Mutluluğun resmi

Fotoğraf sanatçısı Ömer Saruhanlıoğlu, KARAR okurlarına özel, yeni bir fotoğraf paylaştı.

Fotoğraf sanatçısı Ömer Saruhanlıoğlu, çektiği bir fotoğrafı ve hikayesini KARAR okurları için paylaştı.

Saruhanlıoğlu'nun açıklamaları şöyle:

“... 11 numaralı evin sahipleri kapının önüne bir ayna koymuşlar bir de limon ağacı dikmişlerdi. Daracık sokaktan geçenler aynadaki görüntüden olsa gerek sokak ne kadar ıssız olursa olsun kendilerini yalnız hissetmiyorlardı ve böylece sokak güvenli bir havaya bürünüyordu. Anne bir gece vakti bebeğini kucağına alıp dışarı çıktı, 11 numaralı evin önünden geçerken aynaya baktı. Bir an için kendisini ve bebeğini daha önce hiç görmediği bir açıdan bambaşka bir gözle gördü . . . ve mutlulukla güldü.”

Şu kısacık gülme anı, bana Nazım Hikmet’in “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” diye başlayan “gül yanaklı bebesini emziren anne” ile devam eden şiirindeki şaire ve şiirde asıl ima edilen şeye rağmen bir anneyle bebeği arasındaki muazzam ve ilham verici ilişkiyi çağrıştırıyor.
Bir anne için kucağına alıp sarıldığı bebeği bütün diğer mutluluk tanımlarının ve sınırlarının ötesinde bir şey olsa gerektir; şiirdeki “ak örtüde elmaların,” “akvaryumda su kabarcıkları arasında dolaşan balığın” ve hatta “1961 yazı ortalarındaki Küba’nın resminin” ifade ettiği şeyin bile ötesinde. Bu öyle güçlü ve baskın bir mutluluktur ki babanın mutluluğu da dahil kendisinden başka her şeyi çerçevenin dışına iter – fotoğrafta olduğu gibi.

Doğum “normal bir doğum” ise bir bebeğin geldiği evde bir süre bayram havası eser. Kuşkusuz normal olmayan doğumlar sadece sezaryen doğumlardan ibaret değildir. Planlanmamış, istenmeyen ya da gayr-ı meşru doğumlar da anormal doğumlardır ve bunlar mutluluğun değil trajediye konu olan resimlerdir ki bu bahs-i diğer. Resimdeki annenin gülümsemesi insanı huzur verici bir biçimde mutluluğun resmine yöneltiyor.

Bebek doğar. Ona özene bezene bir isim konulur. Konulan her isim en güzel isimdir yani her bebeğin ismi “en güzel isim”dir. Bilinç altında ya da üstünde bebeğin bu isimle müsemma olacağı hayal edilir. İmkanlar ölçüsünde en güzel hayat için hazırlıklar yapılır – yerine göre – dualar edilir. Çocuk büyür. Büyüyünce ne olacağını hiç kestiremeyiz ancak her şeye rağmen “doğan her çocuk Tanrı’nın insanlıktan ümidini kesmediğinin apaçık bir delilidir.” Bu o kadar apaçık bir delildir ki insan neredeyse “Trajediye konu olan resimlerdeki çocuklar da mı?” diye sormaz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

‘Hayatın Anlamı Tanrı’yı bilmektir’
Sonbahar fantezileri
Pencereden bakan bir çocuğun gördüğü hayat

Kültür Sanat Haberleri