Bir baba olarak Özgecan'ın babasını oynamak çok zordu

Usta oyuncu Erkan Can, dört ülkeden dört kadınının öldürülmesini konu alan ‘Faint Sound’ adlı belgeselde iki yıl önce katledilen Özgecan Aslan’ın babası Mehmet Aslan’ı canlandırdı. Can “Ben de bir babayım çok zor bir rol. Kadına şiddet ülkelerin eğitim politikalarıyla doğrudan alakalı” dedi.

IŞIL ÇALIŞKAN / RÖPORTAJ

Boston Üniversitesi öğrencisi Chris Surnames’in akademik tezinden hareketle dört ülkeden erkek şiddeti kurbanı dört kadının hikayesini işleyen ‘Faint Sound’ belgesinin çekimleri tamamladı. Almanya, Rusya, Türkiye ve İngiltere’den dört kadının dramını anlatacak belgesel aralık ayında vizyona girecek. Yapım için Türkiye’den hunharca katledilen Özgecan Aslan’ın hikayesi seçildi. Belgeselde Özgecan Aslan’ı Maral Büyüksaraç canlandırırken, baba Mehmet Aslan’ı Erkan Can oynadı. Anne Songül Aslan rolünde ise Aslı Öngören vardı. Erkan Can’la projeyi ve rolünü konuştuk.

* ‘Faint Sound’ projesine nasıl dahil oldunuz?

Bu hikaye dört farklı ülkede dört farklı hikayeyi anlatıyor. Bana geldiler ben de onlara seve seve yardım ettim. Seslendirme, stüdyo bulma gibi elimizden ne geliyorsa yaptık. Bu kadına karşı olan cinayetler dünyada da böyle. Sadece bizim ülkemizde değil.

Şiddet olayları dünyanın her yerinde yaşanıyor. Kadına şiddet uygulayan erkeklerin psikolojisini nasıl tanımlarsınız?

Bu çok düşündürücü, aynı zamanda tıbbi psikolojik bir durum. Hastalıklı bir şey. Bu konuya herkesin eğilmesi lazım ve tedavi edilmesi gerekiyor. Ama bu adamın hasta olup olmadığını anlayamıyorsunuz. Bütün toplumları ilgilendiren bir durum. Bu nasıl önlenebilir onu bilemiyorum. Bilim adamları, doktorlar, psikologlar, her devletin hükümetleri bunun üzerine hassasiyetle eğilmeli. Ama genel olarak ülkelerin eğitim politikalarıyla direkt alakalı olduğunu düşünüyorum. Eğitim, eğitim, eğitim...

Belgeselle ne amaçlanıyor?

En başta bu durumdan haberdar olmalarını sağlamak. Bu belgeselde tıbbi ve bilimsel bir metin okunuyor. Metni Hatice Aslan seslendirdi. Seyredenlerin bu metin üzerinde düşünmelerini tavsiye ediyorum. Bu hakikaten hastalıklı, tıbbi bir durum. Bu sadece bizde değil dört ayrı ülkede işlenen bir konu.

‘Faint Sound’ yani Türkçesiyle ‘soluk nefes’ ifadesi belgeselde nasıl karşılık buluyor?

Ölenlerin nefesi de diyebiliriz. Öldürenin de soluk nefesi diyor. Bir şekilde öldürülüyorlar ve o nefes seslerini duyurmaya yetmiyor. Bağırmaya ve imdat demeye yetmiyor. Bunun anlamı kişiden kişiye de değişir.

Özgecan Aslan’ın babasını canlandırmak size ne hissettirdi?

Çok kötü bir durum. Ben de bir babayım. Bir baba için çok kötü. Ama biz de bunu oynamak durumundaydık çünkü bizim görevlerimizden biri de bu.

Çekimler sırasında neler yaşandı?

Oturduk metni önümüze koyduk. Baba-kız iki kişi çektik. Küçük sahnelerle çekildi. Daha ziyade bu film fondaki anlatıcıyı içeriyor. Biz onun önüne küçük canlandırmalar yaptık. Çok zor çekimler yaşamadık. Tabii ki yönetmenimiz bunu çekmek için çok büyük zorluklar yaşadı. Biz sadece yapabildiğimiz kadar taşın altına elimizi koyduk. Empati kurduk babayla, kızla, yönetmenle. Gerekli olduğunu düşünüp oynadık. O duyguyu verebildiysek ne mutlu bize.

ÖZGECAN ASLAN'I OYNAMAK AĞIR GELDİ

Belgeselde Özgecan Aslan’ı canlandıran Maral Büyüksaraç ise en büyük amacının Özgecan Aslan yasasının çıkarılması olduğunu söyledi. Büyüksaraç “Bu iş sayesinde böyle bir konuya vesile olursak biz çok mutlu olurduk. Almanya’daki çekimler sırasında kadınlar, yönetmenimize ve ekibe çok destek vermiş. İnanıyorum ki böyle bir projede de en çok kadınlar bizi destekler” dedi. Özgecan rolünün kabul etmekte zorlandığını belirten Büyüksaraç, deneyimini şöyle anlattı: “Bir gün sevgili Kenan Erçetingöz bana dedi ki sen ne kadar çok Özgecan’a benziyorsun. Gözlerin saçların... O sırada bunu kabul etmek zor geldi. Daha sonra böyle bir projeye dahil olunca hiçbir şey tesadüf değil galiba diyor insan. Özgecan’ı okudukça, araştırdıkça daha çok mutlu oldum bu projede olduğum için. Zaten iç dünyasında çok naif biri olduğum için hiç derinlere inmek istemiyordum ki başardım da. Erkan Can sette hem babam hem hocamdı. Onunla çalıştığım için çok şanslıyım.”

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Özgecan'ın katiline cinsel tacizden 22 yıl 6 ay hapis cezası
Beyoğlu sineması yenilenen haliyle tekrar açıldı

Hayat Haberleri