomatik ve ekonomik çıkarı AB ile imtiyazlı ortaklık kurmakta. Diğer seçenekler sahte.
KARAR OKURU 07 Kasım 2019 12:27
ABD de Rusya da sözünü tutmamış. Erdoğan söylüyor. O zaman bizim harekat niye bitti ve şimdi ne olacak?
Süheyl CALISKANOGLU 07 Kasım 2019 11:05
Bu kacinci ABD gezisi?"Cici gazetecilere' gün dogdu,beles tarifeden gider gezer gelirler,kizlarini torunlarini da götürür onlarda bu yasta gezilere biraz alissinlar!..Hi Donald mektubu geri getirdik denir,oda bunun icin mi düsdünüz yollara cevabini verir süphesiz.Bir komedi aldi yürüdü gidiyor,geziyor ,geliyor.Büyük masraflar,icraat "ZERO'..
KARAR OKURU 07 Kasım 2019 08:36
Gidilmesi gerekir kesinlikle, ancak keske sayilan sorunlarin musebbi olmayan birisi gitseydi, cozum daha kolay olurdu
Krr okr 07 Kasım 2019 02:16
Kapağı oralara atmak, gidip dönmemek var...Bizimkisi de Amerikan Rüyası işte.
musto 07 Kasım 2019 02:15
Biraz önce açıklama geldi telefonla görüşmüşler hasretle yolunu gözlüyorum demiş.
Ömer 07 Kasım 2019 01:57
Adeta bataklıkta dibe doğru çekilen bir ülkeyiz ama toplumun büyük bir çoğunluğu hala bunu anlamış değil.insallah bu gaflet uykusundan bir an önce uyanırız...
KARAR OKURU 07 Kasım 2019 01:27
ABDye gidip kendisine hakaret eden ruh hastasi adamla konusacak. Ermeni soykirimi tasarisini veto et, yaptirim ugulama, F-35leri ver diyecek. YPG hakkinda bir konusma olacagini tahmin etmiyorum bu saatten sonra.
KARAR OKURU 07 Kasım 2019 00:33
Gidiyor ama bir sonuç çıkmaz. Faydası olmaz artık.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN