Hangi siyaset CHP’ye yarar?

İbrahim Kiras

AK Parti’den kopan unsurların başlattığı yeni oluşumlara karşı parti yönetim kademelerinde dile getirilen tek bir savunma var: “Bizim partinin oylarını böleceksiniz, neticede sizin de iktidara gelme şansınız olmadığına göre bu durum CHP’nin işine yarayacak.”

Acaba öyle mi? Davutoğlu’nun veya Babacan’ın partisine oy verecek kişiler bu partiler kurulmamış olsa mecburen AK Parti’ye mi oy verirler?

Burada her zamanki gibi sebeple sonucu birbirine karıştırma hatası (veya illüzyonu) sergileniyor. “Küskün” diye tanımlanan eski AK Parti seçmeni yeni partiler ortaya çıktığı için önceki partisinden kopmuş değil ki...

Rakamlarla düşünelim: AK Parti bir zamanlar kendi başına yüzde 50 civarında oy alabilirken şimdi aktüel oyu yüzde 40’ın altında ve MHP ittifakı olmadan yüzde elliyi alması artık mümkün görünmüyor. (Aslında 2017’deki “Başkanlık Referandumu”ndan beri durum böyle.)

Üstelik son yerel seçimdeki İstanbul ve Ankara sonuçları MHP desteğinin de yüzde elliyi garanti edemeyebileceğini gösterdi.

Diğer yandan, iktidar partisinin mevcut oyunun yüzde 40’ın altında olması basit bir hesapla eski seçmeninin yaklaşık yüzde 20’sini zaten kaybetmiş olduğunun ifadesidir.

Demek ki her beş eski AK Parti seçmeninden biri aşağı yukarı üç yıldır bu partiye oy vermiyor. Bu kayıpların yerine ikame edilen MHP oyları da artık yüzde ellinin garantisi değil.

Yani sebebi Babacan ve Davutoğlu’nun yeni parti kurmalarıyla açıklanamayacak bir erime var zaten tabanda. Bu noktadan bakılırsa yeni kurulan partilerin öncelikle eski parti tabanındaki bu küskün kesimin oylarına talip oldukları söylenebilir. Ama yeni partiler olmasa bu küskün kesimin küskünlüğü bitirip yine AK Partiye oy verecekleri pek kolayca söylenemez herhalde.

***

İstanbul ve Ankara seçimlerini hatırlayın. Daha bir yıl bile geçmedi üzerinden. Eski AK Parti seçmeninin “kitlesel biçimde” 31 Mart günü Ankara’da, 23 Haziran günü İstanbul’da CHP adayına oy verdikleri kesin bir gerçek.

Ekrem İmamoğlu’na ve Mansur Yavaş’a oy veren AK Parti seçmeni de mi Davutoğlu ve Babacan yüzünden bu tercihi yaptı? Yoksa iktidarın -yeni oluşumların da itiraz ettiği- yanlışlarına tepki olarak mı?

“CHP’ye yarayan” siyaset hangisi bu durumda?

İktidarın bunca zamandır her türlü uyarıya ve ülke yönetiminde ortaya çıkan onca olumsuz sonuçlara rağmen inatla sürdürdüğü “yanlışlarını devam ettirme siyaseti” CHP’ye yaramıyor mu?

Ehliyet ve liyakat ilkesinin yerine itaat ve sadakat kuralının getirilmesi CHP’ye yaramıyor mu?

Ortak aklı ve demokratik katılımı esas alan kadro hareketinin yerine inşa edilen şahıs partisi algısı CHP’ye yaramıyor mu?

Sorunları görmezden gelme, olmazsa dış güçlere havale etme, hamaset ve demagojiyle durumu idare etme… siyaseti CHP’ye yaramıyor mu?

“Çünkü çaldılar” CHP’ye yaramıyor mu?

***

Sağ siyaset geleneğindeki bu “CHP’ye yarar” söyleminin ilkelliğinin de fark edilip artık bunun sorgulanması lazım. Toplumu “kimlik mi ehliyet mi” ikilemine mahkûm ederek kolay yoldan oy alma devirlerinin geride kaldığını bizzat AK Parti’nin iktidara yürüyüş süreci göstermişti. Şimdi bu partinin kendisi üzerinde işe yaramayan bir silahı başkalarına doğrultmaktan medet umması trajik bir durum.

“Bizim partimizden” diye yeri geldiğinde başarısız, yeteneksiz, güvenilmez adaylara oy verebilirken karşı partinin adayına liyakat ve ehliyet sahibi olsa da oy vermekten kaçınmak sonuçta kendimize zarar vermek demek değil mi? Şehrimizi yönetecek kişinin veya ülkemizi yönetecek kişilerin “bizden olması” yetiyorsa zaten iyi yönetim, başarılı icraat vs. istemiyoruz demektir. Yalnızca “bizden” olduğu için oy verdiğimiz siyasetçi de karşılık olarak iyi yönetim, başarılı icraat vs. için fazla çaba harcamayacaktır zaten.

Bu kısır döngüden çıkmak için cesur çabalara ihtiyaç var. Kimlik yerine ehliyetin esas kabul edildiği bir demokratik zihniyetin ülkeye hâkim olması için “CHP’ye yarar” veya “AKP’ye yarar” gerekçelerinin tedavülden kaldırılması, bunun yerine partilerin kendi özgün ülke vizyonlarıyla ve somut önerileriyle toplumun karşısına çıkmaları gerekir.

Bu çerçevede mevcut iktidar partisinin de “ben gidersem şu gelir, şuna oy verirseniz buna yarar” vs. gibi psikolojik gerekçelerle toplumu korkutarak pozisyonunu korumaya çalışmak yerine eksiklerini gidermeye, hatalarını düzeltmeye çalışmalı. Neticede şunu söyleyebilmeli: “Biz ülkeyi iyi yönetiyoruz, halk durumdan memnun. Biz varken niye başka partiye gitsin bugüne kadar bize oy veren seçmen?”

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (41)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.