İngilizler mi yanlış oynuyor, biz mi?

Mehmet Atalay

Her hafta hem İngiltere, hem de Türkiye liglerini seyretme fırsatı buluyoruz da mukayese edebiliyoruz.…

İki ülke futbolu arasında dağlar kadar fark var… Denizler, okyanuslar kifayetsiz kalıyor, izah etmek için…

Beşiktaş-F. Bahçe derbisi, bir İstanbul klasiği ise, Manchester City-Manchester United rekabeti neydi dersiniz?

***

Birinde inanılmaz bir tempo, baş döndürücü bir hız, takır takır futbol, çekişmeli, zevkli, eğlenceli bir mücadele ve tamı tamına 9 gol…

Diğerinde ise, güya yabancı, farklılık getirsin diye bin bir güçlükle görev kabul etmiş bol kariyerli bir hoca, diğeri de yeni, heyecanlı, diri, çağın ürünü başka bir teknik adam…

Taktikler savaşı olacak, müthiş varyasyonlara imza atacak çağa ayak uyduramayan Türk hocalara ders verecek bir futbol şöleni sunacak diye beklenti oluşturulan iki yabancı teknik direktör…

***

Bırakın onlardan bir şeyler görmeyi… Artık Anadolu takımlarının genç yerli hocalarının bile yürekli, açık oyunla İstanbul takımlarına ders veren cesaretini mumla aradık…

Sporseverleri düşünen değil, takımlarının büyüklüğünün farkına varamayan, kazanma arzusunu değil, kaybetme korkusunu takımlarına aşılayan, pısırık futbol oynatan, takımlarını golsüzlüğe mahkûm eden iki korkak hoca…

EMRE-İLHAN’LARIN GÜNAHI NE?

Al birini vur ötekine… Kaybetmemeyi başarı sayan ve buna sığınan, zirveyi de Türk hoca Emre Belözoğlu’na bırakan fukara bir anlayış…

Başakşehir’le aynı stada gelip galibiyet koparabilen Emre Hoca’nın, F. Bahçe’den ayrılmak zorunda kalışının bir izahı var mı bu tabloda?

Jorge Jesus, çok şanslı… 7 maçta 14 puan toplayıp 2 puan ortalamasıyla 7. sırada yer alıp da bu kadar övülen başka bir F. Bahçe hocası oldu mu, hatırlamıyoruz…

***

Peki Başakşehir’i, yine 1 maç eksiğine rağmen liderliğe taşıyan, 7 maçta 17 puan toplayabilen Emre Belözoğlu’nun günahı neydi de F. Bahçe’den gönderildi… İngiliz Premiar Ligi’nden aldığı kaliteli oyuncularla övünen Beşiktaş, gerçekten Valerin İsmail’le bu şartlar altında nereye kadar gidecek?…

8 maç, 15 puan ve maç başı 2 puan ortalamanın altında bir Beşiktaş’ı, taraftara daha ne kadar kabul ettirebilecek?

***

Eğer hocalar Türkiye liglerinde bu kadar korkak oynayacaksa, Avrupa’ya hiç çıkmasınlar….

Gerçi sağ olsunlar söylemleri gibi eylemleriyle de bunu ispat da ediyorlar… Şampiyonlar Ligi’ne çıkmadan veda ediyorlar…

Türk takımlarını Avrupa’nın çok gerisinde görüyorlar ve hedef olarak kabul etmiyorlar…

GUARDİOLA OLMANIZI BEKLEMİYORUZ AMA

Türkiye’deki başarıyı yeterli buluyorlar ama oynadıkları oyunları baz alırsanız, orayı da pek hakketmiyorlar…

Hatta Başakşehir’le, Adana Demirspor’la bile başa çıkamıyorlar…

Ya Adana Demirspor… Süper Lig’e döndüğü son iki sezonda l damgasını vuran takımlardan biri…

Hocası yine yabancı, futbolculukta bilinen ama hocalıkta isimsiz, kendisini ispatlamak zorunda hisseden İtalyan Montella… Taş gibi bir ekip maşallah…

Karşısında G. Saray var demeden futbolun hakkını verdi Güney’in güçlü ekibi…

***

Kulüp başkanlarımız, yöneticilerimiz çokça naz dinleyip bin bir güçlükle milyon dolarlar vererek Türkiye’ye getirmeye ikna ettikleri hocalarıyla mutlaka konuşuyorlardır…

Yaklaşık yüz milyon dolar harcayacak kurdukları kadroların başındaki pahalı hocaları uyarıp milyonlarca taraftarın keyifli futbol izlemek ve gollü maçlar, gösterişli skorlarla kazanmayı hakkettiğini söyleyeceklerdir umarız…

Zor zamanda az parayla çok risklerle göreve getirdikleri, başarılı olsalar bile itip kaktıkları, ilk fırsatta kovdukları Türk hocalarının günahı ne idi peki?.

DERWALL, İVİÇ, LUCESCU GİBİ İZ BIRAKIN

Pek çok yabancı hocanın bıraktığı enkazı, yine yerli hocalar, bizim evlatlarımız dediğiniz insanlar kaldırmadı mı?…

Lütfen futbol oynatın, keyif alın, keyif verin… Heyecanlı, zevkli, gollü maçları, önce kendi taraftarınıza, sonra da Türk seyircisine izletin… Size verilen değerin hakkını verin…

***

İngilizler gibi oynatın, olmadı onlar gibi oynatmaya çalışın, İngiltere halkının aldığı seyir zevkinin yarısını, çeyreğini de siz yaşatın…

Maçı 6-3 alamıyorsanız da bir kaç gol izletin… 0-0’a kilitleyip sıfırı tüketmeyin…

Guardiala olamıyorsanız, bu takımlarda, içerde dışarda fırtınalar estiren Denizli-Terim-Güneş gibi Türk hocaları kadar da başarılı olmazsanız bile kendiniz olun bari…

Türkiye’yi yapılandıran Derwall gibi, Piontek gibi, F. Bahçe’ye gol rekoru kırdıran İviç gibi, iki takımı şampiyon yapan Lucescu gibi iz bırakın…

TÜRKLER’İN COMMONWEALTH’İ GÖÇEBE OYUNLARI

Bursa’nın tarihi ilçesi İznik’te, 102 ülkeden 3 binin üzerinde sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen 4. Dünya Göçebe Oyunları sona erdi…

Her organizasyonda olduğu gibi, Türk dünyası liderlerinin de iştirak ettiği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışıyla başlayan organizasyon ve etkinlikler, kardeşlik, dostluk ve dayanışmanın pekişmesi açısından son derece anlamlı bir kurultay adeta…

Yerli ve yabancı on binlerce katılımcının müsabakaları izleyip ziyaret ettiği etkinlik alanı da panayır havasındaydı...

***

Açılış töreni, Türk dünyasından ezgiler, esintiler, kültürler, müzikler ve şovlarla renklendi…

Birlik beraberliğin birlikte hareket etmenin ve yeryüzünde güç olmanın ilk adımı olan oyunlar, belki tam amaçlanan doğrultuda değil ama başlangıç olarak da güçlü geleceğin önemli bir adımı…

Bu işbirliğinin başka alanlarda, özellikle de bizim büyük çaba harcayıp bir yerlere kadar getirdiğimiz, olimpik branşlarda da, her 4 yılda bir yapılacak Türk Dünyası Spor Oyunları’nı getirmesi açısından önemli bir adım…

Tıpkı neredeyse bir asırdır gerçekleşen ve 2022’de de Birmingham’da yapılan İngiliz Milletler Topluluğu Commonwealth Oyunları gibi…

***

Dünya Göçebe Oyunları, Orta Asya’daki geleneksel sporların ve Türk kültürünün yaşatılması tarihteki Türk kavimlerin hayatına ve medeniyetine ışık tutma amacıyla düzenlenen uluslararası bir organizasyon….

2012’de Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te gerçekleşen 2. Türk Zirvesi’nde Kırgızistan’ın teklifiyle ilk defa 2014’te gerçekleştirilmişti….

Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Özbekistan, Türkiye, Türkmenistan, Tacikistan ile Rusya sınırları içinde kalan Yakutistan, Buryatya, Altay, Kalmukya, Başkurdistan ve Moğolistan, Afganistan gibi ülkelerin katılımıyla başladı…

***

İlk 3 organizasyon Kırgızistan’nın Çolpon Ata şehrinde 2014, 2016, 2018 yıllarında kuraş, gökbörü, mangala, güreş çeşitleri, at üstünde ok atma, yerde ok atma branşlarıyla başladı.…

Daha sonra katılan ülke sayısı artıp 100’ü aşınca daha başka branşlar da eklendi… Dünyanın en önemli spor ve kültür festivallerinden biri olmaya aday…

Bu organizasyon yaşamalı, yaşatılmalı, geliştirilmeli, çeşitlendirilmeli, etkinliği artırılmalı ve kalıcı kılınmalı…

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.