Ne gıdada ne de tarlada enflasyon duruyor

Türkiye’de ne tezgahta ne de tarlada enflasyon durmuyor. Ülkede gıda enflasyonu yüzde 95 seviyesine yaklaşırken, tarlada da maliyetler hızla artıyor. Yıllık bazda yüzde 138 artan tarımsal girdi fiyat endeksi, ağustos seviyesini aşarak yeniden rekor tazeledi. En fazla artış ise gübre ve enerjide gerçekleşti.

Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyon maliyet artışlarına neden oluyor. Mutfaktaki yangın her geçen gün büyürken sadece raflarda değil tarlada da maliyetler sert artıyor. Enflasyon neredeyse 3 haneye doğru yola çıkarken, gıda enflasyonu çoktan beklentileri aştı. Tüketicinin pazar filesinden her defasında bir domates daha eksiliyor. Tarlada da artan maliyetlerden yakınan çiftçiler, zorlukla üretim yaptıklarını birçok üretici de gelecek yıl ekim yapamayacaklarını ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu da (TÜİK) bu artışı ortaya koydu. Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), eylül ayında yıllık bazda yüzde 138.15, aylık bazda ise yüzde 2.90 arttı. Tarım-GFE, böylece, yüzde 138 ile ağustos ayındaki yüzde 135 seviyesini aşarak rekor tazeledi. TÜİK verilerine göre, Tarım-GFE, 2021 yılı aralık ayına göre yüzde 91.85, 12 aylık ortalamaya göre yüzde 97.41 arttı. Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 2.89, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 2.91 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 95.12, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 145.02 artış gerçekleşti.

Yıllık Tarım-GFE’ye göre 7 alt grup daha düşük, 4 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 38.73 ile veteriner harcamaları ve yüzde 66.12 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 226.63 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 193.88 ile enerji ve yağlar oldu.

‘AKARYAKIT ZAMLARI NAKLİYEYİ VURDU’

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, lahana üretiminde ikinci sırada olan Niğde ilinde yaygın ekim yapılan Hüsniye, Eminlik, Ovacık ve Kaynarca köylerinde üreticiler ile bir araya gelmişti. O dönemde de Gürer’e dert yanan üreticiler, lahana girdi maliyetlerinin artması ve akaryakıt zamlarından yakındı. Bununla birlikte nakliye giderlerinden dolayı tüccarın nazlı davrandığını da belirten üreticiler, ürünün tarlada kaldığını, ürünü satabilmek için tüccara adeta yalvardıklarını belirttiler.

YURTDIŞINDA DA MALİYETLER SERT YÜKSELİYOR

Yurtdışında da maliyetler durmuyor. Yurtdışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE), Ekim’de aylık bazda yüzde 1,34 yükseldi. Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 0,17 azalış, imalatta yüzde 1,37 artış hesaplandı. Buna göre, Ekim’de YD-ÜFE aylık bazda yüzde 1,34, geçen yılın aralık ayına kıyasla yüzde 42,6, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 103,79 ve on iki aylık ortalamalara kıyasla yüzde 101,19 arttı. Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 107,98, imalatta yüzde 103,72 artış oldu. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri göz önüne alındığında, ara malında yüzde 112,88, dayanıklı tüketim malında yüzde 99,16, dayanıksız tüketim malında yüzde 95,98, enerjide yüzde 165,85, sermaye malında yüzde 96,16 yükseliş gerçekleşti. Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 0,17 azalış, imalatta yüzde 1,37 artış hesaplandı. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri göz önüne alındığında, ara malında yüzde 0,82, dayanıklı tüketim malında yüzde 1,72, dayanıksız tüketim malında yüzde 1,5, enerjide yüzde 0,93, sermaye malında yüzde 1,97 artış belirlendi. YD-ÜFE sektörlerinden tütün ürünleri yüzde 71,78, giyim eşyası yüzde 72,17, metal cevherleri yüzde 84,82 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 165,85, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 136,3, kimyasallar ve kimyasal ürünler yüzde 129,34 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler olarak hesaplandı. Aylık YD-ÜFE’ye göre 11 alt sektör daha düşük, 14 alt sektör daha yüksek değişim gösterdi. Aylık bazdaki değişimlere bakıldığında, YD-ÜFE sektörlerinden metal cevherleri yüzde 2,46, ana metaller yüzde 0,85, diğer mamul eşyalar yüzde 0,06 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipmanlar yüzde 5,86, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 5,86, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 3,54 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler olarak kaydedildi.

HAYVAN YEMİNDE ARTIŞ HIZI YAVAŞLADI

Aylık Tarım-GFE’ye göre 5 alt grup daha düşük, 6 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Aylık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 0.27 ile hayvan yemi ve yüzde 0.59 ile makine bakım masrafları oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 19.71 ile tohum ve dikim materyali ve yüzde 6.62 ile enerji ve yağlar oldu.

‘TARIM ALANLARI GİTTİKÇE KÜÇÜLÜYOR’

Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz geçen yaptığı açıklamada, artan maliyetler nedeniyle üreticinin bu yıl elde ettiği geliri yeni sezon öncesinde yeniden tarlaya gömmek zorunda kaldığını belirterek, “Sürekli ekim küçülüyor, küçülmemesi lazım, üreticinin yanında olunması lazım” dedi. Bu sezon çiftçinin ürününü sattığında iyi para kazandığını düşünmesine karşın maliyetlerin artması nedeniyle kazandığı parayı yeni sezon öncesinde yeniden tarlasına gömdüğünü belirten Açıkgöz “Akaryakıt fiyatları artınca çiftçi kazandığı parayı tekrar araziye gömdü. 500 dönüm bir arazi eken bir adam yaklaşık hesap ediyorum 500 bin liradan fazla parayı daha başlamadan tarlaya döküyor. Bu durumda çiftçinin durumu ne olacak? Kazandığı parayı tekrar tarlaya gömdü. 2023 yılında inşallah yağmurlu temiz bir ortamda geçer de çiftçi tekrar kazanır, para kazanır.”

İHRACATI BASKILAYARAK FİYATLAR DÜŞMEZ

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gıda gününde yüksek fiyatlara ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Bayraktar “Üretici fiyatlarını ve ihracatı baskılayarak gıda enflasyonunu düşüremeyiz” şeklinde konuştu. Gıda enflasyonunu düşürebilmek için yapılması gerekenlerin belli olduğunu belirten Bayraktar, “Bunun için her şeyden önce enflasyona neden olan faktörleri göz önüne almamız gerekiyor” dedi. İhtiyaç ve politika araçlarının belirlenmesi, çözümler üretilmesi gerektiğini kaydeden Bayraktar, “Yine ihracata kısıtlama getirme kısa vadede sonuca ulaşsa da orta ve uzun vadede ihracat pazarlarının kaybedilmesine ve ürün arzının azalmasına neden olacaktır” ifadelerini kullandı. Gıda fiyatlarında yaşanan artışların ve fiyatlardaki dalgalanmaların, özellikle gelişmemiş ve az gelişmiş ülkelerde gıdaya erişimi zorlaştırdığını hatta kimi zaman imkânsız hale getirdiğini kaydeden Bayraktar, gıda fiyatlarındaki artışa çözüm bulmanın kolay olmayacağını belirterek, bu noktada üzerinde durulması gereken sektörün tarım olduğunu ifade etti. Son aylarda gıda enflasyonuna sebep olan en önemli etkenlerden birisi olarak tarım üretici fiyat endeksinde aşırı artışları ön plana çıkaran Bayraktar, “Bu durum, tarımsal üretimdeki maliyet yüksekliğinin neticesidir. Yurtdışına büyük oranda bağımlı olduğumuz, mazot, gübre, zirai ilaç ve yem gibi girdiler tarımsal üretimde en önemli maliyet unsurlarıdır. 2022 yılıyla birlikte döviz kurlarındaki önemli artışlar bu maliyetleri de artırdı” dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

'Halkın enflasyon' dayanılır gibi değil! Sebze de bakliyat da el yakıyor
Ekonomiyi yorumlayan Bülent Arınç'tan 'aklımızı başımıza almalıyız' çağrısı
Almanya'da şirketler vatandaşlarına fiyat artışını yansıtmıyor

Ekonomi Haberleri