Kirli diplomasi

Doğu Türkistan’daki vahşetten kaçıp kültürel soykırımı dünyaya duyuran Uygurlar için insan avı başlatan Pekin, bu kişilere kapılarını açan ülkelere de iade baskısı uyguluyor. İade talebinde bulunulan ülkelerin kamuoyu baskısıyla karar alma ‘riski’ne karşı da ‘Bu iş gizli tutulsun’ talebinde bulunuyor. Çin’in kirli diplomasisi Türkiye’den istediği Enver Turdi dosyasıyla ilk kez deşifre oldu.

Doğu Türkistan’da toplama kamplarıyla soykırım politikaları uygulayan Çin yönetimi, bir yandan da Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelere kaçan Uygur Türkleri’ne yönelik adeta insan avı yürütüyor. ‘Terörist’ iftirasıyla mülteci Uygurların iadesini ya da sınır dışı edilmesini isteyen Pekin yönetimi söz konusu ülkelere ekonomik ve siyasi baskı uyguluyor. ABD merkezli popüler haber portalı ‘axios.com’un ulaştığı 92 sayfalık yeni belgeler bu kirli diplomasiyi ilk kez deşifre etti. Doğu Türkistan’dan kaçarak Türkiye’ye sığınan Enver Turdi için açılan iade davasında Çin’in yürüttüğü ahlaksız diplomasi gözler önüne seren belgelere göre Çin, Türk makamlarına “Dava kamuoyu tarafından duyulmasın, gizli tutulsun” baskısı yaptı.

Habere göre, Enver Turdi, Özgür Asya Radyosu ve yurt dışındaki Uygur örgütlerine insan hakları ihlalleri ile ilgili bilgi aktardığı için tutuklanma riskine karşı kaçarak Türkiye’ye sığındı. 2017’de geçici ikamet belgesini uzatamadığı için gözaltına alında ve 12 ay, geri gönderme merkezinde tutuldu. Bu sürede Enver Turdi, Çin’in IŞİD bağlantılı suçlamasına maruz kaldı ve kendisine ancak Pekin yönetimi tarafından temin edilebilecek 2004 yılına ait bir fotoğrafı gösterildi. Enver’in sınırdışı edilmesi için açılan davanın dosasına Çin yönetimi tarafından gönderilen belgeler ve Türk makamlarla yazışmalar da girdi. Belgeler, Çin’in 2017’de Enver’in iadesini resmen istediği, bu kapsamda bazı polis raporları gönderdiği ve Türk makamlarının başvuruyu kabul ettiğini gösteriyor. Enver, Türkiye’de yaşadığı sorunların arkasında Çin’in olduğunu söylemesinin ardından avukatı bu dosyayı ancak 2020’de aldı.

Belgelere göre, Çin hükümeti Enver’i İslam Devleti yanlısı bir web sitesi oluşturmak ve bir terör örgütüne katılmakla suçladı. Enver bu suçlamaları reddetti. Pekin, Türk makamlarından Enver’i bulup tutuklamasını, mal varlıklarına el koymasını ve Çin’e geri göndermesini istedi. Pekin’in dava ile ilgili Türkiye’den bulunduğu talepler ise kirli diplomasinin kanıtı oldu. Belgelerin gizli olarak tasnif edilmediğini belirten Çinli yetkililer davanın kamuoyundan gizlenmesini istedi. Belgelerin birinde “Bu davanın detayları gizlidir, Türk tarafından yerel yasalara uygun olarak gizli kalmasını istiyoruz” talebinde bulundu. Haberde belgelerin sorulduğu Çin’in Washington Büyükelçiliği, yorum yapmaktan kaçınırken, Türk yetkililerin “2017’den önce, Türk hükümeti Çin’den kaçan Uygurları açıkça memnuniyetle karşıladı ve birçok Türk halkı Uygurlarla dayanışma duygusu hissediyor” görüşü paylaşıldı.

Çin, milyonlarca Uygur Türkünü ‘okul’ görünümlü asimilasyon kamplarında zorla tutarken Mısır, Tayland ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bir çok ülkede iadeler için sessiz ve derin bir kampanya yürütüyor. Türkiye ile Çin iade anlaşması imzaladı ancak TBMM’de onaylanmadı.

Türkiye’deki Doğu Türkistan derneklerinin yöneticileri, Çin’in Türkiye’deki Uygur Türklerinin iadesi için özel çaba gösterdiğini bunun da nedeninin psikolojik üstünlüğü ele geçirmek olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin iade konusunda titiz davrandığını söyleyen dernek temsilcileri açılan davaları örnek göstererek “Bir kişinin iadesi demek, Çin için binlerce Uygur’a yönelttiği suçlamaların da onaylanması demek” yorumunda bulundular. En bilinen iade davası ise Uygurların liderlerinden Abdulkadir Yapçan davası. Mahkeme delilleri yetersiz bulduğu için iadeye onay vermedi. Davada iki yıldır Çin’in yeni delil sunması bekleniyor.

TÜRKİYE'DE BOYKOT BAŞLADI

Çin’in, Doğu Türkistan’daki insanlık dışı uygulamalarını protesto etmek amacıyla Türkiye’de bir grup iş insanı, ticari boykot kararı aldı. Denizli’de faaliyet gösteren DENKROM firmasının sahibi Kadir Akıncı tarafından başlatılan ‘Sen de Bırak Sen de Dur de’ kampanyasıyla Çin ile ticaret yapan Türk firmalarına çağrıda bulunuldu. İthalat ve ihracata son verilmesi çağrısına Türkiye çapında 48 firma katıldı. Akıncı’nın koordinasyonunda yürütülen kampanya kapsamında, Çin ile ticaret yapan Türk firmaların özellikle ithalat noktasında alternatif ülkelere yönelmeleri istendi. Kampanyaya ilişkin konuşan Kadir Akıncı ‘Soydaşlarımızın kamplarda esir tutulduğu ve dış dünyaya irtibatlarının kesildiğini görüyoruz. Bu tablo karşısında hiçbir şey olmamış gibi Çin ile ticaret yapmamız mümkün değildir” dedi. Şu ana kadar 48 firmanın katıldığı boykot kampanyası sürecinde toplamda 1 milyon 502 bin dolarlık sipariş iptal edildi. Akıncı, temmuz ayına kadar kampanyaya katılan firma sayısını yüzlerle ifade edileceğini söyledi. Siyaserin Doğu Türkistan tavrını da eleştiren Akıncı “Türkiye’de hem ticari hem siyasi yaşamımda bu anlamda gereken iradenin gösterilmediğini tecrübe edindim. Özellikle siyasetin Doğu Türkistan demekten bile imtina ettiğine şahit oldum” diye konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

Dünya Haberleri