Call of Duty: Black Ops III PS4 incelemesi

Acımasızlık, şiddet, ihanet üçgeninde savaş teknolojisinin insanoğluna karşı isyan ettiği kurgusal bir gelecekte Call of Duty serisinin son oyunu bizi gerçek dünyandan ne kadar kopartabilecek? Yakından bakıyoruz.

Sinema tarihinde öyle filmler vardır ki tek bir sahne ile bir dönüm noktası oluştururlar. Er Ryan’ı Kurtarmak tam olarak böyle bir açılış sahnesiyle izleyiciyi daha filmin ilk 20 dakikasında koltuklarına yapıştırıp bir savaşın ne kadar korkunç ve acımasız olabileceğini iliklerine kadar işler.

Eğer aynı etkiyi dijital dünyada ne yaptı diye soracak olursanız akla gelen ilk oyunlardan birisi de 2003 yılında Activision tarafından yayınlanan Call of Duty (CoD) oldu diyebiliriz. Aradan geçen 12 yılda teknolojinin ne kadar geliştiğini anlamak için önce serinin bu ilk oyununa ait kısa tanıtım filmini bir hatırlayalım.

CoD oyuncular tarafından o kadar çok beğenildi ki aradan geçen 12 yıl boyunca Activision toplam 12 tane daha devam oyunu çıkardı. Bu süreç içinde CoD serisi 2. Dünya Savaşı ile başladığı yolculuğunda oyun düşkünlerini günümüze ve geleceğe taşıyan çeşitli senaryolar ile bizleri karşıladı.

CoD Modern Warfare serisi bizleri günümüz savaşlarına taşırken, Black Ops serisi bizleri geleceğin kurgusal savaş ortamlarına götürdü. Yazımızın konusu ise Black Ops serisinin son oyunu olan CoD: Black Ops III.

Peşin peşin söyleyelim ki Black Ops III tüm CoD serisinin görsel açıdan bu güne kadar satışa sunulmuş en iyi oyunu. Black Ops II’den tam 40 sene sonra, 2065 yılında, geçen oyun konvansiyonel soğuk savaşın modern çağa taşınmış bir versiyonu diyebiliriz. 

Savaşlar ile yerle bir olmuş bir dünyada devletler artık yüksek teknoloji sayesinde meydan savaşlarının çok ötesine geçmiş durumdalar. Bu durumda tekno soğuk savaş olarak tanımlayabileceğimiz bu yeni dönemde gizli operasyonlar ve robotlar önemli bir role sahipler. Elbette bu çorbada teröristlerin olmaması hiç mümkün değil.

Oyunumuz etkileyici bir açılış sahnesine sahip ve aslında ilk 15 dakika boyunca olup bitenlerin sadece oyunun giriş hikayesinin temelini oluşturmak için gerçekleştiğini sonra anlıyorsunuz. Açıkçası bende bıraktığı ilk etki: “Daha besmele çekemeden bu ne kaos ortamına düştük” böyle demek oldu.

Spoiler vermeden senaryo için daha fazla neler söylenebilir çok emin değilim. Ancak takvimin 2065 olduğu bir zaman diliminde teknolojik gelişmelerin sadece silahlar ve robotlar için geçerli olmadığını, insan beyninin de gelişmelerden etkilendiğini ve savaşların matrixvari bir boyuta taşındığını da söylemek lazım.

Oyuncular başka oyuna fırsat bulamasın!

CoD Black Ops III’ün ana menüsündeki seçenekler eğer bu seriye düşkünseniz sizi çok ama çok uzun bir süre tüm diğer oyunlardan uzak tutmaya yetecek kadar kalabalık. Senaryo modunu kendi başınıza veya online olarak arkadaşlarınız ile birlikte oynayabiliyorsunuz. Açıkçası senaryonun bu şekilde oynanması oyuna farklı bir taktik hava katıyor ve oyunun senaryo akışını değil ama deneyimini kökünden değiştiriyor. Mutlaka test edilmesi gereken bir özellik olduğunu belirtmeliyiz.

Senaryo modu bittikten sonra “ben zora doymam” diyenler için çeşitli zorluk seviyeleri açılıyor. Ayrıca bu zorluk seviyelerinin ötesinde madalya ve kupa kazanmayı bekleyenler için tonla hedef konulmuş durumda. Dijital başarı koleksiyoncuları için bitmek tükenmek bilmez bir denizden bahsediyoruz.

Oyunun tüm muhteşem grafikleri, mekan tasarımları, hiper teknolojik silahları, beyin kontrolü sunan araçları, nano böcek orduları ve saymakla bu incelemede bitmeyecek kadar çok özelleştirme seçeneği ilk anlarda size oyunun içinde kaybolduğunuz hissini verebilir. Bunu kaotik ve rahatsız edici bulabilirsiniz ama oyunda harcayacağınız 2-3 saatin sonrasında hepsi yerli yerine oturuyor.

Açıkçası oyunun taktiksel açıdan sunduğu tonla yenilik ve içeriği teker teker anlatıp tadını kaçırmak istemiyorum. Yine de birkaç ipucu verecek olursak geçirdiğimiz operasyon sonrasında yarı robota dönüşen bedenimizin bize kazandırdığı bazı avantajlardan bahsedebiliriz. Duvarlarda yatay şekilde koşarak binalardan binalara atlamak veya altımızdan hızla geçen bir trenin üstünden atlamak, birkaç yüz metre ilerideki bir robotun içine sızıp devrelerini yakmak, nano botlarımızı salıp düşmanları diri diri eritmek… tamam tamam sustum.

Oyunu yaklaşık 4-5 saat oynadığınız zaman eğer iflah olmaz bir oyun düşkünü iseniz ilginç bir şey fark edeceksiniz. CoD Black Ops III sizde sanki pek çok oyunun en çok beğenilen özelliklerini kendi bünyesinde toplamış hissi uyandıracak. Eğer bu hisse kapılmıyorsanız da kaybedecek bir şeyiniz yok bu durumda oyunun ne kadar iyi kurgulandığını düşünerek mutlu olabilirsiniz.

Oyuna dair tüm eleştirileri en sonda toplamak üzere şimdi çoklu oyuncu moduna yakından bakalım.

Multiplayer deneyimi

CoD Black Ops III çoklu oyuncu moduna girdiğinizde ana oyundan daha farklı bir ortam ile karşılaşıyorsunuz. Dokuz farklı karakterden birini seçmeniz gerekiyor. Her bir karakter bir birinden daha farklı özelliklere sahip ve farklı oynama yetenekleri geliştirmenizi gerektiriyor. Bu ilk anda kafa karıştırıcı gibi olsa da her bir karakterin size yeni bir deneyim yaşatması oyunun zenginliğini arttırıyor. 

Haritalar ekip arkadaşlarınız ile birlikte oynamanız ve taktik geliştirmeniz için özene bezene tasarlanmış. Öyle elimize silahları alıp savaş naraları atarak düşmana dalalım derseniz ağaçtaki armutlar gibi avlanırsınız.

Şu anda 12 farklı haritada toplam 11 oyun modu ile oynayabiliyorsunuz. Elbette zaman içinde bunların artacağını (en azından haritaların) söyleyebiliriz ama şimdilik fazlasıyla yeterli.

Koş babam koş 

Oyunun Free Run (serbest koşucu) modunda ise duvardan duvara zıplayarak çeşitli parkurları belli sürelerde tamamlamaya çalışıyorsunuz. Oyunun atmosferinden sıkılıp biraz hız yapalım veya oyunu oynarken ah keşke şöyle bir şey olsaymış diyenler için düşünülmüş bir mod diyebilirim. 

Kambersiz düğün, zombisiz oyun olmaz!

Zombiler her geçen gün hayatımıza daha fazla giriyor. Dizileri, filmleri, oyunları, oyunların içinde modları… İşte son seçenek CoD Black Ops III için de geçerli.

Gerçi bu modun serinin önceki oyunlardan, oyuncuların yüksek beğenisini aldığı için sürdürüldüğünü de gözden kaçırmamak lazım.

Zombi modunun Black Ops III ile aynı oyun motoru ve arayüzünde birleşmiş olması dışında hiçbir bağlantısı yok. O gelecekten kopartılıp, en çılgın bilimkurgu senaryolarına meydan okuyan oyunumuz zombi moduna girdiğiniz anda takvimi 1900’lü yılların başına taşıyor. Önce size farklı karakterlerin hikayeleri anlatılan bir giriş seyrediyor ardından oyuna başlıyorsunuz. Açıkçası hikaye hiç anlatılmasa bir kayıp olmazmış.

Kısaca ne olup bittiğini anlatırsak, ekip arkadaşlarınız ile birlikte bir ara sokaktasınız, her delik ve pencereden akın akın gelen zombilere karşı hayatta kalmaya çalışıyorsunuz.  

Eleştiriler

Oyunun bütün güzelliklerini saydık saydık, bu yazıda bitiremedik şimdi gelin biraz kötü yanlarına bakalım.

Öncelikle oyunun hikayesini ben beğenmedim. Bu kişisel bir görüş olarak kalabilir ancak bu kadar büyük bir yapımın, emeğin ve kurgunun daha iyi bir hikaye hak ettiğini düşünüyorum. Benim için CoD 3 serinin bu güne kadar en iyi senaryosuna sahip oyunu olarak kalmaya devam edecek. (Belki de yaşlanmışımdır.)

Yapımcılar yukarıda bahsettiğim gibi oyunun içine çok fazla diğer oyundan bir şeyler alıp serpiştirmişler. Bu durum bende Black Ops III’ün kimlik arayışında kararsız kaldığı izlenimi yarattı. Biraz ondan biraz bundan, ortaya karışık bir şey çıkmış.

Biz oyunun diskimizde yaklaşık 50 GB’a yakın yer kaplayan PS4 versiyonunu inceledik. Performans açısından bir eksiği yok, oyunu sabit 30 FPS ile oynayabiliyorsunuz, çok nadir bu değerin altında kalıyor ve çok rahatsız edici değil öte yandan oyun 60 FPS’ye de çıktığı yerler var. Bazı incelemelerde oyunun PC’de daha iyi olduğu söylenmiş ancak ben buna katılmıyorum bir konsolun keyfini PC’de asla bulamadım bu yüzden böyle bir kıyaslamayı mantıklı bile bulmuyorum.

Kısaca yazımda da değindim ancak oyun bu türe alışkın olmayanlar için çok kaotik görünebilir. Bu hissi aşmak için 2-3 hatta 4-5 saat harcamak gerekebilir. Bu yüzden özellikle konsol sürümüne dünyanın parasını verdikten sonra kısa bir hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz ama bu sonra geçiyor. 

Son değerlendirme 

Call of Duty Black Ops III serinin 13. Oyunu ve aradan geçen 12 yıl boyunca teknolojinin ne kadar geliştiğini, oyuncu deneyiminin ne kadar ilerlediğini bizlere gösteriyor. Eğer bu türü ve seriyi seviyorsanız kesinlikle Black Ops III sizi mutlu edecek ancak bu türe yabancı iseniz biraz temkinli davranmanızda fayda var ama büyük ihtimalle size bu tür oyunları sevdirmek için güzel bir başlangıç olabileceği ihtimalini de gözden kaçırmayı zira oyunun içinde Free Run ve Zombi modları gibi başlı başına oyun olabilecek güzellikler serpiştirilmiş.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Hükümet programından yerli oyun çıktı

Teknoloji Haberleri