Dünya çapında tıp tarihine geçen ve pandeminin seyrini değiştiren BioNTech'in kurucu ortakları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Prof. Dr. Özlem Türeci, şirketlerindeki aktif yöneticilik rollerine veda ediyor. Alman biyoteknoloji devi tarafından yapılan açıklamada, şirketin CEO'su Şahin ve Baş Tıbbi Sorumlusu (CMO) Türeci'nin yıl sonunda görevlerinden ayrılacakları duyuruldu. Yönetim kurulunun, ikilinin yerini alacak yeni isimler için arayışa başladığı belirtildi.
Bu tarihi karar, şirketin aşı pazarının ötesine geçerek klinik aşamadaki kanser tedavilerine odaklandığı ve finansal tablolarında net zararın arttığı çalkantılı bir dönemde geldi.
"YENİDEN ÖNCÜ OLMAYA HAZIRIZ"
Ayrılık kararının ardından yazılı bir açıklama yapan Uğur Şahin, kendi kurdukları şirkette geçen 18 yılın ardından eşi Özlem Türeci ile birlikte "yeni nesil dönüştürücü inovasyonların kilidini açma" planıyla yola çıktıklarını belirterek, "Yeniden öncü olmaya hazırız" ifadelerini kullandı.
Yeni girişimlerinde de mRNA teknolojisinin sınırlarını zorlamaya hazırlanan çifte, BioNTech'ten de destek geldi. Şirket yönetimi, Şahin ve Türeci'nin yeni kuracağı şirkete "ilgili haklar ve mRNA teknolojileri" ile katkıda bulunmayı planladığını açıkladı.
PANDEMİ SONRASI FİNANSAL TABLO VE BÜYÜK DÖNÜŞÜM
BioNTech, Kovid-19 aşısı sonrası zorlu bir geçiş dönemi yaşıyor. Şirketin hisseleri, pandeminin zirvesi olan Ağustos 2021'deki rekor seviyelerinden bu yana yüzde 70'ten fazla değer kaybetti.
Ayrılık duyurusuyla eş zamanlı olarak açıklanan finansal verilere göre, şirketin net zararı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla (665,3 milyon Euro) yüzde 57 artarak 1,1 milyar Euro'ya ulaştı. Geçtiğimiz yıl gelirlerini yüzde 3,5'lik sınırlı bir artışla 2,9 milyar Euro'ya çıkaran BioNTech, bu yılki gelirlerinin ise 2 milyar ile 2,3 milyar Euro aralığına gerilemesini bekliyor.
KANSER TEDAVİSİNDE DEV SATIN ALMALAR VE ANLAŞMALAR
Kovid-19 sonrası rotasını orijinal uzmanlık alanı olan "mRNA tabanlı kanser tedavilerine" ve "kişiselleştirilmiş tümör aşılarına" çeviren BioNTech, bu alanda agresif bir büyüme stratejisi izliyor.
Şirket, geçtiğimiz yıl dünyanın en çok satan kanser ilacı Keytruda'dan daha iyi sonuçlar vermeyi hedefleyen klinik aşamadaki "BNT327" adlı kanser ilacını geliştirmek ve ticarileştirmek için Bristol Myers Squibb ile 11 milyar dolara varan dev bir ortaklık anlaşması imzalamıştı. BNT327'yi orijinal olarak geliştiren Çinli grup Biotheus'u 2024 yılında 950 milyon dolara bünyesine katan BioNTech, yine aynı yıl Alman rakibi CureVac'ı da 1,25 milyar dolarlık bir anlaşmayla satın alarak kanser immünoterapisi alanındaki kaslarını güçlendirmişti.
mRNA DEVRİMİNİ BAŞLATAN İKİLİ
Şahin ve Türeci'nin ayrılışı, BioNTech için kelimenin tam anlamıyla bir devrin kapanması anlamına geliyor. İkili, Amerikan ilaç devi Pfizer ile ortaklaşa geliştirdikleri Kovid-19 aşısıyla, tarihte düzenleyici kurum onayı alan ilk mRNA aşısına imza atarak tüm dünyada tanınan birer kahraman haline gelmişti.
Geleneksel aşılar bağışıklık tepkisini tetiklemek için inaktif bir virüs veya virüsten alınan proteinleri kullanırken, Şahin ve Türeci'nin ustalaştığı mRNA teknolojisi, hücrelere viral proteinler üretmeleri için genetik talimatlar vererek bağışıklık sistemini patojeni tanıması için eğitiyor. Bu teknoloji, aşıların çok daha hızlı geliştirilmesine ve daha kolay üretilmesine olanak tanıyarak modern tıpta yeni bir çığır açmıştı.