Kalp Pili Takılan Şehir

Ali Barskanmay

Osmanlı’da şehirlerin bedesteni olurdu. Bedesten alışverişinin yapıldığı alanlar olmakla birlikte hayatın nefes alıp verdiği medresenin, hanın, hamamın, caminin, şifahanenin olduğu bir hayat alanıydı.

Bedestenler şehrin merkezinde kurulur ve şehir bedesten merkezli kendine alan açardı.
Birçok şehirde halen bazı bedestenler ayakta durmakta. Eğirdir’deki bedesten;
çınar ağaçları, camileri ve eski dokusuyla halen gidenin huzur aldığı manevi atmosferin korunduğu bir yer.

Erzurum’da 16. Yüzyılda Mimar Sınan’ın yaptığı Rüstem Paşa Bedesteni de dört yüzyıllık yapısıyla, şadırvanıyla, ağacıyla, kuşuyla, cıvıl cıvıllığıyla insana huzur veriyor.
Günümüzde kurulan yeni nesil alışveriş merkezlerinin ekseriyetinin ortak özelliği; hayattan arındırılmış olmaları. Doğal hayatın hatta zaman zaman insanın doğal halinin dahi olmadığı yapay alanlar.

Mutfak, gardırop ve lavabo üçgeninde geçen tüketim merkezli alanlar.
Geçen hafta alış veriş merkezi olan Galaport’a gittim. Gidiş güzergahımı; Dolmabahçe’den yürüyerek Galataport’a gitmeyi seçtim.

Dolmabahçe’den başlayan sahil, inşaat alanına dönüştürülmüş. Güzelim sahilin doğallığından eser yok.

Kaç bin yıllık şehir değil de sanki yeni bir şehir kuruluyor gibi her şey yerinden sökülüp alınmış. Her yerde iş makinaları. Şehrin ciğerlerini söküp koparırcasına ğar ğar ğar. Ne bir ağaç ne bir bina. Çamur deryası sahil.

Yürümeye kaldırım yok. Sola bakınca benim ciğerlerim sökülmüş gibi acı çektim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademsi’nin camcaslak kapısından geçiyorum. Güzelim binayı camla ıvır zıvırla modernleştireceğiz diye getirdikleri hale acıyıp yürümeye devam ediyorum. Molla Çelebi Camiisinin avlusunda bir nefeslik havaya, bir görümlük göğe şükrediyorum.

Galaport’a varıyorum. Galaport dediğin, Dubai’den bir çarşının copy pace ( kes yapıştır kopyala) ile buraya konulması olmuş.

Bire bir aynısı. Saksı içinde çığlık atan ivedi ağaçlar. Oradan buradan yolunup getirilmiş bitkimsi otlar. İki katlı binalara yerleşen küresel markalar. Toprağın, bitkinin, börtü böceğin yaşamasına imkan tanımayan taş döşemeler. Doğal olana hayat hakkının tanınmadığı 21. yüzyılın mabedi:Alışveriş çarşısı.

Yeni Dubai okyanusun kenarına çölün üstüne kurulmuş 20 yıllık bir şehir.
Anası, atası olmayan bir veled.

Dubai, bir devlet bir şehir değil. Dubai, küresel sermayenin modern (!) şehirler diye 21. yüzyılın tüketim piyasasına uygun bir tüketim merkezi.

Milyonlarca dolarlar verilerek başka diyarlardan getirilip sırf hayat havası vermek için kondurulmuş ağacımsı çalılar ve bitkimsi otlar.

Devasa binaların arasına varlık sancısı çeken bu bitkilerin yaşaması için her gün çalışan binlerce kişi. Harcanan milyonlarca dolar.

Arasanız bitkilerin börtü böceğin nefes alıp verdiği bir avuç toprak dahi bulmakta zorlanırsınız.

Dubai; mutfak, gardrop, eğlence ve lavabo arasında hayatın geçmesi için kurulmuş bir yapay şehir. Ye, iç, giy, giyin, tüket ve defi hacet.

İnsana huzur veren değil insanı geçici hazlar ile eğlendiren caddeler, AVM’ler.
Küresel aklın petrol parasına uygun gördüğü hayat bu. Bedevi düşünce, buna çoktan razı.

20 yıllık mazisi olan Dubai’nin bir AVM’sini, üç imparatorluğa iki bin yıl başkentlik yapmış bu şehre reva görmek hangi vicdana sığar?

Hayatın suda, havada, karada nefes alıp verdiği bu şehre ağacımsı çalılar, yapay otlar getirip saksılara yerleştirmeye ne hacet. Ağacın, bitkinin, rüzgarın, şen kahkahaların, hüznün, huzurun, musikinin kendiliğinden nevşu nema olduğu bir kadim kenti Dubai’ye özenerek inşa etmek hangi aklın ürünü?

Bu çarşıyı İstanbul’a reva görenler Galaport’tan Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet, Süleymaniye’ye bakıp da utanmadılarsa para gözlerini bürümüş ki tek değerleri, mabetleri; sermaye olmuş.

“Bu şehirde istenildiği gibi at oynatılmaz, bir şehir at oynatılacak bir alan değildir.” demişti Merhum Sezai Karakoç İstanbul ile ilgili bir konuşmasında.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (3)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.