AK Parti’yi BAZ etkisi kurtarır mı?

İbrahim Kahveci

Cumhurbaşkanı Erdoğan “3-5 aya meyvelerini toplarız” dediği yeni ekonomi programında aradan 10 ay geçmesine rağmen beklenen meyve hasadı gerçekleşmedi.

Gerçi bazı bakanlar hâlâ “uçuyoruz” havasında ama durum pek öyle değil.

Çiftçi bu yıl ekimini sağlıklı gerçekleştiremedi. En sıkıntılı konu ise tarlaya atılamayan gübre... Çünkü çok pahalı ve destek yetersiz.

Gübresiz hasat elbette daha düşük verime yol açıyor. Mazot vs maliyetlerle çiftçilik yapmak epey zorlaştı.

Geçen yıl market-raf fiyatlarını bu yıl tarla fiyatı geçti.

Şöyle izah edeyim: Geçen yıl haziran ayında tarla fiyatı 0,90 lira olan karpuz raflarda 1,50 liraya satılıyordu. Karpuzun bu yıl haziran ayı tarla fiyatı 2,92 liraya yükseldi. Artış 3,2 kat...

Benzer gelişme bir çok tarım ürününde yaşanıyor. Özellikle ihracatı olan domates gibi ürünlerde de fiyatlar bu şekilde. Geçen yıl tarla fiyatı 1,93 lira olan domates raflarda 4,43 liraya satılıyordu. Şimdilerde domatesin tarla fiyatı 5,63 lira...

Kısaca şunu şimdiden söyleyebiliriz: Bu yıl ve gelecek yıl hasat dönemine kadar gıda fiyatları feci can yakacak.

***

Şimdi gelelim baz etkisi nedir, ona bakalım.

Yeni ekonomi modeli dedikleri şey ile Aralık 2021’de enflasyon adeta uçuşa geçti. Sadece aralık ayı aylık enflasyonu %13,58 geldi. Peşine Ocak 2022’de de enflasyon %11,10 geldi. İki aylık toplam enflasyon ise %26,2 gibi muazzam bir seviyeye çıktı.

Hatta şöyle söyleyelim: Şubat 2022’de %4,81 ve Mart 2022’de de %5,46 aylık enflasyon verileri geldi. Böylece Aralık 2021-Mart 2022 arasında sadece 4 aylık toplam fiyat artışı %39,5’e ulaştı.

Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin bütün beklentisi işte burada yatıyor.

Geçen yıl yaşanan yüksek fiyat artışından daha düşük oranlı bir fiyat artışı yaşanmasına bel bağlanmış durumda.

Bakın fiyat düşüşü demiyorum; sadece daha düşük oranlı fiyat artışına bel bağlanmıştır.

Mesela geçen yıl kasım ayında 100 lira olan ürün Mart 2022’de 140 liraya çıkarak %40 zamlanmıştır. Ama önümüzdeki aynı dönemde zam tutarı yine 40 lira olsa bile artık artış oranı %40 yerine %28,5’e gerileyecektir. İşte buna baz etkisi deniliyor.

Ve AK Parti’nin bel bağladığı hikayede budur.

***

Aslında bu örneği daha önceden de yazmıştım ama bugün bir başka noktaya değinmek istiyorum.

Ekonomik durum ortada... Durumun ne olduğunu herkes biliyor. Bakın 55 milyar dolar gelecek söylentisi bile piyasada hiç etkili olmadı.

Önümüzdeki dönemde ABD ve Avrupa faiz artırımlarına devam edecek. Hem döviz değerlenecek hem de dış satımımız azalacak. Dolar/Euro paritesi bile bize 10-15 milyar dolara mal oluyor.

Şartlar epeyce aleyhimize...

AK Parti’nin hayal ettiği baz etkisi beklenen seviyede gerçekleşmeyebilir. Hatta hiç gerçekleşmeyebilir de...

Bu kış mevcut durumda çok zor geçecek. Risk primimiz 900’leri aşıyor ve bizler dolara dahi yüzde 12-13 faiz vermek durumundayız.

***

Türkiye 80 sonrasının ikinci büyük enflasyon şokunu yaşıyor. Ama bu kez yüksek enflasyona yüksek işsizlik de eşlik ediyor.

Çifte sıkıntı var.

Bu şartlarda yılbaşında asgari ücrete ve emeklilere yapılacak büyük zam beklenen etkiyi göstermeyebilir. Hatta göstermeyecektir de... Bakın bu yılın başına ve yılın ortasında asgari ücrete toplamda yüzde 95 zam yapılmasına rağmen daha açlık sınırını ve gıda enflasyonu farkını kapatamadık.

O zaman ne yapılması gerekiyor?

Yılbaşında ücretlere yapılacak büyük zam etkisini kaybetmeden seçime gitmek en erken çare gibi durmaktadır.

Evet, fiyatlar yüksek olacaktır ama baz etkisi de çalıştırılarak “bakın bu işi yine biz çözüyoruz” deme fırsatı verecektir.

Topluma gerçekleri satmak zor olabilir ama AK Parti hayal satmada gayet başarılı bir geçmişe sahiptir.

2018 seçimlerinde yetki isteyip doları-faizi halledeceğini vaat eden Erdoğan’a kim hesap soruyor ki? O zaman baz etkisi geçmeden seçim en makul görülmektedir.

Seçim sonrası mı? O zaten mevcudun devamı halinde tufan... Bunu hepimiz biliyoruz. Önemli olan dereyi geçmek değil mi? (Konuya devam edeceğiz...Belki de seçim tarihini buluruz)

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (41)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.