İmamoğlu: Bakan hakkında suç duyurusunda bulunacağız

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ikinci kez Saraçhane'de İçişleri Bakanı Soylu'nun iddialarına belgelerle yanıt verdi. "Bakanın görev ihmalini resmi belgeyle adım adım anlatıyoruz" diyen İmamoğlu, Soylu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB'ye yönelik açılan terör soruşturmasına ilişkin geçtiğimiz günlerde açıklama yapmış İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da aynı gün içerisinde İmamoğlu'na cevap vermişti. Karşılıklı tartışmalar sürmeye devam ederken İmamoğlu, ikinci kez Saraçhane'de İçişleri Bakanı Soylu'nun iddialarına belgelerle yanıt verdi.

'Biz asla ılık su demokratı olmadık, olmayacağız' diyen İmamoğlu 'gök kubbe' söylemini yeniledi. İBB Başkanı konuşmasında 'resmi belgelerle adım adım anlatıyoruz' diyerek Bakan Soylu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını da duyurdu.

'İÇİŞLERİ BAKANI'NIN NE ŞAPKASI NE TAVŞANI VAR'

İmamoğlu'nun konuşmalarından öne çıkanlar şu şekilde:

Biz asla ılık su demokratı olmadık, olmayacağız. Eğer ben gerekenleri yapmazsam milletim yüzüme bakmasın. Biz menfaat vaadiyle kötülüğün kanatlarına hiçbir zaman sığınmayacağız. İstanbul'un iradesinin aksine gayrimeşru, gayriahlaki ve anti demokratik müdahaleler bir takvim ve disiplin içerisinde üzerimize uygulanıyor. Kendileri de hukuksuzluktan mağdur edilmiş olmalarına rağmen, millet iradesini ayaklar altına alan kaba bir zihniyet var karşımızda. Ben onlara bugünün Mefisto'ları diyorum.

Bu toplantıyı İçişleri Bakanı'nı utandırmak için yapmadım. O son kullanma tarihini doldurmuştur.. Bakan Bey'i ciddiye alma zamanı çoktan geçmiştir. Artık Sayın Bakan'ın ne şapkası ne tavşanı vardır. Bir bakan daha var. Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ. Haksız, hukuksuz soruşturmaların imar edildiği, hakimlerin, müfettişlerin bir çırpıda değiştirildiği, mahkeme kararının yüzümüze dahi okunmadığı bir merkez vardır ve orası bellidir. Orası kaçak bir merkezdir. Orası merdiven altı soruşturma üretilme merkezidir.

'RESMİ BELGEYLE ADIM ADIM ANLATIYORUZ'

(İzmir'deki örneğe dair belgeyi yayınladıktan sonra) Yasaya göre işten çıkartma İçişleri Bakanı onayıyla oluyor. Buradan sormak istiyorum, hani yetkiniz yoktu? Olmayan yetkinizi kullanıp nasıl oldu da 15 kişiyi, şirketinden olur vererek işten çıkarttınız? Bence bir toplantı daha yapmayıp neden sekiz ay boyunca bu yetkiyi kullanmayıp görevini ihmal ettiğini açıklamalı.

Bakanın görev ihmalini resmi belgeyle adım adım anlatıyoruz. Takipçisi olacağız ve suç duyurusunda bulunacağız.

'PANDORANIN KUTUSUNU SİZ AÇTINIZ SAYIN BAKAN'

AK Partili belediyelerde çalışan personeller kamudan men edildiyse bunun nedeniyle ilgili bilgilendirme açıklamasını derhal milletimize yapar mısınız? Bu AK Parti'li başkanlar için de bana uyguladığınız hukuku uyguladınız mı? AK Parti'li belediye başkanı arkadaşlarım, bunları açıkladığım için kusura bakmasınlar. Pandoranın kutusunu siz açtınız sayın bakan. Açıkçası kabahat Soylu bakanın. Öfkeyle kalkan zararla oturur diye dile getirdim. Bizim açıklamamıza apar topar yanıt vermeye çalışan bakan yetinmedi, bir de üstüne tweet attı.

ARŞİV TARAMASI

Belediyemiz, İSKİ ve İETT'de değerlendirme komisyonlarımız başından beri görevini yapmaktadır. Pes diyecektim ama artık demiyorum. İBB'de komisyon yoktu lafı tamamen yalan. Tümden tutarsızlıklarla dolu bir beyan. Açıkçası hangi partiye gönül verdiyse versin ben bütün hemşehrilerime böylesine bir makamı işgal eden bir kişinin çelişen ifadelerini sunmayı görev biliyorum.

V.A., adli sicil 'kamu' seçeneği olarak alınmış. Kayıtları temiz. N.Ç., adli sicil 'kamu' seçeneği olarak alınmış ve yine temiz. M.Ş., adli sicil 'kamu' seçeneği olarak alınmış ve yine temiz. İ.D., ot biçiyor görevi... adli sicil 'kamu' seçeneği olarak alınmış, yine temiz. Bu arada babası da büyükşehir belediyesinde çalışıyor bu arkadaşımız. O da 2012'de işe girmiş. Ö.K., geçici mevsimlik işçi. Bu arkadaşımız da ot biçiyor. Adli sicili temiz, kaydı yok. Bakan A.S., diye bir isimden bahsetti. Yani vicdanım yanıyor. Kavruluyor. Aradık, taradık. Böyle bir isim yok. Ö.D., diye bir isim verdi, bunun da adli sicili temiz. Arşiv araştırması da temiz çıktı. Terör iltisaklısı dediği kişinin arşiv araştırması da temiz. Bu arada temiz adli sicil kaydı, arşiv araştırması uzmanı oldu sayesinde. Bir sorun varsa bu ben miyim, yoksa gereğini yapmayan Sayın Bakan mı? Arşiv araştırması temizse ben nasıl anlayacağım? Zihin mi okuyacağım? Belediye başkanlarının zihin okuma yetkisi yok.

Arşiv araştırması konusunda çok enteresan şeyler yaşadık. Çarpıcı bir örnek daha. T.A. isimli çalışanımızın Mart 2022'de arşiv araştırması geldi ve terör iltisaklısı olduğu belirtiliyordu. İşten çıkardık. Suçu kesinleşmemiş kişiye suçlu denemez ama iktidara göre suçu kesinleşmese de suçlu. Acımasız tavırlar ve davranışlar var. Bu arkadaşımızın ısrarla hakkında suçlama olmadığını dile getirdi. Çok ısrar edince halkla ilişkiler bu işin üstüne gitti ve valiliğe tekrar sordular. İkinci yanıt geldi. Bu sefer 'herhangi bir suç örgütü ile ilişiği bulunmuyor' yazıyor. 8 ay önce terörist dediniz, 8 ay sonra 'pardon terörist değil' dediniz. İşe geri kalmadık. Bakan kalkar azılı terörist ilan eder.

'BEN SUÇLU, UYSAL VE YERLİKAYA TEMİZ'

Kusura bakmayın bu insanların açıkları bitmiyor. Sürekli 505 personelin işe girişinde sorun olduğunu vurguladı. Biz Mevlüt Uysal ve Ali Yerlikaya döneminde işe alınan terör iltisaklılarını deşifre edince aniden sayı 484'e geriledi. Bu 21 kişiyi bize anlatacaksın, izah edeceksin. Bakan diyor ki 'Mevlüt Uysal'ın işe aldığı 191, Yerlikaya'nın işe aldığı 51 kişiyi inceledik. Ancak İmamoğlu'nun işe aldığı kişiler kamuda görev almamalıydı' diyor. Arşiv araştırmasının serbest olduğu dönemde işe alanın 4 bin 116 kişiden 1800'ü için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması istenmemesini nereye koyacaksınız? Ben suçlu, Uysal ve Yerlikaya temiz...

Uysal döneminde işe alınan ve sabıka kayıtlarında 'silahlı terör örgütü üyeliği' ve 'yöneticiliği' yazan iki kişi de işe girmiş. Ama bakarsanız ben suçluyum, Sayın Uysal temiz...

Ben hiçbir zaman ılık su demokratı olmayacağım. Her anını milletimle paylaşacağım. Türkiye bu duruma net bir şekilde tanık olacak. Ne demiştim önceki toplantıda? Uysal dönemini özellikle araştıracağım dedim, araştırdım. Mevlüt Bey görevdeyken, İçişleri Bakanı yine Soylu iken terör sorunu yok muydu?

'MİLLETİ SEFİL ETTİNİZ, AİLELERİ PARÇALADINIZ'

28 Eylül 2017 - 31 Aralık 2018 döneminde 30 bin kişiyi işe almış. 5 bin 608 kişiden adli sicil kaydı alınmamış. 5 bin 870 kişinin adli sicili 'özel' olarak alınmış. İşe alınanlar arasında, bombalı saldırı dahil beş terörist var. 10 bin 858 kişi için arşiv araştırması istenmemiş, yasak olmadığı halde. Bunu ben yapsam neler olurdu varın siz düşünün.

Sayın Bakan soruma net olarak yanıt ver. Bu ülkede terör ben İBB Başkanı olduktan sonra başlamadığına göre bu dönemlerde İBB'ye terörle iltisaklıların sızmasına neden izin verdiniz? İBB'yi neden mercek altına almadınız? Arşiv araştırmaları gelmesine rağmen kılınızı dahi neden kıpırdatmadınız? Alenen görevi ihmal suçunu nasıl işlersiniz?

Bir iltisak meselesidir almış gidiyor. Milleti sefil ettiniz, aileleri parçaladınız. Bazıları da imtiyazlı. Öyle makamlara geliyorlar hepimizi şaşırtıyorlar. Ama artık yüz binler diyemiyoruz, maalesef milyonlara 'iltisaklı' diyorsunuz. Bunu kaldıramıyorum, bu çok büyük bir vicdansızlıktır. Bakın Hz. Peygamberimiz ne diyor? 'Kimse kendi suçundan başkasıyla suçlanamaz. Oğlu babasının, babası da oğlunun suçu üzerine suçlanamaz.' Peygamberimizin binlerce yıl önce belirttiği husus, evrensel hukukun en önemli unsuru. Ama siz Allah'ın elçisinin sözünü bile önemsemiyorsunuz. Senin yakının olunca görmezden geleceksin, ama yüz binlerce kişinin hayatını karartacaksın.

Şimdi gelelim FETÖ iltisaklısı olmasına rağmen ülkenin istihbarat ve güvenliğini emanet etiğimiz beyefendiye. İltisak kılıcı onları kesmiyor. Bakan yardımcısının kardeşinin terörden araması var. Bakan yardımcısı tweet atıp 'Sen söyleyince baktım hakkında ihbar var' diyor. Pes! Devletin güvenliğimizi emanet ettiğimi kişilerin durumuna çok üzülüyoruz. Yaptıkları milletin lehine mi yoksa birilerine çıkarına mı belli değil.

'BOZDAĞ, SOYLU'NUN YAYGARASININ ARKASINA SAKLANIYOR'

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, kendince daha akıllıca davranıyor, hiç sesini duymadık. İçişleri Bakanı o kadar yaygara kalmıyor ki diğerlerine fırsat kalmıyor. O da toz bulutunun altına saklanıyor. Onun da kabahatinin büyük olduğunu düşünüyorum. Bu ülkenin Adalet Bakanısınız. Bu ağır yükü, günahları nasıl taşıyacaksınız anlayamıyorum. İBB Başkanının siyasi yasak istenen davasına bakan hakim görevden alınıyor. Adalet Bakanından çıt çıkmıyor. Davama bakan ilk hakim tehdit edildiğini söylüyor, isim veriyor, kaçak binayı işaret ediyor, HSK benim ifademi alsın diye çığlık atıyor ama Bekir bey ölü taklidi yapıyor. Herkes şaşkın ama yine siz sessizsiniz.

Ekrem İmamoğlu'na ceza vermek için yarışan hakim hapis cezasını bile hesaplayamıyor ve sizin buna söyleyecek tek bir sözünüz yok. Savcı yasada olmayan bir şeyi talep ediyor. Sen buna da sessiz kalıyorsun. Türkiye hukuk tarihinde hakaret nedeniyle 2 yıl 7 ay hapis cezası alan bir kamu görevlisi var mı? Bir adalet bakanında adaletin kırıntısı dahi olsa böyle davranmazdı.

'BECERİKSİZLER BÜYÜK BİR KAOS YARATTI'

Dün partimizin üst düzey yöneticileri Adalet Bakanı'nı ziyaret edip HSK nezdinde girişimde bulunacaklarını söyledi. Benim ümidim yok açıkçası. Umarım yanıltırsınız bizi. Çünkü HSK bu tip önemli vakalarda kendiliğinden harekete geçen bir kurumdur ama 7 aydır çıt çıkmadı. Bu beceriksizlikler büyük bir kaos yarattı. Bu kaotik ortamı lütfen sonlandırın. Devletimizi basiretsiz yöneticilerin, hırstan gözü dönmüşlerin kararlarına teslim etmeyin. Sessiz kalan, bu kaosu erdirmek için çaba göstermeyen herkes bu vebalin sorumlusu olur. Bunu yargıyı tehdit ediyor diye istismar edenler var. İyi niyetli bir uyarıdır.

İddia edildiği gibi cumhurbaşkanı ve ortağı pasta keserek İstanbul'un iradesiyle oynamaya karar verdiyse gök kubbeyi başınıza yıkarız. Yasada olmayan şekilde siyasi yasak istenen davamda hukuksuz uygulamalara son verilmezse gök kubbeyi başınıza yıkarız.

'GÖK KUBBEYİ BAŞINIZA YIKARIZ'

Gök kubbeyi başınıza yıkarız dedim. Yıkarız kardeşim, bundan hiç şüpheniz olmasın. Savcılık aynı 'suçu' başkalarının da işlediğini kabul etmezse yıkarız. Yargıyla, siyasi baskılarla, bizi millete hizmet etme yolundan çevirmeye kalkarsanız gök kubbeyi başınıza yıkarız. Değerli arkadaşlar, bu dediklerim hiç istemesek de gerçekleştirilirse söz veriyorum. Hiçbir sıfata gerek olmadan, tüm Türkiye'yi başta İstanbul olmak üzere mahalle mahalle, cadde cadde anlatmaya söz veriyorum.

'KAYBETTİLER YİNE KAYBEDECEKLER'

Mersin'de, Adana'da, Diyarbakır'da her yerde anlatacağım. Ankara'da Mansur Başkanımın birkaç kez Gökçek'in kepazeliklerine karşı başlattığı soruşturmaların akabinde soruşturma açmayı mı görev sayıyorsunuz? Haydi oradan. Bütün belediye başkanlarımızla omuz omuzayız.

Size milletimiz adına 'Hadi ordan' diyoruz. Eğer tarihi bir hata yaparak beni ve yöneticilerimizi suçlamaya çalışırsanız İstanbulluların kul hakkına çökmeye çalışırsanız karşınızda milyonlarca insanın vicdanının sesini göreceksiniz. Kaybettiler yine kaybedecekler. Gök kubbenin başınıza nasıl büyük bir gürültüyle çökeceğini merak ediyorsanız az kaldı seçim gecesi bu değerli ittifak size gösterecek.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (10)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

İlgili Haberler

İmamoğlu'nun işaret ettiği AK Partili Başkan'dan başmüfettişe: İki elim yakanda
Eski İBB Başkanı Uysal: İmamoğlu’na haksızlık yapılıyorsa onun da karşısında durmak lazım
İmamoğlu'ndan Soylu'ya yeni çağrı: İstifanı bekliyorum

Güncel Haberleri