Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde, teknolojinin hızla tükettiği zanaat kültürünü tek başına sırtlayan bir isim var. Nejdet Sungun, 1966 yılından bu yana Büyük Pasaj’daki küçücük dükkanında binlerce saati "tik tak" sesleriyle yeniden canlandırdı. Babasının yönlendirmesiyle başladığı bu hassas meslekte usta-çırak geleneğinin son temsilcilerinden biri olan Sungun, antika duvar saatlerinden cep saatlerine kadar her türlü mekanizmaya "ince ayar" vererek zamana direniyor.
3 METREKAREYE SIĞAN 60 YILLIK BİR ÖMÜR
Nejdet Sungun’un hikayesi, çocuk yaşta ustasının yanına verilmesiyle başladı. Mesleğin tüm sırlarını on yıl süren çıraklık ve kalfalık döneminde öğrenen Sungun, askerlik dönüşü açtığı mütevazı dükkanında yarım asrı geride bıraktı. Sadece kol saatlerini değil, tarihe tanıklık eden kurmalı antika duvar saatlerini de büyük bir sabırla tamir eden usta, daracık çalışma alanında adeta koca bir dünyayı döndürüyor.
USTADAN KALAN EMANETİ YAŞATMA SAVAŞI
"Mekanı cennet olsun, ustamız bize bu emaneti verdi" diyen Nejdet Sungun, saatçiliği sadece bir iş olarak değil, korunması gereken bir miras olarak görüyor. 1966 yılında başladığı meslek yolculuğunda birçok kalfa yetiştiren usta, dijital saatlerin yaygınlaşmasına rağmen el işçiliğinin yerini hiçbir şeyin tutamayacağını savunuyor. Sungun'un elinden geçen her saat, aslında geçmişle gelecek arasında kurulan bir köprü niteliği taşıyor.
DİJİTAL DÜNYA VE UNUTULAN TAMİR KÜLTÜRÜ
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte saat kullanım alışkanlıklarının değiştiğine dikkat çeken Sungun, eski günleri özlemle anıyor. Yeni neslin bozulan eşyaları tamir etmek yerine doğrudan çöpe atmasından üzüntü duyan emektar usta, tamircilik kültürünün zayıfladığını vurguluyor. Modern zamanın hızı karşısında sabır isteyen bu meslek, Sungun’un titiz ellerinde son demlerini yaşıyor.
"YENİ NESİL GELMİYOR, ZANAAT ÖLÜYOR"
Mesleğin geleceğine dair endişelerini dile getiren Nejdet Sungun, çırak yetişmemesinden dertli. Eskiden Gaziantep’te onlarca saat ustasının bulunduğunu ancak birçoğunun hayata veda ettiğini belirten Sungun, geride kalanların ise sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini söylüyor. Gençlerin bu zahmetli işe ilgi göstermemesi nedeniyle, 60 yıllık tecrübenin ardından dükkanın kapısını kilitleyecek bir halef bulamamanın burukluğunu yaşıyor.