Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı yazdı: Başka yerde arama huzur ‘ihsan’da

Kur’ân-ı Kerîm’de insanların ellerindeki nimet ve imkânları Allah’ın rızasına ve başkalarının iyiliğine uygun kullanmalarına ‘ihsan’ denilmiştir. ‘Muhsin’ olmak varken geçici zevklerin peşinde yanlış yollara giriyoruz. Öyle ki, bugün elde ettiğimiz şeylerden yarın bıkıyor, yeni şeylerin peşinde yuvarlanıyoruz. Oysa bu, mutluluk getirmeyecek akılsızca bir hayattır.

Adem oğulları şu beş sorunun cevabını vermeden hesap yerinden ayrılamayacaklar: 1. Ömrünü nerede tükettin? 2. Servetini nasıl kazanıp nerelere harcadın? 3 Ne tür işler yaptın, hayatını nasıl yaşadın? 4. Bedenini nasıl eskittin? 5. Bildiklerini yaşadın mı?”

Peygamberimizin bu hadisinin bize anlatmak istediği şudur: Hayatımızı, gençliğimizi, sağlığımızı, malımızı mülkümüzü, emeğimizi, velhasıl Allah’ın -hepsini de bizim iyiliğimiz için- verdiği bedenî ve zihinsel donanımımızı, maddi imkânlarımızı yanlış yollarda boş yere harcayıp tüketmek, hesabı çok ağır verilecek günahlardır.

Elbette hadiste sayılanlar birer örnek olup, huzur-ı ilâhîde her insan kendisine verilen her türlü nimetten sorguya çekilecek, nerede ve nasıl kullandığının hesabını verecektir. “İnsanlar denenip sınanmadan, sadece ‘inandık’ demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar!” (Ankebût 29/2).

Kur’ân-ı Kerîm’de insanların ellerindeki nimet ve imkânları Allah’ın rızasına ve başkalarının iyiliğine uygun, doğru ve yerinde kullanmalarına çoğunlukla ihsan; Allah’ın razı olmayacağı, insanların zarar göreceği şekilde, yanlış ve kötü işlerde kullanmalarına, inanç ve davranışlarında haktan sapmalarına, aşırılığa kaymalarına da israf denilmiştir. Ayetlerde işlerini iyi ve yerli yerince yapanlara  muhsin denilir. Özetle Kur’an açısından bakıldığında ihsan hakka uygun olarak inanıp yaşamak, israf ise haktan ve orta yoldan sapmaktır.

Mali işler açısından bakıldığında ihsan kavramının özetle meşru yollardan kazanma ve meşru yollarda harcama anlamını içerdiği söylenebilir. Bunun tersine de israf denilmiştir. Bir ayette günahkârlar “kendilerini israf edenler” şeklinde anılır. Ancak israf yaygın olarak gereksiz veya aşırı harcamayı ifade etmek üzere kullanılmaktadır.

BU GİDİŞ NEREYE?

Güzel dinimizin bazı öğütleri var:

Abdest alırken suyu gereğinden fazla kullanmayınız. Sofranız sade olsun. Tıka basa doymadan kaşığı bırakınız. Altın, ipek gibi pahalı eşya kullanmayınız. Giyiminiz, ev eşyanız sade olsun, lükse kaçmasın. Ne eli sıkı olunuz ne de saçıp savurunuz. Ya hayırlı konuşunuz ya da susunuz…

İlk bakışta basit ve önemsiz gibi görünen bu öğütler şimdilerde küresel bir sorun halini almış bulunan israf hakkında bizi uyarmaktadır.

İnsanları israfa götüren nedir? Daha mükellef bir sofra, daha şık bir giyim, daha çok gezip tozmak, daha gösterişli bir evde oturmak, daha baş döndürücü bir eğlence... Kısacası daha lüks bir hayat… Fakat nereye kadar? İnsan nefsi doymak bilmez ki...

Mutluluğu geçici zevklerin tatmininde ararken dönülmesi zor olan yanlış bir yola giriyoruz. Öyle ki, bugün elde ettiğimiz şeylerden yarın bıkıyor, yeni şeylerin peşinde yuvarlanıyoruz. Oysa bu akılsızca bir hayattır; mutluluk bu değildir.

Aslında mutluluk aşırı istek ve tutkuların frenlenmesinde, eldeki imkanların olmayanlarla paylaşılmasındadır. İnsanın yüceliği buradadır.

Bütün insanlık bir ailedir. İnsanların en iyisi, ailesine en çok yararlı olanıdır” buyurmuştu, aziz Peygamber; “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir”; “Müminler, birbirini sevmekte, birbirine şefkat göstermekte bir beden gibidirler” demişti. Bütün erdemli insanlar böyledir; gerçek anlamda mutluluğun yolu budur. İnsanları asıl mutlu edecek olan şey fedakarlıktır, başkaları için yaşamaktır;  hatta bu uğurda çekilen çiledir, ıstıraptır.

Onun içindir ki Yüce Rabbimiz: “Sevdiğiniz şeylerden başkalarını da yararlandırmadıkça (sizi mutlu kılacak olan) en iyiye, en güzele asla ulaşamazsınız” buyurmaktadır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı yazdı: Ey Allah'ın kulları Bayramlaşınız
Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı yazdı: Dindarlık piyango işi değil
Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı yazdı: Bu gecenin sahibine binlerce şükür

Ramazan 2017 Haberleri