Keşke İstanbul’a estetik bir dünyadan bakabilsek...

Mehmet Ocaktan

Hakkında sayısız şiirler yazılan, büyük aşkların yaşandığı medeniyetler başkenti İstanbul sadece Türkler değil, farklı kültürlere, farklı dinlere mensup insanlar için de çok farklı anlamlar ifade eden bir dünya şehri...

Ama öncelikle ve özellikle bu toprakların rüyasıyla büyüyen Türkler için çok daha büyük bir anlam ifade ediyor. Çünkü büyük şair Nedim’in dizelerinde olduğu gibi;

/Bu şehri Stanbul ki bi-mislü bahadır
Bir sengine yekpare Acem mülkü fedadır
Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında
Hurşid-i cihantab ile tartılsa sezadır.

......

İnsaf değildir anı dünyaya değişmek
Gülzarların cennete teşbih hatadır./

Beşeriyet durdukça hayalinden İstanbul’un silinmeyeceğini belirten Aziz İstanbul’un büyük şairi Yahya Kemal diyor ki: “Türklüğün yeryüzünde başka bir eseri olmasaydı, bütün beşeriyetin muhayyilesinde İstanbul gibi bir ‘hayal’ bırakması, en yaratıcı bir ırk olduğuna gözleri kamaştıran bir burhan olurdu.”

İnsan istiyor ki hayali bile cihana değecek kadar böylesine muhteşem bir şehre bütün siyasi ve ideolojik aidiyetlerimizi bir tarafa bırakarak bakalım... Ama ne yazık ki son yıllarda ayrıştırmanın, kutuplaşmanın aracı haline dönüşen siyasi aidiyetlerimiz, dünyanın en güzel şiirlerini yaratan bu şehre bakışımızı bile zehirlemiş bulunuyor. Maalesef bu kutuplaşmacı zihniyetten beslenen siyasal iktidarlar için İstanbul susuz kalsa, ya da çöpleri toplanmasa sanki kendilerini daha mutlu hissedecekler...

Mesela İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Bellini atölyesinde yapılan bir Fatih tablosunu İstanbul’a kazandırması iktidarı hiç mutlu etmedi. Oysa, bu güzel girişimden herkesten çok “İstanbul bizim aşkımız” diyenlerin daha çok mutlu olmaları gerekmez miydi? 

Keşke İstanbul’a siyasi aidiyetlerimizin dışına çıkarak, estetik bir dünyadan bakmayı başarabilsek. Ama olmuyor işte, siyasal hırslarımız kültürel ve sanatsal değerlerin evrensel kıymetine sadece yüreğimizin sesini dinleyerek bakmamıza engel oluyor. Kim nasıl değerlendirir bilemem, ama Fatih tablosu İstanbul’a çok yakıştı...

Ekrem İmamoğlu’nun, Fatih tablosunun Büyükşehir’in sanat galerisinde İstanbulluların ziyaretine açılmasından bir gün önce, yani geçtiğimiz Pazartesi günü düzenlediği basın davetine katıldım. Başkan Fatih Sultan Mehmet’le ve tablo ile ilgili bilgiler verirken müthiş heyecanlı ve coşkuluydu.

İmamoğlu’nun, kültüre ve sanata aynı zamanda evrensel bir bakış açısı kazandıran Fatih’le ilgili şu cümleleri son derece anlamlı: “Fatih Sultan Mehmet’in bu güzel tablosunu Türkiye’ye kazandırmanın, gerçek evine taşımanın, bizim için büyük bir onur olduğunu belirtmek isterim. Fethin çok farklı anlamları var. Ben, bunu hisseden birisiyim. 

Fatih Sultan Mehmet, aynı zamanda bambaşka bir dönemi, çağı başlattı. İstanbul’un fethi için ne kadar kararlıysa, ne kadar cesursa, genç yaşına rağmen olağanüstü bir komutanlık göstermişse, bir o kadar da fetihten sonra çok üst seviyede başka bir yeteneğini ortaya koymuş ve inançlara, kültürlere bir arada yaşama fırsatı tanımış. Bu, muazzam bir şey. O çağa göre çok büyük bir adım. Entelektüel tavırlarıyla, sanata verdiği destekle sanatçıları buraya davet etmesi ve onların burada sanatın izlerini var etmesi, çok kıymetli. Bu tarafıyla da anılması gereken bir lider. Tüm bu yönleriyle çok gururluyuz. Bir şahsiyeti evine getirmiş kadar gururluyuz.”

Keşke böyle bir tablonun altında, dünya çapında üne sahip bir Türk ressamın imzası olsaydı. Nihat Sami Banarlı’nın yıllar önce dile getirdiği şu görüşlere katılmamak mümkün mü? Banarlı diyor ki: “Gerçekten, milletine bir imparatorluk kazandırmak için, denize at süren hükümdarın güzel çehresindeki asil heyecanı, hakiki bir sanatkar elinden çıkmış, edebi çizgiler halinde görmek, çok zevkli olacaktır. Onun iri, beyaz bir at üzerindeki şimşekli hamlesiyle, denizlerin bile ürperdiğini hissettirecek canlı tabloyu hangi Türk sanatkar yapacaksa, bizde İstanbul’u bir daha alıyormuşuz gibi, derin bir haz uyandıracaktır.” (İstanbul’a dair, s.84)

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (20)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.