Türkiye’nin yüreği yandı

2016’da Türkiye’yi üzüntüye boğan en acı olay Aladağ’daki yurt yangını faciası oldu. Kız öğrenci yurdunda çıkan yangında 11 çocuk ile bir öğretmen yaşamını yitirdi. İncelemeler, ihmaller nedeniyle facianın adım adım geldiğini ortaya çıkardı.

Türkiye’de geride bıraktığımız yıl bir çok acı olay yaşandı. Ancak, yüreklerin en fazla sızlandığı olay ise Adana Aladağ’da bulunan ‘Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Orta Öğretim Kız Öğrenci Yurdu’nda çıkan yangın faciası oldu. Faciada 12 kişi duman ve alavlerden etkilenerek hayatını kaybetti. 22 öğrenci ise yangın sırasında çıkasn karışıklık ve pencereden atlamaktan dolayı yaralandı.

Ölenlerden, yaşları 11 ile 14 arassdında değişen 10’unun öğrenci, birinin küçük çocuk ve birinin de öğretmen olduğu belirlendi. Yangının söndürülmesi sonrası binaya giren itfaiye ve sağlık ekipleri ölenlerin binanın üst katında yangın merdivenine çıkan odada birbirine sarılı halde buldu. Yapılan incelemeler sonucunda öğrencilerin bulunduğu odaya, yangın merdivenine çıkmak için geldikleri, ancak yangın merdiveni kapısının kilitli olduğu belirlenmişti. İnecelemeler ihmalin sadece kilitli kapı ile sınırlı olmadığını ortaya çıkardı.

Facia anında yangına müdahale için gelen itfaiyenin uzun süre hortum ve merdiven tedarik edemediği, bundan dolayı yangının ancak 3 saatte söndürülebildiği tespit edildi. Bir de yangının kısa sürede bütün binaya yayılmasının nedenlerinden birinin de binada kullanılan yapı malzemesi olduğu açıklandı. Zira binada, duvarlarda, tabanda ve tavanda ahşap kullanıldığı ve ayrıca zemine naylon halı döşendiği belirlendi.  Olayın ardından başlatılan soruşturmada 14 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arsında yurdun müdürü Cumali Genç ile yurdun bağlı olduğu Aladağ Kurs Okul ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Başkanı İsmail U, da yer aldı. Yurt müdürü Genç’in “Vicdanım rahat, olayda ihmalim yok” ifadesi ise çocuklarını kaybeden ailelerin acısını bir kez daha katladı.

29 OCAK: POLİSİ ŞEHİT EDEN RÜZGAR SERBEST

İstanbul Dolmabahçe’de yol kontrolü yapan trafik ekibine ünlü yönetmen Sinan Çetin’in oğlu Rüzgar Çetin lüks otomobiliyle çarptı. Kazada bir polis olay yerinde şehit oldu. Bir polis de yaralandı. Kazaya ilişkin gözaltına alınan Rüzgar Çetin, “bilinçli taksirle ölüm ve yaralamaya sebep olmak” suçundan tutuklandı.  8 Ay cezaevinde tutuklu kalan Çetin şehit polisin ailesi şikayetini geri alınca 4 Ekim’de serbest bırakıldı. Savcı tahliyeye itiraz etti, ancak itirazı mahkeme tekrar reddetti.   

9 MART: KÜÇÜK BERATCAN YASAK ILIŞKI KURBANI

Beratcan Karakütük, henüz 10 yaşında bir ilk okul öğrencisiydi. Annesi Türkan Karakütük ve servis şoförü Ersin Kaşıkçı’nın yasak ilişkisine tanık oldu. Beratcan, annesinin azmettirmesiyle sevgilisi Kaşıkçı tarafından önce suda boğularak öldürüldü, ardından da su kanalına atıldı. Anne ve Kışıkçı, ifadelerinde herşeyi itiraf etti. Anne adli kontrol ile bırakılırken sevgilisi tutuklandı. Devam eden yargılamada anne ile Kaşıkçı için ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor.

16 MART: ÇOCUĞA İSTİSMARA 508 YIL HAPİS

Karaman’da yurtlarda yaşları sekiz ile 10 arasında değişen 45 çocuğa öğretmen Muharrem Büyüktürk tarafından cinsel istismar uygulandı. Öğretmen Büyüktürk önce ihraç edildi sonra da tutuklandı. İstismarcı, ifadesinde öğrencilerin kendisine iftira ettığını iddia etse de yargılamadan kutulamadı. Olay büyük tepkiyle karşılandı. Hükümet kanadından yapılan açıklamada sanığın en ağır cezayı alması gerektiği vurgulandı. Büyüktürk  10 çocuğa cinsel istismardan 508 yıl 3 ay cezaya çaerptırıldı.

12 EYLÜL: ŞORTLU HEMŞİREYE TEKME İNFİAL YARATTI

İstanbul Çekmeköy’de evine giden hemşire Ayşegül Terzi’ye şort giydiği için otobüste tekme atan Abdullah Çakıroğlu Üsküdar’da yakalandı. Eİfadesinin ardından adliyeye sevkedilen Çakıroğlu, “İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme”  suçlamasıyla tutuklandı. Tekmeci, itiraz sonrası 26 Ekim’de serbest bırakıldı. Savcının itirazı üzerine Çakıroğlu 29 Ekim’de tekrar tutuklandı. 1 Kasım’da avukatın itirazını değerlendiren mahkeme saldırganı tekrar serbest bıraktı.

14 KASIM: BABAYA BOMBALI PAKET

İstanbul Maltepe’de, 4 katlı binadaki elektrik ve mühendislik firmasına kuryeyle gelen bir paketin açılmasının ardından patlama meydana geldi. Patlamada, paketin gönderildiği firmanın sahibi Osman Kurdaş ve iki çalışanı yaralandı. Ancak olayın asıl ilginç olanı ise bombalı paketin Kardaş’ın oğlu Alican Kurdaş tarafından getirilmiş olmasıydı. Alican Kurdaş, şüpheli sıfatıyla gözaltına alındıktan bir süre sonra tutuklandı.

3 EKİM: CERATTEPE’DE MADENE İZİN ÇIKTI

Geride bıraktığımız yılın en çok konuşulan ve tartışılan çevre olayı Artvin Cerattepe’deki madencilik faaliyetleri oldu. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu 24 Şubat’ta olaya müdahil olarak Çankaya Köşkü’nde Artvin heyetini kabul etti. Davutoğlu’nun heyetle gerçekleştirdiği görüşmede, hukuki süreç tamamlanıncaya kadar bölgesinde planlanan madencilik faaliyetinin durdurulduğunu açıkaladı. Ancak 3 Ekim’de Rize İdare Mahkemesi, ÇED iptal davasını reddederek madenlerin önünü açtı.

18 KASIM: ŞİRVAN’DA MADEN FACİASI 16 İŞÇİYİ YUTTU

Siirt’in Şirvan İlçesi’nde bulunan bakır madeninde heyelan sonrası göçük meydana geldi. Kazada 16 işçi hayatını kaybetti. Kaza sonrası madende bulunan 16 işçiden üçünün cesedine hemen ulaşılırken 13 işçi binlerce ton toprağın altında kaldı. AFAD, AKUT ve diğer arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları sonucu işçilerin cansız bedenine tek tek ulaşıldı. Son işçi ise 12 Aralık’ta kazadan 24 gün sonra bulundu. İşçiler toprağa verildi ancak feci olayın ardından ihmal iddiaları kaldı.

26 MAYIS: ‘SERİ KATİL’ ATALAY 17 GÜN KAÇABİLDİ

Türkiye 26 Mayıs’ta öğretmen Fatma Kayıkçı’nın Tuzla’da öldürülmesiyle seri katil Atalay Filiz’le tanıştı. Filiz, 17 gün kaçtıktan sonra İzmir’de yakalandı.

Geride bıtraktığımız yılda en çok konuşulan asayiş olaylarından biri, belkide en çok konuşulanı Atalay Filiz’in işlediği cinayetler oldu. Kimi uzmanın seri katil, kiminin ise şizofren, pisikopat dediği Filiz, 26 Mayıs’ta İstanbul Tuzla’da tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’yı apartmanda öldürdükten sonra bir bavulun içine koyarak evin 500 metre uzağındaki ormanlık alana götürdü. Filiz, bunu yaparken çevredeki güvenlik kameralarına takıldı. Görüntülerin ardından kimliği belirlenen Filiz tüm Türkiye’de aranmaya başlandı. Polise bu süreçte bir çok ihbar geldi.  17 gün sonra seri katil olarak nitelenen Filiz İznir’de bir minibüste yakalandı. İfadesinde cinayeti itiraf eden zanlının üzerinde bulunan eşyalar şizofren olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Filiz, Fatma Kayıkçı,  Göktuğ Demirarslan ve Elena Radchikova cinayetlerinden yargılanıyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Aladağ faciasının ardından İstanbul'da denetlenen yurt binalarının yüzde 56'sı yetersiz çıktı
Son dakika haber | Aladağ faciasında 4 dernek yöneticisine tahliye
Aladağ'da yurt yangınında yaralanan öğrenciler karnelerini hastanede aldılar

Güncel Haberleri