Back To Top
Geleneksel devlet
Modern devlet

Geleneksel devlet
Modern devlet

 - Son Güncelleme: 23.06.2019 Pazar 09:35
- A +

Bugün herkes sandık başına… Seçim günü güncel siyaset üzerine yazmak uygun olmayacağı için ben ‘tarih’ yazacağım. Ama geçmiş, bitmiş tarih değil, etkilerini hâlâ yaşamakta olduğumuz tarih…

Siyasi kültürümüzde hamaset ve husumet ağır bastığı için, temel kavramlar hakkında bilgiden ziyade duygularla konuşuyoruz. Tarihe hayranlıkla bakmak ‘modern devlet’in ne olduğunu, niye modernleşme gerektiğini anlamamıza engel oluyor.

Tarihe nefretle bakmak ise tarihi mirasın değerini anlamamızı engelliyor.

Biri Namık Kemal’den, öbürü Cevdet Paşa’dan iki alıntıyla meseleyi tahlil etmek istiyorum.

NAMIK KEMAL YAZIYOR

Namık Kemal, çıkardığı Hürriyet gazetesinin 17 Ağustos 1868 günlü sayısında bir mukayese yapıyordu…

Fransa devletinin gelirleri yıllık ortalama 18 milyon kese altın tutarındaydı. İmparatora ayrılan bütçe ödeneği bunun yüzde biri civarındaydı, 19 bin kese altındı.

Osmanlı’da bütçe gelirleri 3 milyon kese altından ibaretti, bunun kabaca 2 milyonu düzenli olarak toplanabilirdi. Saray-ı Hümayun’na ayrılan ödeneklerin toplamı bütçenin yüzde 10’unu buluyordu!

Fransız bakanlar Osmanlı parasıyla 35.000 kuruş maaş alırlardı.

Osmanlı’da bakanların maaşı bunun iki katıydı. Namık Kemal “bin kese, üç bin kese, beş bin kese ihsanların hiç ardı arkası kesilmez” diye de ekliyor.

Devletin çöküntüye sürüklendiği o dönemde “ihtişam ve debdebe”nin akıl almaz boyutlarda devam ettiğini de esefle anlatıyordu.

Kanunla ve denetimle sınırlanmazsa, devlet kesesinden ihtişam ve debdebe dayanılmaz derecede caziptir çünkü.

CEVDET PAŞA ANLATIYOR

En büyük hukukçularımızdan Cevdet Paşa “Tezakir” ve “Maruzat” adlı kitaplarında anlatır. Özellikle saraylı kadınların akıl almaz “alafranga” gösteriş ve israf harcamaları yüzünden devlet iflas noktasına gelmişti. Hanım sultanların zengin çeyiz bohçalarını taşıyan askerler aylardır maaş alamamıştı…

Sonunda Sadrazam Âli Paşa, bu masrafları kısması için padişaha çıkışır:

“Devlet-i Aliyye’niz bitti! Artık himmet-i şâhanenize muhtaçtır!”

Bu “alafranga” tüketim çılgınlığı, Batı’ya ‘doğulu’ bir özentiydi: Eldeki kaynağı “rasyonel” yatırımlarla işletmek yerine, ‘doğulu’ bir ihtişam duygusuyla harcamak…

Doğulu ihtişam duyguyla modern “rasyonel iktisat” zihniyeti arasındaki muazzam farkı görmek için merhum Sabri Ülgener hocamızın eserlerini tavsiye ederim.

Elbette bunlar gerileme döneminin gerçekleri. Fakat, Osmanlı’da da Avrupa’daki mutlak krallıklarda da hükümdarlar “devlet” sayılır, dilediklerine muazzam “ihsan”lar verebilirlerdi. Servet üretimden ziyade, yüksek memurların elinde bulunurdu. Kanuni’nin Sadrazamı Lütfi Paşa’nın “Asafname” adlı raporuna, sonra, Koçi Bey’in ıslahat risalelerine bakabilirsiniz.

MODERN DEVLET

Elbette o çağlarda insanlar çözümler düşündü… Gelişen ticaret ve ardından sanayi Avrupa’ya gösterdi ki rasyonel üretim sömürge vurgunlarından daha akıllıcadır… Modern iktisat ilmi gelişmeye başladı.

Bilim devrimiyle birlikte modern sanayi medeniyetinin temelleri böyle oluştu.

Memurlar hükümdarın istediğinde işten atacağı özel elamanları olmamalı, görev ve yetkileri kanunla belirlenmiş “kamu görevlisi” olmalıydılar.

Modern idare hukuk böyle doğmuştu

Yine insanlar düşündü ki, hükümdarlar devletin sahibi olamazlar. Hiç kimseye timar arazilerini, makam ve mevkileri “ihsan” edemezler. Devletin bütün tasarrufları hukuki kurallara bağlanmalı, bağımsız organlarca denetlenmelidir…

Modern kamu ve ardından anayasa hukuku böyle doğmuştu.

Görülüyor ki modernleşmenin iki temel kavramı var: Rasyonelleşme ve hukukileşme…

Evet rasyonelleşme ve hukukileşme…

21. YÜZYILDA

Tarihe bakın, Batı’da ardından bizde modern eğitim kurumları ile Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay gibi yargı ve denetim kurumları böyle gelişti.

Bizim modernleşme tarihimizdeki sorun; âcil askeri tehlikeler yüzünden bu iki faktörün tali derecede kalmasıdır. Ve de piyasa ekonomisinin zayıflığı yüzünden köylü ve memur kalmamız, böylece devlet kapısını kazanç kaynağı sanmış olmamızdır.

Çağımızda da gelişmiş ve güçlü ülke olmanın yolu aynıdır: Rasyonel kültür ve hukuk üstünlüğü.

Sağcı, solcu, muhafazakar, sosyalist, liberal ne olursak olalım, illa ki modernleşmenin bu iki temel dinamiğini zihnimize kazıyalım: Rasyonelleşme ve hukukun üstünlüğü…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Yiğit Adam 24 Haziran 2019 13:37
Kültürel değişimler uzun zaman alır. Onlarca hatta yüzlerce yıl. Ülkenin bu kadar zamanı var mı? Makas her geçen gün aleyhimize açılıyor.
Hasan 24 Haziran 2019 02:58
Rasyonelleşme ve hukukun üstünlüğü…artı eleştiri kültürünün içleselleştirilmesi.
Yeni okur 23 Haziran 2019 23:07
Şu ana kadar gazetenizi okumamıştım. Yazar tanıdık, yorum yapanlar doğal olarak bilmediğim kimseler. Son yıllarda bazı gazete ve yorumcuların küfürleri, bayağılığı, ötekileştirme biçimleri....insana dair ne kadar çirkin şey varsa hepsini sergilemeleri beni bezdirdi. Yazarın ve yorumların üslubundan çok memnun oldum.
Muhtefi. . 23 Haziran 2019 20:08
Modern (kelime kokeni) zaten Gelenekselden gelip günün ihtiyaçlarına gerekli olan çalışmadır.bu Rasyoneliktir biz de daha Şık Tabir vardır Teceliye göre Hallenmek. :))..Hukuka gelince Kendini (haddini ) bilmek yeterlidir. Çok anlatıp, yazmaya, çizmeye gerekte yoktur. Tecelliye göre hallenip ve Haddini bilmektir iki cümle yeterlidir. Acizane. O zaman sıkıntı kalmaz !...inşallah.
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 19:42
İstanbul osmanlı tokadını hatırlattı.
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 11:47
AKP'nin İstanbul adayı, az önce, oyunu kullanırken, "Helallik diliyorum." demiş. Oylarım çalındı, diyen, peki hırsız nerede, diye üstüne gidilince, sesimi duyuramıyordum, dikkat çekmek için yalan söyledim, diyen bu manipülatör arkadaşa, hakkımı helal etmiyorum. Bıktık bu pişkinliklerden. Önce ihanet et, sonra özür dile. Önce ne isterse ver, sonra özür dile...
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 16:10
1
Maalesef Binali bey dıştan göründüğü gibi babacan değilmiş. İçte itaat etmeye uygun dogru/yanlış ayrımı yapamayan zayıf bir karakter varmış. Zahir ile batın uyuşmuyor. Biraz zorlayınca boyalar dökülüyor ve gerçek suret beliriveriyor. Keşke göründüğü gibi olsaydı.
ali namlı 23 Haziran 2019 11:27
Avrupada ilk bankacılık faaliyetleri aşağı yukarı 1500 yıllarında başlıyor ve zamanla bütün kıtaya yayılıyor ;bizde ise 1847 de İstanbul Bankasıyla başlıyor.Arada tam 350 sene fark var ! Matbaada da 350 senelik bir gecikme var .Bu durumda Osmanlı batmayıp ne yapacaktı ; yine iyi direnmiş hatta geç bile kalmış !
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 11:08
Taha bey, siz de hep CB Erdoğan'ın en sevmediği şeyleri tavsiye ediyorsunuz. Hukukun üstünlüğü, rasyonelleşme, kuvvetler ayrılığı Erdoğan'a ters.
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 10:09
Seçimden memleketine dönenler yol kenarına çöplüklerini bırakacakmı bırakmayacakmı? Bütün mesele bu!
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 09:51
Sabri Ülgener çok ihmal edildi. Mehmet Genç, Halil Sahillioğlu ve Yahya Sezai Tezel de. Hele klasik sağ kesim böyle derin konulara hiç kafa yormaz. Onların teorisi daha basittir: İngiliz kafiri, Sabatayistler ve Siyonistler el ele vererek muhteşem imparatorluğu yıktılar.
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 20:19
0
beyefendi doğru yazmışsınız.Maalesef sag kesim,masonluk,yahudilik,İsrail,Filistin vb . konular üzerinden millete gaz veriliyor vede milletin gazı alınıyor Ayrıca sağ kesimin ilgi alanına girmeyen ve ihmal edilen ; insan hakları, çevre, ekonomi,eşitlik ,adalet ve hukukun üstünlüğü konularında maalesef çok gerideler. selamlar
Takipci 23 Haziran 2019 09:43
Tesekkurler sn yazar, maalesef yasadigimiz Orta Dogu cografyasinda 'Uretim Kulturu' henüz tam olusmamis, 'Ganimet Kulturu' hala cok baskin.
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 13:23
1
Atatürk'ün üretim sistemine yönelik fabrikalar, büyük işletmeler , toprak reformları, iktisat kongreleri giderek yok sayıldı, satıldı, bugünkü ithalata dayalı sisteme döndük. Oluşturduğu tüm kurumların da içleri boşaltılarak modern devlet anlayışından uzaklaştırılıyoruz...
KARAR OKURU 24 Haziran 2019 18:12
0
Atatürk'ün o fikirleri de emin olun çağın gerisinde kalmıştır. Ezbere konuşmakla olmuyor.
Süheyl CALISKANOGLU 23 Haziran 2019 09:08
Putin Bestepe Sarayi'ni ilk gördügünde,artik "Büyük devlet'oldunuz demis(!)Bu sözleri ben "yumurtlamadim'CNNTürk'te Ahmet Hakan'nin israf sorusuna RTE'nin verdigi cevap,Sarayin 1150 odali oldugunda ,itibarli oluyorsun,Sarayin yoksa itibarin yok!
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 07:46
Sizi okurken içim acıyor. Hiç mi ders almaz insan tarihten! Allı şanlı vekillerimiz, devlet ricalı hiç mi ders almaz yaşananlardan! İnsan olmak, hakkaniyetli olmak! Bu kadar zor mu?
Musto 23 Haziran 2019 07:16
Sn akyol tarihden örnekler vererek çaktırmadan taşlama yapıyorsunuz tarihimizde 25yil üzerinde iktidar olan cumhuriyeti kuranlara bile nasip olmamış bir iktidarın fatih ve süleymanın bıraktığı eserlere nazire yaptığımız bir kaç cami ve külliyeleril modlerin cağın gelişmiş araçlarını kullanmayı çok görüyor milyonlarca vatandaşımıza dağıtılan sadakalardan hic bahsetmiyorsunuz el insaf.
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 07:00
Geçenlerde bir gazetede okudum Merkel in üzerine giydiği çeketin fiyatı 49 ero şimdi kim ne anlatır bu kadın bir trilyon beşyüz milyar dolar geliri olan devletin başbakanı aynı zamanda üreten ekonomi senin de onda bir gelirin var o da montaj sanayi şatafatından geçilmiyor tüketen ekonomi hızla Osmanlı nın o son zamanların peşinden koşuyoruz
Altug 23 Haziran 2019 01:20
Cok guzel yorumlamissiniz. Ara ara kitap tavsiyesi veriyorsunuz bunlari konular ve okuma sirasina gore duzenleseniz keske guzel bir okuma listesi vermis olursunuz
KararSIZ Okur 23 Haziran 2019 01:19
Yazarın "Seçim yazmayacağım" deyip iktidarın "Geleneksel Devlet"in temsilcisi olarak algılanmasına yönelik eleştirisini Geleneksel Yazar-Modern Yazar başlığı ile taklid edip "Namık Kemal'i anlatıyormuş gibi yaparak artık geleneksel kalan yazarımızı tarif edebilirdim ama etmedim, çünkü gerek yok...
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 01:12
Bizde 150 sene geriye gidip itibardan tasarruf olmaz deyip saraylar, uçaklar harcıyoruz. Niye? Bizi ziyaret eden devletler Ha bu devlet büyük devletmiş diyecek diye. Almanya’nın aklına gelmeyen çözüm...
Rubil GÖKDEMİR 23 Haziran 2019 00:46
Sayın Taha AKYOL bu günkü yazısında, benim adını "YANAŞMA DÜZENİ" koyduğum sistemin mekanizmalarını, tarihi sebep ve sonuçlarıyla birlikte çok güzel özetlemiş. Çözüm olarak da, "rasyonelleşme ve hukukilik" kavramlarını ön plana çıkarmış. YANAŞMA DÜZENİNDE servetin ve zenginliğin kaynağı çalışmak, üretmek ve verimlilik değil, kamu kaynaklarına yakın olmaktır.
Dünyaya Mercedes araba satan Almanya'nın maliye bakanı işe bisiklet ile gidiyor. Bizim amirler Mercedes ile işe gidiyor. Doğu kültürünün ürünü "nam olsun da kar olmasın" anlayışını taşıyoruz maalesef.
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 11:27
0
Rahmetli Ecevit, 1979'da başbakan iken, makam aracı olarak, Türkiye'de yapılan Renault marka taksiyi kullanıyordu. Aynı dönemlerde (Ve tabii ölünceye kadar da) Erbakan en son model Mercedes'e bindi. AKP, Erbakan'ın tezgahından çıktı. Erdoğan, Erbakan'ın öğrencisi. Hatta, Şeref Malkoç'a göre , "en parlak" öğrencisi. Çağdaş kavramlarla söylersek, İslam “sol” bir dünya görüşü iken, muhafazakar dindarlar sağcıdır. Sağın en önemli sorunu da “ahlak”tır. Bugün, dindarların ahlakiliği sorgulanıyorsa dinin sol özünden uzaklaşmalarındandır.
Dr. 23 Haziran 2019 00:25
Siyaset yazmamışsınız, eyvallah. Ama yorumu yazmazsam yarım hissedeceğim.AA sayesinde öğrendik ki Pkk elebaşısı-cani-bebek katili Öcalan millet ittifakı adayı İmamoğlunu istemiyor. Demek ki CHP ve Millet İttifakı adayını kandil mandil desteklemiyor, İmralı da desteklemiyor. O zaman sadece HDP'nin demokrasi arayışında olan tabanı destekliyor. Yani iktidar külliyen yalan söylüyor her şeyde olduğu gibi. Diğer taraftan iktidar katil Öcalandan destek bekliyor, ne kadar acıklı bir vaziyet. Bizi kimler yönetiyor anlayın artık.
KARAR OKURU 23 Haziran 2019 11:31
0
Erdoğan, bugün seçimi kaybederse, İBB seçimi için kullandığı mektuptan hareketle, çok yakında, Öcalan HDP'ye talimat vermiştir; aralarında organik ilişki vardır; HDP terörist bir partidir, diye, HDP milletvekilleri hakkında fezleke düzenlenmesi talimatı verecek. "Bizi kimler yönetiyor anlayın artık."
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN