Karnesi kötü olan öğrenciye nasıl davranmalıyız? Uzmanlar uyardı! İşte velilere düşen görevler...

Karnesi kötü gelen öğrenciye nasıl davranmak gerekiyor? Veliler yaklaşan karne tatili ile birlikte bu sorunun da cevabını merak ediyor. Uzmanlar ise, karnelerinde zayıf olan öğrencilere karşı veliler nasıl davranmalı konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Karne tatilinde birçok çocuğun yüzü gülerken, dersleri kötü olan bazıları ise hayal kırıklığı yaşıyor. Dersleri kötü olan çocuğuma nasıl davranmalıyım? sorusunu soran veliler için uzmanlardan önemli açıklamalar geldi. Ayrıntılar haberimizde.

Karnesinde zayıf olan öğrencilere nasıl davranmak gerekiyor? Karne tatiline sayılı günler kalan şu günlerde veliler tarafından en çok sorulan sorulardan bir tanesi de bu oldu. Çocuğunuzun notları ister düşük ister yüksek olsun vereceğiniz tepki onun gelecekteki yaşamını olumlu ya da olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, karnesi kötü olan öğrenciye veliler nasıl davranmalı hususunda önemli açıklamalar yapıyor. Peki, dersleri kötü olan öğrenciye nasıl davranmalıyız? Uzman görüşleri ve ayrıntılar haberimizde.

KARNESİ KÖTÜ OLAN ÇOCUĞA NASIL DAVRANMALIYIZ?

Okullarda ilk dönem bitiyor. Yüz güldüren karneler, bazen hayal kırıklıklarına da yol açabiliyor.  İşte uzmanlardan ailelere sömestr için öneriler...
Karnelerin alınmasına çok az bir zaman kaldı. Çocuklar heyecan içinde ara karnelerini bekliyor, aynı zamanda ebeveynler de. Ancak dikkat! Ara karnesi ister başarılı, ister zayıf olsun her iki durumda da ebeveynlerin çocuklarına yaklaşımlarında aşırıya kaçmamaları çok önemli. Zira uzun vadede çocuğun kişiliğine kalıcı zararlar verebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi’nden psikolog Sena Sivri, karnesindeki notları düşük olan çocuklara karşı nasıl davranılması gerektiğini söyle sıraladı. 

Sözel şiddete başvurmak: Bu davranış çocuğun psikolojisinde, özgüven ve benlik algısında derin izler bırakabiliyor. Örneğin çocukta otoriteden korkma, geri çekilme, altına kaçırma gibi erken dönem yaşlarına ait davranışların ortaya çıkması gibi problemler gelişebiliyor. Bunun sonucunda çocuğun özgüveni zarar görüyor ve sosyal iletişim becerileriyle başarıya dair algısı, karar verme yeteneği olumsuz etkileniyor.

Ceza vermek: Ceza vermek yerine düşük notların sebebini belirlemek, iyileştirmeye yönelik planlama yapmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Akranlarıyla kıyaslamak: Çocuğunuzu asla akranlarıyla kıyaslayarak eleştirmeyin. Diğer akranları ve kendi çocukluğunuzla kıyaslama yapmanız onun yetersizlik duygularını pekiştirir. Özgüveni, şevki kırılır ve geri çekilmesine sebep olur.

Bu cümleleri sarf etmek: “Sen tembelsin, yaramazsın, aklın beş karış havada!” gibi söylemlerden uzak durmak gerekiyor. Bu tip cümleler çocukta “Ben hiçbir işe yaramıyorum. Hep başarısızım ve öyle kalacağım” algısına sebep oluyor.

Notlara dair tüm sorumluluğu ona bırakmak: Karne çocuğun sadece ders başarısını göstermez. Ders çalışma alışkanlıkları, okuldaki sosyal ilişkileri, ilgi alanları, öğrenmeye yönelik tutumu ve ailenin çocuğun eğitim hayatıyla, ilgi ve yetenekleriyle ne kadar ilgili ve bilgili olduğunu da gösteriyor. Aslında karnenin sırf çocuğun değil, ebeveynlerin de karnesi olduğunu unutmayın.

NOTLARI YÜKSEK OLSA DA DİKKAT!

Karnesi zayıf olan çocuklara nasıl davranmalıyız? Karne tatilinde dersleri kötü olan öğrencilere velilerin yaklaşımı nasıl olmalı? Son zamanlarda en çok sorulan bu sorulara uzmanlardan önemli cevaplar geliyor. Sena Sivri, karnesi iyi olan çocuklara karşı nasıl tutum sergilenmesi gerektiğini de maddelerle anlattı.

Aşırı övgüde bulunmak: Bu, sorumluluk ile başarı algısının yanlış şekillenmesine ve çevresini bu yanlış algıyla değerlendirerek ilişkilerinde problemler yaşamasına yol açabiliyor. Aynı zamanda başarısızlık korkusunun artmasına ve ileriye dönük kaygısının yoğunlaşmasına neden olabiliyor.

Pahalı ödüller almak: Çocukta ‘İyi ve değerli şeyleri ancak başarılı olursam hak ediyorum, aksi takdirde iyi ve değerli şeylere kavuşamam’ gibi bir düşünceye yol açabiliyor. Ona tablet ve cep telefonu gibi pahalı hediyeler almak yerine spor, resim, müzik gibi hoşuna gidecek aktiviteleri sunmanın çok daha kıymetli ve sağlıklı olduğunu belirtiyor.

Sadece takdir etmek: Karnesi iyi olduğunda da çocuğunuzla beraber karnede aldığı sonuçlara onu götüren yolu değerlendirme, onun fikirlerini alma, zorlandığı alanlar varsa bunları konuşma ve onunla beraber plan yapma, sadece takdir etmekten çok daha önemli.

TERAPİST SÜYÜR: VELİLERE ÖNEMLİ GÖREC DÜŞÜYOR

Karnesi kötü olan öğrenciye nasıl davranılmalı? Dersleri kötü geçmiş olan çocuklar karnelerini aldıklarında veliler onlara nasıl davranmalı? Karne günü velilere düşen görevler neler? Çift ve Aile Terapisti Psikolog Melis Tümer Süyür, sömestr tatili öncesi karne heyecanı yaşayan velileri, çocuklarının getireceği kötü karneler konusunda uyardı. Yarıyıl tatiline çok az bir süre kala peki karnesi kötü olan öğrencilere nasıl davranmalı?

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Uzman Psikoloğu Melis Tümer Süyür, yaklaşan yarıyıl tatil nedeniyle öğrencilerin ve ailelerin karne heyecanı yaşadığını belirterek, velileri çocuklarının getireceği kötü karnelere karşı uyardı. Ortada bulunan olumlu ya da olumsuz bir sonuç için tek bir kişiyi suçlamanın doğru olmadığını ifade eden Melis Tümer Süyür, “Dönem boyunca iyi koordine olmak çok önemlidir. Bu da aile üyelerinin desteği ile olur. Karnenin çocuğun öğrenme süreçleri ve davranışlarının bir geri bildirimi olduğu bilinmelidir" dedi.



Karne günü yaklaşırken velilerin nasıl davranması gerektiği konusunda bilgilenmesi ve bilinçlenmesi gerektiğine değinen Süyür: “Kişiselleştirme yapıp, karnesi zayıf gelen çocuğa, zayıf öğrenci muamelesi yapılmamalıdır. Çocuğun sadece karnesi zayıftır, kişiliği değil, kişiliğine genelleme yapılması doğru değildir. Kişiliğine yönelik olumsuz davranışlarla karşılan çocuk yalnızca, 'başarılıysam değerliyim ve yeterliyim, başarısız olursam kimse beni sevmeyecek' gibi işlevsel olmayan gerçek dışı düşünceler geliştirebilir. Bu durum çocukta, özgüven eksikliğine ve dolayısıyla ikinci döneme de motivasyonu düşük başlamasına neden olabilir. Ayrıca, 'sadece başarılı olursam toplumdan onay ve değer görebileceğim' inancı ile yalan söyleme ya da kaçınma davranışları gibi yollara başvurabilir. Kimi çocuk matematikte iyiyken kimisi resimde, el becerisinde iyi olabilmektedir. İlgi ve beceriler her çocukta farklıdır" ifadelerini kullandı.

YARIYIL TATİLİNDE ÖĞRENCİLER NELER YAPMALI?

Melis Tümer Süyür, okul dönemi boyunca aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkan, düzenli ve tempolu bir çalışma içinde olan, her gün derslerine mutlaka çalışmak durumunda kalan öğrenciler için yarıyıl tatilinin çok büyük önem taşıdığını kaydetti. Sömestr tatilinin, bir çeşit özgürlük gibi olduğunu, arada bir soluklanmak, disiplinden az da olsa uzaklaşma fırsatı tanıdığı anlatan Süyür, “Çocuklar kadar aileler için de sömestr tatilinin önemi büyüktür. Çocuklar için gerçek anlamda dinlendirici, rahatlatıcı ve motivasyonla ikinci döneme başlamalarını sağlamak ailelerin elindedir" şeklinde konuştu.



Her öğrencinin tatille ilgili beklentisinin farklı olduğunu vurgulayan Süyür, “Kimi öğrenci 15 günlük tatilini, eksiklerini gidermek için ders çalışarak değerlendirirken, kimi öğrenci günlerini televizyon veya bilgisayar başında geçirmeyi tercih ediyor olabilir. Fakat sonuç her ne olursa olsun kötü karnenin tek sorumlusu çocuk değildir, çocukla bu sorumluluğu paylaşmak gerekir" diye konuştu.

HER ÇOCUK AYNI DEĞİLDİR

Çocuğun okul başarısızlığının nedenlerine değinen Melis Tümer Süyür, bunlardan bazılarının çocukların kendilerine has kişisel özellikler olduğuna vurgu yaparak, başarısızlığın sebepleri konusunda da tüyolar verdi. Süyür, “Bilinmelidir ki her çocuk aynı değildir. Her çocuğun, şahsına özel becerileri vardır. Önemli olan okul ve aile arasındaki uyumdur. Her iki gözlemci de çocuğun neye yeteneği olduğunu gözlemlemelidir ve o alanda çocuklarımız desteklenerek, geleceğimizin mirasları, özgüvenli çocuklar yetiştirilir. Başarısızlığın ikinci sebebi, aileden kaynaklanan sebeplerdir. Şöyle ki; anne-babanın sağlıklı model olması, kültürel seviyenin, ders çalışma ortamının sağlanması, ailenin disiplini, başarıyı olumlu etkileyen faktörlerdir.


Diğer bir sebep ise okuldan kaynaklı olabilir. Okuldaki eğitim ve öğretim programının, çocukların gelişim seviyelerine uygun zenginleştirilmiş programlar olmasına karşın çocuğun akademik başarısı beklenenin altında ise öncelikle bir araştırma yapılmalıdır. Çocuk-ergen ve psikoloğundan yardım alınmalı, çocuğun gelişim düzeyini, öğrenme biçimlerini ve dikkat becerilerini anlamayabilmenize yardım edecek, birtakım çocuk değerlendirme testleri vardır. Çocuk-aile ve okula yönelik bir çalışma düzenlenmelidir. Bu üçgen kurulabilirse, sorunu çözmeye adım atmış oluruz" değerlendirmesinde bulundu.

VELİLER NELER YAPMALI?

Süyür, karne alan çocukların hem karne hem de tatil heyecanını da birlikte yaşadığını hatırlatarak, ailelere önerilerde bulundu. Süyür, “Önemli olan karne heyecanını, karne sendromuna çevirmemektedir. Karne almak, çocuklara tatilin geldiğini çağrıştırmalıdır. Çocukların tatilde bol bol dinlenmesine ve tatilin keyfini çıkarmasına fırsat tanıyın. Tatil zamanını birlikte vakit geçirebileceğiniz, çocuğunuzun yeni dönem için enerji depolaması için bir olanak olarak görün. Çocuğunuz düşük notlar getirmiş olsa da onun da tatile, okul düzeninden uzaklaşamaya ihtiyacı olacağını unutmayın. 'İyi' notların olduğu karneler genellikle ödüllendirilir ancak çocuğunuz sadece iyi notlar aldığında ödüllendirildiğini hissetmemeli, mümkün olduğunca maddi değeri az olan veya manevi değeri olan (ailecek bir şeyler yapmak gibi) hediyeleri, gösterdiği çabası için vermeniz en uygunudur. Bu sebeple çocuğunuz elinden gelenin en iyisini yaptığında, düşük notu olsa bile ona da bir ödül vermeniz, onu motive edecektir. Böylece çocuğunuzun sizin ona vereceğiniz ödül için çalışma gerekliliği yerini 'kendim için çalışmalıyım'a bırakır. Bu da çocuğunuzda öz disiplin gelişmesini sağlayacaktır. Yine de bu tatil döneminde çocuğunuzu, kitap okumak, bulmaca çözmek gibi aktivitelerde bulunması için teşvik edin. Okulun açılmasına doğru, bir önceki dönemi hatırlatıcı çalışmalarla, ödül yöntemini uygulayarak, çocuğunuza destek olun. Çocuğunuzun size karşı yapmasını istemediğiniz, hiçbir davranışı siz de çocuğunuza sergilemeyiniz. Unutmayın ki çocuk söylenenden çok, gördüğünü rol model olarak alır" diye konuştu.

Velilerin öğrencileri karneleri ile değil genel çalışma tutumları ve eğilimleri ile değerlendirmesi gerekiyor. Karneler iyi de olsa kötü de olsa tepkiler abartılı olmamalı. Yaklaşan karne tatili öncesi veliler 'karnesi zayıf olan öğrenciye nasıl davranılmalı?' sorusunu soruyor. Uzmanlardan önemli açıklamalar geldi.

Süyür, tüm öğrenci ve velilerine de eğlenceli ve dolu dolu bir tatil geçirmeleri dileğinde de bulundu.

Karnesi kötü gelen öğrenciye nasıl davranmak gerekiyor? Veliler yaklaşan karne tatili ile birlikte bu sorunun da cevabını merak ediyor. Uzmanlar ise, karnelerinde zayıf olan öğrencilere karşı veliler nasıl davranmalı konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Karne tatilinde birçok çocuğun yüzü gülerken, dersleri kötü olan bazıları ise hayal kırıklığı yaşıyor. Dersleri kötü olan çocuğuma nasıl davranmalıyım? sorusunu soran veliler için uzmanlardan önemli açıklamalar geldi. Ayrıntılar haberimizde.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Eğitimde alarm zili çalıyor: PISA verilerine göre Türkiye 12 yılda ilk kez geriledi
Tanışık köyünde karnesini alan çocuklar mezarlığa koştu

Güncel Haberleri