Kanlı Mavi Marmara baskını 5. Yılında

Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan ve sadece yardım gönüllüleri ile insani yardım malzemesi taşıyan Mavi Marmara katliamının üzerinden 5 yıl geçti.

Tarihler 31 Mayıs 2010'u gösterdiğinde, yıllardır süren ambargo altındaki Gazze'ye yardım eli uzatmak için yola çıkan Mavi Marmara gemisi, israil komandoları tarafından eşine rastlanmayan bir şekilde saldırıya uğradı.

Organizasyonu İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından yapılan; yardım gönüllüleri ve insani yardım bulunan gemiye, helikopter ve botlarla saldıran İsrail askerlerinin bu müdahalesi, kısa bir süre sonra katliama dönüşerek 10 kişinin şehit edilmesiyle sonuçlandı. Gemi içine yerleştirilen gizli kameraler sayesinde  herkesin canlı bir şekilde şahit olduğu katliam, bir anda dünya kamuoyunun gündemine oturdu. 


Gazze'ye Özgürlük sloganıyla denize açılan Mavi Marmara gemisi Türkiye'den böyle uğurlanmıştı.

 Uluslararası sularda, uluslararası hukuka aykırı şekilde düzenlenen baskından 2 yıl sonra İsrail'e ilk dava açıldı ve Çağlayan Adliyesi'nde görülen davanın 5.duruşmasında katliamdan sorumlu tutulan dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Gabiel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Maron, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Avishay Levi ve İsrail İstihbarat Başkanı Amos Yadlin hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Mavi Marmara Gemisi'nde silah var mıydı?

Mavi Marmara'nın öncülüğünü yaptığı Gazze'ye Özgürlük Filosu Yunanistan ve ABD'den katılanlarda dahil olmak üzere 9 gemiden oluşuyordu. 50 ülkeden çok sayıda sivil toplum kuruluşunun destek verdiği organizasyonda, farklı millet ve inanca mensup 700'ü aşkın aktivist bulunuyordu. 


Gazze'ye götürülen insanı yardımı ulaştırmakla görevli Aktivistler Mavi Marmara'da böyle poz vermişti.

Mavi Marmara gemisinde bulunan gönüllülerden Mediha Olgun, "Mavi Marmara'da Neler Oldu?" adıyla çıkardığı kitabında, İsrail tarafının 'gemide silah vardı' iddiasının gerceği yansıtmadığını yazdı. Gemide, Gemilerde tıbbi malzeme, giysi, prefabrik evler, çocuklar için oyuncaklar, kırtasiye malzemeleri, çelik boru ve çimentodan başka birşey yoktu. Tek amaç, yüzde 80'ı dış yardıma muhtaç 1.5 milyon nüfuslu Gazze'ye yardım etmekti.

BM raporuna göre Mavi Marmara

BM'nin Mavi Marmara raporunda 88. maddesinde, "Antalya Limanı'nda Mavi Marmara etrafında sıkı güvenlik tedbirleri alınarak gemiye alınan her şey kontrol edilmiştir. Hem yolcular hem de bavulları havaalanlarındaki kontrollere benzer bir kontrolden geçirilmiştir. Açık denizde Challenger 1'den Mavi Marmara'ya transfer edilen yolcular da aynı güvenlik kontrollerine tabii tutulmuştur" ifadeleri yer almaktadır.

Esir alınan İsrail askerlerinin silahları denize atıldı

Mavi Marmara gemisine binenlerden Cihangir Pakdil, Dilek Yaraş'ın Kır Zincirlerini Mavi Marmara adlı kitabında yer alan mülakatında, esir alınan askerlerin, silahları alındıktan sonra, birilerinin heycana kapılarak silahları kullanması ihtimaline karşın tüm askeri araç-gereçleri denize attıklarını söylüyor. 


İsrail komandolarını taşıyan hücum botları ve savaş helikopterleri Mavi Marmara'ya böyle saldırmıştı.

 Yardım gemisinden şehadete uzanan yolculuk

Mavi Marmara, daha yola çıkmadan tedit içerikli açıklamaların hedefi olmuştu. İsrail tarafından "tutuklarız, vururuz" gibi ayan beyan yapılan açıklamalar gemi içinde bazı önlemlerin alınmasını zarurui kılmıştı. Bu önlem de, israil'İn kanlı baskınının dünya tarafından canlı olarak izlenmesine sebep olacak olan kameralardı.

İsrail, hücum botları ve helikopterleri, yayın sinyallerini kestiğine emin olduktan sonra saldırıyı başlattı. Ancak, İsrail'in kesemediği bir başka sinyal üzerinden yayın devam ediyordu. İşte saldırılar böyle başladı.

Gemide şehit olanlar arasında, henüz 19 yaşında olan Furkan da vardı, 61 yaşında olan Batmanlı İbrahim Bilgen de. İsrail'in, saldırı sonrası Aşdod'a çektiği Mavi Marmara'da, şehit bedenleri üzerinde   yaptığı değişiklirler otopsi raporlarına da yansıdı. Dilek Yaraş'ın derlediği kitapta yer alan raporda şehit olanlar üstünde, mermilerin çıkarılarak bazı dedillerin yok edilmesi için kimyasal kullanıldığının yanısıra İsrail'in helikopterden açtığı ateş, yakın mesafeden sıkılan kurşunların kanıtı da tek tek yer aldı.


Mavi Marmara Şehitleri

*Ali Haydar Bengi(1971)-Diyarbakır: Ali Haydar Bengi'nin otopsi raporunda, vücudunun bir çok yerinden mermi giriş ve çıkışlarının bulunduğu bilgisi yer alarak toplam 6 mermi gişinin tespit eidldiği yer aldı.

*İbrahim Bilgen(1949)-Batman: Bilgen'in otopsi raporunda, vücudundan 4 darklı yerde mermi girişinin olduğu tespit edildi.

*Fahri Yaldız(1967)-Adıyaman: Yaldız üzerinde yapılan otopsinin raporunda, vücudundan toplam 5 farklı mermi girişi olduğu bilgisi yer aldı.

*Cengiz Akyüz(1969)-Mardin: Akyüz'ün otopsi raporunda vücudunda toplam 4 mermi gişişinin tespit edildiği, ayrıca bu mermilerden birinin enseden girerek çene altından çıktığı bilgisi yer aldı.

*Çetin Topçuoğlu(1956)-Adana: Topçuoğlu'nun bedeni üzerinde yapılan otopsi sonucu, vücudunda 3 farklı mermi girişi olduğu tespit edildi.

*Furkan Doğan(1991)-Kayseri: Vefat ettiğinde henüz 19 yaşında olan Doğan'ın vücudunda 5 farklı yerde mermi girişi olduğu tespit edildi. Doğan'ın raporunda ayrıca yakın mesafeden isabet aldığı bilgisi yer aldı.

*Cevdet Kılıçlar(1972)-Kayseri: Kılıçların otopsi raporunda alnından giren bir merminin olduğu tespit edildi.

*Cengiz Songür(1963)-Konya: Vücudunda çok sayıda yaralanma olduğu tespit edilen Songür'ün raporunda, boynun sol tarafından 1 adet mermi girişi olduğu bilgisi de yer aldı.

*Nejdet Yılmaz(1978)-İstanbul: Yılmaz'ın otopsi raporunda vücudunda 2 adet mermi girişi olduğu ve sağ uyluğunda nedeni belirlenemeyen 20 cm'lik bir delik bulunduğu tespit edildi.

*Mavi Marmara'nın son şehidi başından vurulan Uğur Süleyman Söylemez oldu. 4 yıldır bitkisel hayatta olan Söylemez Mayıs 2014'te vefat etti.


Mavi Marmara baskını uluslararası sularda yapılmasına rağmen, aktivistler İsrail'e izinsiz girmekten tutuklandı.

Mavi Marmara Davası

Dünyada büyük yankı uyandıran Mavi Marmara kanlı baskını sonrası açılan davanın ilk duruşması 6 Kasım 2012 tarihinde yapıldı. İHH İnsani Yardm Vakfı'nın organizasyonlar ve avukatlarla üstlendiği dava Çağlayan Adliyesi'nde sürüyor.

37 ülkeden yolcu ve şehit yakınları dâhil 490 kişinin "müşteki-mağdur" olarak yer aldığı davanın sanıkları; dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Gabiel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Maron, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Avishay Levi ve İsrail İstihbarat Başkanı Amos Yadlin. Sanıklar "firari sanık" olarak tanımlanıyor.

Haklarında yakalama kararı var

Davadaki en büyük gelişme 26 Mayıs 2014 tarihinde 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 6. duruşmada yaşandı. Duruşmada verilen karara göre İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Aluf Gabiel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Marom, Askeri İstihbarat Daire Başkanı Amos Yadlin ve Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanı Avishay Levi hakkında, makul süre beklenip duruşmaya gelmedikleri ve kaçak durumuna düştükleri için yokluklarında tutuklanmalarına ve sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verildi.

Mavi Marmara Davası'nın 12.03.2015 tarihindeki 8. duruşmasında ise Mavi Marmara gemisinde keşif yapılmasına karar verildi ve duruşma 08.06.2015 tarihine ertelendi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Gazze Mavi Marmara'yı unutmadı
Gazze’nin yaralarını TDV sarıyor
"Mavi Marmara mazlumların umudu oldu"

Güncel Haberleri