Back To Top
Devletin hikmetinden kim sual edecek?

Devletin hikmetinden kim sual edecek?

 - Son Güncelleme: 20.02.2019 Çarşamba 09:55
- A +

Bundan 146 yıl önce İbret gazetesindeki köşe yazısında Namık Kemal şöyle yazmıştı:

“Vakia Avrupa’da bir takım zalimlerin hizmetkarları “devlet bir şahs-ı manevidir. Şu hakka haizdir. Şu işten menfaat görür” yollu safsata sözler söylemişlerdir... Hatta bu aşırı fikirlerin neticesidir ki “raison d’Etat”, mecburi devlet namıyla fena bir kaide peyda oldu... İtikadımızca devletin halktan ayrı bir vücudu yoktur. Kendine mahsus hiçbir menfaati olamaz.”

Namık Kemal’ın 1873 yılında karşı çıktığı raison d’Etat, Türkçe’ye hikmet-i hükümet olarak tercüme edildi. 

Ama kendilerine Namık Kemal’i  “kahraman”, “fikri öncü”, “rol model” alanların yönetimine geldiği devlet, tam da onun korktuğu gibi hikmetinden sual olunmaz bir devlet oldu. 

Hikmet-i hükümet kavramı uzun süredir kullanılmıyor. Ama “devletin ülkesi ve milliyle bölünmez bütünlüğü”, “devletin ali çıkarları”, “devletin bekası”, “devlet aklı”  dendiğinde,  hala vatandaşın varlığından ve çıkarlarından bağımsız kendi varlığı ve çıkarları olan hikmet-i hükümetten bahsetmekteyiz.

Böyle bir anlayış doğal olarak devlet ve millet arasında bir yarık açılmasına ve karşıtlığa sebep olur. Türkiye’de de böyle oldu. 

Çok partili hayat da bu yarık ve çatışmalar içinde kuruldu.

Demokrat Parti’nin “Yeter söz milletindir” sloganının muhatabının o “hikmet-i hükümet” devleti olduğunu herhalde söylemeye gerek yok.

Sağdan ve soldan halkın teveccühünü kazanmış liderlerin “halkçı”, “milletin adamı” olarak anılmasını sağlayan ortak özellikleri de devlete karşı milletin haklarını korumaları ve savunmaları olageldi.

Rousseau’nun genel irade kavramından uyarlanmış teknik bir siyaset bilimi kavramı olan “milli irade”yi ülkenin en popüler siyasi kavramlarından biri yapan da bu mücadele içindeki işlevsel anlamıydı. 

AK Parti de kuruluşundan itibaren siyasetini “milli irade”, “Yeter söz milletindir” söylemi üzerine kurdu.

16 yıllık siyasi tarihinin en çetin kavgalarını devlete karşı verdi.

Siyasi yasaklar,  muhtıra, 367 kararı, kapatma davası, ordunun siyasetteki etkisine karşı “milletin sesi” olmak AK Parti’nin büyük kitlelerde heyecan yaratmasını sağladı. 

İktidara gelir gelmez olağanüstü hali kaldıran partinin önüne koyduğu ilk hedeflerden biri işkenceye sıfır toleranstı. Yıllarca meydanlarda “devletin milletin efendisi değil, hizmetkarı olacağı”nın sözü verildi.

AK Parti, bu yıllarda devlete karşı siyasetin ve toplumun elini güçlendiren reformlar yaptı, demokratikleşme paketleri açıkladı.

Türk Ceza Kanunu AB ile uyumlu hale getirildi, yasaklar mevzuattan temizlendi. Devletin eski günahları için özürler dilendi, taziyeler yayınlandı, üst üste açılımlar açıldı.

Ama bir noktadan sonra AK Parti devletle olan kavgasından galibiyetle çıktı.

Devlet- siyaset arasındaki antidemokratik ayrım ortadan kalkmaya başladı.

Devlet ve siyaset normal bir demokraside olması gerektiği gibi birleşti. 

Hatta buna devletle milletin barışması da dendi.

Ama ilk bakışta bir normalleşme olarak övülebilecek bu barışma ve birleşme, içeride ve dışarıda yaşanan güvenlik krizleri, kurumsal yapıların eksikliğiyle zamanla siyasetin devleti normalleşmesi, sivilleştirmesi, halkın hizmetkarı haline getirmesinden, devletin siyaseti kuşatması, devletleştirmesine doğru evrildi.

Sadece devlet yeniden hikmet-i hükümet anlayışına geri dönmedi. 

Muhafazakar kitleler için de bu devlet artık “bizim devletimiz”di. Artık “öz yurdumuzda garip ve parya değildik.”

Asker üniformalarıyla namaza duruyor, hakimler başörtüsü takabiliyor, polisler tekbirlerle mezun oluyordu.

Ama devleti herkese eşit olarak hizmet eden, vatandaşları arasında ayrım yapmayan bir modern devlet haline getirmesi beklenen normalleşme adımları, bu kez muhafazakarların kendilerini devletin yeni evsahibi gibi hissetmelerine neden oldu. 

O yüzden bugün, binlerce kurumu, çalışanı, elindeki kolluk güçleri ve adalet mekanizmasıyla her gün on binlerce eylemde bulunan bir devlet makinesinin herhangi bir uygulamasını eleştirenler karşılarında sadece devleti değil, “bizim devletimiz”i koruma refleksini kuşanmamış kitleleri de buluyorlar.

Bu devletin de eskisi gibi hala vatandaşların ‘süfli çıkarları’nın yanında hükmünün geçmediği ‘ali çıkarları’ var. Bu devletin de eskisi gibi bizim asla tam olarak bilemediğimiz ve bunu da sorgulayamayacağımız bir devlet aklı mevcut. 

Meclis, siyaset, medya ve yargının denetim imkanlarının zayıflaması da devletin kibrini ve dokunulmazlık özgüvenini artırmış durumda. Devlet denen bu büyük gücü dizginleyecek, ehlileştirecek siyasetçiler de artık devlet atının üzerinde koşmaktan memnun.

Sonuçta da karşımızda tren kazasında çocuğunu kaybetmiş annenin sorularına cevap vermesi beklenirken onu sosyal medyadan bloklayan demir yolu müdürleri, köylü kadınlarla “az gaz yeseniz ne olur” diye dalga geçen vali yardımcıları, devlet protokolü geçiyor diye ambülansın geçişine bile inisiyatifini kullanıp izin veremeyen polis memurları, valilerin keyfi yasaklama kararları, devlete ve devlet büyüklerine hakaret davalarında tutuklamanın bir rutin haline gelmesinden her gün sayıları artan çakarlı araçlara, her köşede karşınıza çıkan kimlik kontrollerine, trafik çevirmelerine uzanan hikmetinden sual olunmaz, kendi hataları için hesap vermekte cimri, vatandaşların hatalarından hesap sormakta bonkör bir devlet var.

Uzun süredir yaptığı hata yüzünden görevden alınan, hakkında soruşturma açılan, istifa etmek zorunda kalan, ceza alan üst düzey bir kamu yöneticisiyle ilgili bir haber okumadık. Ama yazdığı denetim raporlarından sonra görevden alınan Sayıştay yöneticilerinin haberlerini okuduk.

Böyle bir hikmet-i hükümet anlayışının hakim olduğu bir devletin, vatandaşlarının hak ihlali iddialarına karşı ilk refleksinin inkar, devleti ve memurunu vatan topraklarını savunuyormuş gibi savunma ve karşı saldırıya geçmek olması o yüzden şaşırtıcı değil.

Halbuki insan hakları ihlallerine karşı özel bir İnsan Hakları Kurumu kurmuş, ombudsmanlık sistemini getirmiş, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanımış, Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nu çok aktif kullanmış bir iktidarın insan hakları ihlalleri karşısındaki ilk refleksinin en azından “konuyu araştırıp soruşturuyoruz” demek olması gerekirdi.

Son örnek Ankara’da polis tarafından gözaltına alınırken taciz edilen bir kadın göstericiyle ilgili Ankara Emniyeti’nin yaptığı resmi açıklama. Geçiştirmek için bile olsa “Konuyu inceliyoruz” demek yerine, genç kızın babasının FETÖ’cülüğünden, kardeşinin DHKP-C’liğine kadar bir devlete yakışmayan ancak bir troll hesabının üslubu olabilecek bir savunma yapmayı tercih etmeleri devletin bu kibrinin ve hesap sorulamazlık özgüveninin bir sonucu.

 Ama bu ilk de değil.

Son yıllarda bakanlıkların, müdürlüklerin, valiliklerin, emniyetin, savcılıkların hesap vermeleri gereken konularla ilgili yaptıkları resmi açıklamalarında vatandaşın hizmetkarı değil, efendisi olan bir devlet üslubunu benimsedikleri görülüyor.

Bundan iki yıl önce Van Gevaş’ta “İftar saati Emniyet’e roketli saldırı yapıp kaçan teröristler” olarak haberleri yapılmış, resmi makamlar bu yönde açıklamalar yapmıştı. Karakolda dövülmüş fotoğrafları paylaşılmış o insanların, daha sonra mantar toplamaktan dönen köylüler olduğu ortaya çıkmıştı. 

“Olayın incelenmesi için suç duyurusunda bulunuyoruz” açıklaması yapan dönemin TBMM İnsan Hakları Komisyonu başkanı AK Partili Mustafa Yeneroğlu sosyal medyada linç edilmişti. 

https://twitter.com/myeneroglu/status/873848828901949441

Yine 2017 yılında, Nusaybin’e bağlı Kuruköy’de düzenlenen bir terör operasyonu sırasında 60 yaşındaki Abdi Aykut ve altı köylünün gözaltına alınıp işkenceye maruz kaldığı iddiaları karşısında da Valilik, “Teröre karşı yürütülen mücadelede menfi algı oluşturmak maksatlı iftira” demiş, konu Meclis’te gündeme getirilince devletten bilgi alan AK Parti grup başkanvekili köylülerin “Canlı bomba eylemleri yapan, kamyonlarla, diğer araçlarla bomba taşıyıp Emniyet, güvenlik güçlerini, vatandaşımızı, masum çocukları katleden, şehit eden teröristler” olduğunu anlatmış, İçişleri Bakanı “O yaşlı dediğiniz adam ise teröre ev sahipliği yapıyor” açıklaması yapmıştı. 

İki yıl sonra mahkeme geçen hafta tamamlandı. Altı ay tutuklu kalan 60 yaşındaki Abdi Aykut ve altı köylü beraat etti. Açtıkları idari davada da İçişleri Bakanlığı’nın “haksız tutukluluk”tan köylülere tazminat ödemesine karar verildi. 

Üzerinden 146 yıl geçti. Devlet aklı, hikmet-i hükümet anlayışı hala yaşıyor ve her gün üzerine konuşmak zorunda kaldığımız mağduriyetler üretiyor. 

Herhalde Namık Kemal de bugün yaşasaydı gazetedeki köşesinde vatan ve hürriyet şiirleri yazmazdı...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU MUAZ 24 Şubat 2019 15:46
Yıldıray Bey harikulade yazılarına devam ediyor mu bakiyim dedim. Devam ediyormuş. Braaaaavooo Yıldıray Oğur. Siz olmasanız ne olurdu halimiz.
KARAR OKURU 21 Şubat 2019 13:22
Namık kemal ve said nursilere muhtacız bu asırda!
Kalemle kelam 21 Şubat 2019 10:41
Inanilmaz bir kalem yazi ahengi super iki defa okudum her seferinde hayran oldum sig bir yazi degil bakis acisi var. Hatta diyebilirim ki zevk alarak okudugum gunumuzde parmakla sayilacak kadar az yazardan birisiniz yeni yazilarinizi merakla bekleyecegim.
Türkiye'de son bir haftada 15 tane kadın cinayete kurban giderek öldürüldü kadın mahkemeye başvurmuş ve şöyle demiş savcıya Kocam beni öldürecek Lütfen bana koruma verin demiş savcıda kadına aynen şöyle demiş Sen git demiş evine Biz demiş Daha sonra sana polis gönderir koruruz demiş aradan bir hafta geçmiş ne bir koruma var ne bir polis bir hafta sonra kocası fırsattan istifade karısının evini basıyor eski karısının ve karısını 15 yerinden bıçaklayarak öldürüyor işte böyle Türkiye'de ne adalet var ne hukuk ne kadına saygı var ne çocuğa soygu
28 şubatta eller başörtüsüne uzanıyordu. Artık hesap et 1000 yılın içinde ne kadar ilerledik.
KARAR OKURU 21 Şubat 2019 01:04
0
28 şubat Samandağ ikna odaları kuruluyordu o ikna odalarında kızların kılına dahi dokunulmuyor Sadece başını açabilirsin deniyordu Şimdi ise başörtülü kadınlar fetö'cü diye bebekleriyle çocuklarıyla beraber zindanlara atılıyor ve gösterici kızlar polis tarafından elle taciz ediliyor işte nereden nereye AKP 28 Şubat'ı bile aratır oldu zulüm Hala sürüyor
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 22:54
Bu nasıl bir açıklama nasıl bir anlayış. Babası fetocu. Bu ne lackalik. Biz buna mi layigiz. ? Yazık çok yazık. ..!
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 19:14
Hal-i hazırda bir üst düzey mülki idare bürokratı, AKP ve dahi iktidar olan muhafazakarların değişimini şöyle anlatmıştı: eski yunanda her yıl köylünün birini yiyen canavarı köyden bir genç öldürmeye karar verir. Gider ve kılıcı çeker, öldürür. Ancak kahraman genç, canavarın bu kadar kolay ölmesine şaşırır. Geri dönerken kendisinde farklılıklar hissetmeye başlar. Vücudundan değişik kollar, ayaklar çıkmaya başlar. Tüylenir. Boynuzu çıkar. Genç, öldürdüğü canavar gibi olmaya başlamıştır. Yıllarca köylüyü yiyen canavarın ruhu, onu
Aydinoglu 20 Şubat 2019 18:34
Demekki devlet icine coreklenmis bir menfaat cetesi var ve devleti kendi cikarlari icin kullaniyor. Namik kemalin sozlerinden bunu anliyorum. arupada butunlesik bir halk yok bunu anliyoruz ama bizim memleketimizde bu nasil olabiliyor. Cunku bizim toplumumuz musluman bir toplum ve ferdin islahi uzerine cemaatlesip cemiyete donusmus birlik ve beraberlik var araya kotuleri nasil alabiliyor. Millete ragmen devlete nasil birileri siziyor.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 17:07
Geldiğimiz nokta çok ürkütücü. Trafik kazasında ölen bir savcı için gazeteler 'şehit savcı' ibaresini kullanıyor. Vatani görevini yapan erler hariç bu tanımlamanın kullanılmasını doğru bulmuyorum. Bir ücret karşılığı çalışanların böyle kutsanmalarının mantığı ne? İnşaattan düşen işçi sadece 'ölü' iken, savcıyı şehit yapan ne? İkisinin de derdi evine ekmek götürmek değil mi?
Ahmet Kaya 20 Şubat 2019 16:55
Bu devlete mi zalim diyorsun?Bu devlet kendi uçağıyla kendi polisini (50 polis)kendi vatandaşını şehit eden pilotu içerde beslemeye devam ediyor.Ortada bir zulüm varsa bu şehitlerin ailelerine yapılıyor.Acaba bu konuda bir yazın oldu mu?Tezgah olduğu apaçık olduğu ortada olan bir duruma taciz diyorsun.Bunu yapan polisin bile ne olduğu belirsiz.Sen hala Fetöyü tanımıyorsun.''Tanımak istiyorsan''bu yazına gelenn yorumlara bak.Fetöyü göreceksin.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 23:59
0
ahmet kaya sen ölmedinmi başım beladaaaaa..:)
Yaşasın ölüm... 20 Şubat 2019 13:58
Devletin kutsallığını övmekten ziyade, milletin kutsallığını övün yoksa o devlet dediğimiz kurum millete zülüm eder.
Ahmet Kaya 20 Şubat 2019 16:08
26
Devleti ayakta durmayan millet ayakta duramaz.
KARAR''LI ADAM 20 Şubat 2019 20:44
1
BAY Ahmet Kaya;Şeyh Edibali'nin sözünden bihabersin anlaşılan.Ne demişti koca şeyh:"İnsanı yaşat ki,devlet yaşasın".Devleti ayakta tutan,millettir.Millet varsa,devlet vardır.Devlette,insan için vardır.
KARAR OKURU Kim Dinler 20 Şubat 2019 23:41
0
Devlet de millet de kutsal değildir. Kutsal olan insandır. Konu insandır. Çünkü cennetle cehennem arasında kalan odur. Ne soyut ve değişken millet ne de devlet. Bu sebeple bu iki dünyalık sosyal kurumu güç değil ait olma, birliktelik ve adalet ayakta tutar
KARAR OKURU 21 Şubat 2019 01:22
0
Ne devlet ne de millet kutsaldır. Önce insan olmayı ve diğer insanları ve tüm varlıkları sevmeyi öğrenin. Hepimiz aynı atadan geliyoruz. Çini, Hindi, Afrikalısı, kırmızı tenlisi farketmez.
KARAR''LI ADAM 20 Şubat 2019 13:30
Başörtülü bacımıza yapılan o iğrenç taciz için de devlet tutarlı bir şey söyleyecek mi, yoksa o bacımız;"benim başörtülü bacım"kategorisine girmiyor mu?Girmiyordur,çünkü babası Fetö'cü imiş!!!
Ahmet Kaya 20 Şubat 2019 16:01
35
Başörtülü bacımız mı?Başörtülü bacımızın ne işi var orda acaba?Klasik bir Fetö tezgahı.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 13:10
Ali Mazrui/Dünya Siyasetinde Kültürel Etkenler de"...Tabandan gelen bir hareket bir devleti ele geçirirse, açık olan şey, değişenin devlet değil, tabandan gelen 'hareketin kendisi' olduğudur. Devleti kim ele geçirirse, onun devlet tarafından ele geçirilme tehlikesi altında olduğunun kanıtları açıktır. Özgürleştirme hareketleri devlet ele geçirmede başarılı olduğunda, liderler neredeyse fanatik şekilde devlet sistemine dönüş yapar. "
Her amaç zamanla araçsallaşıyor.Bu eşyanın tabiatı gibi.Bu sebeple" dün dünle beraber gitti cancağızım.Bu gün yeni birgün.Yeni şeyler söylemek lazım" Türkiye yönetilmesi zor bir ülke.Her yıpranma yeni bir şahlanışla aşılır.Tarih değişikliğiyle beraber tekerrür eder.!
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 12:32
Bu begebmedigin hükümet chpkk nin doksan yıllık zorbalık rejimine son vermek için açılım yaptı kürtçe konuşamayan anaya bunu sağladı dışkı yediren işkence ci tunç soyerin babası gibi adamlari hizaya çekti eee şimdi gariban kürt leri işkence cin in oğluna oy verdiriyor lar vah vah bunu da bu zahmet yaz kardeş
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 15:08
4
Verdigin bilgilerin hepsi yanlis,size bukadar cok yanlis bilgi nereden veriliyor kardesim?
ALLAH SANA GÜÇ KUVVET VERSİN YAZMAYA DEVAM
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 11:44
Devlet nedir?hak nedir?hukuk nedir?v.s kavramlar yerli yetine oturmadıkça toplum ne istediğini bile bilemez hale gelir...medeniyetler in kurduğu organizasyon dur devlet,dersen mesela iyi olması mükemmele ulaşması için bir çaba içerisinde olursun..yok eğer devlet için can feda edilecek bir yapı algın varsa herşeyi-her hareketi mübah görürsün..gelişim için değişim-değişim için eleştiri ve ilmi mesafe gerekir..senin olduğu kadar benim ,benim oldüğu kadar senin anlayışı ile sahiplenilmesi gereken bir organizasyon sadece..mutlu/huzurlu /müreffeh olmak istiyorsak d
bingöllü muhammed 20 Şubat 2019 11:13
gösteride kadını taciz ediyor polis Ve bunu bütün dünya seyrediyor Emniyet Genel Müdürlüğünün açıklaması aynen şöyle Ama onun babası fetö'cü Bu yüz kızartıcı olaydan dolayı utanacak larına hemen kızın babası fetocu deyip işin içinden sıyrılıyorlar kendilerini işte Türkiye Aynen böyle oldu her türlü rezilliğe ahlaksızlığı zulmü yapıyorlar hemen ama o fetöcüdür deyip işin içinden sıyrılıveriyorlar
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 13:55
0
Küfür devam eder ama zulüm devam etmez.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 17:21
0
Sözkonusu kadının babası KHK ihraçlı bir öğretmenmiş. Emniyetin açıklamasının neresinden tutsan elinde kalır. İhraç olması fetöcü olduğu anlamına gelmez, kesin bir mahkeme kararı mı var? Velev ki baba fetöcü olsun, bu kızına yapılanı haklı mı kılar? Hatta kadının bizzat kendisi fetöcü olsa bu yapılan tacizi haklı mı kılar? Bu nasıl bir iktidar hırsı ki en temel değerleri bile kirlettiniz, Allah müstehakınızı versin.
Fuzuli 20 Şubat 2019 11:14
Bu ülke bitmiş. O kızcağıza yapılan tecavüz ile ölüm döşeğine düşmüştü, devletin (ama babası fetöcü) açıklamasıyla da canlı canlı gömülmüş oldu. Mamasını devlet kapısından alanların oyladıkları düzende iyi hal muhal. Akp’yi inanamaları muhtemel olan Allah dışındaki Tanrı’larına havale ediyorum. Karma ya da kozmoz Sizin müstehakınızı versin.
serkan aydogdu 20 Şubat 2019 11:05
AKP iktidarı önce halkı yozlaştırıldı sonra giyiniyor saçlarda parayı iktidarı ele geçirince en sonunda kendilerini yolla çağırdılar iki kelimeyi bir araya getiremeyen tipler bugün milyon dolarlarla oynuyorlar AKP nin saltanatı da elbet bir gün bitecek ama Saltanat bitene kadar bu hafta çok bedeller ödeyecek benzer
KARARLI 'KARAR' OKURU 21 Şubat 2019 11:07
0
"iki kelimeyi bir araya getiremeyen tipler bugün milyon dolarlarla oynuyorlar" demişsin.Çok kelimeyi bir araya getirip çok milyon dolarlarla oynıyan ehliyetli ve liyakatli tiplerle beraber hepsi birden 'cumhur cemaat mülâkat' öncesi 'bekâ' raporu ibrâz ediyorlar..
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 10:56
siyasal islamcılar AKP iktidarı ile beraber devletin iktidarın reayası oldular iyasal İslamcılık da tam budur işte düzgün değilse para kimde ise ona biat ederler şu anda siyasal islamcılar AKP ye biat ediyorlar yanlarına aldıkları MHP ile beraber ülkede insanlara zulüm ediyorlar iyasal İslamcılık budur işte güç kimde ise ona taparlar güç kimde ise ona biat ederler bu her zaman böyle olmuştur tarihte de böyle olmuştur Türkiye'de şu anda siyasal islamcılar AKP ile beraber ülkeyi mahvetmenin derdine düştüler Bu saatten sonra AKP den sonra sittin sene siyasal i
hep karar okur 20 Şubat 2019 10:29
BRAVO İŞTE YORUM. EMEK ÇEKİLİP UĞRAŞ VERİLMİŞ YAZI.
ERKAN DOĞAN 20 Şubat 2019 09:41
Sayın Oğur Oldum olası bu kutsal devletten tiksinirim.Bu devlet kutsaması yüzünden sola duyduğum ilgiyi bile bıraktım.Bu devlet her ne zaman bir ayağa kalksa önce etrafa hort zort eder bakar dövecek kimse yok dış mihraklar çok uzak döner muhalifine vatandaşına saldırır.Bugün de olan bu.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 09:23
Buralarıda troller dolduruyor. İnanın bir görüş okuyorum yazı yayınlanmasından 10 saat sonrasına kadar nerdeyse herkes o kanaate katılıyor bir tane olumsuz görüş yok aradan yarım saat geçmeden en az olumlu bulunan görüş kadar olumsuz görüş oluşuyor. Hakikaten merak ediyorum bu satılmışlığın bedeli nedir nasul besleniyırsunuz.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 09:18
Bumerang gibi ak parti başlangıçta neyi vaat ettiyse neyi savunduysa tam tersini yapmakta dolayısıyla muhalefetin hiçbir şey yapmadan ak partinin arşivini önlerine koysa yeterli olur sanırım. Bu hale gelmesinin iki açıklaması olabilir ya inandıklarını söylemiyorlardı yada gerçekten oturdukları yeri pislettiklerinden vaat ettiklerini uygularlarsa bundan en zararlı kendilerinin çıkacağını biliyorlar. Kalktıklarında pislikler ortaya saçılacak korkusundan daha baskıcı ve hakkı hukuku rafa kaldıran kendileriyle çelişen bir hake geldiler. Başka fikri olan var m
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 09:12
Vatandaşı geçtim devlet devletle kavga ediyor. İl Sağlık Müdürü polise aracını aratmıyor, İl Milli Eğitim Müdürü kendine ceza yazan polisi sürdürüyor. Bir saltanat debdebe merakı. Bildiğim bir küçük çaplı STK Başkanı kendine Mercedes makam aracı aldırıp, siyah plaka ve çakar taktırıp yollarda cirit attı. Devletin başı makam aracını askeri uçakla dış ziyaretlere bile götürürse alt kadro da herkes Mercedesle gelirken ben yanlarına Passat mı çekeyim der.
Kasim 20 Şubat 2019 08:25
dogru soze ne buyrulur.Hakki ve adaleti sizin ve Ahmet Tasgetiren'in yazilarinda aramak gibi bir caresizligi yasiyoruz.
Karar Okuru 20 Şubat 2019 08:26
Kameralarin onunde bir kizcagiza cinsel taciz yapiliyorsa kameralarin olmadigi dort duvar aralarinda neler yapiliyor dusunmek bile istemiyorum. Artik olan bitenden tiksiniyorum.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 08:10
Basbaglar içinde uzun bir yazı bekliyoruz sayın hocam
HACI MURAT 20 Şubat 2019 08:09
Muhaliflik kolay zenaat.Dünyada eleştiriden daha kolay başka bir iş var diyen varsa beri gelsin.Kimlik kontrolü yapılır şikayet konusu olur. Yapmadığında teröristler gelir Ankara'da bomba patlatır şikayetin dozu artar. Taksim'de 1 Mayıs kutlamasına izin verilmez devlet otoriter olur.İzin verirsin kutlayıcılar kutlama törenlerine balta sapı gibi sopalarla katılırlar. Kutlamalarda yakma, yıkma,hatta öldürme özgürlüklerini bile kullanırlar. Devletin işi zor vesselam.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 10:09
4
Hacı Murat, polis bir kadına parmak attı. Bunu mu savunuyorsun? Allah kimseyi vicdan ve ahlaktan mahrum etmesin. Hükümet etme gücünü eline alan geçmişin mağdurları artık ne yazık ki en temel insan haklarını bile umursamaz oldular.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 10:20
2
Yalakalik daha kolay
Şinasi 20 Şubat 2019 11:02
3
Hacı Murat, anneni, kız kardeşini ya da eşini bu tür bir polisin muamelesine maruz kalırken bir düşün. Belki anlarsın. Eğer hala devlet ve hükümet yanlısı bir hisse ulaşırsan da yaşayarak anlaman için dua edelim.
Dr. 20 Şubat 2019 11:37
2
Hacım senin destek verdiğin zihniyet bizi bu hale getirdi. Yoz, akıl ve bilimden uzak, sığ, at gözlülüğü takmış kafalar ile yol alınmıyor. Samimi ve gerçek müslüman olunmyor bu zihniyet ile. Herşey menfaate dayalı, yandaşlığa ve kayırmacılığa dayalı. İşi muhalifliğe bağlamışsın. Gerçekleri söylemek muhaliflik ise evet biz bunu bedava yapıyoruz Allah rızası için. Yandaşlık kaça yapılıyor sizlerden öğrenmek isteriz...
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 12:06
1
Bu konuyu doğduğu, büyüdüğü ülkesini arkasına bakmadan ölümü göze alarak terkeden ,yada herne sebeble gitmiş olduğu ülkeden geri dönmek şöyle dursun,mevzubahis olduğunda birçok konuda övgüyle bahsedilmesinin sebebleri nedir? Bizde olmayan,olamayan nedir?
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 13:36
2
söz konusu olayda polis kadını zorla arabaya bindirmeye çalışırken kazayla orasından burasından tutabilir. bu bir şekilde savunulabilir ama "zaten o kızın babası fetöcü" kesinlikle bir savunma değil, pespayelik resmen.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 06:50
Bu sözde muhafazakarlar zamanında kendilerine yapılanları haksız hukuksuz zalimce görürlerken şimdi başkalarına aynısı yapılırken devlet sevgisiyle olanları refleks olarak görüyor...
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 06:47
Akp yandaşı oldun mu yanından geçsen taciz sayılır fakat goruntülerede acık olarak görülen taciz olayındaysa ‘kargaşa içinde yanlış bir hareket olarak’görülüyor. Yazıklar olsun
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 06:33
O başörtülü kızcağız CHP iktidarında bu çirkinliğe maruz kalsaydı 100 yıl tepe tepe kullanacağımız bir malzeme olurdu elimizde. Yazık çok yazık.
evin 20 Şubat 2019 05:31
akpyi övmeden yazı yazamama alışkanlığınız var maalesef...tabii bunun esas sebebinin kendi "günahlarınızı" temize çekmek olduğunu zeki okuyucular anlayacaktır muhakkak...
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 03:56
tehlikenin ve beka sorunun buyugu-kucugu olmaz, denetlenmeyen guc zulumdur, mulkun temeline zarar veren adaletsizliktir... hata yapan istisnasiz tum kamu gorevlilerinin SAHSEN hukuki-cezai mesuliyeti olmazsa yeni FETÖ nun yayilma-buyume yontemleri devlette sona ermez! Bu yuzyillik sakat zihniyetten kurtulma mucadelesi sadece bir partinin sorunu degildir..Elinize saglik
Karar okuyucusu 20 Şubat 2019 02:43
Medenileşme ve gelişme bir takım toplumların ulaşamayacağı kadar uzakta galiba. Bu iş 1000 yıl sürse toplumun bu doku ve koşulları ile buna dayanabileceği meçhul. Üstelik pek beğenmesekte gelmiş olduğumuz kırık dökük yerden de artık çok geriye gidiyoruz. Bilinç olmadan sadece günlük hayatını yaşayan ve ve birileri vermese bir değer ortaya çıkaramayan yığınların da kaderi bu galiba. Sonuç yağmala ama bana da biraz ver. Hepsi bu kadar işte. Yok tolumun demokratik talepleri, yok adalet bunlar erişilebilir mesafede değil artık.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 11:20
1
bu gazetede bugüne kadar okudugum en akli basinda yorumlardan biri. bakmayin siz begenmeyenlere onlar umutsuz vaka tipki bu ülke gibi.bu toplum asla uygar olamayacak böyle yagma toplumu olarak kalacak üzülmeye gerek yok, gitmeye bakin..selam ve sevgiyle
Yurt dışından iki çift göz 20 Şubat 2019 14:11
1
Sanırım bu yorum iki gömlek büyük geldi... Ama üzülerekde olsa şunu söylemek zorundayım. Haklısınız...
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 02:44
"Demokrat Parti’nin 'Yeter söz milletindir' sloganının muhatabının o 'hikmet-i hükümet' devleti olduğunu herhalde söylemeye gerek yok." Hedef tam bu idiyse aynı DP "Vatan Cephesi" fikrine, kendisine oy vermeyenleri "vatan haini" ilan etme noktasına nasıl vardı acaba? (DP romantizmi sıktı artık.)
Okur 20 Şubat 2019 02:30
Hukuk Devletin mahkemelerinde olmayan,görünmeyen gizli,uydurma taniklarla,100,000 binlerce, kürt insani iskence görüp,Kimsi fislenmis, kimisi cezaevinde, kimisi köyunden batiya sürülmüs kürt vatandaslarini, asimile etme,bir devlet politikasidir,,
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 12:01
2
ideolojik vesayetci devlet kendi "ornek yurttaş" formatina uymayan tum vatandaslarina(istinasiz) zulmetmistir,y yakin tarihteki degisim bunun telafi edilmesi, ceberrut devletten butun milletin devleti olma surecidir.. .yuzyillik enkazi ve iman gibi zihniyeti degistirmek hic kolay degildir
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 15:30
3
Söz konusu Kürtler olunca bu gazetenin sözde demokrat yorumculari kirmizi tusuna basip olumsuz görüs bildirmekten cekinmezler,cünkü onlar icin Kürt sorunu terör sornudur gerisi yalan.Devletleri onlara böyle ögretmis.
Cevaben 20 Şubat 2019 18:12
3
Bu Milletin devletin cok ögûndûgumuz, peygamber ocagina gidecek ordunun askerleri, kūrd kõylūlerin yasadigi yesilyurt kõylūlerine...insan diškisi...bok,,,yedirttiler, utanmazlar,simdi onlarin deyisiyle pygamberin sofrasinda oturup õvūnūyorlardir, yaz gogle,de yesil yurt kõylūleri, bokyedirme diye, birazda Karsi tarafa kulak verin, insana,,bok yediren tūrk ordusunun Allah belasini versin, insallah,amin
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 02:04
Yıldıray kardeş, bir önceki yazınızda "Halkımız koyun mu? Emin misiniz?" diye sormuştunuz. Bu yazınızda da cevabınızı ne güzel vermişsiniz? Böyle zincirleme yazılar yazmayın, her gün takip etmek zorunda kalıyoruz.
Okur 20 Şubat 2019 01:59
" muhafazakar lar için artık bu devlet bizim devletimiz" di.." öz yurdumuzda garip ve parya değildik" ( parya ayak takımı demek)..yinede sukretsinler ki " hain ve zillet " olarak nitelendirilmemisler...beterin beteri var..tahtaravalli gibi biri oturuyor,biri hooop havaya...yani tahtaravalli devlet... çocuk gibi oyun oynamayı birakinda inin tahtaravalli den de sarılın birbirinize hepimize yeter bu vatan
Kasım Özdemir 20 Şubat 2019 01:28
Ah vatan! Annemsin ama yedi kocalı hürmüz gibisin.
Okur 20 Şubat 2019 18:58
0
01:28 Helal olsun 16 yil sonra guldurmeyi basardin:)
İsmail 20 Şubat 2019 01:22
trene binenler trenin gidişinden kaygı duyanları trenden indirmeyi başardı,trene gelenlerin hepsi iyi,trenden inenler kötü oldu,trene binenler treni uçuruma yuvarladıktan sonra gerçek anlaşılacak ama iş işten geçmiş olacak..ne kadar da tren kelimesi kullanmışım..artık bundan sonra trene binmem gibi?
Okur ( baska okur). :) 20 Şubat 2019 18:55
0
Tren gelir hos gelir.....istasyona gelmeden ..vagonlari bosgelir.gordunuz tren kazalarini hepiniz iniverdiniz; binerken Ona mi sordunuz,o hic binmedi trene..trene baștan yanlis bindiniz,tren ozgurluk trenidir; hayalini kurdugunuz istasyon da yoktur.
ercan 20 Şubat 2019 00:58
bu çok iyi bir yazı,tebrik ederim.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 00:47
AK partinin, açtığı özgürlük alanını zamanında kullanamayan aydınlar, halk ve akademisyenler karşısında, AK parti “ madem halkın bu alanı kullanma talep ve arzusu yok, o zaman bu başarının kaymağını ben yemeliyim, ” dercesine kendisini devletleştirip otoriterleştirdi. Aslında beka denilen mesele tamamen AK parti ve bu yolda ittifak kurmak zorunda kaldıklarının, güç ve iktidarını muhafaza gayretinden başka bir şey değildir. Devletin bekası, kendilerinin güç ve iktidardaki devamlılığına evrildi.
Karar Okuru 20 Şubat 2019 00:42
Fransa'da devletin hikmetinden sari yelekliler sual ediyor. Fakirden cok zenginden az vergi alan adaletsiz vergi sistemi iyilestirilmek icin yeniden duzenlemeye gidiyor. Aglamayan cocuga meme verilmedigi bir gercek.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 00:14
Maalesef 2002' de hepimizin umutlu iktidara getirdiği, her karşılaştığı engelde biz vatandaşların desteğini yanında bulan Ak parti Milletin hizmetinde bir partiyken şimdi ortağı Mhp ile devletin hizmetinde süper devletçi bir partiye dönüştü. En son 16 Nisan referandumunda artık meclis için baraj kalkacak her parti aldığı oy kadar milletvekili çıkaracak, meclis yasama yoluyla başkanı denetleyecek diye evet oyu verdim ve aldatıldım. Burhan Kuzu'ya hakkımı helal etmiyorum. Artık Ak partiye oy yok. Oyum Saadet partisine.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 20:49
5
Oyum ak prtiye
musto 20 Şubat 2019 00:05
2002.de ekonomik, sıkıntılar dolayısıyla Başbakana,yazar kasa,fırlatıyor günlerce hak arama eylemleri düzenleyebiliyor,deşarz olabiliyorduk, beğenmedik, daha iyisini istedik Sn.Ahmet necdet sezerin görev süresince düzgün çalışmak zorunda kaldılar o gidince gerçek yüzleri ortaya çıktı.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 14:25
11
%80 faiz %80 enflasyonla yasamakmi istiyorsun yazar kasa firlatma hakaretini ulastiracak basirwtsiz bir turkiyede.
KARAR OKURU 20 Şubat 2019 14:22
9
Örnege bak.ovdugu doneme bak.
musto 20 Şubat 2019 15:51
2
Verilerle oynayarak semtlere, çadır kurup marketlere, baskı yaparak enflasyonu ,düşürdüğünüzü, zanediyorsan yanılıyorsun nereye kadar zararına satış yapacaksın seçime, kadar seçimden sonra gerçek yüzünüz ortaya çıkacak. benim korkum ÇİLLER GİBİ SALMA SALACAKSINIZ.
KARAR OKURU 19 Şubat 2019 23:55
Allah var gam yok.Herkes hesap verecek.Allah razı olsun.
karar okuru 20 Şubat 2019 08:49
5
Aynen. Tıpkı Fetö gibi...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN