Körfez'e Kanal İstanbul pazarlanıyorsa dikkat!

Akif Beki

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez turuna çıkarken şöyle dedi:

"Bu ülkelerin, Türkiye'den belirli 'asset'leri alma durumları olacak."

Satılacak 'asset'ler yani varlıklar arasında BOTAŞ yok, onu da söyledi. Zaten borçlu şirket, bu haliyle satışa konsa kim kuyruğa girecekti?

"Neyin satılacağını, neyin satılmayacağını çok iyi biliriz" dediğine göre Cumhurbaşkanı, iyi bir hazırlıkla Körfez'e gitmiş olmalı.

Peki çantasında ne var? Suud, Katar ve Emirlikler'e hangi varlıklarımız pazarlanıyor?

Independent Türkçe'nin Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek, ulaştığı bilgiyi Twitter'dan paylaştı. Kanal İstanbul'la savunma projeleri varmış çantada.

Kanal İstanbul, topraktan satışa sunuluyor demektir. Körfez şeyhleri, paralarının hesabını bilen zenginler. Sokağa saçmazlar.

Proje üzerinden parsel parsel satmak için, ikna edici bir sunum ve cazip fiyatlar şart.

Erdoğan, 14 Şubat 2022'de Abu Dabi'ye gittiğinde sormuştum: Neyin hatırına barış?

18 Şubat'ta yazdıklarım, bugün de geçerli:

"Ya karşı taraf, iyi niyetimizi yanlış anlar da zayıflık zannedip kötüye kullanmaya kalkarsa!

Ya bizi alicenaplığa zorlayan şartları, köşeye sıkışmışlığa yorar da bundan faydalanmaya yeltenirlerse!

Gerçi Cumhurbaşkanı dün söyledi, “Türkiye, ekonomide tarihinin en güçlü dönemine girmektedir.”

Fakat şunu da söyledi:

“Büyük ve güçlü Türkiye’nin yükselişine engel olamayanlar, yarın bu büyüklükten yararlanmak için sıraya gireceklerdir. Bu değişimin yükselen yıldızı Türkiye’dir.”

Amenna! Yalnız, Abu Dabi Kalkınma Holdingi sabırsız, önden sıraya girdi bile, yarını bekleyemiyor.

Başkanı Al Suwaidi, Financial Times gazetesine ocakta, yakınlaşma niyetlerini açıklamıştı.

“TL’deki zayıflığın fırsatlar sunabileceği”nden bahsediyor ve “Türkiye’de varlık satın almak için harika bir zaman” diyordu.

Büyüklük bizde kalsın, eyvallah. Fakat bu iştah ve hazırlık, pek kardeşane gelmedi bana.

Büyüklüğümüzden kelepire çöker gibi yararlanmasınlar!

Biz kardeşçe yanaşırken fırsatçılık yapmayacaklarından emin miyiz?"

ASRIN TASARRUFU BU MU?

Zamcılar diyor ki, iktidara kim gelse bu vergi zamlarını yapardı. Kaçınılmazmış gibi haklılaştırıyorlar.

Zamlar sonuç oysa. Zamları savunanlar, nedense sebepten bahsetmiyor.

Hava güneşliyken çatıyı onarmaya çağıran Mehmet Şimşek, 2018'de dinlense ekonomi buraya gelmezdi.

Zamanında alınmayan tedbirlerin acısı, 5 yıl sonra milletten çıkıyor.

Avrupa'da, ABD'de enflasyon; son bir yılın en düşük seviyesinde. Biz bu ay, temmuz enflasyonunda yüzyılın rekorunu bekliyoruz. Asrın enflasyonu, deniyor.

Hani onlar yanlış, biz doğruyduk; dünya artık bunu kabul ediyor, bizim dediğimize geliyordu!

Onların dediğine gelen biz olduk, Mehmet Şimşek'le rasyonel politikalara geri döndük ama iş, işten geçtikten sonra.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, zamlara neden katlanacağımızı şöyle açıkladı:

"Asrın felâketini yaşıyorsak asrın dayanışmasını da hep birlikte sergilemek durumundayız."

Deprem; asrın felâketiyse yıkımı da asrın yıkımı, sebebi de asrın ihmali olmaz mı?

Ekonomistler uyarıyordu; yanlış politikalarla kovanın dibini deldik, tanker tanker rezervi boşa harcıyoruz, tutmaz diye.

Bu da asrın kara deliği, öyleyse. Sebebine de asrın yanılgısı, asrın öngörüsüzlüğü, asrın tedbirsizliği mi diyelim?

Başlattık mı, Türkiye Yüzyılı başlatıyoruz. Planlarımız, hedeflerimiz hep asırlık.

Sonuç, asrın vergi zamları!

Asrın tasarruf tedbirleri nerede peki?

Delik büyük, açıklanan kamuda tasarruf yamasıysa küçük.

Hani asrın yolsuzlukla mücadelesi?

2021'de, Cumhurbaşkanlığı tasarruf genelgesi ilk çıkarıldığında makam aracı sayısı, 110 bin civarındaydı. Fransa'nın bile iki katı.

Hazine ve Maliye Bakanı, işte o genelgeyi canlandırdı: İtibardan tasarruf için temsil, ağırlama, kırtasiye ve reklâm giderleri, yeni makam aracı alımları, verimsiz kamu harcamaları kısılacak. İhaleler de şişirilmeyecek.

Şimşek, buna 'kamu harcamalarını rasyonelleştirmek' diyor. Hâlâ rasyonelleşmemiş demek.

Etkin uygulanmamış, kâğıt üstünde kalmış genelgeyi canlandırmak, asrın tasarrufuna yeter mi?

Yetmeyeceği yine belli. Suçu ne de asrın har vurup harman savurmalarının dayanışması, hep gariban millete kalıyor!

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (86)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.