ABD çıkış arıyor İsrail bırakmıyor

İran’ın Hürmüz Boğazı kozu küresel piyasaları alt üst ederken Trump’ı da kendi kamuoyunda zora soktu. İran’a yönelik hızlı sonuç alma planı suya düşen Trump, bölgeden çıkmanın yolunu aramaya başladı. Ancak savaşı daha da uzatmak isteyen müttefiki İsrail, Amerika’yı çatışmanın içinde tutmanın peşinde...

ABD-İsrail-İran savaşının 12’nci gününde de karşılıklı misillemeler şiddetini artırarak devam etti. Üç gün içinde savaşı bitirmeyi planlayan Trump, süre uzadıkça iç siyasette köşeye sıkıştı. Yükselen petrol fiyatları ve uzun süreli bir çatışmanın siyasi tepkilere yol açabileceği endişesiyle İran’dan çıkışın planını yapan ABD Başkanının, müttefiki Netanyahu ile ters düştüğü iddiası ABD medyasında yer aldı. The Wall Street Journal, İsrail ve ABD’nin çatışmayı ne zaman ve hangi koşullarda sona erdirecekleri konusunda anlaşamadıklarını yazdı.

NETANYAHU SAVAŞI UZATMAK DERDİNDE

Haberde, Trump ve Netanyahu’nun savaş başladığından bu yana neredeyse her gün görüştüğüne yer verildi. Dışişleri Bakanı Rubio ve damat Kushner’in de Netanyahu ile görüştüğü ve ABD’li yetkililerin tüm bu görüşmelerde savaşın nasıl sona erdirileceği konusuna odaklandığı belirtildi. ABD’nin bombardımanı sonlandırmak istediği ancak İsrail’in savaşın devam etmesinden yana olduğu aktarıldı. Trump’ın İsrail’e, İran enerji tesislerine yönelik saldırılardan “memnun olmadığını” ve böyle bir saldırının tekrarlanmaması uyarısında bulunduğu da kaydedildi.

15 TÜRK GEMİSİ HÜRMÜZ'DE MAĞDUR

Savaşın kilidi Hürmüz Boğazı’nda tansiyon zirveye çıktı. İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın döşediği iddiasıyla ABD 16 İran mayın gemisini imha ettiğini bildirdi. İran ise ‘mayın’ iddiasını reddetti. Ulaştırma Bakanı Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’nda 15 Türk sahipli gemi bulunduğunu ve bütün personelle irtibat halinde olduklarını söyledi.

İSPANYA TEL AVİV'DEN ELÇİSİNİ ÇEKTİ

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısında Amerikan savaş uçaklarına hava sahasını kapatan İspanya Başbakanı Sanchez, bu kez İsrail’deki büyükelçisini ‘soykırım’ gerekçesiyle geri çekti. Tel Aviv ile ilişkiler maslahatgüzar seviyesine indirildi. Karara öfkelenen İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar ise İspanya’yı “anti-Semitizm” ile suçlayarak iki İspanyol bakanın ülkeye girişini yasakladı.

TAHRAN KOMUTANLARINI UĞURLADI

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılarda hayatını kaybeden Genelkurmay Başkanı Musevi, Devrim Muhafızları Genel Komutanı Pakpur, Genel Sekreter Şirazi ve Savunma Bakanı Nasırzade için başkent Tahran’da cenaze töreni düzenlendi. İnkılap Meydanı’ndaki törene on binler katıldı.

İRAN 2 TONLUK BOMBALARLA VURMAYA BAŞLADI

Kritik enerji rotasını İran’ın tuzaklamaya başladığını iddia etmesi sonrası ABD 17 İran mayın gemisini batırdığını açıkladı. Ardından üç tankerin vurulması paniğe yol açtı. ABD basını İran’ın vuruş kabiliyetini artırdığını yazarken, piyasalarda depremden korkan Trump yönetiminin çıkış yolu aradığı belirtildi.

TRUMP: SAVAŞ YAKINDA BİTECEK

Trump, Axios’a yaptığı açıklamada İran’da vurulabilecek hedeflerin neredeyse tükendiğini savunarak savaşın yakında sona ereceğini söyledi. “Ne zaman istersem o zaman biter” diyen Trump, planlanan takvimin önünde olduklarını, ilk altı haftada beklenenden fazla hasar verdiklerini öne sürdü; İran’ın bunun bedelini ödediğini söyledi.

ABD-İsrail ikilisinin başlattığı ve giderek tırmanan savaş, yalnızca askeri cephede değil, enerji ve ticaret hatlarında da küresel fay hatlarını kırıyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’a ait 16 mayın döşeme gemisinin de aralarında bulunduğu çok sayıda deniz unsurunun vurulduğunu duyurdu. Washington bu hamleyi, Tahran’ın Hürmüz’e mayın döşeyerek küresel petrol akışını tehdit etme hazırlığına karşı önleyici bir adım olarak sundu. Ancak kısa süre sonra bölgede üç ticari geminin “kimliği belirsiz kaynaklarla” vurulması, dengeleri bir anda daha kırılgan hale getirdi. Vurulan gemilerden en az birinin alev aldığı, Tayland bandıralı bir kargo gemisindeki 23 kişilik mürettebat için kurtarma operasyonu başlatıldığı bildirildi. Umman donanmasının 20 denizciyi kurtardığı, kalan personel için de çalışmaların sürdüğü açıklandı. İngiltere merkezli deniz güvenliği izleme mekanizmaları ise çatışmanın başlamasından bu yana Orta Doğu deniz hattında 13 geminin saldırıya uğradığını, dört ayrı şüpheli olayla birlikte toplam vaka sayısının 17’ye çıktığını bildirdi.

TAHRAN CEPHESİNDEN YENİ EŞİK

Tahran yönetimi ise yalnızca denizde değil, bölgedeki Amerikan hedeflerine karşı da yeni bir aşamaya geçildiği mesajı verdi. İran ordusu, “Sadık Vaad 4” operasyonunun son dalgasında bölgedeki ABD üslerine 2 tonluk savaş başlığı taşıyan Hürremşehr füzeleri fırlatıldığını açıkladı. Devrim Muhafızları da bunun saldırıların başlamasından bu yana “en ağır ve en yoğun operasyon” olduğunu savundu. Amerikan ve İsrail saldırılarına rağmen İran’ın taktik değiştirerek elindeki füze kapasitesini korumaya çalıştığı da ABD basınına yansıdı. New York Times’a konuşan yetkililer, Pentagon’un İran’ın tüm fırlatma alanları konusunda tam netliğe sahip olmadığını, Tahran’ın ABD radarları ve kritik savunma altyapılarını hedef almak üzere çok sayıda füzeyi yedekte tutmuş olabileceğini aktardı. Aynı haberde İran’ın misillemelerinde en az 17 ABD askeri ve diplomatik tesisinin zarar gördüğü, bazı üslerin birden fazla kez hedef alındığı belirtildi.

15 TÜRK GEMİSİ MAHSUR

Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı’nda 15 Türk sahipli geminin beklediğini açıkladı. Gemilerde görev yapan personelle sürekli temas halinde olduklarını belirten Uraloğlu, şu an için herhangi bir olumsuzluk bulunmadığını söyledi. Bakanlık kaynakları, bölgedeki gelişmelerin yakından izlendiğini ve gemilerle ilgili sürecin anbean takip edildiğini bildirdi.

KATZ: ZAMAN SINIRI OLMADAN DEVAM EDECEK

İSRAİL SAVAŞI UZATMA DERDİNDE

Wall Street Journal’a göre Washington ile Tel Aviv arasında İran savaşı konusunda giderek belirginleşen bir görüş ayrılığı var. ABD, artan petrol fiyatları, iç siyasi baskı ve ekonomik maliyetler nedeniyle çatışmanın kısa sürede sona ermesini isterken, İsrail operasyonları daha uzun süreye yayma eğiliminde. Haberde, Trump ile Netanyahu’nun savaşın başlamasından bu yana neredeyse her gün görüştüğü, temasların odağında da savaşın nasıl ve ne zaman biteceği sorusunun bulunduğu belirtiliyor. Gerilim özellikle İsrail’in İran’ın enerji altyapısını hedef almasıyla büyüdü. ABD yönetiminin bu saldırılardan rahatsız olduğu ve Washington’un onayı olmadan benzer adımların tekrarlanmamasını istediği aktarılıyor. Pentagon’un hedefleri daha sınırlı; füze, drone ve deniz gücünü zayıflatmaya odaklanıyor. İsrail ise hedef listesini genişletiyor. WSJ’ye göre Trump savaşı bitirebilecek bir çıkış ararken, Netanyahu her günü “son gün” gibi kullanıp sahada mümkün olan en geniş sonucu almaya çalışıyor. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise, “İran ile savaş herhangi bir zaman sınırı olmadan devam edecek” dedi.

MÜCTEBA HAMANEY’İN İLK SALDIRIDA BACAKLARINDAN YARALANDIĞI İDDİA EDİLDİ

YENİ LİDER NEREDE?

Babası Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından İran’ın yeni dini lideri ilan edilen Mücteba Hamaney, ne kameralar karşısına çıktı ne de doğrudan bir açıklama yaptı. İranlı ve İsrailli kaynaklar, saldırının ilk gününde yaralandığını ve çok sıkı korunan bir noktada gizlendiğini öne sürüyor.

İran’da iktidarın en tepesine çıkan isim halen ortada yok. Babası Ali Hamaney’in İsrail saldırısında öldürülmesinin ardından yeni dini lider olarak seçilen Mücteba Hamaney, göreve gelişinin üzerinden dört gün geçmesine rağmen hâlâ kamuoyu önüne çıkmadı. Ne bir video mesaj yayımlandı, ne yazılı bir açıklama geldi, ne de ülkenin en kritik anında topluma hitap eden bir görüntü servis edildi. New York Times’a konuşan İranlı yetkililere göre bunun en önemli nedeni güvenlik riski. Hamaney’in herhangi bir görüntü vermesi ya da doğrudan iletişim kurması halinde bulunduğu yerin tespit edilebileceği ve yeni bir saldırının hedefi olabileceği belirtiliyor. Aynı kaynaklar, 56 yaşındaki Mücteba Hamaney’in ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ilk gününde yaralandığını da öne sürüyor. İddiaya göre yeni lider bacakları dahil vücudunun çeşitli yerlerinden yara aldı, ancak bilinci açık ve sınırlı iletişim imkânıyla son derece güvenli bir noktada tutuluyor. İsrail ordusundan ismi açıklanmayan iki yetkilinin de topladıkları istihbaratın, Mücteba Hamaney’in aynı gün bacaklarından yaralandığına işaret ettiğini söylediği aktarılıyor. Belirsizlik de tam burada başlıyor: İran’ın yeni lideri gerçekten ağır yaralı mı, yoksa kasıtlı biçimde görünmez mi tutuluyor? Mücteba Hamaney’in babası Ali Hamaney, 28 Şubat’ta Tahran’ın merkezindeki liderlik kompleksine düzenlenen saldırıda öldürüldü. Aynı saldırıda aile üyeleriyle birlikte çok sayıda üst düzey savunma yetkilisinin de hayatını kaybettiği bildirildi. İsrail’in daha sonra düzenlediği yeni hava saldırılarında ise dini liderin ofisi ve konut yerleşkesinin kalan bölümleri de sığınak delici bombalarla hedef alındı. İranlı yetkililer, bu saldırıların doğrudan Mücteba Hamaney’i hedef almış olabileceğini düşünüyor. Resmi ajans IRNA’nın, Mücteba Hamaney’den söz ederken “yaralı savaş gazisi” anlamına gelen ifadeler kullanması dikkat çekti. Devlet destekli dini yardım kuruluşlarının yayımladığı kutlama mesajlarında da benzer tanımlar yer aldı. Tahran sokaklarında ise başka bir görüntü var. Şehrin birçok noktasına Mücteba Hamaney’in posterleri asılıyor, duvar resimleri yapılıyor, ülke genelinde ona bağlılık törenleri düzenleniyor.

'TEL AVİV REJİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN UMUTSUZ'

İsrailli üst düzey bir güvenlik yetkilisi, ülkesinin halihazırdaki savaşın hedefi olarak ilan ettiği “İran’da rejim değişikliği”nin gerçekçi olmadığını kabullendiğini söyledi.

Adını açıklamak istemeyen İsrailli üst düzey güvenlik yetkilisi, İsrail’in Kanal-12 televizyonuna yaptığı açıklamalarda, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattıkları saldırıların hedeflerine değindi. İsrail’in mevcut savaşın hedefi olarak ilan ettiği İran’da rejim değişikliğinin gerçekçi olmadığını kabul ettiğini dile getiren yetkili, ABD-İsrail’in sürdürdüğü saldırılarla ancak “İran’ın altyapısını yok etme ve rejimi zayıflatmanın daha gerçekçi” olabileceğini söyledi. İsrail’in Kanal-13 televizyonu haberinde de “İsrailli yetkililer, şu anda İran rejiminin yıkılacağının garantisinin olmadığını kabul ediyor.” ifadeleri yer aldı. Haberde, Tel Aviv’deki siyasi çevrelerin, ABD Başkanı Donald Trump’tan savaşın sonuna yaklaştığına dair hiçbir işaret gelmediğini iddia ettikleri ifade edildi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, birçok kez İran halkının rejime karşı sokağa inmesi yönünde çağrılar yapmış ancak İran’da bir karşılık bulmamıştı.

İSPANYA İSRAİL ELÇİSİNİ ÇEKTİ

İspanya hükümeti, İsrail’le tırmanan diplomatik gerilim sırasında Tel Aviv’deki büyükelçisini geri çekme kararı aldı. Kararın İspanya’nın resmi gazetesinde yayımlandığı belirtilirken, Dışişleri Bakanlığı kaynakları ülkenin İsrail’deki diplomatik temsilinin artık maslahatgüzar düzeyinde sürdürüleceğini bildirdi. Bu adım, İspanya ile ABD arasında İran savaşı nedeniyle yaşanan gerilimin hemen ardından geldi. ABD Başkanı Donald Trump, Madrid yönetiminin ABD-İsrail’in İran’a yönelik askeri harekâtına karşı çıkması üzerine İspanya’yı ticari yaptırımlarla tehdit etmişti. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ise salı günü yaptığı açıklamada, hem Washington’daki İspanya Büyükelçiliği’nin hem de Madrid’deki ABD Büyükelçiliği’nin çalışmalarını “tam bir normallik içinde” sürdürdüğünü söyledi. Başbakan Pedro Sanchez liderliğindeki sol koalisyon hükümeti, geçen hafta ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşını “tehlikeli ve yasa dışı” diye nitelendirmişti. Madrid yönetimi ayrıca ABD uçaklarının İran operasyonlarında İspanya’nın güneyindeki askeri üsleri kullanmasına izin vermemişti. Trump ise 3 Mart’taki açıklamasında, İspanya’ya karşı kapsamlı bir ticaret ambargosu uygulayabileceği tehdidini savurmuştu.

MUHALİFLERE SOKAK UYARISI: PARMAĞIMIZ TETİKTE

İran yönetimi, olası rejim karşıtı gösterilere karşı sert bir mesaj verdi. İran Emniyet Teşkilatı Başkanı Ahmed Rıza Radan, devlet televizyonunda yayımlanan açıklamasında, hükümet karşıtı eylemlere katılanların artık yalnızca “protestocu” değil, “düşman” olarak görüleceğini söyledi. Radan, güvenlik güçlerinin tam teyakkuz halinde olduğunu belirterek, “Tüm güçlerimiz hazır durumda, parmağımız tetikte ve devrimimizi savunmaya hazırız” ifadelerini kullandı. Bu çıkış, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran halkına rejime karşı ayaklanma çağrısı yapmasının ardından geldi. Netanyahu, ABD ve İsrail’in yürüttüğü savaşı “özgürlük için tarihi bir fırsat” diye tanımlayarak İranlıları yönetimi devirmeye çağırmıştı. ABD Başkanı Donald Trump da benzer biçimde saldırıların İran’daki iktidarı sarsmak için fırsat olduğunu savunmuştu. Ancak 28 Şubat’ta başlayan saldırılardan bu yana İran genelinde kayda geçen kitlesel bir protesto dalgası görülmedi. Tahran’ın sert uyarısı, olası bir iç hareketliliğe daha başlamadan gözdağı verilmesi olarak yorumlandı.

İlk yorum yazan siz olun
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.

Dünya Haberleri