Türk futbolunda hakem tartışmaları yine gündemin en üst sıralarında. Sezona kötü başlayan hakemler, sezonun sonuna yaklaşırken de performanslarıyla güven vermekten uzak bir görüntü sergiliyor. Sadece orta hakemler değil, VAR hakemleri de kararlarıyla tartışmaların odağında.
Futbol yorumcusu Tahir Kum açıklamasında
“Bugün hiçbir kulübün Ozan Ergün’den, Mehmet Türkmen’den, Oğuzhan Çakır’dan, Alper Akarsu ve benzeri ‘yeni nesil’ hakemlerden şikâyet etmeye hakkı yok. Çünkü bu değişimi kulüplerin kendisi istedi. ‘Bu hakemler gidecek, genç hakemler gelecek’ dediler.”
Genç hakemler geldi gelmesine ama soru şu: Tahammül var mı? Görünen o ki yok.
Bir dönem otellerde buluşup Türkiye Futbol Federasyonu’nun önüne istedikleri hakemlerin listesini koyan kulüpler, bugün aynı hakemlerden şikâyet ediyor. Dün talep edilen sistem, bugün eleştirilen bir yapıya dönüşmüş durumda.
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı:
Galatasaray’ın da yabancı VAR talebi varmış. Keşke iki ay önce biz bunu gündeme getirdiğimizde destek verselerdi de bugün bu tartışmaları yapmak zorunda kalmasaydık. Maalesef Türkiye’de kulüpler, canları yanma ihtimali doğduğunda bazı konuları gündeme getiriyor.”
Galatasaray cephesi ise farklı bir bakış açısı ortaya koyuyor.
“Biz yabancı ya da yerli hakem ayrımı yapmıyoruz. İyi hakem ve kötü hakem ayrımı yapıyoruz. İki yıl önce de yabancı hakem ve yabancı VAR istemiştik, bugün de aynı talebimizi sürdürüyoruz.”
TFF Başkan Vekili Mecnun Otyakmaz, VAR kayıtlarının dışarıya verilmeyeceğini söylerken ilginç bir öneri getiriyor:
“VAR görüntülerini dışarıya veremeyiz. Ama isteyen kulüpler gelsin, birlikte izleyelim. Hatta iki kulüpten birer yönetici VAR odasında oturup süreci yerinde takip edebilir.”
Bundan sonra… Hep bundan sonra… Niye öncesi için bir adım atılmıyor? 5 gün önceki maçta verilmeyen kararların kaydını göstermek neden imkansız?
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu göreve geldiği gün hakemlere net mesaj vermişti.
“Kuralları adil şekilde uygulayın, yanınızdayız. Doğru duvar yıkılmaz. Dürüstlük bir mesleğin olmazsa olmazıdır.
Eylül ayında yapılan kısa basın açıklamasında bazı hakemlerin bahis oynadığı iddiası gündeme gelmiş, konunun sonuna kadar araştırılacağı ifade edilmişti. Soruşturma ilerledi, bazı hakemler ceza aldı. Fakat süreç bir noktada durdu.
Peki, o noktada “dur” diyen kimdi?
Öte yandan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da uzun süredir kamuoyunun karşısına çıkmıyor. Son olarak Galatasaray–Liverpool maçı öncesinde görüntü vermişti. Dursun Özbek ile yaşanan söz düellosunun ardından ise adeta derin bir sessizliğe büründü.
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
Türk futboluna gerçekten bahar getirecek bir yönetim anlayışı ne zaman ortaya çıkacak?
Seçim kararını camiam için aldım.
Sadettin Saran: “Seçim kararını Fenerbahçe’yi düşündüğüm için aldım. Şahsımla ilgili hukuki sürecin kulübün etrafında bir gündem oluşturmasını istemedim. Son 9 hafta çok önemli; birlik ve beraberlik şart. Fenerbahçe’nin menfaatlerini kendi menfaatlerimin önünde tuttum.
Futbolcularımı yedirmeyeceğim. Düşmanları içeride de aramalıyız. Guendouzi ye ‘Bu ne biçim oynuyor?’ diyen, hocalık yaparken kumar borcu için oyuncularından para alan bir adam var. Ben bunlara hocamı da oyuncularımı da yedirmem.
Kimi kastettiğimi bilsinler. Herkese aynı değeri gösterirsen, o değeri hak edenlere haksızlık etmiş olursun. Arada çok kıymetli gazeteciler ve Fenerbahçeliler var; bunları bunlarla eş tutmayın. Fenerbahçe’yi çok sevdiğini iddia eden sahtekârlar bunlar.
Görev süreci boyunca çok fazla konuşan bir başkan olmayacağını söyleyen Sadettin Saran bu yolda doğru ilerliyor. Sessiz kalsa da tehlikenin nerede olduğunu çözmüş. Eski başkanlar sorunu hep dışarıda arayıp hem kendilerini hem de camiayı yormuşlardı.Başkan ilk çalışmalarına içeriden başladı; içeriği temizleyip sonra dışarıya geçecek gibi görünüyor. Tabii başkanlık süresi yeterli olursa.