Sayın Trump şekilci bir tipoloji

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vize ve poster krizleriyle gerilimin had safhaya ulaştığı Washington’a yüklendi. ABD’nin medeni bir ülke ve ‘demokrasinin beşiği’ olmadığını söyleyen Erdoğan “Sayın Trump, medeniyet olayını şekil olarak değerlendiren bir tipolojidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Uluslararası Medeniyet Şurası’nın açılışında konuştu. Erdoğan’ın gündeminde zor günler geçiren İslam coğrafyası, hedefinde ise vize krizi ve Rakka’da PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın posterinin açılmasıyla ilişkilerin daha da gerildiği ABD’nin Başkanı Donald Trump vardı. Erdoğan, Müslüman karşıtlığıyla bilinen Trump için “Medeniyet olayını şekil olarak değerlendiren bir tipolojidir” ifadelerini kullandı. “Bugün aziz dinimizi terör örgütleri üzerinden öylesine bir yere konumlandırmaya çalışıyorlar ki böyle olmadığını anlatmaya çalışmaktan çoğu zaman hakikati ifade etmeye fırsat bulamıyoruz” diyen Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle oldu: 

BÖYLE ADALET OLUR MU?

Sayın Trump, bana göre medeniyet olayını şekil olarak değerlendiren bir tipolojidir. Bizim farklı düşünce insanlarına kapıları kapatmadık ama şu anda Amerika’da Müslümanlar oradan kovulmanın hesapları içerisine mahkum edilmişse Amerika’da bir sıkıntı var demektir. Önce Trump’ın bunu masaya yatırması lazım. Bizim hedefimizde insan, yaratılmışların en şereflisidir. Görüyorum ki Amerika’da durum böyle değil ve şu andaki gidiş orada sıkıntı yaratır. Ne deniyor Ameriya’ya? ‘Demokrasinin beşiği’ böyle bir şey demokrasi olamaz ve bunun adı demokrasi olamaz. Benim 13 tane korumamın gıyaplarında gözaltına alma kararı çıkıyorsa kusura bakmasınlar, ben bu ülkeye medeni demem. Beni davet edeceksin, teröristlere orada adeta bizi dövdürmeyle tehditle karşı karşıya bırakacaksın ve kendi korumalarım tedbir alacak bunlarla ilgili savcı gözaltına alma kararı verecek. Böyle adalet olur mu? Böyle merhamet olur mu? O da yok.

VARSA YOKSA 'İSLAMİ TERÖR'

‘Dünya 5’ten büyüktür’ itirazımız, adalete çağrı boyutuyla bir medeniyet çığlığıdır. İkinci Dünya Savaşı’nın şartları bir kenarda, bugünün şartları bir kenarda. Niçin Irak, Suriye çözülmüyor? Rohingya Müslümanlarının sorunu çözülmüyor? Amerika’da Sayın Trump bakıyorsunuz Müslümanlara ‘terörist’ ifadesini kullanıyor. ‘Bak böyle bir şey yok’ dediğimizde de savunamıyor. Myammar’da bazı Budistler Rohingya Müslümanlarını öldürdüler. Peki Budistler ile ilgili aynı şeyi söyleyebiliyorlar mı? Yok, niye? Onlar yoga yapıyor. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Hristiyan teröristler için böyle bir şey söylüyorlar mı? Yok. Varsa yoksa ‘İslami terör’ diyorlar. Ne yazık ki Müslümanı Müslümana bunlar kırdırıyor. Ücretsiz silahları da veriyorlar. Biz paramızla istiyoruz vermiyorlar. Ben de adaleti arıyorum. Yok. Merhamet bunlarda hiç yok.

YIKILMAMIŞ MABEDİMİZ KALMADI

Şu anda Irak’ta, Suriye’de olanlar... Varil bombalarını kim Müslümanlara yağdırıyor? Yine Müslümanlar. 1 milyona yakın insan Suriye’de öldü. 11 Eylül’de Amerika’da, Batı medeniyetinin sembollerinden olarak gördükleri ikiz kuleler yıkıldı diye dünyayı kana ve ateşe boğdular. Oysa coğrafyamızda yıkılmamış eserimiz, üzerine çirkinliğin gölgesi düşürülmemiş mabedimiz kalmadı. Irak diye bir şey kaldı mı? Suriye, Halep ne halde? O tarihi eserler yıkıldı gitti. Yani medeniyet çöktü. Müslümanlar İslam medeniyetini boynu bükük bıraktıkları için kayıptadır. 

PUTİN’LE ‘ŞAHSİ TEMASA DEVAM’ MUTABAKATI

Erdoğan ve Rus lider Putin önceki gece telefonda görüştü. Suriye’de çatışmasızlığın hayata geçirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunan liderler, Astana sürecini ele aldı. Erdoğan ve Putin, iş birliği ve koordinasyon içinde olma konusunda mutabık kaldı. Liderlerin “şahsi teması sürdürme” konusunda anlaştıklarını duyuran Kremlin ise görüşmeyi “bölgesel ajanda kapsamında etkileşimi artırmayı hedefleyen yapıcı bir konuşma” olarak nitelendirdi.

BİZ İSTANBUL’A İHANET ETTİK BEN DE BUNDAN SORUMLUYUM

“100 kat bina yapmak sizi medeni yapmıyor ama biz de bu tuzağın içine düştük” diyen Erdoğan, Uluslararası Şehir ve Sivil Toplum Kuruluşları Zirvesi’nde de bu konu hakkında konuştu: Biz bu şehrin kıymetini bilmedik, şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum. Estetikten, incelikten ve köklü medeniyet değerlerimizden yoksun tekdüze bir mimari anlayışının giderek yaygınlık kazandığını görmekten üzüntü duyuyorum. Adeta kibrit kutularının ölçülerini aşacak şekilde benzer taş yığınlarının olduğu bir şehir, bu bizim medeniyetimizde yok. Maalesef maddi kaygılar birçok hassasiyetin önüne geçiyor.

BELEDİYELER İKTİDARDA KALMANIN KİLİDİ

İstifasını talep ettiği belediye başkanlarından şu ana dek üçünün çağrılarını olumlu yönde yanıt vermediği Erdoğan, 2019 seçimlerine vurgu yaptı, şunları söyledi: Türkiye’de belediyeler iktidar olmanın ve iktidarda kalmanın kilididir. Yerel yönetim eğer bu yanıyla güçlü değilse hiçbir partinin iktidarda başarı şansı yoktur. 2019 yılı için de bu durum aynı olacaktır. Yerinde saymaya dahi tahammülümüz yoktur.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'a ihanet ettik, ben de sorumluyum
Erdoğan: Trump medeniyet olayını şekil olarak değerlendiren bir tipoloji

Güncel Haberleri