Yerli yazılımı siyasiler anladı ama yetmedi

Yerli firmaların üretebildiği yazılımların kamu tarafından karşılanmaya çalışılmasının bilişim sektörüne zarar verdiğini belirten Bilişim Uzmanı Nalbantoğlu, “Bürokratlar ikna olmamakta direniyor. Sonra da ‘bu iş olmadı’ diyerek projeyi çöpe atıyorlar” dedi.

Yerli yazılımı siyasiler anladı ama yetmedi

GÜVEN ADALI

Son dönemde kamu kurumları ile yazılım firmaları arasında oluşan rekabet, özel sektörün gelişimini tehdit eder hale geldi. Kamunun yerli firmalardan da rahatça karşılayabileceği ihtiyaçlarını kendi içinde üretmesinin gelişim çağındaki firmaları olumsuz etkilediğini belirten şirket yöneticileri, “Eğer kendi devletimiz ihtiyacını bizden karşılamamayı seçerse biz nasıl yurt dışına ürün ihraç edeceğiz. ‘Devletin senden almıyorsa ben neden alayım’ diye sorarlar” ifadelerini kullanıyor. Konuya dair bir açıklama yapan Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Bekir Sami Nalbantoğlu, kamunun iç kaynak kullanımında ciddi sıkıntılar bulunduğuna değindi. Kamu kurumlarının yerli firmanın yaptığını beğenmeyip, “Ben bunun daha iyisi yaparım” dediğini belirten Nalbantoğlu, “Ciddi kaynağı da zaten var. Kendi içinde yapmaya çalışıyor ama ciddi sorunları doğuruyor. Örneğin doküman yönetimi gibi standart, Türkiye’de çok rahat bulunabilen bir işi kendisinin yapması ne kârlı ne de piyasayı destekleyici bir hareket. Bu yazılım sektörüne çok ciddi darbe vuruluyor. Bunun ticari olarak kârlı olması mümkün değil. Biz aynı işi zaten 100 kişiye yapıyoruz. Siz sadece kendiniz için yapıyorsunuz. Biraz sabırlı olsanız, parayı bana verseniz çok daha kârlı çıkacaksınız” dedi. Genellikle bu işleri yapan kişilerin işinde orta düzey yeterlilik oranına sahip yönetici arkadaşlar olduğunu söyleyen Nalbantoğlu, “Fakat ürün sonrasında sahipsiz kalıyor. Çünkü, belli bir ömrü ve yeterliliği söz konusudur. O ürünün günümüz ihtiyaçlarına uyarlanması gerekir. Özel sektör 100 kişiye sattığı için sürekli güncel tutar fakat kamuda böyle olmuyor. Sonrasında da ‘bu iş olmadı’ denerek çöpe atılıyor. Aşçı değilsin ama ‘yemeği ben yapayım’ diyerek malzemeyi çöpe atmaya benziyor” diye konuştu. “Özel sektörün gücünün yetmediği konuları kamu yapsın tamam ama zaten yapılmış herkesin kullandığı işi bari kendi yapmaya çalışmasın” kamunun güvenlik endişesi ile kendi yazılımını yapmak istemesinin doğru olmadığını belirten Bekir Sami Nalbantoğlu, şöyle devam etti: “ABD stratejik işlerini gerekli güvenlik önlemlerini alarak şirketlere yaptırır. CIA paravan şirketler üzerinden bu şirketlerin ortağı olur ve CIA’in ortak olmadığı hiçbir şirket kendi alanında büyüyemez. Kaynak kaybetmeye razı olan bir sistem kurulduğu işin bugün bu konumlara geldiler. Güvenlik doğru bir kaygıdır. Fakat işini ticaretinden kazanan firmalar varsa bunların işine de taş koymamak lazım. ABD’yi baştan keşfetmeye gerek yok. Bu ürünü ben üreteyim değil biz üretmeliyiz anlayışının benimsenmesi gerekiyor. Bu gerçekliği hükümet kabul ediyor fakat bürokratlar direniyor.”

YÖNETMELİKLE ZORUNLU HALE GELDİ

Kamu İhale Kurumunun “Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, Kamu İhale Kurumu tarafından ilan edilen listede yer alan ve ihale konusu işte kullanılacak makine, malzeme ve ekipman yerli malı olacak. Sözleşmede yerli malı zorunluluğu aranan makine, malzeme ve ekipmanla yazılımın kontrolü yapı denetim görevlisinin sorumluluğunda bulunacak. Yapım işlerinde kullanılacak makine, malzeme ve ekipmanla yazılımın tamamının veya bir kısmının yerli malı olması şartı getirilebilecek. Yönetmeliği değerlendiren Bekir Sami Nalbantoğlu, şunları söyledi: “Yerli yazılımın tedariki ile ilgili sıkıntı çekilmezken bunların uygulanması noktasında sorunlar var. Burada devlet zorlaması olmadan sorun çözüleceğe benzemiyor. Çünkü rakipler çok zorlu. Onlarla ilk etapta rekabet etmek oldukça zor. Yazılım ruhtur. Ceset önemli değil ruh önemlidir bizim sektörümüzde. En azından yabancılara da bir yerlileşme zorunluluğu da getirilmiş oldu. Yabancılar gelip burada bir ofis açıp, bir pazarlamacı koyarak satış yapıyordu. Şimdi Türk mühendis istihdam ederek Türkiye’de üretim yapmaya, burada bir değer ortaya çıkarmaya zorunlu olacak.”

APE X GÖRÜCÜYE ÇIKTI

Bilişim alanında istenilen seviyeye henüz ulaşılamayan Türkiye’de güzel hikayeler de var. Turkcell’in kitlesel fonlama platformu Arıkovanı, yerli drone Ape X’i vitrinine çıkardı. perakendeden lojistiğe, fotoğrafçılıktan sinemaya günümüzde birçok sektörde kendisine yer edinen drone’un yerli versiyonu APE X, ilkokuldan beri arkadaş olan Çağkan Güneri, Selin Orçunsel, Kaan Cevher, Dilbeste Kayıgil ve Kadir Atakan Ata’dan oluşan genç bir ekip tarafından üretildi. Açıklamada muadillerine göre çok daha etkili, hafif, dayanıklı olan drone’un, Arıkovanı fonlamasında yeterli desteğe ulaştığı takdirde piyasaya sunulacağı bildirildi. 4K çözünürlükteki kamerası ile yüksek kalite görüntü elde etmeyi sağlayan, hafifliğiyle de dikkati çeken APE X’in kamerası, yarım saate kadar görüntü almayı sağlıyor. APE X ve kamera görüntüsü uygulama içinden canlı olarak da kontrol edilebiliyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN