Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) kayıtlarına göre, 9 Mart 2026 Pazartesi günü saat 09.21'de merkez üssü Denizli'nin Buldan ilçesine bağlı Yenicekent mahallesi olan 5.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Yerin 7,5 kilometre derinliğinde oluşan sarsıntı, bölgedeki deprem riski konusunu yeniden gündeme taşıdı.
Jeofizik mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, konuya dair tespitleriyle Pamukkale bölgesi üzerindeki tehlikeyi gözler önüne serdi.
Sismik hareketlilik verilerini inceleyerek afetin Gediz ana kırığı ile Büyük Menderes kırıklarının kesişim noktasına çok yakın bir konumda meydana geldiğini anlattı.
Bu kesişim noktasının her zaman 7 dolaylarında büyük sarsıntı üretme eğiliminde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Ercan, durumun ciddiyetini özetledi.
BÖLGE 7 BÜYÜKLÜĞÜNDE SARSINTI ÜRETMEYE YATKIN
Meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki sarsıntının bölgede yer alan yığma köy evleri ve ağıllar dışında yıkıcı etkiye sahip olmadığını belirten 78 yaşındaki bilim insanı, tehlikenin henüz geçmediğini aktardı.
Bu orta ölçekli afetin ardından daha şiddetli bir sarsıntı gelmeyeceğini söylemenin imkansız olduğunu dile getirdi.
Afetlerden korunmak için tek çözüm yolunun sağlam zeminler üzerine sağlam binalar inşa etmek olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ahmet Ercan, her yapı için 'Yer Yapı Güvenlik Belgesi' alınmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Bu tür doğa olaylarının bölgedeki jeotermal kaynakların ısınmasında temel etken olduğu gerçeğini de dile getirdi.
ANTİK KENTLERİ YIKAN DEPREM SENARYOSU TEKRARLANABİLİR
11 Mart 2026 tarihinde yeni bir açıklama yapan Prof. Dr. Ahmet Ercan, Buldan merkezli afetin sönüş evresine geçtiğini duyurdu.
Artçı şokların şiddetini azaltarak yaklaşık üç dört hafta daha devam edeceğini öngördüğünü ifade etti.
Ancak bu durumun sadece bir uyarı niteliği taşıdığı gerçeğinin göz önünde bulundurulması gerektiği uyarısını yaptı.
Pamukkale Çukuru içinde yer alan düşümlü kırıklar kavşağının 7 civarında sarsıntı üretme yetisine sahip olduğuna dikkat çeken jeofizik mühendisi, geçmiş yıllarda Laodiya, Hierapolis ve Tripolis gibi antik kentleri yıkan felaketlerin de aynı bölgede oluştuğunu hatırlattı ve gelecekte de aynı senaryonun tekrarlanacağını anlattı.
OVALARDA YAPILAŞMA SON DERECE SAKINCALI
Eski bir deniz ve göl yatağı olan bölgenin yapılaşma açısından riskler barındırdığını vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Ercan, Büyük Menderes kuşağı ile ovasında yerleşim yeri kurmanın sakıncalı olduğunu anlattı.
Uzman isme göre; Denizli merkez, Buldan, Honaz, Karahayıt, Irlangan, Buharkent, Sarıgöl ve Alaşehir (Filadelfiya) gibi yerleşim alanlarının yamaç kısımlarda kalması hayati önem taşıyor.
Sarsıntıların ve düşümlü kırıkların, jeotermal alanların asıl ısı kaynağı olduğunu ifade eden deneyimli jeofizik mühendisi, tektonik hareketlerin bir diğer yüzüne de ayna tuttu.
Bu doğa olayları olmasaydı Pamukkale ve Karahayıt gibi dünyaca ünlü doğa harikalarının var olamayacağını söyleyen Prof. Dr. Ahmet Ercan, sağlam zemin üzerinde sağlam bina yapmanın önemini bir kez daha yineledi.
Vatandaşlara ev alırken Yer Yapı Güvenlik Belgesi istemeleri ve bunu tapuya işletmeleri çağrısında bulundu.